• 480 syf.
    ·9 günde·Beğendi·8/10
    Ateşböceği Yolu kitabından bilinen Kate ve Tully'nin dostluğu kaldığı yerden devam ediyor "AteşBöceğinin Şarkısı" kitabında. Ateşböceği Yolu kitabında Tully karakterine biraz sinir olmuştum fakat bu kitapta Tully'nin arkadaşı Kate için yaptıkları ile kalbimi feth etti. Kate'in hastalığı, hastalığı yüzünden yaşadığı sorunlar beni hüzünlendirdi.
    Ve kitapta arkadaş olmanın gerçek arkadaşlığın değerini bir kez daha görmüş oldum. Gıpta ettim.
    Eğer Ateşböceği Yolu kitabını okudu iseniz bu kitabı da okuyunuz.
  • 624 syf.
    ·13 günde·9/10
    Herkes iyi bir arkadaşa sahip olabilir, iyi gününde arkadaşının sevincine ortak olup onunla gülebilir, bir şeyler paylaşabilir, aynı şeylerden keyif alabilir pek tabii. Ancak asıl mesele, herkesin birbirinin arkasından iş çevirip kuyu kazdığı, birçok şeyin çıkar ilişkisine döndüğü bu devirde, sadece iyi gününde değil, kötü gününde de yanında olabilecek, kusurlarını yüzüne vurmak yerine kusurlarını örtebilecek, çıkar gözetmeden yardımına koşabilecek, tereddüt etmeden sırtını dayayabileceğin bir 'DOST' bulabilmektir. Arkadaşı çok kolay bulabilir insan, ama bir dostu, gerçek bir dostu bulmak kolay değildir. Eğer hayatınızda her zaman, her koşulda daima yanınızda olan, siz söylemeden bir derdiniz olduğunu anlayabilen, sizinle gülüp sizinle ağlayabilen, sizden bir şeyler eksiltmek yerine sizi tamamlayabilen bir dostunuz varsa sıkı sıkı sarılın ona, bırakmayın! Kan bağıyla değil, can bağıyla bağlı olduğunuz bu güzel insana sahip olduğunuz için ne kadar şanslı olduğunuzun farkına varın, değerini bilin. Zira, insan sahip olduklarının değerini ancak kaybedince anlıyor. Bir şeylerin farkına varıp değerini bilmek için onu kaybetmeyi beklemeyin. Dostunuzun değerini,varlığının size kattıklarını yıllar sonra daha iyi anlayacaksınız. Hani derler ya;"Sel gider, kum kalır." diye, yıllar geçtiğinde çevrenizdeki birçok arkadaşınız gittiğinde yanınızda yine olanca içtenliği, sevgisiyle gerçekten dostum dediğiniz insan kalacak. Bu nedenle dostum dediğiniz insanı, insanları asla kaybetmeyin.


    "Satırlarını sevdiğim mahallemin kitapçısı iyi diyorsun, güzel diyorsun da bunun konumuzla ne alakası var?" dediğinizi duyar gibiyim. Var tabii ki, olmaz olur mu hiç? Okuduğum bu güzel kitap tam da dile getirdiğim bu sözlerle yakından alakalı.

    Ateşböceği Yolu, iki kadının gençlik yıllarında başlayan ebedi dostluğunu konu alan eserlerden biri. Kristin Hannah, dostluğu, sevgiyi, fedakarlığı sadakati öylesine güzel bir şekilde kaleme almış ki, kitabı bitirdiğinizde gözyaşlarınızı tutamayacaksınız.

    Kitaba daha yakından göz atacak olursak: Tully annesi tarafından küçük yaşta terk edilen, anne şefkatinden yoksun kaldığı kadar baba şefkatinden de yoksun kalan bir kız çocuğudur. Büyük annesiyle yaşayan Tully, belli bir yaşa gelene kadar annesi tarafından defalarca terk edilmiş, kırılıp dökülmüştür. Yine de her şeye rağmen annesinin bir gün geleceği, bir gün onu seveceğine dair umudunu kaybetmeyen bu kızın hayatı Ateşböceği Yolu'na taşınmasıyla değişecek ve Ateşböceği Yolu bir nevi onun hayatının dönüm noktalarından biri olacaktır. Çünkü Tully, hayatta ilk defa, gerçekten çok kıymetli bir insana, onu koşulsuz sevecek bir dosta, Kate'e sahip olacaktır. Tabii ki aynı şekilde Tully'de varlığıyla, hayatına kattıklarıyla Kate için dönüm noktası, hayatının en güzel parçalarından biri olacaktır.


