• Şarkılar bilirim çığ tutmuş
    Resimler, heykeller, destanlar
    Usta ellerin yapısı
    Kolsuz, yarı çıplak Venüs
    Trans-nonain sokağı
    Garcia Lorca'nın mezarı,
    Ve göz bebekleri Pierre Curie'nin
    Kar altındadır.
    Ahmed Arif
    Sayfa 16 - Metis Yayınları
  • İnsanların yapılan önerilere eleştirel bakmadan uydukları her yerde trans vardır.
  • Omega-3’ün hayatımızdaki yeri tartışılmaz

    Anne karnındaki bebekten, gençliği korumaya, cilt güzelliğinden kalp krizine önemi, herkes tarafından kabul ediliyor. Ediliyor da, acaba aldığımız omega-3 bizleri yeterince koruyor mu? Stanford Üniversitesi’nden Prof. Dr. Harris ve Münih Üniversitesi’nden Prof. Dr. Von Schacky, bu sorunun cevabını bulmak için omega-3 testini geliştirmiş. Ülkemizde de kullanılan bu test, kandaki omega-3 miktarını ölçmenin yanında, omega-6 ve trans yağlardan, doymuş yağlara kadar 23 çeşit yağ düzeyini ölçüyor.

    Omega -3 testi nedir?

    • Omega 3, vücut tarafından üretilemeyen ve mutlaka dışarıdan alınması gereken bir yağ asitidir.

    • EPA, DHA ve ALA olmak üzere 3 kısımdan oluşur ve sağlık açısından vazgeçilmezdir.

    • EPA ve DHA’nın ana kaynağı balıklar ve bazı su ürünleridir. ALA ise kaynağını koyu yeşil yapraklı sebzelerden alır.

    • EPA hücre zarı oluşumu için önemlidir.

    • DHA kalp ve damar sistemi başta olmak üzere beyin fonksiyonları bağışıklık sistemi, göz gibi pek çok doku ve organın fonksiyonu ve korunması için gereklidir.

    Omega-3 testi alyuvar membranlardaki omega-3 yağ asitlerinin seviyesini ölçmektedir.

    Omega–3 İndeksi yüksek olan kişilerde kalp hastalıklarından ani ölüm riski çok ciddi oranda azalmaktadır. Bunun yanı sıra omega–3 seviyesinin düşük olması ve hücresel yaşlanma, göz kuruluğu, demans, depresyon, eklem hastalıkları gibi başka sorunlar arasında ilişki olduğunu gösteren kanıtlar artmaktadır. Çoğu insan yediklerinden yeterince omega–3 almamaktadır ve yaş, kilo, cinsiyet, beslenme alışkanlıkları, hayat tarzları, metabolizma ve bağırsaklardaki emilim arasındaki farklar, kişilerin omega– 3 seviyelerinin kesin olarak belirlenmesini imkânsız kılmaktadır. Bu seviyeyi tam olarak belirlemenin tek yolu Omega-3 testidir.
    .

    Test neden yapılmalıdır?

    Omega-3 İndeksiniz çok farklı hastalıkların habercisi olabildiği için bu testin yapılması önemlidir. Omega-3 İndeksinizin sağlıklı kabul edilen aralık içinde olması çok önemlidir.

    Omega-3 İndeksinin düşük olması aşağıdaki anlamlara gelebilir;

    • Yüksek hücresel yaşlanma hızı ve ölüm riski
    • Yüksek akut koroner sendrom riski
    • Yüksek “hastanede” ventriküler fibrilasyon riski
    • Depresyonun tekrarlanma sıklığının artması

