• İSLAM / İSLÂMÎ İLİMLER

                1.1. KLASİK
    1 Zemahşerî, Keşşaf Tefsiri (YEK)
    2 Nevevî / R.Küçük&İ.L.Çakan&Y.Kandemir, Riyâzu’s-Salihin Tercüme ve Şerhi (Erkam)
    3 Yaşar Kandemir, Şifâ-i Şerîf Şerhi (Tahlil)
    4 Kuşeyrî Risalesi, (Dergah)
    5 Gazzâlî, Hakikat Arayışı: el-Munkız mine’d-Dalâl (Emin)
    6 Gazzâlî, Mişkâtü’l-Envâr (Nur Metafiziği) (Büyüyenay)
    7 Gazzâlî, İhyau Ulumiddin (Yusuf Sıdkı Efendi tercümesi) (Yazma Eserler Kurumu)
    8 Gazzâlî, Müstasfa: İslam Hukukunda Deliller ve Yorum Metodolojisi 1-2 (Rey / Klasik)
    9 Muhyiddin Kâfiyeci, Kitabü’t-Teysir fi Kavaidi İlmi’t-Tefsir (Ankara İlahiyat Fakültesi)
    10 Bedrüddin İbn Cemâa, İslamî Gelenekte Eğitim Ahlakı (TDV)
    11 Zernûcî, Talimü’l-Müteallim (Sahhaflar Kitap Sarayı)
    12 Kudûrî: Metin ve İzahlı Tercüme 1-2 (Yasin)
    13 İbrahim Halebî&Mustafa Uysal, İzahlı Mülteka el-Ebhur Tercümesi 1-4 (Çelik)
    14 İbn Rüşd, Bidayetü’l-Müctehid 1-3 (Ensar)
    15 Sâbûnî, Maturidiyye Akaidi (İFAV)
    16 Beyâzîzâde, İmam Azam Ebu Hanife’nin İtikadî Görüşleri (İFAV)
    17 Tâcüddin İbnü’s-Sübkî&M.Saim Yeprem, Matüridî’nin Akide Risalesi ve Şerhi (TDV)
    18 Fahreddin Râzî, Allah’ın Aşkınlığı (İz)
    19 Teftâzânî, Kelam İlmi ve İslam Akaidi: Şerhü’l-Akaid (Dergah)
    20 Seyyid Şerif Cürcânî, Şerhu’l-Mevâkıf 1-3 (YEK)
    21 Beyzâvî, Tavâliu’l-Envâr (YEK)
    22 Abdülkadir Geylânî, Fütuhu’l-Gayb (Etkileşim)
    23 Abdülkadir Geylânî, el-Fethü’r-Rabbânî (Gelenek)
    24 Abdülkadir Geylânî, Cilâü’l-Hâtır (Gelenek)
    25 İbn Arabî, Marifet Kitabı (İz)
    26 A. Avni Konuk, Fususu’l-Hikem Tercüme ve Şerhi 1-4 (İFAV)
    27 Necmeddin-i Dâye, Tasavvuf Yolu (İFAV)
    28 Mevlânâ Celaleddin, Mesnevi Tercümesi 1-3 (Şefik Can) (Ötüken)
    29 A. Avni Konuk, Mesnevî-i Şerif Şerhi 1-13 (Kitabevi)
    30 İmâm-ı Rabbânî, Mektûbât-ı Rabbânî 1-3 (Yasin)
    31 Abdülkâhir Cürcânî, Delâilü’l-İcâz (YEK)
    32 İzzeddin b. Abdüsselam, İslamî Hükümlerin Esas ve Hikmetleri (İz)
    33 Şah Veliyyullah Dihlevî, Hüccetullahi’l-Baliğa 1-2 (İz)
    34 Şâtıbî, Muvafakât 1-4 (İz)
    35 Eşrefoğlu Rûmî, Müzekki’n-Nüfus (İnsan)
    36 Katip Çelebi, Mizanü’l-Hakk fi İhtiyari’l-Ehakk (Kabalcı)

    1.2. MODERN
    37 Elmalılı M. Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili (Eser)
    38 Elmalılı M. Hamdi Yazır, Meşrutiyetten Cumhuriyete Makaleler (Klasik)
    39 Elmalılı M. Hamdi Yazır, Meal-Tefsir (haz. Ertuğrul Özalp (İşaret)
    40 Mehmed Akif Ersoy, Kur’an Meali (Mahya)
    41 Kur’an Yolu: Türkçe Meal ve Tefsir 1-5 (DİB)
    42 Yaşar Kandemir&Ümit Şimşek&Halit Zevalsiz, Ayet ve Hadislerle Açıklamalı Kur’an-ı Kerim Meali 1-2 (İFAV)
    43 İlhami Güler&Ömer Özsoy, Konularına Göre Kur’an (Fecr)
    44 Babanzade Ahmed Naim, Tecrîd-i Sarih Şerhi (Hadis usulüne dair telif Mukaddime kısmı ve Ahmed Naim’in şerh ettiği kısım) (DİB)
    45 Babanzade Ahmed Naim, İslam Ahlakının Esasları (TDV)
    46 Ömer Nasuhi Bilmen, Hukuk-ı İslamiyye ve Istılahat-ı Fıkhiye Kamusu 1. cilt (Bilmen)
    47 Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük Tefsir Tarihi (Tabakatü’l-Müfessirin) 1-2 (Semerkand)
    48 Said Nursî, Mesnevî-i Nuriye (DİB)
    49 Said Nursî, Sözler (DİB)
    50 İzmirli İsmail Hakkı, Yeni İlm-i Kelam (Ankara Okulu)
    51 Tahirü’l-Mevlevî, Müslümanlıkta İbadet Tarihi
    52 Kettânî, Hz. Peygamber’in Yönetimi 1-2 (İz)
