Birçok okurun aksine yazarı, ilk olarak “Uçurtma Avcısı” eseriyle değil de “Bin Muhteşem Güneş” adlı eseriyle tanımış bulunmaktayım. Kahredilen kadınların, kız çocuklarının kiminin kendi tercihiyle kiminin hayatında tesadüfleriyle, zorbalıkla, zorlukla sürüklendiği acı dolu yollar. Sonunu bilmeden yapılan seçimler, çocuk olmak, sevgili olmak, kadın olmak, anne olmak… Neydi tüm bunlar. Sadece insanların (erkeklerin) izin verdiği kadar mı yaşayabilirdik?
Ya da izin veriyorlar mıydı, biz yaşıyor muyduk?….