Ne muazzam bir eleştiri yazarı imiş Orhan Veli… Bu yönünü bu kitap ile öğrenmem ilginç. Bayıldım… Hazırcevap, nüktedan ve kimseden çekinmeden yazdığı eleştiri yazıları…
Kitaptaki tüm cümlelerin altını çizmek ister mi bir insan?
İstedim...
Pavese cidden 'Yaşama Uğraşı' vermiş. Kitabı okuduktan sonra bunu daha iyi anlıyorsunuz. Sıkışıp kalan bir insan günlüğü demek daha doğru olur bu kitap için.
Yazarın güncede de bahsettiği gibi 'Gölge Kokusu' romanında da anlatıcı bir çocuktu. Bu kitapta da öyle. Yine de bence çok farklı iki kitap idi.
Canım Çakır, (Canım Memo), Canım Dilan, Canım Hüsnü... -Hepsine çok ama çok kalp-
Beni hiç sıkmayan bir kitap daha. Kalbimi parçalayan bir o kadar da mutlu eden kitap.
Etnik köken, zorunlu göç...
Bir çırpıda bitirdiğim kitabın güncesi ile daha da anlam kazanan kitap.
Okuyun, okutun lütfen... O zaman ne demek istediğimi iyi anlayacaksınız.
Ah canım Metin...
Sanki okumadım yaşadım tüm hikayeyi, o kadar akıcı o kadar güzel yazılmış ki. Yazarın okuduğum ilk eseri, son eseri olmayacak o kesin. Ben böyle kitapları bir çırpıda okumak bitirmek istiyorum. Bu kitap da tam böyle bir kitap idi benim için.
İşkenceler, aile ilişkileri, sınıf ve mezhep farklılıkları, siyasi/politik olaylar, göç bir çocuğun gözünden çok ama çok güzel anlatılmış.
Kitabın beyaz perdeye uyarlanan filmini de en kısa zamanda izleyeceğim -Eylül Fırtınası-
(Mehtap Ceyran'ın 'Mevsim Yaz' kitabını anımsattı bana biraz da bu kitap.)
Aslında inceleme okumayı çok ama çok severim. Franz Kafka da olunca dedim ki tamam bu kitap benim için muazzam bir örnek. Ne yazık ki böyle olmadı... Uzun zamandır okumak ve bitirmek için en en zorlandığım kitap oldu. Bunları çok üzülerek yazıyorum ama bu kitap için böyle düşünen tek kişi ben miyim diye de düşünmedim değil açıkçası. Sanırım ben daha edebî ve spesifik şeyler bekledim bundan da olabilir hayal kırıklığım... Yine de alanı doğrultusunda okuyanlar zevk alabilir diye düşünüyorum.