Willem yıllar sonra bu konuşmayı bire bir söylenenleri değilse de genel hatlarını Malcolm'a kendi kabiliyetsizliğinin, kendi başarısızlığının kanıtı olarak aktaracaktı. Tek bir cümle söylese işler nasıl da değişirdi? O cümle de "Jude, intihar etmeye mi çalışıyorsun?" ya da "Bana olanları anlatman lazım Jude" veya "Bunu kendine niye yapıyorsun Jude?" olabilirdi. Bunlardan herhangi biri olurdu; hangisini söylese sohbet uzar ve belki bir onarım, hiç değilse bir önlem olurdu. Olmaz mıydı? Ama orada, o anda bıyık altından "Peki" demekle yetindi.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yetişkin hayatına böyle başlamış, son üç yılını dibi balçı bir su birikintisinde kıyıdan kıyıya vurarak, suvun üstünü d ten ağaçlar yüzünden içinde bulunduğu göletin bir nehre açıldığını yoksa dört yanının çevrili olup yıllarını, belki bü tün ömrünü bunun içinde, hiç olmamış ve olmayacak bir alg şı arayarak mı geçireceğini kestiremeden yaşamıştı.
Okyanusa doğru yürürken tepesinde ay, parçalı bulutların arasına girerek kayboldu; birkaç saniyeliğine denizi sadece işitebildi fakat göremedi, gökyüzü ise ılık, nemli ve ağırdı, sanki hava burada daha yoğundu, varlığını daha çok hissettiriyordu.
Belki ölü olmak böyle bir şey diye geçirdi içinden, bunun çok da kötü bir şey olmadığını fark ederek kendini daha iyi hissetti.
Ailesiyle İsveççe konuşurdu ve çok yıllar sonra, çalıştığı İsveçli bir yönetmen İsveççe konuşmaya başladığında sesinin duygusuzlaştığına dikkat çektiğinde anlamıştı ailesiyle konuşurken onlarınkine karşılık duygusuz ve kunt bir tavra bürünmeyi istemsizce öğrendiğini.