Okur
Kör Kayıkçı
bir alıntı ekledi.
Ayın Göbek Çukurunun Yeri
Bir geleneğin gelişiminin köklerinin büyük ölçüde ekosisteminin içinde yattığına kararlı bir şekilde inanırım. Meksika ekvatordan çok uzakta değil, o nedenle de yıl boyunca günün ve gecenin uzunluğu arasında büyük bir fark yoktur. Eski Meksika'da, gün 20 parçaya bölünmüştür. Her biri aşağı yukarı 72 dakikadan oluşur, bu da gün için 11 parça, gece için 9 parça anlamına gelir ve yılın büyük bir bölümü boyunca sabittir. Karanlık günün neredeyse yarısında etkili olarak rüyaların dünyasına ve nagual'e yer açar. Bu nedendendir ki nagual, tonal kadar önemli olmuş ve eski dünyanın en sofistike rüya kültürlerinden birini ortaya çıkarmıştır. İnanılmaz olan şu ki Meksikalılar da dahil olmak üzere neredeyse hiç kimse "Meksika" kelimesinin anlamını bilmez. Nahuatl kelimeleri olan metztli, xictli ve co kelimelerinden gelir ve bu kelimeler sırayla "ay", "göbek deliği" ve "yer" anlamına gelir. Birleştirildiklerinde, "ayın göbek deliğinin yeri" anlamına gelirler. Bu, rüyacıların ve rüya görürken uyanık olanların toprağıdır. Maya ve Toltek piramitlerinde en sık rastlanan konumlardan biri tezcatzoncatl'ınkidir ya da chac (sayfa 164’te bunu açıklayacağım). Bu, ayın adlarından bir diğeridir ve aynı zamanda geriye yaslanmış ve göbek deliğinde Tüten Ayna'yı temsilen bir ayna ya da su kabı tutan bir figürdür. Bu figürler genellikle tapınakların tepesine yerleştirilmişlerdir ve şimdi bile bir tanesini Chichen ltza'da, bir rüyacı ya da nagual olma ya da en azından nagualizm çalışan biri olma yazgısını sembolize ederken görebiliriz.
Sergio Magana Ocelocoyotl
Sayfa 37 - Butik Yayıncılık
3
Kör Kayıkçı
bir alıntı ekledi.
Güneş ve Ay
Bu öğretiler ayrıca Tenochtitlan'daki antik Mayor Tapınağı'nda da resmedilmişti. Bu tapınak Huitzilopochtli'ye, Mexihcas tarafından geliştirilmiş ana enerjiye adanmıştı. Bu, tonal'de savaşçının disiplini ve yükselen güneş, nagual’de sola doğru uçan, rüyalarımız esnasında zayıflıklarımızın üstesinden gelmemiz ve potansiyelimize ulaşmamız için bizi yönlendiren sinekkuşuydu. Denir ki Coyolxauqui olarak adlandırılan ve ayın fazlarını temsil eden, parçalara doğranmış bir ay heykeli başlangıçta tapınağın merdivenin altına yerleştirilmiş. Üzerinde yükselen güneş, günbegün ayı mağlup ederek büyük yazgısını yerine getiriyor, aynı bizim de nagual'imiz aracılığıyla tonal'imizi değiştirerek güneşimize ulaşmak için ayın ve karanlığın üstesinden gelişimiz gibi. Şunu netleştirmek isterim ki dişi ayın eril güneş tarafından mağlup edilmesi eril ve dişil ikiliğe işaret etmiyor. Nahuatl geleneği cinsiyetin çok ötesine uzanır. Ay ve güneş için eril ve dişil isimler vardır, bu amaç için var olan her şeyde olduğu gibi. Örneğin, ayı yöneten yapı Black Tezcatlipoca ya da Tüten Ayna, rüyaları yöneten en önemli enerjidir ve bu, aya eril ismini verir. Ancak kadim gelenekler eril ve dişil hakkında konuşmaz, daha ziyade uyanık ya da uyur halde olmak, yaşıyor ya da ölü olmak hakkında konuşur.
Sergio Magana Ocelocoyotl
Sayfa 36 - Butik Yayıncılık
7
Kör Kayıkçı
bir alıntı ekledi.
