Saniyede milyonlarca his, asabın üzerinde bir yıldırım hızıyla kayıp gider. Bunları ifade imkansızdır, imkansız! Bunlar bir dosta söylenemez, bunlar bir kâğıda yazılamaz, bunlar bir name ile bir renk ile anlatılamaz. Böyle zamanlarda yapılacak şey yoktur. Ağlamak basit olsa bile mümkün değildir. Yalnız derin derin teneffüs edilir. Bırakılan soluklar, bir ah olur. Ah !
Yine uçurtma gibi havalanıyorsun. Nasıl uçacaksın? Mevsim iyi mi? Fırtına çıkacak mı? Ufuklar geniş mi? Yoksa dam saçaklarına, mutfak bacalarına, soba borularına takılarak paramparça olup sarkacak mısın? Kör talih seni nereye götürüyor?