Niyeyse kitabın içine giremedim bir türlü. Anlatılan şeyler birbirinden çok kopuk gibi geldi. Bazı yazılar çok akılda kalıcı olmasına rağmen bazıları öylesine yazılmış gibiydi.
Kitabı daha önceden almama rağmen bu yaşımda okudum ve iyi ki bu yaşımda okumuşum dediğim kitap. Çünkü yaşım daha küçükken bu kadar iyi anlamayacaktım belki. Annemiz her zaman kıymetli ve annemiz her zaman haklıymış meğersem. Büyüdükçe küçükken yaptığın şeylerin aslında ne kadar anlamsız olduğunu görüyorsun ve yine büyüdükçe annenin gözünden bakabiliyorsun artık hayata. Anneler kıymetlidir ve anneler hep haklıdır.
Bana göre kimse hayatında bu kadar saplantılı kimseyi sevmemeli. Her şeyin aşırısı her zaman zarardır. Bir kadının karşısındaki insanın hiçbir şey yapmamasına rağmen ona bu kadar saplantılı bir şekilde bağlanmasını konu alan bir kitap, bir yazı var karşımızda. Sürükleyici bir yazı kaleme alınmış kitapta. Bir kadının mektubundan oluşan bu kitap, bizi acaba biz de bir başkasına böyle davrandık mı ya da bizim de beklediğimiz şeyler bunlar mı diye sorgulamaya itiyor.
Bir insanın geçmişini tümüyle geride bırakıp daha iyi daha güzel bir hayata geçiş aşamasını anlatan bu kitapta Kiraz, önündeki hayata nasıl odaklanıp dört elle sarıldığını anlatıyor. Peki geçmişi geride bırakan Kiraz gerçekten yaşadığı şeyleri unuttu mu? Yoksa onları olduğu yerde bırakıp yoluna devam mı etti? Yazar yine bizi o güzel eserinin devamında Kiraz ile baş başa başka bir yolculuğa götürüyor. Yolculuk bitmesin diyeceğiniz bir başka eser bu eser.
Yıl 2020 ve hala güncelliğini koruyan bir kitap bu kitap. İşte yazar bu yüzden ölümsüz. Bir insanın hayatında değiştirmek istediği şeyleri anlatan, yapmak isteyip yapamadığı ne varsa onun için uğraştığını gösteren ve onun savaşını veren bir roman kahramanı Kiraz. Bu kızın hikayesi çok eskiden beri aklıma yer etmiş ve mutlaka okunması gereken bir hikaye. İyi ki karşıma çıkmış da bu romanı okumuşum dedirten romanlardan.