Giriş Yap
Bâbıâli
Osmanlı Devlet yönetiminde sadrazam merkezli hükümet biriminin adıdır. Kelime olarak "yüce kapı" anlamına gelmektedir. Türk idare tarihinde "kapı" hakanın veya sultanın başında bulunduğu yönetim merkezi anlamında kullanılmıştır. Bu yaklaşımla Topkapı Sarayı'ndaki Divan-ı Hümayun için de "kapı" terimi kullanılmıştır. Sadrazam merkezli yönetim yeri anlamında Kapı, Paşa Kapısı, Vezir Kapısı özellikle de 18. yüzyıl sonlarından itibaren Babıali isimlerinin yaygınlığı bilinmektedir.
1 yorumun tümünü gör
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Elinde ulak hükmü olanların her yerde kendisini ve atını halka besletmek ve sahibinin rızası olmadan atlara el koymak suretiyle halkı nasıl mağdur ettiğini, Topkapı Sarayı Arşivi’ndeki raporlardan bir çok güzel şekilde anlatmaktadır.
Sultanın Casusları, Emrah Safa GürkanSayfa 200 - Kronik Kitap-14.Baskı,Şubat 2022,İstanbul
İbrahim Hakkı Konyalı'nın dilinden Şehzade Abdülhamid;
Küçük yaşlarından beri kılıç kalkan kullanmaya, yay kurmaya, şimdi Topkapı Sarayının silah galerisinde teşhir edilen gürz, şeşper ve halter ile idman yapmaya meraklı idi. Abdülhamid gençliğinde her sabah günde beşer darbe artırarak mermeri tokatlamak suretiyle yay çekme idmanı da yapardı.
Bütün Alıntılar
VAN GOGH TABLOSUNUN ALTINDAN OTOPORTRESİ ÇIKTI İskoçya Ulusal Galerisi’ndeki konservatörler, Van Gogh’un “Köylü Kadın Başı” tablosunun x-ray filmini çektiklerinde büyük bir sürprizle karşılaştı. 1885’te tamamlanmış olan tablonun öbür yüzünde Hollandalı ressamın daha önce hiç bilinmeyen bir otoportresi yer alıyordu. Otoportrenin birkaç katman tutkal ve karton yardımıyla saklanmış olduğunu gören konservatörler, bunun 20. yüzyılda bir sergi için hazırlanırken koruma amaçlı yapıldığını düşünüyor. Müze görevlileri bu mütevazı eserden böyle bir sürpriz beklemediklerini, x-ray sonuçlarında Van Gogh’un otoportresinde kullandığı beyaz pigmentlerin oldukça belirgin olduğunu söylüyor. Ressamın portre çalışmak için model tutmak yerine kendi portresi üzerine çalışmayı tercih ettiği biliniyor. Bu yeni eserinin Van Gogh’un hayatıyla ilgili yeni bilgiler sağlayabileceği umuluyor. 12 CENGİN HAN’IN TORUNUNUN YAZLIK SARAYI VAN’DA ORTAYA ÇIKTI Arkeologlar, Cengiz Han’ın torunu Hülagü Han’a ait olabileceği düşünülen yazlık sarayın kalıntılarını keşfettiler. Van’ın Çaldıran bölgesinde devam eden kazının hangi yapıya ait olduğu henüz kesinlik kazanmasa da kalıntılar arasında sırlı seramik, toprak kap, porselen, tuğla ve kiremitlerin olmasının ihtimalleri yükselttiği belirtiliyor. 1217-1265 yılları arasında yaşamış olan Hülagü Han’ın İlhanlıların hükümdarı olduğu dönemde Çaldıran’da bir saray inşa ettirdiği tarihsel kaynaklarda geçiyor. Kalıntılar arasındaki kiremitlerde bulunan ve Moğol imparatorlarının güç sembolü olan svastika ya da tamga olarak da bilinen ‘s’ harfine benzeyen semboller Hülagü Han’a işaret ediyor. 13 Topkapı Sarayı’nın yapılışı, Divan-ı Hümayun’un kuruluşu ve bir evrak hazinesi yani devlet arşivi 1470’lerde başlamış. Bu, Osmanlı Devleti’nin temelidir. 34 Arap ve İslam dünyasında, Osmanlı padişahlarının halifeliği hiçbir zaman kabul edilmemiş, meşru sayılmamıştır. Çünkü halifelik için başta Hazreti Muhammed’in mensup olduğu Haşi- moğulları soyundan olmak koşulu vardı. Hazreti Mu- hammed’le aynı soydan ve doğal ki “Arap” kökenli öz Arap olmak şarttı. Yavuz Sultan Selim, Mısır’ı alın- ca oradaki halifeyi İstanbul’a getirmiş ve bir törenle halifeliği devralmıştı anlatısı uydurmadır. Çünkü Mı- sır’dan getirilen halifenin bu sanını Yavuz’a devretti- ğine dair Osmanlı tarihlerinde kayıt yoktur. 39 Hans Pfeffermann’ın “Rönesans Papalarının Türklerle İş Birliği” eserini Kemal Beydilli çevirdi. Koca Vatikan Devleti’nin cari harcamaları düpedüz Bayezid’in ke- sesinden çıkmış. Yani “Cem’i bırakmayın, tutun” şan- tajı karşılığı. Çok kötü. Orada çok açık görünüyor bu. Öyle oldu. Osmanlı dış siyasetini bile etkiledi bu rehin işi. 44 Eğer kültürü ve iyi bilgiyi mümkün olduğu kadar çok insana yayarsanız; bu, teh- likeli bir anda toplumu bir arada tutar 69
Reklam
·
Reklamlar hakkında
480 syf.
