1000Kitap Logosu

Tiranlar ve Adanmışlar

309 syf.
·
7 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Öncelikle belirtmek isterim ki kitabın ismi buraya yanlış kaydedilmiş. Ne kitap kapağında ne de içerisinde Tibet'in ölüler kitabı ile ilgili bir şey yok. Sadece bir paragrafta Tibet'in ölüler kitabının Mısır'ın ölüler kitabından etkilenmiş olabileceği benzerliklerinden söz edilmekte. İlerde okuma listemde olan Tibet'in ölüler kitabı ayrı bir kitaptır. Mısır'ın Ölüler Kitabı Egypt's Book-of Death Burada insanların, Tanrıların ve ölülerin tarihi başlamıştır. 456 BAB'dan oluşan ve çeşitli müzelerde bulunan papirüslerden derlenen bu kitap bize Antik Mısır'a ilginç ve keyifli bir yolculuk yapmamızı sağlıyor. BAB'ların kimisi uzun kimisi kısa bazılarında yalnızca tapınak rahiplerinin anlayabileceği şifreli sözlerin bulunduğu ayrı bir dille yazılmış gibi bölümlerin olduğu Antik Mısır halkının inançlarını ve ölümden sonraki yeniden dirilmenin ve Mısır Tanrılarını tanıyoruz. 6000 yıl hüküm sürmüş Antik Mısırlıların güçlü bir inanç sistemi vardı. Onlar için bu dünyadaki yaşam çöldeki bir kum tanesi gibi değersiz her şey ölümden sonraki ebedi ve avantajlı yaşam içindi. 42 günah, bunlar hiç kimseyi öldürmeyeceksin ve kimsenin öldürülmesi için emir vermeyeceksinle başlayan komşuların sınırlarında haksızlık yapmayacaksın ve tartıda hile kullanmayacaksın kölelerinin kızlarını taciz etmeyeceksin ... diye devam ediyor. Ölümden sonra bütün bunlardan mahkeme olup temize çıkanlar için uzayın derinliklerinde yıldızlara yolculuk ve birer tanrı olup yıldızlar gibi parlamak. Kefenin cebi yok diyenler Antik Mısırlılar kefenin cebini bulmuşlar bu arada. Ölümden sonra dünyadaki servetlerinin devam edeceklerine inanmışlar ve mezarlarına özel eşyaları, altınlar, yiyecekler ve pek çok şeyleri yanlarına almışlar. Uzun ve zahmetli mumyalama işlemi yaklaşık mezara konulmadan önce on ay kadar sürmekte pek çok kişi bu işle uğraşmaktadır. Garibim fakirler orada da garip zira cenazelerini çıraklar hazırlamakta bir nevi staj görmekteler ve bedenleri çölde çukurlara bırakılmaktadır. Onlar için cenaze töreni ve ayini o kadar önemliydi ki bir adamın üç yıl önce kaybettiği eşini layıkıyla yapamadığı cenazesi için başına gelen musibetleri buna bağlayıp eşi için yaptığı dua edişindeki yakarışında tanık oluyoruz. Toutankhamon ve onun Laneti: Toutankhamon'un cenaze salonun giriş kapısı üstünde "Burada dinlenen firavunu ebediyeti içinde rahatsız edecek kişiye ölüm kanatlarıyla dokunacaktır!" diye yazılıdır. Bir çeyrek yüzyıl önce, bu dünyanın zamanının sonuna kadar kanatlı güneş tarafından korunmuş bulunan Toutankhamon'un mezarına giren her kişinin üstüne çökmüş olan lanet kolayca hatırlanacaktır. Mezarın kapılarının mühürlenişinden son rahibin tapınağın koruyucusu Anubis önünde, kilden bir kaide üzerinde titrek bir ışıkla yanan büyülü meşalesini söndürmesinden, yıldızlarla süslü mavi tavan altındaki parıltılı altın kral heykellerinin yanına son çiçek demetlerinin konulup konulmadığına bakışından ve son duanın okunuşundan beri otuz beş yüzyıl geçti. Evet, otuz beş yüzyıl geçip gitti ve o zamandan beri yüz kuşak insan yok oldu... Bu üç bin beş yüz yıl boyunca, bu 12 Şubat 1924 günündeki, yedi yıllık kazıdan sonra, Lord Carnarvon ve Howard Carter'in kral mezarına girişine kadar, hiçbir zaman hiçbir şey firavunun dinlenişini bozmadı. Onlar bir mum ışığında, zamanın gecesinde hiçbir insan varlığının seyredemediğini seyrettiler. Som altından 900 kilo ağırlığında bir tabut; ve tabutu koruyan melek kanatlı çıplak tanrıçalar. Otuz beş yüzyıl önce Toutankhamon'un cenaze odasının kapısına töreni yürüten rahip tarafından konulmuş kraliyet mühürlerini kırdıkları zaman nasıl bir heyecan duydular? Evet, bilinçsiz mezar zorlayıcısı seçkin İngiliz arkeologların, genç firavunun dul karısının son anda, mühürlerle mezarın kapıları ebediyen kapatılmadan, Babil anıtlarında görüldüğü gibi, seyrek gül motifleri işlenmiş cenaze şalının üstüne bıraktığı, ancak yeni solmuş gibi duran kır çiçeklerinden mütevazi buketi, her şeye karşın sulu ellerle elledikleri zamanki şaşkınlıkları nasıldı? Fakat tanrıların amaçları, alışılmamış şeyler olmadığı zaman anlaşılamaz: Lord Carnarvon grubunun hemen bütün üyeleri, hiç kimsenin görmemesi gereken şeyi gördükten az bir süre sonra öldüler! Çakal başlı Anubis, birbiri içine konmuş, kenarları dinsel resimlerle süslü ve Ölüler Kitabından bölümler yazılı dört sandığın önünde bağdaş kurmuştur; bu dört sandığın içinde firavunun insan şekilli üç tabutun içine konduğu büyük bir tabut vardır. Şamdanları ışığıyla şöyle böyle aydınlatılmış, yarı karanlıkta altının tatlı parıltısı içinde cenaze tanrıçalarının sıkıca sardığı Kral Osiris'in şaşılacak yüceliği gerçekten etkileyici bir görüntüdür... Öbür dünyanın tanrılarının, XX. yüzyılın beklenmeyen ziyaretçilerine değil, Kral Toutankhamon'a, İki Ülkenin Efendisine, Ra'nın oğlu, Nep-Kheprou-Ra'ya, eşyadan çıkan doğa üstü bir ışık içinde "hoş geldin!" demeleri ne acayip manzaradır! Bir mezara konmuş bir tek Ölüler Kitabının orayı güneş ışığı girmişçesine aydınlattığı doğru mudur? Lord Carnarvon'un ve Howard Carter'in mumyanın gerdanlıklarını, dövme altından kıymetli taşlar kakılmış maskeyi, altın ve mavi mineden o eşsiz koyu Mısır mavisinden mücevherleri, asaları, muskaları, lotus çiçeği yaprakları, sembolik kuyrukları, kamaları, üzerine değişik renklerde cam kakılmış yedi altın plakadan oluşan tören önlükleri, karın ve bacağa geçirilmiş altın halkaları, cenaze rahibinin törende kullandıktan sonra mezarın bir köşesine bıraktığı panter derisini bir bir çıkarırken elleri titremedi mi? Lord Carnarvon ve Howard Carter, firavunun yanında, ayakta, yüzyılların sonuna kadar onu koruyacak küçük kuşruhunu ellerine aldıkları zaman titrediler mi? Evet, mezarının amber renkli ışığında korkunç bir lanet, duvarlara resimleri yapılmış ölüm tanrılarının önünde Toutankhamon'un mumyasını seyredenlerin peşini uzun zaman bırakmadı. Keşiften az bir süre sonra, Lord Carnarvon can çekişmeye başladı ve korkunç vizyonlar içinde, Toutankhamon'un adını haykıra haykıra öldü. Albay Aubrey Herbert, kralın mezarını görür görmez toprağa verildi; sonra, Lord Carnarvona hastalığı süresince bakan hemşire, mezarında da onu takip etti. Bütün Teb ovasında ağızdan ağıza firavunun lanetinden söz edilmeye başlandı. Howard Carter'in sekreteri ve mezarın açılışı sırasında hazır bulunan Lord Westbury'nin tek oğlu bilinmeyen bir hastalığa yakalanarak esrarlı bir şekilde öldü. Sonra sırasıyla Howard Carter'in yakın dostu Profesör La Fleur, cenaze odasının duvarını delen Arthur Mace, Toutankhamon'un mezarına ilk girenlerden ve bir kaç gün sonra kendini asan Doktor Evelyne White öldüler. O zamanların bir haber muhabiri, bu sonuncusu için "Ona yaşayacağı hayat yerine ölümü tercih ettiren bir lanet yüzünden öldü," demiştir. Sonra, Toutankhamon'un mumyasının radyografisini incelediğinin ertesi günü, Archibald Douglas Ree açıklanamaz bir fenalık hissederek ani bir ölümle öldü. Otto Neubert'in bize naklettiğine göre, bu esrarlı ölümler hakkında kendi adına araştırma yapmak isteyen Mısırlı hükümet mensubu, yanına bir yılan oynatıcısı alarak Krallar Vadisine gitti. Araştırmasına başlar başlamaz oda öldü. Bundan sonra da, Eski Mısırlıların öbür dünyasına yapılan bu uğursuz yolculuktan sonra, mumyaya ilk dokunanlardan biri olan Douglas Derry, Toutankhamon'un silahları arasındaki bir maşrabaya dokunan G. Davis, Leydi Carnarvon, Profesör Breastead, Winlock, Hakness, Sir Alan Gardiner, Foucard, Jay Gould, Joel Woolf ; toplam olarak ON YEDİ KİŞİ ÖLDÜ! Keyifli Okumalar...
