" Ne yaparlarsa yapsınlar, bana bu beş ayda tahammül ettiğimden kötüsünü yapamazlar, bana daha çok çektiremezler ya... Ha bir de çektirsinler... İş olacağına varır..."
O gece değişiklik yaptı. Okumak yerine iki gözü Ayşe'sine bir mektup daha yazdı: "Senden ayrılalı bir saat bile olmadı Ayşe, bu kadar kötü olduğum, yaşamaktan bu kadar bıktığım bir gecem daha yoktur.
Niçin ölmemeli Ayşe, niçin hayat dedikleri bu korkulu rüyayı görmekte bu kadar ısrar etmeli...
Hayatın bazen çok tatlı olduğunu itiraf ederim. Fakat herkes için değil. Mesela ben hayatımın bir bilançosunu yapsam, bütün ömrümdeki zevkli anlar ihtimal bir hafta bile tutmazlar.
Benim gibi ölünceye kadar her gününü kendine zehir edecek yaratılışta olanlar ne diye yaşasınlar?
Yeşil mürekkebli kalemiyle, Sinop Hapishanesi'nden ilk mektubu Ayşe'sine yazdı. Şöyle diyordu ilk satırında: "Sana yazmak benim için hiç olmazsa kitap okumak kadar lazım..."