5 bölümden oluşuyor. Her bölüm bir sonraki jenerasyonu anlatıyor. Bölümleri önceki ve sonraki bölümlerle bir bütün olarak bakınca çok eğlenceli. Geçmiş, gelecek. Yapılmışlar ve sonuçları. Ancak her bölümü okumak çok sıkıcı Virginia Woolf gibi uzun uzun betimlemeler, tablolarda ki renklerden tutun, oda içi aydınlatma oda düzeni gibi çok sıkıldım aralarda paragraf atladım. ( Hiç pişman değilim). Keşke bir inceleme yazılmış olsaydı kitapla ilgili asla başlamazdım.
Aşağıya kısa bir özet yazacağım okusanız kafii diye düşünüyorum. Betimlemelerden ve ağır dilinden bıktım. Son bölümü bitirince inş yazacam. Jenerasyon değiştikçe kişiler ve arkadaşlarıda değişiyor bir sürü yeni isme adapte olmak kim olduklarını bulmak hatırlamakta aşırı sinir bozucu. Çok çok güzel olabilecek bir kitap ağır dili karmaşası yüzünden vasat olmuş.
Okumayı düşünenler için kısa bir özet yazayım.
1. Bölüm Oxford’da 5 eşcinsel arkadaş var ve bunlar sanata düşkünler. Evert resim koleksiyoncusu, Peter ressam. David Sparsholt sahneye çıkıyor ve herkesin dibi düşüyor. Askeriye girmek istiyor David. Muhabbet kurmak için duşlarda karşılaşmaya çalışanlar mı dersiniz vs. Ancak Evert bu konuda başarılı oluyor. İlişki kuruyorlar sonra David ayrılıyor okuldan. Bu arada Connie diye nişanlısıda var. Kitapta en okunur eğlenceli bölüm 1. Bölümdü.
2. Ve 3. Bölüm Okurken fark ediyorsunuzki David baba olmuş oğluyla gezmeleri ilişkileri açıklanıyor. Johnny resim veportreler üzerinde çalışıp, deformasyonları düzeltiyor. Johnny’nin eşcinselliğini keşfedişini okuyoruz. Lezbiyen una ve fran ile arkadaşlığı ivan (Evertın partneri) ile takılmasını okuyoruz. Bölüm sonuna doğru lezbiyen kızlar Johnny’e donör olmasını çocuk istediklerini belirtiyorlar.
4. Bölüm
Johnny’nin kızların teklifini kabul ettiğini görüyoruz. Lucy adında bir