Mısır'ın ve Tibet'in Ölüler Kitabı
Okuyacaklarıma Ekle
72
"Sonra, tenlerine değen madeni altından değil, gümüşten seçenler, kendi tenleri kokanlar; yol almaktan korkmayanlar, göçebe olanlar; "menkul" eşyalarıyla, şemsiye, mendil, çakmak gibi ufak fazlalıklarını bile durmadan yitirenler; para sayamayanlar; biraz şaşkın, oldukça uyumsuz kaçanlar; gelişkin aletleri kullanamayanlar, uzayı umursamayanlar ama yerli filmlerde gözleri dolanlar, dolmuşlarda ve otobüslerde halkımızca hayat-hikâyesi-dinleme-uzmanlığına atanmışlar. Gülmeyi, paylaşmayı, sevmeyi bilenler; yemek pişirmeyi ve iyi yemek yemeyi uzun sofralarda, geniş tabaklarda; sevişirken öleceklerini sanacak kadar haz duyanlar, çok çocuk isteyenler, çocuklarca seçilenler; unutmayanlar, ananlar, sızlanmayanlar; dünyaya ve sevdiklerine kaptırdıkları şeylerin çetelesini tutmayanlar, hep kazançlı, hep borçlu çıkanlar son hesaplaşmada. Gizlenmeyenler yani, gözden çıkaranlar, vericiler; sağlıklarını umursamayanlar, aşırılıktan korkmayanlar, soğuktan kaçmayanlar, rüzgârda hırpalananlar, bozkır güneşine katlanabilenler, kendilerini sürüp gitmesi gereken bir soy değil, doğada bir birim olarak görebilenler; beden harcayıcıları. Başka türlü davranamayacakları için o türlü davrananlar, inançlarını bedenlerine böylesine sindirenler; evlerine sığınılabilir arkadaşlar, anneleri, kardeşleriyle. Yazma işini sancılı, kutsal kılan okurlar, aşka dönüştürenler." - Tomris Uyar, ''Bir Uyumsuzun Notları''
9
Hasan Cemal Erdoğan'a karşı, Atatürk'ün yanında! Erdoğan'a karşı Atatürk'ün yanındayım! Çünkü, Erdoğan'ın yüzü Batı'ya değil Doğu'ya dönük. Çünkü Erdoğan, Cumhuriyet'in laik olanını da, demokratik olanını da sevmiyor. Kadın-erkek eşitliği denince fena oluyor. Eğitimi İslamileştiriyor. Eğitimden 'eleştirel düşünce'yi siliyor. Eğitimi imam hatipleştiriyor. 'Hukukun üstünlüğü'nü sevmiyor. Özgürlük sözcüğünü sevmiyor. Kısacası: Erdoğan Batı'dan da, 'Batı değerleri'nden de nefret ediyor. Demokrasiyi de Batı kaynaklı bir küfür düzeni saydığı için yok ediyor. Demokrasinin yerine tüm iktidar dizginlerini kendi elinde toplayan, İslami çizgileri gün geçtikçe ağır basan bir Saray düzeni kuruyor. Bir başka deyişle: Yüzü Batı'ya, Batı değerlerine dönük olan Atatürk'ü sevmiyor. Atatürk'ün hayat tarzı, hayata bakışı da Erdoğan'a çok itici geliyor. Bu nedenlerle 1923’ü tersine çeviriyor, Cumhuriyet'e karşı intikamcı, rövanşist bir çizgi izliyor. Atatürk ve Cumhuriyet'le ilgili başta semboller olmak üzere her şeyi sinsi sinsi, adım adım siliyor, yok ediyor. İşte bu nedenlerledir ki, Erdoğan'a karşı Atatürk'ün yanındayım! Cumhuriyet'i yıllar yılı en büyük bayram olarak kutladım. Atatürk benim gözümde ‘eleştiri üstü’ydü. Üniversiteyi, Mülkiye'yi bitirinceye kadar da değişmedi bu bakış açım. Hatta üniversite sonrası Atatürkçülük ve Kemalizm tabelası altında cuntacılık, darbecilik işlerine de karıştım, (Bu yılları 1999’da çıkan Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım isimli kitabımda ayrıntılı yazdım). Ancak 1970’li yıllarda kafamda bazı sorular uç verdi. Cumhuriyet'in artıları kadar eksilerinin de su yüzüne vurduğu zamanları yaşamaya başladım. Bazen kendi kendime sorardım: Acaba her yıl 29 Ekim'de bir Cumhuriyet yazısı, bayramlık ya da beylik bir yazı yazmak zorunda mıyım? Nadir Nadi Cumhuriyet gazetesi yıllarımda patron-başyazarım Nadir Nadi'nin bazen benden ulusal bayramlarla ilgili Cumhuriyet imzalı başyazı istediği olurdu. İlk başlarda yazarken zorlanmıştım. Önce arşive çıkar, Nadir Bey’in daha önceki yıllarda yazdığı başyazıları okurdum. Genellikle aynı yazılardı. Zamanın meseleleriyle şöyle bir güncelleştirilmiş ama temel çizgileri hiç değişmeyen, birbirinin benzeri yazılar... Bir başka deyişle: Cumhuriyet’in kuruluşuna ve Atatürk dönemine toz kondurmayan, laiklik ve bölünmez bütünlük konularında devletin resmi ezberlerini her seferinde güzelleyen, bu arada iktidardaki partiyi bu açılardan eleştiren klasik yazılardı. Bana biraz sıkıcı gelen bu başyazıları daha sonraki Cumhuriyet gazetesi yıllarımda, genel yayın yönetmeni olarak, ben de otomatiğe bağlanmış gibi yazmaya başlayacaktım. Sıkıcılık sadece yıllık tekrardan kaynaklanmıyordu. Cumhuriyet rejimiyle ilgili bazı temel konularda eleştiriden yoksun olmalarının da payı vardı bu monotonlukta. Zamanla, Cumhuriyet'in kuruluşundaki temel hataların, Türkiye’de demokrasi ve hukuk devletinde taşların yerli yerine oturmasını bugünlere kadar nasıl engellediğini görmeye başladım. Bu hataların Türkiye’de demokrasiyi ikinci sınıflığa, üçüncü sınıflığa mahkûm ettiğini fark ettim. Neydi bu temel yanlışlar? Laiklik anlayışındaki aşırılık, otoriterlik... Kürt yok Türk var! Kürtçe yok Türkçe var! 1938 Dersim kırımı... Müslümanları Türkleştirmek... Müslüman olmayanlara karşı ayrımcı politikalar... Trakya pogromları, Varlık Vergisi, 6-7 Eylül'ler... Başta tarih olmak üzere eğitime damgasını vuran aşırı Atatürkçü ya da Kemalist milliyetçilik... Tahrif edilmiş –veya icat edilmiş-tarih anlayışı... (Öylesine bir resmi tarih anlayışıydı ki bu, Atatürk’ü bile sansüre tabi tutabilmişti. Atatürk, 24 Nisan 1920'de, ilk Meclis konuşmasında sözü 1915’e getirir ve Osmanlı Ermenilerine yapılanları “Utanç verici işler, alçaklık” diye niteler. Ama gel gör ki, Atatürk’ün bu sözleri daha sonra Meclis zabıtlarından çıkarılır, sansürlenir.) Devleti ya da atanmışları -özellikle askeri- her zaman ‘seçilmişler’in tepesine oturtan zihniyetin askeri darbelerle her on yılda bir kazandığı meşruiyet... Ve bütün bu temel yanlışların üstünü örten Türkiye daha demokrasiye hazır değil zihniyeti... Türban, başörtüsü yasakları... İşte bütün bu yanlışlar, Türkiye'nin hâlâ çözemediği, cebelleşmeye devam ettiği büyük sorunları, toplumsal ve siyasal kutuplaşmaları doğurdu. Kürt sorunu böyle doğdu. PKK sahneye böyle çıktı. Alevi meselesi böyle sahne aldı. Başlangıçta cumhuriyet devletine yabancılaşan, ondan soğuyan, yer yer ona düşmanlaşan İslami hareketler, çok partili rejimle birlikte, usul usul seçim sandığında güçlenmeye başladılar. Türkiye böylece bir uçtan öbür uca savrulmaya başladı. 1923'den intikam almayı ve Atatürk Cumhuriyeti'ni tersine çevirmeyi amaçlayan rövanşist bir yol böyle açıldı Türkiye'nin önünde. Türkiye daha demokrasiye hazır değil diye, birinci sınıf demokraside irtica ve bölücülük alanında dizginler elden kaçar gider diye, onar yıllık aralarla yapılan askeri darbeler bugün geldiğimiz siyasal zemini hazırladı. Bu memlekette, "birinci sınıf demokrasi ve hukuk devleti"ne karşı yıllar yılı yaşanan asker-sivil vesayetçi direniş, sonunda tam tersini doğurdu ve Atatürk'ün Batı'ya dönük yüzünden nefret eden, demokrasiyi küfür düzeni sayan İslamcı güçleri, üstelik büyük bir kitle desteği ile iktidara taşıdı. Erdoğan ve AKP böylesine uzun ve sancılı sürecin ürünüdür. Erdoğan'ın tek adamlığı ile 'Saray düzeni'ne bugün haklı olarak karşı çıkanlar, bu konuda kökleri 1923'e, hatta İttihat ve Terakki'ye giden bazı temel yanlışları da gözden kaçırmasınlar. Cumhuriyet devletini zamanında daha çok hukuk ve demokrasiyle tanıştırabilseydik, gerçekten demokratik bir cumhuriyet kurabilseydik, siyasal İslam'ı demokrasiyle barışık kılabilecek demokratik esneklikleri zamanında gösterebilseydik, Türkiye bugün birinci sınıf bir barış, demokrasi ve hukuk ülkesi olurdu. Bunu başaramadık. Bugün artık tarihi siyah-beyaz okumaktan vazgeçmeliyiz. Tarihi yerli yerine oturtmalıyız. Tarihten gerekli dersleri artık çıkartmalıyız. Evet, İstiklal Savaşı’nı yapan öncü kadroların, Atatürk ve dava arkadaşlarının 1923’de Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmaları, hiç kuşkusuz, bu topraklarda modernleşme açısından çok önemli bir atılımdır. Altı kalın olarak çizilmesi gereken tarihi bir dönüm noktasıdır. Türkiye’nin yüzünü iyice Batı’ya çeviren, Batı’yı örnek alan reformcu adımlarla, kadın-erkek eşitliğiyle, laiklikle, ulus-devlet ve uluslaşma çabalarıyla radikal bir ‘uygarlaşma projesi’nin yukarıdan aşağıya uygulanmaya başladığı bir tarihtir, 1923’ün 29 Ekim’i... Evet öyledir. Ben de bunun için, Erdoğan'a karşı Atatürk'ün yanındayım, diyorum. Ama aynı zamanda, ‘doğru’larıyla birlikte Cumhuriyet’in ‘yanlış’larının da iyi okunması gerekir, diyorum. Yoksa bu memlekette barış, demokrasi, hukuk ve özgürlük isteyenlerin mücadelesi başarıya ulaşamaz.  * * * Yukarıdaki Cumhuriyet Bayramı yazısı yeni değil. 2016, 2017 ve 2018 yıllarında Erdoğan'a karşı, Atatürk'ün yanında başlığını taşıyan birbirinin tıpkısı üç tane bayram yazısı yazmışım. Bu da dördüncüsü ama geçen yılın tekrarı... Cumhuriyet bayramınızı kutluyorum.