    İdeal değerler
    Omega-3 indeksi ideal anlamda yüzde 8-11 arasında olmalı. Burada ilginç bir bilgi veriyor Prof. Schacky: “İndeksin yüzde 4’ün altında olması, ani kalp durmasını ileri derecede artırıyor. Bu değeri normal seviyelere yaklaştırmak dahi, riski uzaklaştırıyor.”
    “Teste ne gerek var? Bol bol balık yiyelim veya omega-3 kapsülü alalım” düşüncesinde olabilirsiniz. “Burada çok daha önemli başka bir durum var. Acaba vücudunuz aldığı omega-3 ten yararlanabiliyor mu? Fazla miktarda alsanız da, pek çok sebepten dolayı vücudunuz omega-3’ten yaralanamıyor olabilir. Araştırmalarımızda gördük ki, çok fazla sigara içmek, besinler, kilo, bazı hastalıklar, yemeklerin hazırlanış şekilleri gibi faktörler omega-3’ten yeterince yararlanılmasına mani oluyor. Bunu bilmenin tek yolu, omega-3 testi yaptırmak ve çıkan sonuca göre hareket etmek.
    Evde de uygulayabilirsiniz
    “Peki, omega-3 değerleri yüzde 8-11’in üzerine çıkarsa ne olur?” “İndeks değeri yüzde 15’lere çıktığında kanama riskinde artış olabilir”.
    Böyle yüksek değerlerde, ilaveten Aspirin, C ve E vitamini gibi takviyeler de kullanılıyorsa, kanama riskini dikkate almak gerek. Bu test iki türlü uygulanabiliyor, tıbbi kuruluşlarda damardan kan alınarak ya da özel test kitiyle evde parmak ucundan alınan kanla. Bu kan sonra bir merkeze gönderiliyor.
    Beslenme ve Diyet Uzmanı Hale TAŞGIN
    http://www.haletasgin.com
  • "Biraz sihirli iksir verelim, doğruyu söyletelim" gayretlerinin arkasında narko-analiz denen bir yöntem var. Narko-analiz, belli bir kimyasal maddenin, bir başka deyişle "gerçeklik serumu"nun, damar içi yolla verilmesiyle şüphelinin trans durumuna geçirilmesi ya da hipnoz oluşturulmasına dayanıyor.
  • sofraya oturmak bir laboratuar deneyimine dönüştü, haliyle karmaşıklaştı. "Balık yiyin" dendi bize, "omega 3 yağları açısından zengindir." "Dikkatli olun" dedi bir başka rapor, "balık 'iyi' yağlar içeriyor olabilir ancak aynı zamanda PCB ve cıvayla da yüklüdür." Tereyağından margarine geçtik
    çünkü daha az doymuş yağ içeriyordu. Ancak sonra içeriğindeki trans yağ
    asitlerinin doymuş yağlar gibi damarları tıkadığına dair suçlamalar ortaya
    çıktı. "Soya yiyin" dediler, "kolesterolünüzü düşürür." "Soya yemeyin, tiroit
    fonksiyonlarınızı etkiler." "Süt için, kalsiyuma ihtiyacınız var." "Süt içmeyin, balgam yapar." "Kahve için, antioksidanla doludur." "Kahve içmeyin, kan basıncını yükseltir." ........
  • Ülkemiz hızla bilmediğimiz yağlarla dolduruluyor. Yerli üretim yabancıların eline geçiyor. Hatırlayınız :
    - ''Turyağ'' yağları vardı ; artık sahibi ABD'li Cargill !
    - ''Salat'' yağları vardı ; artık sahibi Hollanda'lı Bunge !
    - ''Yudum'' yağları vardı ; artık sahibi Suudi Arabistanlı Afia İnternational !
    - ''Koza'' ve ''Vadi'' yağları vardı ; artık sahibi ABD'li Seaboard Corporation !
    - ''Oruçoğlu'' yağları vardı ; artık sahibi Birleşik Arap Emirlikleri Trans-Atlantic Group DMCC !
    Soner Yalçın
    Sayfa 290 - Kırmızıkedi - Kasım - 2018
  • 2003 senesinde İzmir-Alsancak Kıbrıs Şehitleri caddesinde gündüz saatlerinde eski nişanlım ile gezerken etrafta kıyafetleri ve görünümleri itibariyle (kirli,saçaklı ve pasaklı) orada bulunan insanların orada ne işi olduğunu tartışırken,karşımızdan gelen 2 adet at gibi travestinin yanağımdan makas alması ve sözleri ile taciz edildim.Dinsel,cinsel,fikirsel ve düşünsel her şeye saygım olmasına rağmen,nişanlımın yanında,şekil değiştirseler bile eskiden erkek olan o insanların tacizine dayanamayıp kafa göz Allah ne verdiyse dalarak iffetimi korudum :) Tabi bu trans arkadaşların birbirlerini çok kollayıp koruduğunu o zamanlar bilmiyorum,çömezim.Ben ikisiyle boğuşurken bir ıslık sesiyle beraber iki kişi olan travestiler sanki bölünerek çoğalmışçasına anında yirmi kişi oldular.Arkamı döndüğüm zaman 15-20 adet 43 numara topuklu ayakkabı giyen abla-abilerin bana elleri çantalarının içinde (jilet,bıçak,falçata vs takmak için) koştuklarını görünce,kafasını çöpe soktuğum travestinin o an boynunu çöp tenekesine sürtüp kesmeyi düşündüm,nasıl olsa ben ölecektim,en azından birini de yanımda götürürüm diye düşünürken önce sağ,sonra sol kolumdan sıkı,kirli,pis ve güçlü ellerin tutup beni adeta ayaklarımı yerden keserek,havada uçurarak kaçırdıklarını gördüm ve o an ''öldüm ve kurban olduğum Allah beni melek yaptı uçuyorum'' diye düşünürken 300 metre sonra kendimi ekip otosunun içinde buldum.Nişanlım da ekip otosunda beni bekliyormuş,sonradan öğrendim.Beni o an delik deşik olmaktan ve en önemlisi ''travestiler tarafından öldürülen genç'' yaftalamasından,(ki Allah ölümün bile hayırlısını versin.Travesti tarafından öldürülmek ne demek ya?Ücrette mi anlaşamadık,muamelesini mi sevmedim? Taciz edildim ve sadece bedelini ödetmek istedim ama bunu asla kimse bilmeyecek belki de yaftalanacakdım.)kurtaran insanların o kirli,saçaklı ve pasaklı gibi görünen sivil polisler olduğunu gördüğüm zaman kimseyi dış görünüşüyle yargılamamak gerektiğini ölüm gibi aklıma kazıdım.Aldığım diğer en önemli ders ise,tacizin ne kadar iğrenç bir şey olduğunu anlamamdı.Gönlü varsa alayına gidin hemcinslerim ama hiçbir kadını,erkeği,insanı,hayvanı ve bitkiyi taciz etmeyin.

    Selametle :)