Tatbik edilecek münasip sistemleri düşünmeleri konusunu gelecek nesillere bırakmıştır. Tabiatıyla bu sistem imkanlara göre tespit edilecektir. İslam, cemiyetin durmadan değişen ve gelişen şartların dikkate alarak mali ve idari sahada teferruata gitmemiş, böylece dondurulmuş sabit kanunlar ortaya koymamıştır. Bununla beraber bahis mevzu teferruatında esastan ayrılmasına hiçbir surette cevaz vermemiştir. Ve insanlar, "Dünya işlerini kendileri daha iyi bilir" prensibine göre deililsiz tasarrufa terk de edilmemiştir. Böylece hususi olarak Avrupa'da umumiyet itibariyle de İslam çerçevesi dışında kalan her yerde, serbest tasarruf (serbest piyasa), "gelişmekte olan insanlığın yüz karası" diyebileceğimiz şekilde iğrenç bir toplum doğurmuştur.
S:32