4
Allah'a ulaşan cennete ulaşır
   düşün-sorgula-bil-anla     diğer yazılar : woto.com/mehdi  buraya çeşitli yerlere yazdığım yazıları kopyala-yapıştır olarak koyuyorum. mevzular değişiktir. fakat bütünlük içinde okunursa kasdedilen geniş çerçeveden daha net anlaşılır. --- tüm müslümanların kuran-ı kerim etrafında İTTİHAD (birlik, birleşme) etmesi lazımdır. ittihada zarar verecek yaklaşımlardan kaçınmalıdır. İTTİHAD olmazsa müslümanlar binbir çeşit gruplara bölünüp kendi aralarında çekişir durur. küresel şeytanizmin ve firavunizmin de istediği budur. ey müslümanlar, ALLAH BİRDİR, aynı Allaha iman edenler olarak İTTİHAD EDİN.  herkesin çok çeşitli fikirleri-görüşleri olabilir. bu doğaldır. tüm çeşitli fikir-görüş ayrılıklarına rağmen (esasen farklı fikir-görüş ayrılıkları şayet İTTİHAD olursa rahmete dönüşür), tüm müslümanlar kuran-ı kerim etrafında İTTİHAD etmekle sorumludur. çünkü İTTİHAD olmazsa böldükleri ve nefretle-şiddetle birbirlerine karşı saldırttıkları müslümanları tek tek yerler... ALLAH İÇİN İTTİHAD ETMELİYİZ. başka çare yoktur... ittihad olursa kalplere hidayet iner... selamlarımla... woto.com/sorgula   küresel-yerel çok çeşitli firavunizm-sömürü-şeytanizm sistemleri, sömürdükleri halklarını-toplumlarını çok çeşitli etnik-dini-ideolojik-siyasi-kültürel katmanlara-sınıflara-gruplara planlı, bilinçli, hedefli şekilde bölerek-ayırarak-parçalayarak herkesi küçük parçalara ayırıp birbirlerine karşı kışkırtarak-nefretleştirerek-şiddetleştirerek fitneler oluşturup kendi düzenlerinin, "halkın birlikteliğiyle oluşan isyana-başkaldırıya" karşı emniyette-güvende olmasını sağlarlar... woto.com/sorgula  bütün dünyada bütün devletlerde, emekleri sömürerek zenginleşenlerin fakirleri-garibanları-çaresizleri ezmelerine ve köleleştirmelerine her vicdanlı insanın ruhu hayır demelidir. yeryüzünün her tarafında emek sömürüsünü tesis etmiş olan küresel firavuni düzene isyan etmeyen her ruh firavunlaşmıştır, firavunlaştırılmıştır. zulüm sistemi altında çalışmak zulüm sisteminin ayakta kalmasını ve sürmesini desteklemektir. bütün devletler ve her türlü yapılanmaları komple bu firavuni-şeytani-deccali zulüm düzeninin sürmesi için yapılanmıştır, planlanmıştır, programlanmıştır, çalışmaktadır. tüm insanlık tarihi boyunca esas mücadele budur. Yüce Yaratan Ulu Kudret, elçilerini göndererek insanları uyarmış, dosdoğru vicdani hükümlerini bildirmiş ve yalnızca Hakka itaat ve Hak için çalışma yapmalarını bildirmiştir. vicdanı ve imanı olan her insan bu şuuru-bilinci-aydınlanmayı-uyanışı-farkındalığı imkanlarını en son haddinde kullanarak yaymalıdır. bu küresel-yerel kapitalizm vb. zulüm sistemleri şeytanın ordularının işleridir.   insanların din-islam-iman davasına olan güvenlerini-gayretlerini yıkmak için çok etkili bir şeytanizm projesi tüm böyle tarikatlar-cemaatler... 613 senesinde mekkede olsalardı muhammedin en büyük düşmanları olurdular bu aşağılık güce-paraya-yalana-maddeye-görüntüye tapan derin münafıklar... hangi din şarlatanı faiz-zulüm-sömürü-rant düzeni komple sistemsel yasaklansın diyor? hiçbiri... hepsi kapitalizmin dini bozma ve karartma elemanları... woto.com/fatiha   mevcut küresel zulüm-firavunizm düzenlerine ister-istemez itaat ederek bu düzenler altında 1-2-3-5-10-15-20-100 bin tl maaş-gelir alarak "dünyayı ben mi kurtaracam, böyle gelmiş böyle gider, işime bakarım, geçimimi sağlarım, bu düzeni değiştirmeye bakmam" diyenler Allahı kalben-fikren-ruhen reddetmiş olanlardır. böyle diyenler hakikatte bu zalim sömürü firavun düzenini zihnen-kalben-ruhen içselleştirmiş ve kabul edip benimsemiş olanlardır. böyle insanların müslümanlığı ve insanlığı sahtedir, bütün gayeleri dünyalık, para, madden zenginleşmedir. zaten ezilenler-fakirler, zihnen ve kalben köle olmadan fiilen köle olamazlar. zihinlerindeki kalplerindeki bu zalim düzene karşı Allah adına başkaldırı ve isyan ruhu gelişse bu sefer o zalimlerin sömürü tahtı-düzeni-sistemi Allahın dilemesi ve emriyle yıkılmaya başlar. işte bütün mesele bu. ezilenler bunu bir anlasa ve Hakka samimi yönelse her türlü firavunizmin temeli-zemini-omurgası çöker ve adalet tecelli eder.  kuran-ı kerimin manasını öğrenme hareketi >>>>> woto.com/kuran  sonuçta kapitalizmin dediği oluyor çünkü bu halk paraya tapıyor ve (daha küçükken aile-toplum-okul sistemleriyle zihni-ruhu-fıtratı-kalbi değiştirilip dönüştürülerek) taptırılıyor. çözüm nerede? dünyayı ve devletleri gerçekte yöneten derin yapılardır. siyaset sektörü ve siyasetçiler halkları bölüp seçim algısı oluşturmakla görevli satın alınmış verilen rollerini yapan elemanlardır.  ey devlet-toplum-halk-hükümet, her türlü faiz-sömürü-rant-kapitalizm sistemi komple kökten kaldırılıp yasaklansın diyen bir tane şeyh-imam-hoca var mı? kapitalizm düzeni başlıbaşına bir hırsızlık düzenidir. kapitalizm altında çalışan herkes bu hırsızlığa ortaktır. şuanda dünyada herkes hırsızdır. woto.com/mehdi kuranın dosdoğru yorumunu hz. mehdi açıklayacaktır.woto.com/mehdi 15-30 yaş arası gençlerden oluşan 150 kişilik türkiye gençlik meclisi kurulsun. elbette gençler de yönetime katılmalı ama 20 yaşındaki bir genci göstermelik bakan yaparak değil....  tayip, sırf gençlere önem ve değer veriyorum algısı-izlenimi oluşturmak için 18-22 yaşlarında 15-20 genci milletvekili yapacak ve bunların içinden 2 tanesini de bakan yapacak. tabiki bu gençler sadece vitrin süsleri olacaklar. 18-30 yaş arasındaki 15 milyon genci böylece kendi tarafına çekmek hedefinde. bu gençler milletvekili seçilip bakan yapılsa bile sadece ve sadece tayipin kuklaları olacaklar... bu gençlerin yarısını da fakir-gariban-şehit ailelerden seçerek işte bakın fakirin genç çocuğu da milletvekili-bakan oluyor diye propaganda yapacak... sonuçta tüm ipler tayipin elide... tayipin ipi de derin birilerinin elinde... sonuçta kapitalizm propagandasını yapacak... mevcut sömürü düzeninin ne kadar iyi olduğu algısı verilecek...  akp-rte, kapitalizm sistemini uyguluyor... diğer partiler de gelse yine aynısını uygular, açıklamalarından belllidir. kapitalizmde hedef %1 çook zengin, %5 orta zengin, %10 biraz zengin, %84 en alttaki emeği sömürülen gariban-çaresiz kesim... kapitalizm bu... akp-rte, türkiye derin devletini elinde tutan 40-50 en zengin ailenin direktileriyle komisyonunu alarak türkiyeyi kapitalizm sistemiyle-düzeniyle yönetmekle görevlidir... halk-toplum, kapitalizme zihnen-fiilen itiraz etmiyor, isyan etmiyor, başkaldırmıyor... herkes bir yolunu bulup sınıf atlama peşinde... sonuçta %90 civarında insanlar %10 luk diğer sömürenlerin elinde köle gibi çalışmakta ve yaşamaktadır... woto.com/sorgula  bütün devletler şuanda 3. dünya savaşındaki rollerine hazırlanıyor... küresel derin çete, insanlığı planladıkları 3. dünya savaşına götürüyor... saadet partisi iktidara gelse aynen erdoğanın yaptıklarını yapar. islamı savunuyor diye peşinden koştuklarınız islamı sadece kullanıyorlar... iktidara gelince gerçek yüzlerini yavaş yavaş gösteriyorlar... milli görüün ideolojisinden mehdi çıkmaz, ancak ve ancak münafık çıkar... 1960lardaki kuruluş gayesi de odur...woto.com/mehdi   küresel derinler, 3. dünya savaşı senaryolarını 2015-2016'da yazdılar... şimdilerde senaryodaki işler yapılıyor... savaşın başlaması gidişatı neticesi vs. herşey senaryolandı... şimdi film başlıyor... 2017-2018-2019 yılları tüm dünyada çok büyük savaşlar olacak... bir kurtarıcı lazım türkiyeye ve tüm insanlığa...woto.com/mehdi tarikat şeyhine tapınma ibadeti... bir ateist sitesinde şunlar yazıyor: twitlonger.com/show/n_1spj0iq kuranharitasi.com/kuran.aspx?sureno=5... bu linkten kelime kelime manalarını inceleyebilirsiniz... kurandaki çoğu anlatım semboliktir, fakat mevcut meallerde bunlar hep gerçek anlamıymış gibi alınmıştır... musanın asası gibi.. herkes mehdi olmakla (hidayeti samimi dileyip isteyip mehdi olmaya çalışmakla) sorumludur. herkes mehdi olmakla sorumludur. ahirzamanda gönderilen MEHDİ işte herkes mehdileşince onların başında olan liderdir. yoksa bir kişi gelecek kurtaracak şeklindeki mehdi anlayışı islami değildir. woto.com/mehdi namaz kılanların % kaçı okuduğu fatihanın kısa bir mealini biliyor? namaz kılma putperestliği yapılıyor... Allaha iman ettik derler kapitalizm-sömürü-rant düzenine taparlar... insanlar müslümanım diyorlar, peki o zaman Allahın emriyle faiz düzeni komple sistemsel yasaklansın diyelim ve bu sömürü düzenini değiştirmek için toplumsal uyanış ve bilinç başlatalım dediğimizde sen hayaller alemindesin diyorlar. böyle bir imanı Allah kabul eder mi? hem Allaha inanacaksın hem de Allahı umursamayan devlete çalışacaksın... dikkat... böyle paylaşımlar yapıyorsunuz ama bunları okuyan müslümanların %99 u kalpten gidebilir... mal sarhoşluğuna tutulanlar için kalp krizi yapabilir diye başa uyarı yazın hiç olmazsa... müslümanlar ama rableri para... çünkü tüm hayatlarını paraya adamışlar... kıbleleri para... kalpleri para... ruhları para... olmuş..  