• 192 syf.
    ·17 günde·Puan vermedi
    1K OKUMA GRUBU TOPLUM SÖZLEŞMESİ BULUŞMASI:

    Okuma grubumuz bu ay insanlığa yön vermiş devrimlere neden olmuş figüranlardanJ.J. Rousseau dan Toplum Sözleşmesi kitabını masaya yatırdı. Biraz ağır bir kitap olmasına rağmen çok konuşulması gereken bir kitaptı. Bakışını derinleştirenlere ve beynini biraz karıştırma cesaretini gösterenlere önerilir.
    Grup olarak şu sorulara cevap bulmaya çalıştık:

    *Toplum sözleşmesi*
    Soru 1:
    Her şeyin yasa gücüyle tesis edildiği bir toplumda savaş olmayacağına katılıyor musunuz, sizce bu durumla savaş arasında bir bağlantı var mıdır?
    Soru 2:
    bir insan topluluğuna toplum diyebilmemiz için kamusal yarar amacını ve_ _politik bütünlüğü içerisinde barındırmalıdır"_ görüşü hakkında ne düşünüyorsunuz, toplum sıfatını haiz olmanın başka alternatifleri sizce var mıdır?
    Soru 3:
    "kimse kendine verdiği sözden sorumlu değildir"_ kuralının bütüne verilmiş söz için uygulanamayacağını savunan Rousseau'ya katılıyor musun, işbu sözler arasında fark var mıdır /ne gibi farklılıklar vardır?
    Soru 4:
    Rousseau manevi özgürlükle ( bkz: syf 18,19) ne anlatmak istemiştir , manevi özgürlüğün insanı kendi kendinin efendisi yapacağı saptamasına katılıyor musunuz ?
    Soru 5:
    Eğemenliğin devredilemez olduğunu düşünen Rousseau devletin inorganik bir yapıda olduğunu savunmuştur Rousseau'ya göre devredilen şey nedir , bahsi geçen edimle ,eğemenliğin farkı nedir ?
    Soru 6:
    Herkesin istemi" ile "genel istem" farkı nedir ?
    Soru 7:
    Aristo insanların eşit yaradılışta olmadığını kiminin köle olmak için kimiside efendi olmak için dünyaya geldikleri sözüne neden katılmıyorsunuz? İlk köleleri köle yapan kaba güçse onları kölelikte tutan korkaklık ise, peki onları kölelikten kurtaran ne olacaktır?
    Soru 8:
    Her türlü güç tanrıdan gelir ama bütün hastalıklarda ondan gelir böyle diye hekim çağırmak tanrının işine karışmak başkaldırış olmaz mı, neden?
    Soru 9:
    Efendinin köleyi öldürme hakkı vardır. Ancak efendi onu öldürmez doğal olarak düşman olmazlar aralarında barış vardır. Buna dayanarak er geç savaşa yol açan aralarındaki bu samimiyetsiz ilişkiden mi çıkar yoksa olaylar arasındaki ilişkiden mi?
    Soru 10:
    İnsanlara yasalar vermek için tanrılar gerek ve yasacı makineyi bulan mühendistir kralsa onu kurup işleten sözlerinden çıkarımınız nedir?
    Soru 11:
    Toplum herzaman genelin iyiliğini ister ancak kandırılmaya çok elverişlidir çünkü o anlaması kıt bir köre benzer bu yüzden yasacı yönetimde olan üstün zekalı olması gerekir onu kandırması için peki toplumu en çok kandıran kişinin başarılı olduğu yönetim şekli ve doğru mudur?
    Soru 12:
    İnsanlar gibi toplumlarda gençken yumuşak başlıdır yıllar gectikçe yola gelmez olurlar artık onu değiştirmek tehlikeli ve boşunadır sözüne katılıyormusunuz yoksa bir çözümü var mıdır?
    Soru 13:
    Tıpkı uzun bir kaldıraç ucunda bir nesnenin ağılsşması gibi büyük devletler küçük devletlere göre daha zayıftır peki bu zayıflık hangi alanlarda baş gösterir?
    Soru 14:
    Gercek demokrasi bir nebzesi için küçük toplum şarttır ancak gercek demokrasi asla var olmamıştır ve olmayacaktır demokraside sandığa gidişte sadece özgürlük vardır ondan sonrası büyük bir soru işareti bu tespiti değerlendirebilir miyiz?
    Soru 15:
    Tehlikeli özgürlüğü kölece rahatlığa değişmem sözü sizin için ne anlamı var niye ruso hep içimizde hergün tekrarlamalıyız diyor sizce?
    Soru 16:
    Özetle rusoya göre ideal toplum ve devlet şekli nasıl dır?

