Murat taş

... keder kapıyı kapayınca uzaklaşmaz.
Sayfa 97 - 1. Cilt·Kitabı okudu
Edebiyat
Bende böyle bir cümle görmüştüm çok sevmiştim hatırladığım kadarıyla “hüzn bir gönüle taht kurdu mu orayı kimseye vermezmiş” sanırım eski bir islam filozofu söylemişti.
“Ne garip bir çelişkidir ki günümüzde muhafazakârlık ve gelenekçilik “dindar” olma manasında kullanılmaktadır. Kuran’ın anlattığı dine göre vahiy ve akıl insanların hareketlerine yön vermelidir. Gelenekler, toplumca benimseniyor dahi olsa peşin kabuller, çoğunluk kabul etse bile vahyin ve aklın doğrulamadığı görüşler insan hayatına rehberlik etmemelidir. “
Sayfa 22 - 50.basım·Kitabı okudu
Din
bir de şöyle düşün : bir gün Muhammed diye biri çıkıyor bir mağarada birşeyler görüyor. gelip eşi Hatice'ye bunu Allah'tan bir ayet olarak açıklıyor ve eşi de bunun doğruluğunu kabul ediyor.. Anlatmak istediğim şey herşey : samimi bir inanma üzerine bina ediliyor akıl üzerine değil..
Önceki 1 yanıtı göster
Ben seni anladım, ama alıntının sadece bir kısmını paylaştığım için akıl ile ilgili olan kısmına takılman normal geldi, kesinlikle haklısın zaten kuranda geçen doğa üstü olaylar da var akıl olarak inanılmaz bizim “mucize” dediğimiz olaylar var. Ama burda zaten vahyin ve aklın dışına çıkılmadan rehberlik yapılması isteniyor. Ben kitaptan öyle anladım 🙄
“Ne garip bir çelişkidir ki günümüzde muhafazakârlık ve gelenekçilik “dindar” olma manasında kullanılmaktadır. Kuran’ın anlattığı dine göre vahiy ve akıl insanların hareketlerine yön vermelidir. Gelenekler, toplumca benimseniyor dahi olsa peşin kabuller, çoğunluk kabul etse bile vahyin ve aklın doğrulamadığı görüşler insan hayatına rehberlik etmemelidir. “
Sayfa 22 - 50.basım·Kitabı okudu
Din
bir de şöyle düşün : bir gün Muhammed diye biri çıkıyor bir mağarada birşeyler görüyor. gelip eşi Hatice'ye bunu Allah'tan bir ayet olarak açıklıyor ve eşi de bunun doğruluğunu kabul ediyor.. Anlatmak istediğim şey herşey : samimi bir inanma üzerine bina ediliyor akıl üzerine değil..
Peygamberler gönderildikleri devirlerde hep mevcut gelenekleri sorgulamışlar, Allah’ın dinine aykırı olan geleneklere ve yerleşik inançlara karşı mücadele etmişlerdir. Kuran ayetleri incelendiğinde peygamberlerin insanları düşündürerek, akıllarını çalıştırtarak Allah’ın dinine aykırı olan geleneklere ve yerleşik inançlara karşı organize ettiklerini görürüz. Kuran Allah’ın yerdeki, gökteki ve bunların arasındaki delillerini incelemeye, bunların üzerinde akıl yürütmeye çağırır. Oysa Kuran’a karşı çıkanlar, atalarını üzerinde buldukları sisteme, yani geleneğe bağlı olduklarını ve bu geleneği devam ettireceklerini söylerler. Tarih boyunca peygamberle-rin aklı çalıştırma çağrısının en büyük düşmanı karşı akli deliller değil, gelenek olmuştur. Yaygın olan sistemi, yani babaları ve ataları tarafından takip edilen sistemi taklit etmek, birçok insana aklını kullanmaktan daha cazip gelmiştir. Allah’ın gönderdiği elçiler tarih boyunca aklı işletmeyi, din karşıtı görüşler ise gelenekçiliği yani muhafazakârlığı savunmuşlardır. Ne garip bir çelişkidir ki günümüzde muhafazakârlık ve gelenekçilik “dindar” olma manasında