dünyada parayı reddedip parasız yaşayan var mı? yok gibi... demek tüm dünyada para putuna tapmayan bir insan yok... para putunu reddettiği gün insanlık bu putun zulümlerinden kurtulur...  Allahın şeyhler hakkında harika ezeli planları var... bekleyin çok yakında dünya sinemalarında... 2017 dünyada sadece ve sadece 1 tane bile şirksiz müslüman insan olsa, Allah o kişinin isteği ve duası ile tüm insanlığa ANINDA hidayet verir... artık gerisini siz anlayın... AKP=CHP=MHP=HDP=SÖMÜRÜ DÜZENİ=BÜTÜN PARTİLER=KAPİTALİZM SİSTEMİ=BÖL PARÇALA KÖLELEŞTİR=HALKI BİRBİRİNE KIRDIR=DERİN GİZLİ AĞALARIN YÖNETİM SİSTEMİ para putunu reddedip para olmadan yaşayan bi insan var mı? artık herkes paranın kulu... samimiyet ancak Allah için yaşanırsa kalpte oluşan ilahi bir haldir... düşünmek vahiy almak demektir. düşünmenin diğer adı vahiydir. küresel ve yerel ağaların böl-parçala-sömür-köleleştir düzeni işlemektedir. bütün her türlü akımları onlar piyasaya sürüyor. herkes koyun gibi çeşitli akımlara sürülüyor. sonuçta ipler ağaların elinde... çözüm, vicdani dosdoğrulukta birleşmektir. unutmayın ki bölünüp birbirlerinize yabancılaştırılıp kışkırtılarak sömürücülerin köleleştirme düzenine sokuluyorsunuz...woto.com/mehdi  tanrı-allah vs. yerine, kainatı ve herşeyi yaratıcı-yönetici-işletici sonsuz kudret denilebilir... tanrı-allah denilen şey her insanın içindeki vicdanıdır. woto.com/vicdan en büyük mucize dosdoğruluktur. bu tür matematiksel mucizeler incil tevrat için de var. nette araştırın görün. bu tür yaklaşımlar kuranın ruhunu ve nurunu karartma projeleridir. woto.com/mehdi adresindeki yazıları inceleyiniz.  yaşarken allahın dinine yardım edenler ancak allah tarafından yardım gördürülecektir. allahın dinine yardım ise çok yönlü imani-vicdani bir iştir. allahın elçisine malıyla canıyla yardım edenler allah tarafından bunun karşılığını affetme ve acıma olarak görecektir. allahın elçisi yolundan samimiyetle dosdoğru gidenlere aynı şekilde halis kalp ile sadece ve sadece allah rızası için yardım edenlere de allah rahim ismiyle acıyıp günahlarını affedecektir bu yaptıkları vicdani-imani işlere karşılık. şefaat diye adlandırılan hal-durum budur. kişinin niyeti sadece ve sadece samimi-hakiki olan allahın dinini yaymak-sağlamlaştırmak-korumak şeklinde olursa allah ona bizzat şefaat edecektir. diğer türlü şefaat denilenler batıl-geçersiz-boş yorumlardır, aldatmalardır, kandırmalardır, sömürmelerdir. bu çalışanları bu hale getiren modern hastane-tıp-sağlık sektörü sistemidir. hastalara ve çalışanlara işkence eden kapitalizme adanmış modern sağlık sektörü tüm insanlığa büyük bir zulümdür. m. kemal ve ekibi, dönemin küresel gücü ingiltere merkezli yahudiyet krallığının türkiye projesidir. çok doğru ve gerekli icraatları olduğu gibi yanlış olan işleri de vardır. ilahi planda, insanların ruhani durumunun neticesi olarak olması gerektiği için sünnetullah gereğince vazifesini yapmıştır. dünya tarihindeki tüm yöneticiler sadece birer vitrin projeleridir. esas yönetenler her daim kendilerini profesyonelce gizlerler... (küresel deccalın ve işbirlikçisi münafıkların özellikleri) akp=kapitalizm=tüsiad=koç=sabancı=küresel ve yerel sömürü düzeni her toplum hakettiğini yaşar. kainatın işletim sistemi bellidir, sabittir,değişmez. herkes ne ekerse onu biçer. Allaha kul olmayanlar firavunlara kul-köle olur. firavun düzeninde çalışmaya razı olanlar hakikatte müslüman değildirler. yeryüzünde para putunu reddedip kabul etmeyen ve para putunun-kapitalizmin-firavunizmin sistemine girmeyip toplumsal başkaldırı ve isyanla Allahın emriyle yıkalım diyen 1 tane bile insan (inancı ne olursa olsun) var mı? ... woto.com/mehdi hanif kuran yoldaşları organize olup birleşmezseler meydan-devlet-yönetim-eğitim vb. her alan şeytanilere kalır şuanda türkiyede ve tüm dünyada olduğu gibi...woto.com/mehdi deccal-şeytan projeleri dini-imanı içten bitirmek-söndürmek-etkisizleştirmek-ahmaklaştırmak için çok yoğun çalışıyorlar.. kapitalizm düzeni herkese kafayı oynattırıyor... paranın kulları insanlığı unuttular... yeryüzünde parayı reddeden bir tane bile insan yok... herkes paranın kulu... gerçekler acıdır ... hiç bir devlet-derin devlet-devletin yönetim sistemi, mutlak anlamda iyi veya kötü değildir. devleti-derin devleti hangi zihniyetteki insanlar tam kontrol edip yönetiyorsalar devlet-derin devlet-devletin yönetim sistemi ona göre iyi-adil veya kötü-adaletsiz olur. tüm insanlık tarihi ve özellikle son 1000 yıl boyunca devletleri yöneten güçler daima geri planda gizli-derin-görünmez-farkedilmez kalarak görüntüye kontrolleri altındaki kuklaları sunmuşlar ve bu kuklaların sanki gerçekten gücü varmış gibi büyük bir algı operasyonu yapmıştırlar. esas güçleri kendilerini gizlemeleri ve daima arka plandan kuklaları aracılığıyla yönetmeleri kendi düzenlerinin güvenliği ve kendilerine karşı bir hareketin gelişememesini sağlamaktır. sonuçta toplumun meyline göre kuklaları değiştirerek çeşitli devletler-krallıklar altında arka plandan gizlice tüm dünyayı yönetmektedirler. güçlü olan kazanır... kim güçlüyse onun dediği olur... Allahın yardımına ulaşan her daim kazanır. güç imandır, Allaha yakın olmaktır.  faiz sistemi komple yasaktır diyoruz %99,9 insanlar böyle gelmiş böyle gider, Allah istese kaldırır sana mı kalmış diyorlar... bunlara da müsülman deniyor... ne müslümanı dünyada şuanda 1 tane bile müslüman yoktur... herkes paranın kulu... hepimiz... parayı reddeden 1 tane insan yok yeryüzünde... derin devlet, türkiyede ve tüm dünyadaki devletlerde küresel derin devlet kontrolündedir. küresel derin devlet ise her ülkede emek sömürüsü-kapitalizm sistemini işletmektedir. derin devletlerin görünen yüzü ülkelerdeki binde birlik en zengin aileler ve kişilerdir. tüm insanlık, dünyadaki emek sömürüsü düzenine karşı adaletli vicdanlı insani bir sistem etrafında birleşerek bu emek sömürüsü-kapitalizm düzeninin zihinlerde ve fiiliyatta sona erdirmenin yollarını aramalıdır. yoksa bin yıllardır süren bu emek sömürüsü düzeni aynen devam edecektir. yazılarımı woto.com/mehdi adresinden inceleyebilirsiniz. hayır cephesine motivasyon vermek için bir gaz. esas korktukları hayırcıların boykot etmesi. her seçimde aynısı yaparlar. halkın ne oyu verdiğinin önemi yok. sonuçları derin devlet nasıl isterse öyle açıklar. hayır cephesi boykot etse çıkacak evetin hükmü kalmaz... hayır cephesinin kazanma ihtimali var gibi gaz vererek böyle açıklamalarla esasen hayırcıları bir umut kazanacağız düşüncesiyle referanduma çekmektir. referandumda hayır gerçekte %70 bile olsa sonuçta derin devlet dilerse mesela %70 ile evet kazandı diye açıklar sonucu... olay budur... derin devlet, hayır çıkmasını isterse de halk %70 evet bile verse sonuçlar %70 hayır diye açıklanır... sonuçta derin devlet neyi isterse sonuçlar öyle açıklanır.... siyasal islamcı allahsız münafık ruhlarını maddeye-paraya-dünyaya satmış akp firavunluğunun eline başörtüsü kandırmacasını-aldatmacasını verenler asıl ve esas derin akp kurucularıdır. akp-rte, tüsiad-koç-cia-mossad derin siyasi projesidir. emek sömürüsü-kapitalizm düzeni daha şiddetli olarak aynen devam ediyor. münafık akp ve ateist chp , türban-başörtüsü ile kendini müslüman sanan muhafazakar anadolu angutları oyalayıp-aldatıp-umutlandırıp daha fazla sömürü için zemin oluşturuyorlar. referanduma katılmak referanduma meşruiyyet sağlamaktır. HAYIR CEPHESİ referandumu boykot ederse çıkacak-çıkartılacak evetin hükmü kalmaz... seçim-referandum açıklanan sonuçlarının halkın verdiği oyu-tercihi yansıttığını düşünen, derin devletin ne olduğunu bilmiyordur.... halk tercih yapar ama derin devlet neyi istiyorsa sonuçlar o şekilde duyurulur... derin devlet, türkiyede ve tüm dünyadaki devletlerde küresel derin devlet kontrolündedir. küresel derin devlet ise her ülkede emek sömürüsü-kapitalizm sistemini işletmektedir. derin devletlerin görünen yüzü ülkelerdeki binde birlik en zengin aileler ve kişilerdir. tüm insanlık, dünyadaki emek sömürüsü düzenine karşı adaletli vicdanlı insani bir sistem etrafında birleşerek bu emek sömürüsü-kapitalizm düzeninin zihinlerde ve fiiliyatta sona erdirmenin yollarını aramalıdır. yoksa bin yıllardır süren bu emek sömürüsü düzeni aynen devam edecektir. yazılarımı woto.com/mehdi adresinden inceleyebilirsiniz. insanların din-islam-iman davasına olan güvenlerini-gayretlerini yıkmak için çok etkili bir şeytanizm projesi tüm böyle tarikatlar-cemaatler... 