    Ateşböceği yolu, acısıyla, tatlısıyla yıllara yayılmış, sağlam bağlarla kurulmuş bu güzel , dokunaklı dostluğu okurunun gözleri önüne sererken aynı zamanda, okurunu 1970'li, 80'li, 90'lı hatta 2000'li yıllara doğru doyumsuz bir yolculuğa davet ediyor. Okurken birçok yerde Kate'in fedakarca davranışlarına hayran olurken öte yandan Tully'nin bencilliklerine de çok kızabilirsiniz zira, ben de okurken öyle yaptım ve itiraf etmek gerekirse Tully'nin davranışlarını okudukça büyük beklentilerle başladığım kitapta bir parça hayal kırıklığına uğradım. Ama günün sonunda kitabın son satırlarını okurken tüm kızgınlığım yerini gözyaşlarına bıraktı. Bencil davranışlarının altında aslında Tully'nin kalbindeki güzelliği, dışa vuramadıklarını gördüm ve biraz da hayatın onun üzerinde daha çocuk yaşta bıraktığı izleri, kırgınlıklarını göz önüne alarak değerlendirmemiş, çoğu kez bunları göz ardı ederek onu yargılamış olduğumu fark ettim. Tüm hatalarını geçmişte yaşadıklarına atfetmek doğru değil elbette, bazı davranışlarına hâlâ kızıyorum lakin, davranışlarının genelinde geçmişin Tully'nin kişiliğinde bıraktığı yaraları göz önüne almak gerektiği kanısındayım. Bu nedenle okurken beklentilerinizi karşılamadığı düşüncesine kapılmayın, sadece sabredin ve okuyun. Tully kırılan beklentilerinizi eninde sonunda telafi edecektir ;)


    Ezcümle, tüm zıtlıklarına rağmen birbirine sımsıkı bir can bağıyla bağlanmış iki kadının dokunaklı dostluğuna tanık olacağınız bu güzel esere şans vermenizi tavsiye ediyorum.. Ateşböceğinin Şarkısı ile yarım kalan hikayenin devamında görüşmek dileğiyle... Kitabınız bol, keyfiniz daim olsun :)
  • 624 syf.
    ·Beğendi·10/10
    Konu:
    Tully'in yaşadağı bir gece yüzünden onunla tanışmayı çok isteyen Kate, bir fırsat bulabilmiş ve o günden sonra çok sıkı bir dostluk kurmuşlardır. Bu dosluklarında kimi zaman kıskançlık, kimi zaman tartışma kimi zaman ise birbirlerine olan bağın güçlenmesine yardım edecek olaylar yaşamışlardır. Yazar da bizi bu iki kızın veya kadının yaşadığı macerelara sürüklüyor.
    Yorum:
    Bu kitabın yorumunu bekletmemin sebebi sanırım duygularımı nasıl dokeceğimi bilemediğimdendi. Yani cok sevdiğim kitaplarda bunu yaşıyorum. Neyse başlayayım ben. Bu iki kadının dostluğu beni öyle çok etkiledi ki anlatamam. Hayatımdan bazı şeyleri alıp götürdü, bazı güzel şeyler kazandırdı. Kitabı bitirdikten sonra hüngür hüngür ağladım. Bu son iyi ya da kötü bitseydi yine ağlardım. Sanırım bu kadar etkilenmemin sebebi aklıma okurken hep kardeşimin gelmesiydi.. Birkaç gün boyunca bu kitapla yatıp kalktım. Huzur vericiydi. Bir kitabın insana böyle güzel şeyler yaşatması şaşırtıcı cidden.
    Yazar, böyle pek dikkat çekici olmayan konuyu o kadar güzel dille anlatıyordu ki bu dostluk hikayesinin içinde kayboluyordunuz. Anlatamam. Ben genellikle Kate' i kendimle özdeştirdim. Yani daha çok o karekterin duygularını iyi anladığımı söyleyebilirim. Şimdiden o kitabı özlüyorum ancak okurken yaşadığım duygularla tekrar yüzleşebilir miyim korkuyorum. Yani KESİNLİKLE alıp okumalısınız. Asla bekletmeyin. Lütfen. Şuan yazarken bile içim cızlıyor. Bu yazarın diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum ve bu serinin ikinci kitabını nasıl sürdürdüğünü görebilmek için can atıyorum ancak bekleyeceğim