Bugün pazar.
Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak
bu kadar mavi
bu kadar geniş olduğuna şaşarak
kımıldamadan durdum.
“Vatan çiftliklerinizse
Kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan
Vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan
Vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın
Fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan
Vatan tırnaklarıysa ağalarınızın
Vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa
Maaşlarınızsa, ödeneklerinizse vatan
Vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası
Amerikan donanması topuysa
Vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığınızdan
Ben vatan hainiyim
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ…”
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
Yetmişinde bile, meselâ, zeytin dikeceksin,
Hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
Ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
Yaşamak yani ağır bastığından.