Ne kadar acı aynı zamanda derin bir duygu kadın olmak
Kitap ilk başta size bir davetiye bırakıyor. Zarfı açın içini okuyun diye vakit tanıyor. Sonra kendinizi bir anda o davette buluyorsunuz. Her bir karakterle birer birer tanışıyorsunuz; acılarına, sırlarına, yaşamlarına şahit oluyorsunuz.
O keyifli davet bir anda derin bir sohbete dönüyor. O kadar yakın hissediyorsunuz ki o kadınlara siz de içinizi açıyorsunuz. Hepsine teker teker sarılıyorsunuz.
Düşünüyorsunuz: Sahi biri niye kadın olmak ister ki? Nedeni ne?
Küçücük yaşınızda altınızda hissettiğiniz kanla gelen utanç mı? Sürekli toplumun o yargılayıcı bakışlarına maruz kalmak mı? Ne kadar başarılı olursanız olun bir şey bulup sizi aşağı çekmeye hazır sivri diller mi?
“Çok şişko olma ama kemiklerin gözükmesin”, “ Somurtma ama çok da sesli gülme başka bir şey anlarlar!”, “Evde kalma boş boş ama çok da gezme ne düşünürler sonra?”
Ataerkil sistemin elleriyle işlediği o standart kabuklara sığmamız lazım. Yoksa kötü hissetmeliyiz. Reddediyorum kardeşim. Davetteki tüm kadınlar soyun o çirkin kabukları hemen! Boyayın o kabukları istediğiniz şekle, yardım edin birbirinize, ne kadar güzel gözüktüğünüzü söyleyin. Sizi seviyorum rengarenk, oyalı kadınlar