    53 Muhammed Hamidullah, İslam Peygamberi (Beyan)
    54 Muhammed Hamidullah, İslam’a Giriş (Beyan)
    55 Muhammed Hamidullah, Hz. Peygamber’in Savaşları (Beyan)
    56 Muhammed Hamidullah, İslam’da Devlet İdaresi (Beyan)
    57 M. Âsım Köksal, İslam Tarihi (Erkam)
    58 M. Âsım Köksal, İman, İbadet, Sohbetler (DİB)
    59 M. Âsım Köksal, Kitab ve Sünnet (DİB)
    60 M. Âsım Köksal, Peygamberler Tarihi (DİB)
    61 M. Âsım Köksal, Caetani’ye Reddiye 1-2 (İz)
    62 Muhammed Emin Er, Allah Katında Din (Arı Sanat)
    63 Muhammed Emin Er, Fıkh-ı Bâtın (Arı Sanat)
    64 Muhammed Emin Er, Din Güzel Ahlaktır (Arı Sanat)
    65 Casim Avcı, Muhammedü’l-Emin (Hayykitap)
    66 Kasım Şulul, Hz. Peygamber Devri Kronolojisi (İnsan)
    67 İbrahim Kafi Dönmez, Fıkıh Usulü İncelemeleri, (İSAM)
    68 İbrahim Kafi Dönmez, Fıkıh ve Fıkıh Tarihi İncelemeleri (İSAM)
    69 Yunus Apaydın, İslam Hukuk Usulü (Kimlik)
    70 Seyyid Bey, Medhal (Matbaa-i Amire)
    71 Seyyid Bey, Usul-i Fıkh Dersleri Mebasihinden İrade, Kaza ve Kader (Kader Matbaası)
    72 Seyyid Bey, Usul-i Fıkh Dersleri (Matbaa-i Hukukiye)
    73 Tuncay Başoğlu, Fıkıh Usulünde Fahreddin Razi Mektebi (İSAM)
    74 Wael Hallaq, İslam Hukukuna Giriş
    75 Ahmed Hasan, İslam hukukunun doğuşu ve gelişimi (Rağbet)
    76 Tahir b. Aşûr, İslam Hukuk Felsefesi (İz)
    77 Tahir b. Aşûr, İslam, İnsan ve Toplum Felsefesi (Rağbet)
    78 Hayreddin Karaman, Mukayeseli İslam Hukuku (İz)
    79 Hayreddin Karaman, İş ve ticaret ilmihali (İz)
    80 Hayreddin Karaman, Yeni Gelişmeler Karşısında İslam Hukuku (İz)
    81 Hayreddin Karaman, İslamın Işığında Günün Meseleleri (İz)
    82 Bilal Aybakan, Fıkıh İlminin Oluşum Sürecinde İcma (İz)
    83 Bilal Aybakan, İmam Şafii ve Fıkıh Düşüncesinin Mezhepleşmesi (İz)
    84 İlmihal 1-2 (İSAM)
    85 Günümüz Fıkıh Problemleri (Anadolu Ü. Açıköğretim Fakültesi Yayınları)
    86 Osman Şahin, Nihat Dalgın ve Muhsin Koçak, İslam Hukuku (İslam Hukukuna Giriş, Aile, Miras ve Ceza Hukuku) (Ensar)
    87 Cengiz Kallek, Asr-ı Saadet’te yönetim piyasa ilişkisi; Sosyal Servet (Klasik)
    88 Fethi Gedikli, Osmanlı Şirket Kültürü (İz)
    89 Servet Bayındır, Fıkhi ve iktisadi açıdan İslami finans (para ve sermaye piyasaları) (Süleymaniye Vakfı)
    90 Macid Hadduri, İslam’da Adalet Kavramı (Yöneliş)
    91 Ahmet Özel, Yönetici Peygamber Hz. Muhammed (Küre)
    92 Ahmet Özel, Darülislam-Darülharb: İslam Hukukunda Ülke Kavramı (İz)
    93 Ahmet Özel, İslam ve Terör: Fıkhi Bir Yaklaşım (Küre)
    94 Ahmet Yaman, İslam Aile Hukuku (İFAV)
    95 Ahmet Yaman, İslam Devletler Hukukunda Savaş (Beyan)
    96 Ahmet Yaman (ed.), Makasıd ve İctihad: İslam Hukuk Felsefesi Araştırmaları (Rağbet)
    97 Saffet Köse, İslam Hukuku Açısından Din ve Vicdan Hürriyeti (İz)
    98 Saffet Köse, İslam Hukukunda Hakkın Kötüye Kullanılması (İFAV)
    99 Talip Türcan, İslam Hukuk Biliminde Amaç-Norm İlişkisi (Ankara Okulu)
    100 Talip Türcan, Devletin Egemenlik Unsuru ve Egemenlikten Kaynaklanan Yetkileri (Ankara Okulu)
    101 Mehmet Akif Aydın, Osmanlı Devleti’nde Hukuk ve Adalet (Klasik)
    102 Mehmet Akif Aydın, Türk Hukuk Tarihi (Beta)
    103 Murteza Bedir, Sünnet, İSAM
    104 Murteza Bedir, Buhara Hukuk Okulu (İSAM)
    105 Süleyman Uludağ, İslam Açısından Musiki ve Sema (Marifet)
    106 Refik Gür, Hukuk Tarihi ve Tefekkürü Bakımından Mecelle (Sebil)
    107 Refik Gür, