Emir Yıldız

📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İsrail tarihçisi Samuel Tancer İran Yahudilerinin İslamiyet'e ve Babailiğe geçmeleriyle İran toplumu içinde asimile olmamaları arasında bağ kurmuştur. Tancer bu konuda şunları söylemektedir: ''Yahudilerin İran toplumu içinde asimile olmasını sağlayan iki temel faktör vardır. Bunların birincisi 19. yüzyılın ortalarında İran Yahudi'lerinden büyük kitlelerin sosyal adalet ve eşitlik propagandası yapan Bahailiğe geçmeleridir. Zira Yahudiler bu mezhebin mesajları içinde özlemlerini bulmuşlar ve Babailiğin ülkede yayılmasıyla durumlarının iyileşeceğine inanmışlardır. Ancak Bahailik İran'da Şii liderlerin aşırı muhalefetine maruz kalmış bu yüzden Yahudilerin ümitleri suya düşmüştür. Bu asimilasyonu getiren ikinci faktör ise Yahudilerin kimilerinin kitleler halinde isimlerini değiştirerek İslamiyet'e intisap etmeleridir. İran Yahudilerinin din değiştirmedeki maksatları İran toplumu içinde durumlarını iyileştirme ve feraha çıkma düşüncesidir. Kaçar hanedanı döneminde Yahudilerin İslamiyet'e geçişi yaygındır. Pehleviler zamanında ise daha önce din değiştiren Yahudi kökenli kişilerle din değiştirmeyip bir azınlık oluşturan Yahudilerin ilişkilerinde bir kesilme olayı göze çarpar.''
Sayfa 34 - Mana Yayınları, 1. Basım, 2017, İstanbul·Kitabı okudu
Ayrıca Yahudi bir oryantalist olan Golat Tsiher, Yahudilerin Bahailiğe karşı tutumunu şöyle dile getirmektedir: Bazı aşırı Bahailik taraftarı Yahudiler Bahailiğin kökenini eski kutsal metinlere dayandırarak Bahaullah ve Abbas'ın ortaya çıkışına aşırı şekilde inanmışlardır. Bu iki şahsiyetin söylemlerini Yehova'nın ayetleri gibi kabul etmişlerdir. Bahailik öğretileri arasında mevcut olan dünyayı kurtaracak birinin geleceği inancını Yahudi Mesih inancıyla bağdaştırmışlar bu akideye Tevrat ve İncil'de kanıt aramışlardır. Bahailer ve Yahudiler ileride garip isimli bir çocuğun doğacağına, omzunda peygamberlik mührüne sahip bu çocuğun barışı sağlayacak lider olacağına inanmışlardır.''
Sayfa 33 - Mana Yayınları, 1. Basım, 2017, İstanbul·Kitabı okudu
Ebu'l-Fadl el-Cerfatgani ''Bahai Delilleri'' isimli kitabında şunları kaydetmiştir: ''İran'daki Yahudiler bu kitabı (Bahai kutsal kitabı) her gün pür dikkat okumuşlar ve bütün işlerini bu kitaba göre düzenlemişlerdir. Bütün servetlerini de zikredilen Yüksek İsrail Ülküsü yolunda harcamaya başlamışlardır. Kitabın müjdelediği şeyleri kanıksayıp hayatlarını ona göre düzenlemişlerdir. Yahudiler Hz. İsa'nın ortaya çıkacağını hiçbir zaman onaylamamışlar, bu inancın Hıristiyan müfessirler tarafından üretilip abartıldığını ileri sürmüşlerdir.
Sayfa 32 - Mana Yayınları, 1. Basım, 2017, İstanbul·Kitabı okudu
Yeniden minik bir çocuk olup cemaat namaz kılarken aralarından güle oynaya geçmek istiyorum. Bugün bunu yapan çocuklar çok eğleniyorlardı :)