Yüzünüze uygunsuz bir anlatım vermek ( örneğin bir zafer açıklanırken, şaşkın bir tavır takınmak ) ceza gerektirecek bir suç sayılırdı. Yenikonuş'ta bunun da karşılığı olan bir sözcük vardı; Yüzsuçu deniliyordu buna.
Rüyalar , büyüler, yanılgılar bence bu üç kavramın önemli bir kesişim noktası var : Çaresizlik. Rüya görmeyi istemeden yapıyoruz, maruz kalıyoruz. Büyüler bilinç dışında etki bırakıyor, ne olduğunu kestiremiyoruz. Yanılgı ise insan için alternatif bir gerçeklik demek. Gerçeği idrak edene kadar yapıldığının farkında bile olmuyor insan. Fark ettiğinde ise ne yapacağını bilemiyor.