Tonal ve Nagual
Nagual iki kelimeden gelir: nehua, "Ben" anlamına gelir ve nagualli, "genişletilebilir" anlamına gelir. Eski kozmolojide, tonal'in ötesine genişletilebilen her şeyi, yani gerçekten kim olduğumuzu ifade eder. Tonal sadece güneş enerjisiyle yönetilir ama nagual bütün Evren'in enerjisiyle yönetilir ve temel olarak da Ay'ın, Venüs'ün ve Pleiades'in. İnsan boyutunda, bu enerjiyi, soğuk Ay'ın ışığına benzer, mavimsi gri renkte bir ışık olarak fark edebiliriz. Uyanıkken göbek çukurunun etrafındadır ama uyurken ya da değişmiş bir bilinç durumuna girdiğimizde yukarı, başın etrafına doğru yer değiştirir. Nagual bizim içerisinde rüya gördüğümüz uyuklama dünya­sını gezen enerji kitlesidir. Bu nedenle uyurken ve rüya görürken bir şeyleri farklı algılarız. Nagual ayrıca Mitclan'a, ölüle­rin topraklarına ve diğer dünyalara gitmemize izin verir. Bir başka deyişle uykudayken bu günlerde ruh olarak bilinen şey olmaya çok yakınızdır. Nagual ikili karaktere sahiptir: Yaratım ya da yok etme üzerine rüya görebiliriz. Ayrıca ölüler diyarında eski kalıplarımız, oryantal kültürde karma ya da darına olarak bilinen eski rüzgarlar üzerine rüya görebiliriz. Geleneklere göre insanoğlu için en büyük utanç tonal ve nagual'in ayrılmasıdır. Şu anda bizim alanımızda, yumurtamız ya da auramızda ayrılar. Uyanıkken tonal'in enerjisi başımızın üzerinde ve nagual'in enerjisi de göbek çukurumuzun çevresinde hareket eder, birbirlerinden farklı yönde daireler çizerek ve asla bir araya gelmeyerek. Uyurken tonal nagual'i ciğerden dışarı zorlar ve nagual yukarıya, başa doğru hareket eder. Buradan rüyaların dünyasına yayılır, algımızı uyurken ölülerin diyarını, Mitclan'ı içine alacak şekilde genişletir. Sabah, uyanmadan önce nagual tonal'i ciğerden dışarı zorlar, tonal yukarıya başa doğru hareket eder ve bir kez daha olduğumuza inandığımız kişiye, tonal'de kendimiz için yarattığımız kimliğe geri döneriz. Eğer birçok kişi gibi rüyalarımızı hatırlamadan rüya görüyorsak ve bunu uygun bir eğitimle değiştirmezsek rüyalarımız biz ölene kadar, tekrar tekrar geleceğimiz olacak. Geleneklere göre bu süreç "ayın görünmez hapishanesi" olarak bilinir. Bu, gerçek Ay'dan ziyade nagual'i ve kendi rüyalarımızı ifade eder. Atalarımıza göre Yeryüzü'ndeki her insanın misyonu, Ay'ın hapishanesini yıkmak ve kendi rüyalarının, kendi hayatının kontrolünü eline almaktır.
Sergio Magana Ocelocoyotl
Sayfa 33 - Butik Yayıncılık
2
Kör Kayıkçı
bir alıntı ekledi.
Tonal ve Nagual
Nagualizm'i ve bize nasıl geldiğini göz önünde bulundurmadan önce, öncelikle bütün gelenekteki iki kelimenin ne anlama geldiğini anlamamız gerekiyor: tonal ve nagual. Tonal Tonatiuh'tan, güneşten, ısı üretenden geliyor. Meksikalı atalarımıza göre, kozmos bütün insanlarda tezahür eder. Kozmik sıra bizim kendi sıramızdır. Dolayısıyla güneş ısı ürettikçe, bizim teotl'ımıza, enerjimize, bilgi saçar. Sonrasında, insan boyutunda, tonal ısı üreten bir enerji kütlesidir, aynı güneş gibi. Uyanıkken ve/veya bilinçli bir durumdayken başımızın etrafında kehribar rengi bir ışık olarak görülebilir ve o zaman algımızı yönetir. Bu gücü sağlayan güneş olduğu için bir odada toplanan bir grup insan, örneğin, aynı "gerçeği" görür - güneşin onların görmesini sağladığı şeyi. Öte yandan o odada uyuyan bir insan tamamen farklı bir gerçek görür -rüyasını- çünkü onun tonal'i başının üzerinde değildir ve algısını yönetmiyordur. (Bu, nagual yolunda olan ve algısını isteğe bağlı olarak değiştirebilen bir kişi için de geçerlidir.) Özetle tonal, fiziksel maddeye ve beş duyumuza bağlı algıdır. Güneş ışığı tarafından yönetilir ve uyanıkken zaman ve mekandaki kimliğimizi ve konumumuzu yaratmakla yükümlüdür.
Sergio Magana Ocelocoyotl
Sayfa 32 - Butik Yayıncılık
2
"Toltekler, rasyonel zihinlerini bilgi, bilim ve refahları adına araçlar yaratmak için kullandılar. Aynı zamanda bilinçlerinin sol kısmıyla (nagual farkındalığı) yaşam deneyimine de saygı gösterdiler. Bu aynı zamanda sağ kısımları (tonal, rasyonel zihin) için anlaşılmazdı. Onlar gizemin mevcudiyetinden rahatsız olmuyordu; gizemi yaşamlarının ayrılmaz bir parçası olarak sevmeyi öğrendiler." V.Sanchez
13