Tugbarhann

Tugbarhann
@tugbareads
Öyle çok yaşamak istiyorum ki, yaşayamadığım tüm hayatları kitaplarda yaşıyorum.
9 okur puanı
Eylül 2025 tarihinde katıldı
“İnsan yaşamını öğrenmekle geçiremez. Günün birinde durman ve tarlalarda çalışman gerekir…”
Alıntı
Reklam
Diziden bir tık daha iyi
8/10
·558 syf.··
2025 1. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2025 17:00
Müthiş bir kurgu. Devamı da varmış ama henüz onları okumadım. Dizisini önceden izlemiştim, ikisi de hemen hemen birbirine yakın. Diziyi beğenenler kitabı da muhakkak beğenir. He hangisi daha üstün, tabiki kitabı.
SiloHugh Howey · İthaki Yayınları · 2020867 okunma
Çınar gibi bir baba sesi tonunda
10/10
·224 syf.··
2025 2. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2025 19:46
Kitapta hem “evladım yaşamın kıymetini bil, sevdiğin şeyin peşinden koş” diyen hem de bunu öyle sıcak, öyle babacan bir tavırla anlatan bir dil var ki. Zülfü Livaneli kendi yaşamından seçtiği şeyleri anlatırken, aslında bambaşka olaylar yaşamış olsanız da, bir şekilde kendinizden hayret verici parçalar bulmanızı sağlıyor. Özellikle Lise döneminde okunacaklar listesine eklenebilir bence.
Rüzgarlar Hep GençtirZülfü Livaneli · Dex Yayınları · 20196,2bin okunma
Nefes almadan okunacak bir roman
9/10
·528 syf.··
2025 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2025 19:23
Bir Raskolnikov olmasa da kahramanımız katil psikolojisini çok derinden yaşıyor. Okurken sadece bir cinayetin çözümünü değil, Fatih Sultan Mehmet döneminin, hatta onun oğlunun ve babasının dönemini, İstanbul’un adım adım ferdini de zevkle okuyorsunuz. Tavsiye ediyorum.
Sultanı ÖldürmekAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201924,6bin okunma
Torosların içinde sürükleyici bir roman
10/10
·279 syf.··
2025 4. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2025 03:29
Kitapta Toroslarda çadırda yaşayan bir aile ve hemen yanlarında yeni başlayan bir arkeoloji kazısındaki öğrenciler ve hocaların başından geçenler anlatılıyor. Kahramanımız Çakır Hasan, eşi, gelini ve torunlarıyla hem davar güdüyor hem de gelen arkeologlara pek saygı duyuyor, onlara hizmet etmekten zevk alıyor. Gel gör ki çok saygı duyduğu, bu kazının başındaki profesör, Çakır Hasan’a aynı samimiyetle bakmıyor. Bir gün torunlarından biri hasta olan Çakır Hasan hem dönemin (yanılmıyorsam 70ler) hükümetinin eksiklikleriyle, hem sağlık politikasındaki engebelerle hem de “koskoca bilim adamı” diye gözünde büyüttüğü akademi dünyasının çetrefilleriyle uğraşmaya çalışıyor. Betimlemeleri ve yorumlarıyla insanı sanki o yaylalarda gezip çayını içiyormuş gibi hissettiren bir roman. Yazarın başka kitaplarını da merak ediyorum şimdiden. Yayla’yı herkese tavsiye ederim.
YaylaFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 2011322 okunma
Reklam