“Mahkûm olduğum şartların kolay olduğunu sanma. Sürekli kaçıyor, gizleniyor ve yalan söylüyorum. Bunlar, hayatta kalmamı sağlıyor. Her ne kadar hayatta kalmanın bedeli ölüm olsa da, şimdilik bu kadarını ödeyebiliyorum.”
“İlişkimizin gerçekliğini kanıtlayacak cümleler mi okumak istiyorsun? Bu konuda cömert olmayacağım, çünkü seni tasarladığını bu günlerde, akli dengen pahasına karanlıkta yürümeyi öğreteceğini sana. Dolayısıyla sunacağını kanıtlar, sol elini kullanmayı tercih etmenden ve sağ gözünün mavi oluşundan ibaret kalacak. Daha fazlasını bekleme, çünkü gelmeyecek. Zamanımız azalıyor. İkimizinki de.”
““Ancak suç, var olan en güçlü tutkaldır. Suçun işlenmesinde payı olanların her biri, birbirine yapışır. Her ne kadar birbirlerinden kaçmaya çalışsalar da suç çekimi onların”ayrılmasını engeller. Sanıldığı gibi suçun işlendiği yere değil, birbirlerine dönerler. Çünkü suç güvenli ve güvenilir değildir. Güvensizlik, yirmi dört saatlik gözetimler gerektirir. Suç ortakları birbirini gözetler. Bu yüzden, sen ve ben bir suçla yapışacağız. Tutkalımız ne dostluk ne de aşk; güvensizlikten delirmemek için, yalnız kalana kadar, ortaklarının birbirlerini öldürmeye çalıştıkları suç. Kızdıran, acıtan, muhteşem suç. Bütün şahdamarlarını mat eden suç. Ancak bizim ortaklığımızda rahat bir uyku için birinin diğerini öldürmesine gerek yok. Çünkü işlenecek suç gerçekleştiğinde sayımız bire düşecek”