Tuğçe

Tuğçe
@tugceyild
Üniversite Mezunu
27 okur puanı
Mayıs 2015 tarihinde katıldı
Puan vermedi·116 syf.·
2018 1. kitabı
Yalçın Tosun'un 2011 yılında çıkan kitabı. Kitabı okuduktan sonra dedim ki: "Yalçın Tosun tarzı bir yalnızlık var arkadaş." Hakikaten var. Bunu en iyi Onat'ın Odası ve Beyaz Sabun öykülerinde anlıyoruz aslında. Dışarıdan gelen sesleri dinleyerek karanlık odalarda kendiyle baş başa kalan, bir şekilde kafasında sorularla huzursuz bir şekilde uyuyakalan ya da bu huzursuzlukla asla uyuyamayan karakter yalnızlığı. Kitabın en beğendiğim öyküsü Madam Marini'nin Tamamlanmış Bir Resmi oldu. Karakter çizimi o kadar başarılıydı ki sanki bir bölüm dizi izlemiş gibi hissettim. Malik'i anlatmaya başladığı andan itibaren gözümde de direkt Ayta Sözeri canlandı. Hatta üzerinden iki hafta falan geçmiş olmasına rağmen aklıma Malik'in Marini'nin peşinden "kıız allah seni ne yapmasın!" diye koşuşu geliyor. Gülümsüyorum. Canım Malik diye sarılasım geliyor. Bir de diğer kitaplarında bu hisse çok kapılmadım ama bu kitaptaki öykülerin son paragraflarını hep bir taciz ya da istismar beklentisi ile okudum. Ama umrumda mı? Asla. Hep yazsın Yalçın Tosun.
Peruk Gibi HüzünlüYalçın Tosun · Yapı Kredi Yayınları · 20181,114 okunma
Puan vermedi·140 syf.·
2017 115. kitabı
Bana göre her kitap her yerde okunmaz. Bazı kitapları okumak için ekstra çaba sarfettiğim, ışığından, çayına, müziğine kadar özen gösterdiğim, "hah şimdi tam sırası" diye okumaya başladığım kitaplar oldu. Bu kitap öyle bir kitap değil, evet. İş yerinde öğle molasında, ders arasında, plajda güneşlenirken, otogarda otobüs beklerken okuyabileceğiniz türden bir kitap. Karşılaşmadığımız ya da karşılaşmayacağımız hayatlar değil anlattıkları. Oldukça naif bir gözlem yeteneğine sahip. Laf kalabalığı yapmadığı öykülerinde, bir düğünde masanın üçüncüsü olarak konumlandırmak istiyorsanız kendinizi, bu kitaba şans verin.
Edebiyat
Atları Bağlayın Geceyi Burada GeçireceğizMelisa Kesmez · Sel Yayıncılık · 20175,2bin okunma
Puan vermedi·95 syf.·
2017 114. kitabı
Kitabı okurken Sadık Hidayet'i ölmeye ve öldürmeye meyilli, melankolik, afyon bağımlısı bir insan olarak düşünüyorsunuz ve ölüm şeklini düşündüğünüzde pek de hayat dolu olmadığını anlıyorsunuz. Sanırım bu düşüncenin okurlarda oluşmaması için dostu Bozorg Alevi Sadık Hidayet'i hayırsever, bırakın bir insandan kan akıtmayı, bir hayvanın bile kanının akmasına dayanamayan, şakacı, nefret ettiği insanları bile incitmeyen biri olarak anlatmış. Afyonu ara sıra, Kör Baykuş'u yazarken ise çok seyrek içtiğinden bahsetmiş. Arkadaş gibi arkadaş değil mi sizce de? Ahah.
Edebiyat
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,6bin okunma
7/10
·240 syf.·
2017 113. kitabı
Otobiyografik bir roman olduğu bilindiği için yazarın hayatından yola çıkarak kitapta geçen köyün Kayseri'nin Karacafenk Köyü, şehrin ise İstanbul olduğu tahmin edilen Latife Tekin'in ilk romanıdır.
Edebiyat
Sevgili Arsız ÖlümLatife Tekin · İletişim Yayınevi · 201310,8bin okunma
9/10
·132 syf.·
2017 85. kitabı
Nasıl başlayayım bilemiyorum. Romanın sonunu yine adaya bağlıyor. Canım Oylum. Oylum Yılmaz edebiyat dünyasında varolan erkliği; kendilerine Yeraltına Çekilmiş Unutulmuş/Unutturulmuş Devrimci Yazar
Gerçek HayatOylum Yılmaz · İletişim Yayınları · 2018101 okunma