·
Beğendi
·
9/10 puan
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
"Büyük adamların pek azı böyledirler; ama daha azı vefatlarından sonra dahi özlenirler. Bizim özlediğimiz gibi..." Merhabalar, bugün İlber Ortaylı'nın "Gazi Mustafa Kemal Atatürk" adlı kitabıyla geldim. Kitaba geçmeden önce İlber Ortaylı'yı biraz tanıyalım. Yazarımız 1947'de Avusturya'nın Bregenz şehrinde doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ile Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü'nü bitirdi.Viyana Üniversitesi'nde Slav ve Doğu Avrupa dilleri hakkında öğrenim gördü. Chicago Üniversitesi'nde yüksek lisans çalışmasını Prof. Dr. Halil İnalcık ile yaptı. Tanzimat Sonrası Mahalli İdareler ile doktor,1979'da Osmanlı İmparatorluğu'ndaAlman Nüfuzu çalışmasıyla da doçent oldu. 1983'te istifa etti. Viyana, Cambridge, Oxford ve Tunus üniversitelerinde misafir öğretim üyeliğiyle birlikte seminer ve konferanslar verdi. 1989'da Türkiye'ye dönerek profesör oldu.1989-2002 yılları arasında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nin idare tarihi anabilim dalının başkanlığını yaptı. Ayrıca 2005-2012 yılları arasında Topkapı Sarayı Müzesi Başkanlığı görevini sürdürmüştür. 2002-2014 yılları arasında Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde Hukuk Tarihi dersleri veren Ortaylı, halen bu üniversitede öğretim üyesi olarak ders vermeye devam etmektedir. Almanca,İngilizce, Fransızca, İtalyanca, Rusça ve Farsça dillerini bilen Ortaylı, Uluslararası Osmanlı Etüdleri komiteleri yönetim kurulu ve Avrupa İranoloji Cemiyeti üyesidir. *************************** Gelelim kitabımıza :) Gazi Mustafa Kemal Atatürk kitabının başında, yazarımızın bu kitabını torununa ithaf ettiği yazıyor. Kitap, sekiz bölümden oluşuyor. Ata'mızın hayatını okurken, bir yandan da Osmanlı İmparatorluğu'nun ve dünyanın o dönemdeki ekonomik, sosyal vb durumları da anlatılıyor ki bu çok önemli bir şey. Çünkü bir olayı ya da hayatı okurken arka planda neler olduğunu, yaşandığını bilmek de gerekiyor. Ve bu kitapta bunu fazlasıyla hissediyorsunuz. Bir tarihçinin bilime dayanarak yazdığı satırları ve arada kendi birikimiyle yaptığı yorumları okumak muhteşemdi. Kitapta Atatürk hakkında bildiğim şeyler vardı ama bilmediğim şeyler de vardı. Çok akıcı bir dille yazılmış, öğretici bir kitap olduğunu söylebilirim. Arkada kaynakça ve sözlük kısmının olması da okuyucu için güzel detaylar. Ayrıca kitap Atatürk'ün hayatının çeşitli evrelerindeki hallerinin olduğu fotoğraflarla da desteklenmiş. Ben okurken çok severek ve beğenerek okudum. Herkese tavsiye ediyorum. Atatürk'le ve sevgiyle kalın dostlar.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
8.9/10 · 9,2bin okunma
·
2 yorumun tümünü gör
2
262
2.620 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.27.30