    Toplantıdan Kare:
    https://www.instagram.com/...?igshid=a1txse7zxk6l
  • Diyarbakır 1k ekibi olarak 26 Mayıs günü buluşmamızı gerçekleştiriyoruz tüm kitapseverleri bekliyoruz..

    GÜNDEM:
    --''Toplum Sözleşmesi" Kitabının incelenmesi
    --Moderatörün sorularına cevap arayışı

    YER: ''DB KİTAP EVİ ''(Ofis Buket Lahmacun aşağısı)

    SAAT:14:00
  • 80 syf.
    ·2 günde·Puan vermedi
    Uygarlık ne demek?...
    Ülkelerin ya da dolayısıyla toplumların düşünce, sanat, akıl ve bilimle buluşması ve tüm bu nitelikleriyle bütünleşerek ilerlemesi.
    Yerleşik hayata geçişle birlikte buzulların sona ermesi, ateşin, tarım alanlarının, su kaynaklarının bulunması ve Yeniçağ...
    Derebeyliklerin yıkılıp Krallıkların güçlenmesi, coğrafi keşiflerle birlikte sömürge alanlarının oluşması, rönesans, reformlarla skolastik düşünce yerine bilimin geçmesi vs...
    İşte tüm bunlar yaşanmışken, yaşanıyorken;
    müzik, sanat ve siyaset olmak üzere birçok alanda kendini gösteren Fransız filozof Jean-Jacques Rousseau , bir soruya cesaretle yanıt verir.
    “Bilimlerin ve sanatların gelişmesi ahlakın düzelmesine yardım etmiş midir?”
    HAYIR
    Dijon Akademisi’nin 1749’da sorduğu bu soruya verdiği yanıtla birinci seçilmiştir.
    Aykırı gelse de, dayandırdığı tezle birlikte bu yanıta ömrünce sahiplenmiştir.
    Rousseau’a göre uygarlık, insanı kendi özünden uzaklaştıran, kendi doğasından koparan bir unsurdur.Tam tersi aydınlanma çağında yaşamış olmasına rağmen sanat ve bilimin erdemli ve ahlaklı insanı yozlaştırdığını, yok ettiğini iddia etmiştir.
    Aydınlanmayı ve ilerlemeyi insan odaklı değerlendirmiş, doğallığın bozulmasından sorumlu tutmuştur.Bilim ve sanatın ve beraberinde getirdiği lüksün, Yeniçağ insanının istençlerini oluşturduğunu, arttırdığını ve sonucunda yapay insana dönüştüğünü ileri sürmüştür.
    Modern demokrasinin atası sayılan Rousseau, 11 yıl sonra gerçekleşecek Fransız Devrimi’nin de esin kaynağı olmuş, ‘İnsan Eşitsizliğinin Kaynağı’ ve ‘Toplum Sözleşmesi’ eserlerinde ( manifesto niteliğindeki) de;
    istençlerin, paranın, insanların nasıl vahşi bir varlık olabileceğini sözünü esirgemeden dile getirmiş bir filozoftur.
    Rousseau’ya göre tüm insanlık eşit doğar ve zenginlik erdem sayılmaz bilakis yoksul insanların erdemli olduğuna inanır.
    İnsanların kendini başkalarına beğendirme çabası içine girmemelerini, erdem ile lüksün, süslü sanatın ilişkileri olmaması gerektiğini, sade, yalın, olduğun gibi olmayı doğru bulamaktadır.
    Rousseau doğal insanı arar, ilk insanı, erdemli, ahlaklı insanı arar, bilgi ile erdemin doğrudan bir ilişki olmadığını söyler.
    Bu fikirlerin doğruluğunu ya da yanlışlığını söylemeyi kendimce doğru bulmuyorum, haddime de değil..
    Onun sözleriyle noktalamak istiyorum.
    “İnsan özgür doğar, oysa her yerde zincire vurulmuştur.”
    Jean-Jacques Rousseau
    (Toplum Sözleşmesi’nden)
    Kitapla kalın