Müthiş bir kurgu. Devamı da varmış ama henüz onları okumadım. Dizisini önceden izlemiştim, ikisi de hemen hemen birbirine yakın. Diziyi beğenenler kitabı da muhakkak beğenir. He hangisi daha üstün, tabiki kitabı.
Kitapta hem “evladım yaşamın kıymetini bil, sevdiğin şeyin peşinden koş” diyen hem de bunu öyle sıcak, öyle babacan bir tavırla anlatan bir dil var ki. Zülfü Livaneli kendi yaşamından seçtiği şeyleri anlatırken, aslında bambaşka olaylar yaşamış olsanız da, bir şekilde kendinizden hayret verici parçalar bulmanızı sağlıyor. Özellikle Lise döneminde okunacaklar listesine eklenebilir bence.
Bir Raskolnikov olmasa da kahramanımız katil psikolojisini çok derinden yaşıyor. Okurken sadece bir cinayetin çözümünü değil, Fatih Sultan Mehmet döneminin, hatta onun oğlunun ve babasının dönemini, İstanbul’un adım adım ferdini de zevkle okuyorsunuz. Tavsiye ediyorum.
Sultanı ÖldürmekAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201924,6bin okunma
Kitapta Toroslarda çadırda yaşayan bir aile ve hemen yanlarında yeni başlayan bir arkeoloji kazısındaki öğrenciler ve hocaların başından geçenler anlatılıyor. Kahramanımız Çakır Hasan, eşi, gelini ve torunlarıyla hem davar güdüyor hem de gelen arkeologlara pek saygı duyuyor, onlara hizmet etmekten zevk alıyor. Gel gör ki çok saygı duyduğu, bu kazının başındaki profesör, Çakır Hasan’a aynı samimiyetle bakmıyor. Bir gün torunlarından biri hasta olan Çakır Hasan hem dönemin (yanılmıyorsam 70ler) hükümetinin eksiklikleriyle, hem sağlık politikasındaki engebelerle hem de “koskoca bilim adamı” diye gözünde büyüttüğü akademi dünyasının çetrefilleriyle uğraşmaya çalışıyor. Betimlemeleri ve yorumlarıyla insanı sanki o yaylalarda gezip çayını içiyormuş gibi hissettiren bir roman. Yazarın başka kitaplarını da merak ediyorum şimdiden. Yayla’yı herkese tavsiye ederim.