613 senesinde mekkede olsalardı muhammedin en büyük düşmanları olurdular bu aşağılık güce-paraya-yalana-maddeye-görüntüye tapan derin münafıklar... teknoloji çok gelişti. insanlık uzayda canlı araken dünyadaki insanlar-canlılar küresel emek sömürüsü-kapitalizm düzeninin sürmesi için planlı şekilde öldürülüyor...  aklı inkar edenin imanı batıldır. vahiy denilen hal, insanın ruhundaki ilahi esasdan akıl-vicdan-kalp yoluyla gelen ilahi bilgidir. woto.com/vicdan çözüm ne? insanlık nasıl kurtulur bu şeytani-deccali çetenin elinden?        türkiyede belki çocuklar ve gençlerden oluşan %20 lik bir kesim hakikati dosdoğru anlatınca kabul edebilir... bunun haricinde mevcut sistemin içine girmiş ve menfaatlerinden faydalananlar hakikati anlasalar bile, haklı bulsalar bile yine de kabul etmezler... çünkü böyle ruhlar, güce taparlar, ruhlarının özündeki ilahi hakikati kapatmış tamamen şeytana ve şeytanizme tapar hale gelmiştirler... tabi yine de hidayet Allahın elindedir. dilediğini bir hikmete binaen hidayete-dosdoğruluğa erdirir. kişilerin iç ve kalbi yapısını tam hakikatiyle ancak Allah bilir. hakikati kabul edebilecek %20 kesim harici diğer %80 maalesef ruhlarını şeytana taptıran duruma gelmiştirler... bunlar Allahı görseler bile yine şeytana ve şeytanizme-firavunizme tapınmaya devam ederler... bunları herşeyleri sahtedir... kendilerinin hallerinden gafildirler, tamamen şeytanın komutasında, şeytanın emri eri olarak yaşarlar... ruhlarının-kalplerinin-akıllarının-zihinlerinin-bedenlerinin-herşeylerinin komutasını şeytan almıştır fakat onlar bunun farkında-şuurunda-bilincinde değildirler... bunların üst-orta düzeydekileri şeytana bilinçli olarak taparlar. bu açıdan böyle kişileri insan olarak görmek en büyük aldanmadır,yanılmadır... bunlar açık-net şeytandan daha tehlikelidirler... çünkü kendileri de onları esas-asıl yönetenin şeytan olduğunu bilmezler, şeytan onların ruhlarına-zihinlerine-kalplerine girmiş, onları tamamen ele geçirmiştir... yüce Allahtan dileğim bu şeytanlaşmış firavunları bir rüzgar ile komple aynı anda yerin dibine batırarak imha etmesidir... tüm yeryüzünü hidayet nasip edilmesi takdir edilmeyen kişilerden komple temizlemesini ulu Allahtan diliyorum... ancak bundan sonra yeryüzüne hakiki samimi adalet gelebilir... şeytanları temizlemeden dünyada fitneler-zulümler-firavunizmler bitmez, sona ermez... BUNU DA ANCAK ALLAH YAPABİLİR... ana akım medyada ve alt kanatlarındaki tüm her türlü önemli eleman kesinkes dünya derin şeytani devletine bağlı ülke derin devleti ajanıdır. toplumda karşılığı olan her türlü akımı oluşturur ve kendi ajanlarını başına koyarlar. bütün gazeteciler-yazarlar-çizerler-akademisyenler-generaller-bürokratlar-din adamları vb. üst-orta düzey herkes kesinlikle ve kesinlikle küresel şeytanizme bağlı ülke-devlet derin yapılanması ajanlarıdır. her türlü akımı tam kontrol ederler... medyada gördüğümüz herşey ama herşey derin planlıdır, toplumu yönlendirme ve algı operasyonu faaliyetidir... bütün devletlerde tüm dünyada durum budur... küresel şeytani yapılanma (emir komutası küresel yahudiyyet firavunluğunda) tüm insanlığı şeytanileştirmektedir... özellikle son 500 yıldır güçleri kademeli olarak zirveye çıkmaktadır... 2017 itibariyle güç konusunda zirvededirler... ALLAHIN BU FİRAVUNLARI KAHRETMESİ DÜRÜST-VİCDANLI İNSANLARIN UYANMASIYLA MÜMKÜNDÜR... her toplum-millet-halk hakettiğini yaşar... insanların zihinleri hakka yönelse hakka tarafdar olmaya başlasa zalimler kahrolur... HER TÜRLÜ FAİZ-RİBA KOMPLE SİSTEMSEL YASAKLANSIN  ALLAHIN DEDİĞİ OLUR.  woto.com/faizyasak  (bunu yayanlara ALLAH tam hakiki samimi hidayet nasip etsin.) 613 yılında hz. muhammed mekkede nasıl yalnızdıysa ben de 2017 yılında istanbulda öyle yalnızım... 613 yılındaki muhammedin durumu benden milyon kat daha iyiydi.. en azından etrafında 3-5 sadık arkadaşı vardı... benim ise Allahtan başka kimsem yoktur... her taraf müşrik ve firavun ruhlu şeytanilerle dolu... deccalın tahakkümü ve baskısı her tarafımızı sarmış... her insan bir deccal olmuş... doğruluk ve hakkaniyetlik ölmüş... herkesin rabbi para olmuş... parasını ver herkesi her işte istihdam et... küresel dünya deccalı para ile herkesi satın almış, kendi derin planlı projelerinde herkesi parayla çalıştırıyor... ALLAHTAN BAŞKA KURTARICIMIZ YOK... muhammed mekkeyi fethedince iman edenlerin hepsi de derin münafıktır. o derin şeytani ruh, islamı uzun vadeli planla içten çökertmek için münafıklaşarak islamın içine girmiştir. münafıki ruh, hakikate-dosdoğruluğa-hakka değil, güce-mevkiye-dünyaya tapar... dünya menfaati neyi gerektiriyorsa o role bürünür... şuanda dünyadaki müslümanların %99,9999 u münafıktır... hakiki-samimi islam ruhu kaybolmuştur... münafıkizm, egoizmin-bencilliğin-kibrin-sadistliğin-psikopatlığın din haline getirilmiş halidir... bunları yaşatmak Allaha en büyük ihanettir... kafirin yaşam hakkı var ama münafığın kesinlikle yoktur... zira islamı kafirler imha edemezler ama münafıklar ederler... münafıklığın imha edilmesi için müslüman olacak herkesin en az 3 yıllık yoğun bir kalp-zihin-ruh eğitiminden geçirilmesi ve keşf ehlince onaylanarak islama geçirilmesi gereklidir. aynı şekilde müslümanların münafıklaşmaması için herkes dilediği an "barışçıl kafir" olabilir ve bu konuda kimseye kınama-aşağılama-ceza-küçümseme yapılmamalıdır... Allahın savaşı münafıklarladır... her türlü kafirler barışçı-adaletli-insani kaldıkları müddetçe maddi cihetten mert kardeşlerimizdirler... esas mücadele islamın içindeki deccaller-şeytanlar olan münafıklarladır... münafığın insani-vicdani-zihni-kalbi ayarı bozulmuştur, hakka-hakikate-doğruluğa göre değil, menfaatine-çıkarına-putuna göre hareket eder, tavır alır... namaz-salat, Allahtan başka tüm putları-firavunları-şeytanileri komple tüm düzenleriyle-sistemleriyle hayatın her anında ve alanında REDDETME ve o zalimlere karşı BAŞKALDIRMA-İSYAN-SAVAŞ demektir. şimdiki namazlar aynen mekke putperestliğidir... hakiki islamın ruhu kayıptır... gerçek samimi islamı hz. mehdi tekrar diriltecektir...woto.com/mehdi din istismarcılarını ancak dinin hakikisini dosdoğru sorgulayıcı idrak ederek yenebilirsiniz... islam dini, akla-düşünceye düşman değildir, aksine aklı ve düşünceyi din-yol-gaye-esas-amaç haline getiren insanı aklın-bilimin-ilmin-gerçekliğin-doğrunun-adaletin yoluna yönlendiren bir sistemdir... hakiki anlamda dünyada müslüman kalmamıştır... muhammed öldü, islam öldü... asli esas ruhuyla yeniden diriltilmesi gerekiyor...woto.com/sorgula nurculuk ve saidnursi bir vatikan projesidir. küresel şeytanilere bağlı vatikan, dünyadaki tüm dinleri içten derin kontrol altına alıp yönetme yapılanmasıdır. vatikan, dünyadaki her dini içten geliştirdiği akımlarla küresel firavunizm hedefinde değiştirir,dönüştürür... küresel şeytanizm çoook derin çalışmaktadır... ortada islamın ruhunu dosdoğru anlayan kalmamıştır...woto.com/sorgula küresel şeytanların bütün tuzaklarını bozacak şifreyi söylüyorum : FAİZ KOMPLE YASAKLANSINwoto.com/mehdi KURANDA MEHDİ VE MEHDİLEŞME - MEHDİLİK KAVRAMLARI YOK DİYEN BİR HOCA BOZUNTUSU EN LANETLİ ŞEYTANİLERDENDİR. MEHDİLİĞİ İNKAR ETMEK HİDAYETİ REDDETMEKTİR. HİDAYETİ REDDETMEK TÜM KURANI REDDETMEKTİR. KÜRESEL YAHUDİYYET FİRAVUNLUĞUNUN EN ÇOK ÇEKİNDİĞİ KURANDAKİ HİDAYET-MEHDİ-MEHDİLİK KAVRAMLARIDIR, YOLLARIDIR.  HERKES MEHDİ OLMAKLA SORUMLUDUR. MEHDİ OLMAK DEMEK HİDAYETE ERMEK DEMEKTİR. MEHDİ OLMAK DEMEK HİDAYETE ERMEKLE BERABER CAHİL-GAFİL İNSANLARIN HİDAYETE ERMESİNE VESİLE OLMAK DEMEKTİR. HİDAYETE ERMEK İSE TÜM KURAN-I KERİMİ DOSDOĞRU ÖĞRENEREK ALLAHA YAKINLAŞMAKTIR, ALLAH İÇİN YAŞAMAKTIR. İNSANLARIN MEHDİLEŞMESİYLE, İÇLERİNDEN BİR TANESİ EKİBİYLE BİRLİKTE LİDER OLARAK MEHDİLİK DÜZENİNİ KURACAKLARDIR. İNSANLIĞI KURTARACAK OLAN, HERKESİN FERT FERT HİDAYETE ERMESİ YANİ MEHDİLEŞMESİDİR. BİR TOPLUM NASILSA ÖYLE YÖNETİLMESİ NASİP EDİLİR HER ZAMAN HER DEVİRDE. MEHDİLEŞEN İNSANLARA YÜCE ALLAH, EKİBİYLE BİRLİKTE LİDER OLARAK HZ. MEHDİYİ GÖNDERECEKTİR. İNSANLARIN MEHDİLEŞMESİ İÇİN DE MEHDİLİĞE SEVKEDİCİ BİR LİDER-TEBLİĞCİ-UYARICI-ANLATICI GEREKLİDİR. HAKİKİ ANLAMDA MEHDİ-HİDAYET EDİCİ ALLAHTIR, ALLAHIN SÖZÜ KURAN-I KERİMDİR. FAKAT ÇOK DEHŞETLİ BU ZAMANDA, KURANIN-İSLAMIN HAKİKİ SAMİMİ RUHU-MANASI-ESASI KAYBOLMUŞTUR, ÖRTÜLMÜŞTÜR, DOSDOĞRU MANASINA-RUHUNA ULAŞILMASI ÇOK ÇEŞİTLİ ŞEYTANİ PROJELERLE-AKIMLARLA-GRUPLARLA SED ÇEKİLMİŞTİR. İŞTE KURANIN-İSLAMIN, HAKİKİ SAMİMİ MANASINI-RUHUNU İNSANLIĞA AÇIKLAYACAK-BİLDİRECEK-ANLATACAK-TEBLİĞ EDECEK OLAN HZ. MEHDİ NAMINDAKİ BİR GARİP FAKİR ACİZ KİŞİDİR. BU KİŞİ (HZ. MEHDİ), HAKİKİ SAMİMİ İSLAM-KURAN RUHUNUN İNSANLARIN KALPLERİNDE YENİDEN SIFIRDAN EKİLİP YEŞERMESİNE, ALLAHIN EMRİ VE İZNİYLE VESİLE OLACAKTIR. İŞTE BAHSEDİLEN HZ. MEHDİ O KİŞİDİR. ANLATIMLARIYLA ÇOK KİŞİNİN KALBİNİN-RUHUNUN-AKLININ-ZİHNİNİN DERİNLİKLERİNDEKİ VİCDANİ SESİ UYANDIRACAK VE İNSANLARI GAFLET-CEHALET BATAKLIKLARINDAN KENDİ GAYRETLERİYLE ÇIKMAYA MOTİVE EDECEKTİR ALLAHIN EMRİYLE VE İZNİYLE.  