kullanılmaktadır. Kuran’ın anlattığı dine göre vahiy ve akıl insanların hareketlerine yön vermelidir. Gelenekler, toplumca benimseniyor dahi olsa peşin kabuller, çoğunluk kabul etse bile vahyin ve aklın doğrulamadığı görüşler insan hayatına rehberlik etme- melidir. Delil yerine atalarının uyduğu sisteme göre hayatlarını yönlen- direnlere Kuran’ın aşağıdaki ayetlerini okumalarını öneriyoruz. (Ayrıca bakınız: 31-Lokman Suresi 21, 14-İbrahim Suresi 10, 11-Hud Suresi 62 ve 109, 5-Maide Suresi 104, 7-Araf Suresi 28) 21- Yoksa onlara bundan önce bir kitap verdik de ona mı yapışmaktadırlar? 22- Hayır dediler ki: “Biz atalarımızı bir ümmet üzerinde bulduk, onların eserlerini izleyerek doğruya varacağız.” 23- İşte böyle! Senden önce de bir memlekete elçi gönderdiği- mizde, oranın servetle şımarmış elit tabakası mutlaka şöyle de- mişlerdir: “Biz atalarımızı bir ümmet üzerinde bulduk, onların eserlerine uyarak yol alacağız.” 24- O da “Ben size atalarınızı üzerinde bulduğunuz şeyden daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?” dedi. Onlar da “Doğrusu biz seninle gönderileni tanımıyoruz.” dediler. 43-Zuhruf Suresi 21-24
1 yanıtı göster
KURAN’IN AÇIKLAMADIKLARI DİN DIŞI ALANDIR Kuran’ı incelediğimizde gerekli tüm detayların Kuran’da yer aldığını görürüz. Örneğin Kuran, zorda kalıp başka yiyecek bir şey bulamayan- ların; aşırıya gitmemek kaydıyla, normalde haram olan leş, kan, domuz ve Allah’tan başkası adına kesilen hayvanları yiyebileceği gibi detay- ları bile içermektedir. Hacla ilgili anlatılan bir hususta; başında hastalık olduğu için saçını kısaltanların ne yapması gerektiği de Kuran’da geçer. Anne, kız kar- deş veya teyze ile evlenmenin haram olduğu da Kuran’da vardır. Sadece Peygamberimiz’e farz olan gece ibadeti de Kuran’da geçer. Rumların ya- kın zamanda savaşı kazanacakları tipinde ancak Peygamberimiz döne- minde gözlenebilecek olaylara da Kuran değinir. Yukarıdaki örnekler ve daha birçok örnek, Kuran’ın tüm detayları verdiğinin delilidir. Kaç kişi Kuran’da haram edilen domuz, leş gibi yiyecekler dışında başka hiçbir helal gıda bulamayacak kadar zor durumda kalıp, bunları yemek zorunda kalacaktır? Hastalığı yüzünden saçını kısaltacak olan kişi sayısı binde bir bile değildir. Yani her bin kişiden birinin hayatında ancak bir kere rast- layabileceği bir detay bile Kuran’da vardır. Anne, kız kardeş veya teyze ile evlenmeye kalkmanın çirkin olduğu aşağı yukarı herkesin bildiği, on binde bir insanın bile kalkışmayacağı bir iğrençliktir. Kuran’da, “Zaten hiç kimse annesiyle evlenmeye kalkmaz” denmemiş, bu da açıklanmıştır.
Sayfa 41 - 50.basım·Kitabı okudu
Din
Kuran araştırma grubunun söylemlerinin tamamını çok önceden dinlemiştim.. dikkatli olmanı öneririm.. insanın okuması böyle düşüncelerin de varlığından haberdar olmas,ı lakin durmaması gereken bir durak olduğu zihnimin bu grup hakkında aldığı bir nottur.
Yorumunu dikkate alırım ama yazanların delilleri hep kuran ve baktıkça haklı olduklarını düşünüyorum yeni yeni okuyorum ve bana çok mantıklı geliyor bilemedim, ama çok yakın arkadaşım da aynı senin dediğini dediği için garip geldi bana şu an.
1 yanıtı göster