MAAŞLARI-MAİŞETLERİ-KOMİSYONLARI TEMİN EDİLEREK, SATIN ALINDIKLARI KÜRESEL YAHUDİYYET FİRAVUNLUĞUNDAN ALDIKLARI EMİRLERLE, MEHDİYİ-MEHDİLİĞİ-HİDAYETİ, KURANDA OLMADIĞI ALDATMACASI-KANDIRMACASI İLE ANLATARAK HAKİKİ SAMİMİ İSLAM DÜZENİNİN GELMESİNE ENGEL OLUP SET ÇEKMEYE ÇALIŞAN HOCALAR-İMAMLAR-ALİMLER-ŞEYHLER VS. HEPSİ DE KÜRESEL-YEREL DECCALIN PROJELERİDİR. kapitalizm sistemi modern firavunluk düzenidir. kapitalizme-ribaya-sömürüye-ranta-gaspa topyekün harp ilan etmeliyiz kuran-ı kerim etrafında ALLAHIN RIZASINDA BİRLEŞEREK... yoksa firavunlara yem-köle-kul olmaya devam edeceğiz... kapitalizm firavunluğuna razı bir islam anlayışı geliştiren mevcut tüm tarikatler-cemaatler-gruplar-yapılar üst yönetim itibariyle kapitalizme satılmıştır... peşlerine takılan halkı onların hakikatleri tam bilememesinden, derin ilim eksikliklerinden dolayı cehaletlerini kullanarak çeşit çeşit entrikalarla-tahrifatlarla aldatmakta ve oyalamaktadırlar...woto.com/sorgula osmanlı, islam maskesi takmış bizans haçlılarının devamıdır... osmanlı islamı sadece ve sadece kendi firavunizm yapılanması için kullanmıştır... faiz yaygındı, saltanat vardı, toplumsal sömürü düzeni-kapitalizm vardı, ... osmanlı münafıkiyeti en büyük allahsızlıktır. Osmanlıda Kuran meali yok. İlginç değil mi?  1915 e kadar. Halbuki yapılması gereken ilk işlerden olmalıydı. Hatta tebası olarak yaşayan bütün halkların dilinde mealler yapılmalıydı. Çok ilginç değil mi? Muhammediyeler, mevlidler, mesneviler Kurandan daha çok ön plana çıkartılmış... Sebeplerini iyi düşünmek lazım...  din istismarcılarını ancak dinin hakikisini dosdoğru sorgulayıcı idrak ederek yenebilirsiniz... islam dini, akla-düşünceye düşman değildir, aksine aklı ve düşünceyi din-yol-gaye-esas-amaç haline getiren insanı aklın-bilimin-ilmin-gerçekliğin-doğrunun-adaletin yoluna yönlendiren bir sistemdir... hakiki anlamda dünyada müslüman kalmamıştır... muhammed öldü, islam öldü... asli esas ruhuyla yeniden diriltilmesi gerekiyor...woto.com/sorgula  hakiki islamın ruhu kayıptır... gerçek samimi islamı hz. mehdi tekrar diriltecektir...woto.com/mehdi Allah kuranda faizi-ribayı-sömürüyü-emek gaspını ŞİDDETLE YASAKLIYOR... yani esasen kapitalizm firavunluğunu komple sistemsel yasaklıyor... TAYİP DENEN OROSPU ÇOCUĞU EN BÜYÜK ALLAHSIZDIR... ALLAH İLE ALDATAN EN DEHŞETLİ ŞEYTANİ BİR PROJEDİR... 14 YILDA HÜKÜMET BÜTÇELERİNDEN 700 MİLYAR TL FAİZ DAĞITILDI ÜLKEDEKİ 10-15 PARA BARONUNA-AĞALARA-TÜSİAD-MÜSİAD VB. HER GÖRÜŞTEN SÖMÜRÜCÜ FİRAVUNLARA... EMEK SÖMÜRÜSÜ DÜZENİNE RAZI OLAN EN BÜYÜK ŞEYTANDIR, DECCALDIR, ALLAH DÜŞMANIDIR... VATAN-DEVLET DEDİĞİNİZ ÜLKEDEKİ SÖMÜRÜCÜ GASPÇI ZENGİNLERİN MALIDIR, DİĞER %90 DAN FAZLA İNSAN ORADA KÖLEDİR, ESİRDİR, KULDUR, EZİLENDİR.... woto.com/sorgula bir tarafda din-islam-iman-kuran düşmanı ateistler... bunlar islamı-kuranı komple imha etmek için ölümüne yemin etmişler... diğer tarafta din-islam-allah-kuran ile aldatan-dalgaya alan-kafa bulan akp-rte münafıklığı... esasen her ikisi de aynı merkezin projeleridir... gariban fakir, emeği sömürülen, cahil-gafil kalmış anadolu halkı da ne tarafa yöneleceğini şaşırmış vaziyette... esasen bu hal, bir kısım vicdanlı anadolu halkını kafasını karıştırarak 2 yanlıştan birini seçmeye zorlamak amacıyla aynı merkezden projelendirilmiş psikolojik harptir... AMA BİR GÜN HESAP ELBET DÖNECEKTİR.... woto.com/mehdi dünyayı şuanda dinler yönetmiyor... dünyayı ateist kapitalizm düzeni yönetiyor... hiçbir dinde sex-fuhuş işçiliği meşru-yasal-haklı bir durum değildir. her dinde cezası çook ağırdır, çoğunda idamdır... DÜNYAYI YÖNETEN ATEİST KAPİTALİZM ZİHNİYETİ OLUŞTURDUĞU ZULÜM DÜZENİNİ TANRININ ÜZERİNE ATMAKTADIR... ELBET TANRININ YARDIMI BİR GÜN GERÇEKTEN VİCDANLI OLAN İYİLER ÜZERİNE GELECEKTİR... VİCDANLILAR, ATEİST KAPİTALİZM DÜZENİNE ZİHNEN-FİKREN-FİİLEN İSYAN EDİP BAŞKALDIRARAK SAVAŞMADIKLARINDAN BU ZULÜMLERE MARUZ KALIYORLAR... BAŞKALDIRDIKLARI AN YA ŞEREFLİCE ÖLECEKLER YADA TANRININ BÜYÜK BİR YARDIMI İLE KÜRESEL ATEİST KAPİTALİZM VAHŞİ-ŞEYTANİ-SÖMÜRÜCÜ DÜZENLERİNİ YIKACAKTIRLAR... KAHROLSUN ATEİST KAPİTALİZM DÜZENİ VE ONU AKLAMAYA ÇALIŞAN TANRI DÜŞMANI VİCDANSIZ MERHAMETSİZ ALÇAK RUHSUZLAR... woto.com/mehdi "Bütün dinler para nın emrindedir ...."  şuan için tüm dünyada bu dediğin doğrudur... çünkü küresel kapitalizm firavunluğu tüm dinleri uzun zamandır içerden satın aldı, değiştirdi, dönüştürdü... hepsi de %100 paranın emrine girmiştir... FAKAT BÜTÜN DİNLER İLK ORİJİNAL HALİYLE PARAYA-materyalizme-sömürüye-zulme KARŞI İSYAN OLARAK ORTAYA ÇIKMIŞTIR... DİNLER İLK ORİJİNAL HALİNE DÖNSE KAPİTALİZM KOMPLE SİSTEMSEL YIKILIR...woto.com/sorgula okuyunuz...  ruhunu şeytana satmış zalimlerin-firavunların-münafıkların hiç sözüne güvenmeyiniz, hiç bir vaadine inanmayınız, bütün sözleri-vaadleri aldatma-kandırma-oyalamaca ve sömürmedir. SADECE VE SADECE ALLAHA GÜVENİN. ALLAHA UYMAYAN HERŞEYİ KİMDEN GELİRSE GELSİN REDDEDİN. "1 SANİYE ALLAHI-VİCDANI REDDET, SANA TÜM DÜNYAYI KOMPLE VERELİM, 1 SANİYE SONRA TEKRAR İMAN EDERSİN" DESELER KESİNLİKLE VE KESİNLİKLE ALLAHI DÜNYAYA SATMAYINIZ... BUNUN PAZARLIĞINI YAPANLAR ANCAK VE ANCAK MÜNAFIKLARDIR... ALLAHIN MÜLKÜNDE ALLAHIN VERDİĞİ CANLA YAŞAYAN İNSAN, BİR SANİYELİK REDLE KENDİSİNE TÜM DÜNYA MÜLKÜ VERİLSE (AKLI OLAN BİLİR Kİ HERKES FANİDİR, MAL-MÜLK GEÇİCİ DÜNYA HEVESİDİR,İŞİDİR.) ZERRE KADAR TEREDDÜT ETMEDEN O ŞEYTANİLERİ KOMPLE DEFEDER... BÖYLE BİR PAZARLIĞA GİRENLER MÜNAFIK RUHLU AŞAĞILIK DÜNYA TAPICILARIDIR... HAL BÖYLE İKEN, ŞİMDİ GİDİP KÜRESEL FİRAVUNİZM İLE İSLAMIN-KURANIN EMİRLERİ HUSUSUNDA 3-5-10-50 YILLIK PAZARLIKLAR YAPARAK KÜRESEL ŞEYTANİZMLE İŞBİRLİĞİ YAPAN SİYASAL-CEMAATSEL-TARİKATSEL-DİYANETSEL İSLAMCI MÜNAFIKLARI HAKİKATTE İSLAMIN VE KURANIN EN DEHŞETLİ DÜŞMANLARIDIR. ÇÜNKÜ, ALLAHIN DİNİNİ FİRAVUNİZMLERE-KAPİTALİZME-DECCALİYETE HİZMET EDER HALE GETİRMEKTE BİRBİRLERİYLE YARIŞMAKTADIRLAR DÜNYALIK TOPLAMA GAYESİYLE... İŞİN ESASINDA ÜST YÖNETİMLERİ İTİBARİYLE BUNLARIN HEPSİ DE KÜRESEL YAHUDİYYET-ŞEYTANİYYET-KAPİTALİZM FİRAVUNLUĞU PROJELERİDİR... EY MÜSLÜMAN OLDUĞUNU SÖYLEYENLER, SADECE VE SADECE ALLAHA BAĞLANIN... ALLAHIN KİTABINI HAKİKATİYLE SAMİMİYETLE DOSDOĞRU ÖĞRENMEYE SORGULAYICI İDRAK ETMEYE ODAKLANIN... küresel şeytanizmin ve emrindeki küresel yahudiyyet-münafıkıyyet orduların en temel ve esas hedefleri-gayeleri, evrensel HAKİKATİ parça parça yapıp bölerek kendisi kurdurduğu çok çeşitli gruplara hakikatin sadece belli kısımlarını verip-yükleyip küresel HAKİKATİ darmadağınık yaparak, insanların kurdurduğu gruplar altındaki kısmi hakikatlerde toplanıp o grup altındaki kısmi hakikati en üstün hedef yapıp HAKİKATIN bütününü-bütünselliğini görmesini-idrakini-anlamasını engellemektir. insanları bu kısmi hakikatli gruplaşmalar etraflarında zorunlu-mecburi-sevki gruplaştırıp-taraflaştırıp bölerek hem HAKİKATin bütünlüğünü bölüp hem de insanlar arasında kısmi hakikatlerin motivasyonuyla oluşturuan gruplar vasıtasıyla kavga-çatışma-tartışma-savaş-karşıtlık oluşturarak fitne-zulüm-karanlık projelerini yürütmektedir. bütünsel evrensel HAKİKATi bilinçli-planlı-hesaplı-şuurlu geliştirdiği fitne-şer-zulüm gruplarıyla parça parça kılıp, her gruba hakikatin bir kısmının baskın sahiplenilmesi motivasyonunu-görevini vererek esasen HAKİKATin bütününün oluşturulmasına karşı büyük bir engelleme ve sed oluşturmaktadır. her grup, evrensel hakikatin kendisinde olan kısmi hakikat unsurunu baskın hedef-gaye yapıp motive olduğundan, BÜTÜNSEL HAKİKAT farklı farklı gruplara dağıtılmış ve aralarında derin ihtilaf-fitne-çatışma-kavga-kin tohumları ekilerek EVRENSEL BÜTÜNCÜL HAKİKATin bir birlik-birleşme-ittihad halinde bir tek grupta-yapıda-oluşumda bulunmamasına çalışmaktadır.  mevcut bütün islami görünümlü yapılanmalar-tarikatler-cemaatler-gruplar hepsi de küresel yahudiyyet firavunluğunun kurdurduğu derin şeytani projelerdir. 2 milyarlık müslümanlar içinde irili ufaklı 1000 den fazla çeşitli gruplar-yapılar-cemaatler-tarikatler vardır... bunların zihinsel-finansal-idari-örgütlenme yönünden tüm planlamasını küresel yahudiyyet şeytanizm firavunluğu yapmaktadır... bunlara verilen rol-hedef-gaye-amaç, müslümanların birbirleriyle devamlı surette atışması-kavga etmesi-çatışması-tartışması-anlaşamaması-birbirlerini eleştirmesi-kınaması-birbirlerine nefretle bakması-birbirlerine kin ve düşmanlık dolu olması-çok farklı detaylarda birbirlerinden bölünerek şiddetli ayrışması ve parçalanması .. vb. gibi derinden planlı yıkıcı-bölücü faaliyetleri yaparak TÜM MÜSLÜMANLARIN KURAN-I KERİM ETRAFINDA İTTİHAD-BİRLEŞME-BİRLİK ETMELERİNİ ENGELLEMEKTİR, ÖNLEMEKTİR, SED ÇEKMEKTİR. ... woto.com/sorgula Allahı zikretmek-hatırlamak-anlamak-bilmek-yaşamak, insanın ruhundaki ilahi esas olan doğal vicdan cevheriyle konuşmasıdır, görüşmesidir, akletmesidir, fikretmesidir, sorgulamasıdır, idrak etmesidir.  kadınları-kızları açık-saçık-seksi-cazibeli-şehvetli-etkileyici giyinip gezen bir millet her ferdi evliya-peygamber bile olsa en fazla 1-2 ay içinde her türlü fuhşiyatta-zulümde-kibirde bulur kendini... fıtratın kanunları elektrik gibidir, önlem almayanı yakar imha eder... kadın erkek arasında cinsel etkileşim vardır. bunu inkar eden-örten-yokmuş gibi yapan esasen fıtratını-vicdanını-yaratıcısını reddedenlerdir. kadının kızın evlenme yaşı en az 18 dir. herkes yaşına göre en fazla artı/eksi 5 yaş civarındaki yaştaş grubuyla evlenmelidir. namahrem (evlenmeleri haram olmayan kişiler) tokalaşması-bakışması vb. işler insanın fıtratını zorlamasıdır, cinsellik tabiiliğini bastırmasıdır ki bu hal psikolojik hastalıkların temelidir. dosdoğru olanı fıtratı bastırmaya imkan oluşturmadan haramlardan kaçınmaktır. zinaya sevkeden her türlü gayrimeşru yolları kapatmaktır. fıtratı inkar ederek bu yolları helalleştirenler sonunda kendilerini zinalarda fuhuşlarda bulurlar. zira fıtratın gücüne karşı koymak çoook zordur.. şeytan,kimi nasıl kandırabilecekse o kişiye öyle yaklaşır... kişiye duruma vaziyete göre en derin planını kurar ve her şekle girebilecek halde planını icra eder... kalbinde hakiki samimi iman olanlar şeytanı görünce hemen tanırlar... kapitalizm, insanlığı köleleştirir... küresel olarak bütün insanlık birleşip kapitalizm deccaliyetini ve firavunluğunu yıkmak için bilinçlenerek topyekün ayaklanmadıkça kapitalizm dünyanın her yerinde insanlığı ve insanları sömürerek köleleştirmeye devam edecektir... UYAN EY İNSANLIK UYAN... YÜCE RUHUNA DÖN VE HAKİKATLE DOSDOĞRULUĞA ÇALIŞ... SELAM... woto.com/mehdi  kapitalizmin ruhu psikopatlıktır.  gizlipsikopat.com/toplum-ve-psikopati...  yazısında bu anlatılmaktadır. kapitalizm, ikibinyüzlü münafıkların ruhsal halidir... KAPİTALİZM DÜZENİNE, ister-istemez razı olup kapitalizm sistemi altında çalışanlar zamanla kapitalizm ruhi vasıflarını kendi ruhi-kalbi-zihni vasıfları haline getirirler... nasıl inanıyorsanız öyle yaşarsınız, nasıl yaşıyorsanız da öyle olursunuz, inanmaya başlarsınız...  BÜTÜN MÜNAFIKLAR PSİKOPATTIR.  KAPİTALİZM PSİKOPATLIKTIR VE MÜNAFIKLARIN KURDUĞU VE SEVDİĞİ BİR DÜZENDİR. HAKİKİ SAMİMİ İMANI BİR İNSAN, MÜNAFIKLARLA DOST-ARKADAŞ-KARDEŞ-YOLDAŞ OLAMAZ... KAPİTALİZMİN-MÜNAFIKLIĞIN-PSİKOPATLIĞIN OLDUĞU YERDE ADALET OLAMAZ, OLMAZ... TÜM MÜNAFIKLAR-PSİKOPATLAR, KURAN-I KERİMİN MANASINI HAKİKATİYLE ÖĞRENMEK VE BİLMEK İSTEMEZLER... ANCAK İNSANLARI ALDATMAK-KANDIRMAK-YANILTMAK VB. ŞŞEYTANİ PLANLARI İÇİN DERİN KURAN BİLGİNİ OLMAK İÇİN ÇALIŞANLARI DA EPEY VARDIR... BÖYLECE CAHİL-GAFİL İNANANLARI YOLDAN ÇIKARIRLAR... KAPİTALİZM = MÜNAFIKLIK = PSİKOPATLIK = ZULÜM VE SÖMÜRÜ DÜZENİ = ALLAH İLE ALDATMA ŞEYTANLIĞI  kapitalizm düzeni sistemsel psikopatlıktır... acılar ve zulümler doğurur... insanlığı öldürür... gizlipsikopat.com/toplum-ve-psikopati...  Psikopati uzmanları bu bozukluğun tehlikesini sistemle özdeşleştirir. Bozukluğu bilen birinin bu kanıya sahip olmaması mümkün değil, hele bir uzmanın. Peki böylesi vahim bir hastalık nasıl bu kadar az biliniyor? Tek başına psikopatinin yıkım kapasitesi diğer bütün bozuklukların, hastalıkların toplamından yüksek. Neden psikopatiyle ilgili farkındalık yok denecek kadar az? Neden filmlerde, dizilerde çarpıtılmış bir psikopat portresi tanıyoruz? Yaşadığımız sistem, insanları uyutma, sömürme, kullanma, harcama, aldatma, yok etme sistemi. Araştırmalar kapitalist toplumlarda psikopati oranının çok yüksek (yaklaşık %4), fakat örneğin, budist bir toplumda çok az (yaklaşık %0,1) olduğunu gösteriyor. Budist toplumlarda daha mı az psikopat var emin değilim ama psikopatlar için yaşam koşullarının daha elverişsiz olduğu muhakkak. Kapitalist toplumlarda psikopati özellikleri değer kazanıyor, hatta pek çok alanda ve meslekte takdir de görüyor. Tamamen ben merkezci, bir diğerini ezip geçmenizi öneren sloganlar psikopatlara hazır özür kaynağı sağlıyor. Özellikle bizim toplumumuzdaki cinsiyetçi kültürün psikopatlara sağladığı avantajlar da cabası… “Diğer ağır klinik bozuklukların yanında, psikopatiyle ilgili çok az sistematik araştırma vakfedilmiştir, buna rağmen psikopati, toplumda diğer bütün psikiyatrik bozuklukların toplamından çok daha fazla sıkıntıya ve bozulmaya neden olmaktadır.” (Robert Hare) sosyal adaleti tesis etmeyen devlete ve lidere itaat, Allaha karşı hainliktir... ALLAHIN DEDİĞİNİN KANUN OLMADIĞI YERDE ADALET YOKTUR.  sosyal adaletin (SEVAESSEBİL SİSTEMİ) olmadığı yerde emeğe ihanet vardır. emeğe ihanet, vatana ihanetten milyarlarca kat daha büyük ve öldürücü-süründürücü-köleleştirici bir ihanettir. emeğe ihanet eden vatana hayda hayda ihanet eder... emek sömürüsü rejimi-sistemi-düzeni tesis edip kuran ve işleten devletler-şirketler, sömürücü sınıfın komutasında, emrindeki zihnen köleleştirdiği vatandaşlarının-çalışanlarının vatan (ikamet edilen yer) duygusunu kullanarak devletin savunma ve savaş gücünü oluşturmaktadırlar. insanların yaşadıkları ve geçindikleri yere karşı olan vefakar sevgi duygusu (vatan sevgisi), sömürücü hedefler doğrultusunda kötülük yolunda kullanılmaktadır... sonuçta, çeşitli devletlerdeki emeği sömürülen insanlar, o devletleri yöneten sömürücü sınıfların birbirleriyle rant-sömürü-ego-kibir-talan çekişmesinde savaşarak hayatlarını heba etmektedirler... bütün savaşlarda kaybeden daima sömürülen-ezilen-zayıf sınıfdır. sömürücü sınıfların şeytani savaşlarında rol almak en büyük ihanettir insanlığa, emeğe, vatana, doğaya, Hakka, vicdana, adalete...  aslında en büyük ihanet, insan hayatının her anında insanın emeğini gaspeden sistemleri-düzenleri-rejimleri tesis edip uygulayan canavar ruhlu sömürücü firavuni sınıfın-zihniyetin insanlara yaptığı zulümdür, kötülüktür, aldatmadır, kandırmadır, oyalamadır, zihni köleleştirmedir, ahmaklaştırma eğitimi sistemidir, şeytanlaştırma propagandalarıdır... dünyanın her ülkesinde ve kasabasında-şehrinde insanlar bu gerçeği anladıkları an, küresel ve yerel sömürücü sınıfın çeşitli sistemler altındaki derin-sinsi hegemonyası-diktatörlüğü-firavunluğu-sömürücülüğü-gaspçılığı düzenleri yıkılmaya başlayacaktır...  HAYATTA YAŞADIĞIMIZ HERŞEY, İLAHİ BİR OLGUNLAŞTIRMA VE BİLİNÇLENDİRME EĞİTİMİDİR...  ÖĞRETMENİMİZ ALLAHTIR...  KADER TEDRİSATINDA DERS ALIYORUZ... siyaset sektörü denilen yapı, toplumu devlet ve şirketler üzerinden sömüren sömürücü sınıfın halkı yalanlarla yatıştırma gazını alıp oyalama ve boş hayallerle vaatlerle kandırıp sömürü sisteminin sürmesi için psikolojik derin operasyon yapan maaşla çalışan, ruhunu sömürücülere satmış halkla ilişkiler elemanlarıdır... DOĞRUYU SÖYLEYEN DOKUZ KÖYDEN KOVULUR... ÇÜNKÜ İNSANLARIN ÇOĞU DOĞRUYU DEĞİL, ŞARTLANDIRILDIKLARI-ALGILATILDIKLARI-ZANNETTİKLERİ DOĞRUYU HAKİKAT VE GERÇEK OLARAK BENİMSERLER... BİRAZCIK ŞÜPHE EDİP MESELELERİ DERİNLEMESİNE İDRAK EDİP DÜŞÜNÜP ANLAYANLAR HAKİKATİN IŞIKLARINI GÖRMEYE BAŞLARLAR... AMA İNSANLARIN ÇOĞU DÜŞÜNMEZ... ŞEYTANIN HİLELERİ ÇOK DERİNDİR, KARŞISINDAKİNİ HANGİ CİHETTEN ALDATABİLECEKSE O CİHETTEN DERİN PLAN VE PROPAGANDA UYGULAR... ANCAK HAKKA GÖNÜLDEN BAĞLI OLANLAR HAKİKATE ULAŞABİLİRLER... YALANIN İKTİDAR OLDUĞU YALAN DÜNYADA BİR GÜN GÜNEŞ DOĞACAKTIR... BU DA ALLAHIN ZALİMLERE ZİLLETİ YAŞATACAĞI GÜNDÜR... DİNZAİ : dini dinle imha etmek demektir...  KAPİTALİZMİN DÜŞMANINI İMHA ETME PLANI : DİNZAİ  VER TOPLUMA DİNZAİ, SÖMÜR SÖMÜREBİLDİĞİN KADAR.. CEHALET, BEDELİ KÖLELİK OLAN EN BÜYÜK HASTALIKTIR...  zulme rıza göstermek zulümdür. zulüm kimden gelirse gelsin, zulme karşı durmak adaletin gereğidir.  TARİHİN HER DEVRİNDE, ZALİMLERİN DÜZENLERİ, İNSANLARIN CEHALETLERİ ÜZERİNE KURULMUŞTUR. CEHÂLET nedir? >>>  tdvia.org/dia/ayrmetin.php?id...#1 en büyük terör kapitalizm düzenidir... kapitalizm düzenini kaldırılırsa sistemsel olarak, bütün diğer terörler de biter çünkü tüm diğer terörleri derinden planlayıp uygulayn kapitalizm sömürgeciliğidir... bence asıl ve esas şehitler, toplumsal sömürü düzenine karşı bilinçle karşı çıkıp, zulüm sisteminin insanları köleleştirmesine karşı ayaklanan şerefli ve onurlu insanlardır... devlet için savaşıp ölüyoruz ama o devletin toplumsal sömürü sistemini uyguladığını ve fakirleri zenginlere köle kuran düzeni tesis edip cebren ve zorla dayattığını görmüyorsak o zaman biz de o zulüm düzenine destek oluyoruz demektir... bence asıl ve esas şehit, zulme karşı başkaldıran ve isyan eden ölümüne savaşan şerefli insanlardır... zulme sessiz ve tepkisiz kalmak ve zulmeden aygıtın-devletin düzeninin sürmesi için savaşmak ise büyük bir aldanış ve yanılgıdır... woto.com/mehdi  ŞEHİT, ADALET İÇİN SAVAŞANDIR... ezilen ve sömürülen insanları çok düşünüyorsanız, önce kapitalizm sistemi komple sistemsel yasaklansın ve kaldırılsın dersiniz... zaten Allahın emri de budur... kapitalizmle gariban halkı sömürenler kimlerse dine düşman olanlar da onlardır... ÇÜNKÜ ALLAH, HER TÜRLÜ SÖMÜRÜYÜ KOMPLE YASAKLIYOR... dinin içini bozan din tacirlerini piyasaya süren de sömürücü sınıftır çünkü gerçek dinin kendilerini imha edeceğini çoook iyi bilmektedirler... woto.com/mehdi kapitalizmin sistemsel zulüm olduğunu herkes biliyor ama kimse ayağa kalmıyor... her toplum zulmune sessiz kaldığı düzenin, daha çok ve derin zulümleriyle tanışmak durumundadır... SAHABE: (Sahâbi) Sâhibler. Sâhib çıkanlar.  HZ. MEHDİYE SAHİP ÇIKMAK / DESTEKLEMEK, HZ. MUHAMMEDİ DESTEKLEMEK GİBİDİR. ALLAHIN ELÇİSİ MUHAMMED ŞİMDİ TÜRKİYEDE OLSA, KESİNKES TERÖRİST DENİLİRDİ KENDİSİNE TOPLUMUN %99,999 U TARAFINDAN. HİDAYETTEN YÜZ ÇEVİREN TOPLUMLARA, ALLAH DALALETİ GÖNDERİR. HAKİKATİ ANLAYIP DA HAKİKAT MÜCADELESİNE KATILMAYAN HERKES ZALİMDİR, FİRAVUNDUR. MÜNAFIKLARIN SAMİMİYET DUYGUSU OLMAZ. MÜNAFIKLAR PSİKOPATTIR.  din hizmeti-çalışması-organizasyonu yapıyoruz diye para vb. menfaat toplayanlar en büyük münafıklardır, şirkçilerdir, Allah ile aldatan allahsızlık akımlarıdır... bütün tarikat-cemaat-yapıların üst elit kesimi komple küresel şeytanlık-yahudiyyet-münafıkizm projeleridir, küresel derin deccalizm emrinde çalışan ajan elemanlardır... ÇÖZÜM, herkesin hidayete erip mehdileşme yoluna girmesidir... OKULLAR CEHALET ÜRETİYOR... okullar cehaleti derinleştirmek için icat edilip yaygınlaştırılmıştır... okullarda aktarılan hazır bilgiler insanların cehaletlerini artırır... kaldı ki okullardaki öğretilen ve aktarılan bütün bilgiler sömürücü firavuni sınıfın devletler-kurumlar-şirketler yoluyla insanların neyi-nasıl öğrenmelerini istiyorsalar o şekilde programlanmış eğitimlerdir... dolayısıyla okullar, sömürücü sınıfın toplumu kontrol, yönetim ve sömürme hedefleri doğrultusunda geliştirilmiş öğrenme yaklaşımları ve yolları üzerine kurulu olup köle zihinli insan modeli üretmek amaçlıdır... sosyal sınıflandırma düzenine eşitlikçi-adaletli-vicdani bir çözüm sunmamayı köle-insanların zihinlerine işleyen ve doktrine eden okullardaki çok çeşitli formalardaki köleleştirme eğitimleri, SÖMÜRÜCÜ SINIFIN TARİH BOYUNCA SÜRDÜRDÜĞÜ İKTİDARINI KORUMA VE DEVAM ETTİRME PLANIDIR... kapitalizm psikopatlıktır... kapitalizmi zihnen meşrulaştıran herkes ve kapitalizm düzeninde her türlü işte çalışan herkes zamanla psikopatlaşır... dinler, akıldan çıkma bilgilerdir. dinler, vicdani yasalardır... dinlerdeki bilgiler, o günkü bilim-ilim seviyesini yansıtır çoğunlukla... dinler, vicdani dosdoğruluk hakikatini bildirdiğinden özleri ve esasları temelde aynıdır... felsefe, dindir... dinler birer felsefedir... dinleri tabulaştıranlar dinlerin en büyük düşmanlarıdır, dinleri hiçbir şekilde anlamamış-kavramamış ruhsuzlardır... apartmanlaşma sömürgeciliğine hayır diyelim... tarım alanı dışında en az birer dönümde tek katlı doğal-organik-vicdani olan yatay yapılaşma isteyelim. ( woto.com/yatayev ) her evin bahçesi organik doğal üretimhane olsun... KAPİTALİZMİN APARTMANLARLA İNSANLIĞI HAPSEDİP KÖLELEŞTİRMESİNE KARŞI AYAĞA KALKALIM...  GELİP GEÇMEKTE OLDUĞUMUZ ŞU DÜNYADA YEGANE KALICI OLAN, HAYATA KARŞI HALLERİMİZ VE YAŞANTIMIZLA SÖYLEMİŞ OLDUĞUMUZ, EVRENDE YANKILANACAK OLAN DURUŞUMUZ VE TAVIRLARIMIZDIR... BEDENLER ÖLÜR AMA İNSANIN RUHUNDAN GELEN MANALAR ÖLMEZ, EVRENİN HER TARAFINDA DAİMA YANKILANIR O KARAKTER VE ANLAM... HERKES ŞU HAYATTA BİLİNÇLİ-BİLİNÇSİZ TERCİHLERİYLE BİR RUH OLUŞTURUR KENDİNE VE O RUH, İNSANIN BEDENEN ÖLÜMÜNDEN SONRAKİ ÖZGÜRLÜĞÜNÜ VE MUTLULUĞUNU BELİRLER... masum hayvancanları sevmeyen insanların bütün sevgileri "egoist-bencil-narsist sevgi" dir.... gizlipsikopat.com/toplum-ve-psikopati... hayvanları sevmeyen insanlar psikopattır... sevginin olmadığı yerde muhakkak öncelikle sevmediği şeyin acısına-eziyetine-açlığına-susuzluğuna duyarsızlaşma (kalp katılaşması ve merhametsizleşme) ve zamanla zarar verme duygusu oluşur... HAYVANLARI SEVMEYEN İNSANLAR ZAMANLA PSİKOPAT OLURLAR... kapitalist toplumlarda psikopati oranı en az % 5 dir.... hayvancanları sevmeyen insanlar ikibinyüzlü bencil münafık karakterli ruhsuzlardır... hayvancanları sevmeyenler hakikatte Allahı (tanrıyı, sevgiyi, barışı, adaleti, vicdanı) da sevmezler... hayvancanları sevmeyen münafık karakterli Benmerkezci, soğukkanlı ve pişmanlıktan yoksun psikopatlar, toplumun her alanına karışıyor ve etraflarındaki insanlarda çok yıkıcı etkilere sebep oluyorlar... KAPİTALİZM, HAYVANLARA İŞKENCE EDEN PSİKOPATİK BİR DÜZENDİR... “Diğer ağır klinik bozuklukların yanında, psikopatiyle ilgili çok az sistematik araştırma vakfedilmiştir, buna rağmen psikopati, toplumda diğer bütün psikiyatrik bozuklukların toplamından çok daha fazla sıkıntıya ve bozulmaya neden olmaktadır.” (Robert Hare) ... Yaşadığımız sistem, insanları uyutma, sömürme, kullanma, harcama, aldatma, yok etme sistemi. Araştırmalar kapitalist toplumlarda psikopati oranının çok yüksek (yaklaşık %4), fakat örneğin, budist bir toplumda çok az (yaklaşık %0,1) olduğunu gösteriyor. Budist toplumlarda daha mı az psikopat var emin değilim ama psikopatlar için yaşam koşullarının daha elverişsiz olduğu muhakkak. Kapitalist toplumlarda psikopati özellikleri değer kazanıyor, hatta pek çok alanda ve meslekte takdir de görüyor. Tamamen ben merkezci, bir diğerini ezip geçmenizi öneren sloganlar psikopatlara hazır özür kaynağı sağlıyor. Özellikle bizim toplumumuzdaki cinsiyetçi kültürün psikopatlara sağladığı avantajlar da cabası… KAPİTALİZM PSİKOPATLIK SİSTEMİNİN YIKILIŞI HAYVANCANLARI SEVMEYLE BAŞLAR... hem bireysel hem toplumsal olarak hayvancanları sevdiğimizde işte o zaman gerçekten canayakın insanlığımızı ve kalbimizi-ruhumuzu keşfedeceğiz... SELAMLARIMLA... ( woto.com/mehdi )  **** parayla bir canlıyı satın alan, parayla kendini de satar... RUH, PARAYLA SATIN ALINAMAZ VE SATILAMAZ... RUHSUZ İNSANLAR ANCAK PARAYLA BİR CANLIYI SATIN ALIR VEYA SATAR... ****  kedilerin olduğu yere şeytan yanaşamaz... şeytan kedilerden kaçar... kedi sevgisi, tanrının ruhumuza koyduğu tanrıyı bilebilme merakı ve isteğinin kalbimizdeki yankısıdır... tanrı, insanlara kedi suretinde görünür... kediler, mehdiliği temsil ederler. kedilerin yaratılış görevi, insanların kalbine insanlık yüklemektir... kedileri ve diğer tüm canlıları beslemek aslında ruhumuzdaki yüce insanlığımızı beslemek demektir...  kapitalizm düzeninde yaşayanların hiçbir imanı ve ibadeti geçerli değildir... firavuna kölelik yaparak Allaha kul olunsaydı musa mısırdan çıkmazdı... CENNET = ALLAH demektir... bunun haricinde bir cennet denen bir yer yoktur... ALLAHA ULAŞMAYI DİLEYEN İNSANLAR ALLAHA ULAŞMA YOLUNA GİRERLER... DÜNYADA ALLAHA ULAŞAMAYAN RUH, ÖLÜMDEN SONRA EBEDİ IZDIRAPTA KALIR, ALLAHTAN LANETLENEREK KOVULMUŞ VE UZAK OLARAK... DÜNYADA ALLAHA ULAŞAN RUHLAR ÖLÜMDEN SONRA HER DAİM ALLAH İLE OLURLAR... İŞTE ALLAHA İLE HER DAİM OLMAK DEMEK OLAN HAL CENNETİR...  ALLAHA ULAŞMAYI DİLEYEREK GAYRET EDİP İLAHİ YARDIMLA VE FEYİZLE HİDAYETE ERENLER, DÜNYADA VE AHİRETTE HER DAİM ALLAH İLE KONUŞUR VE GÖRÜŞÜRLER... ALLAH İLE OLMAK CENNETTE OLMAK DEMEKTİR...  cennet ve cehennem, dünyada yaşayan ruhun-kalbin dünyada iken tanrıya ulaşıp ulaşamamasının ruhsal halidir...  ruh, yaşarken hakkı akledip düşünerek tanrıya ulaşıyorsa yaşarken cennete-tanrıya ermiş-ulaşmış-bulmuş olur, bedenen ölünce de ruhen her daim tanrı ile olma halini korur, işte buna cennet diyoruz...  yaşarken haktan yüzçevirip tanrıya ulaşmazsa o zaman hem yaşarken hem de öldüğünde ruhen derin bir acı-ızdırap-işkence halinde bulunur ki buna da cehennem diyoruz...  TANRI İNSANLARLA OLAN MUAMELESİNİ SÜNNETULLAH YASALARI ÇERÇEVESİNDE DÜZENLER... insan ne yaparsa o halin ruhsal karşılığı bellidir...  hakikatte madde-beden yok gibidir, hayalidir... bedensel görüntüde ruhsal bir imtihandır dünya... Allahı gerçekten gönülden sevenlerle, gönülden sevmeyenler bir olmaz..
1
3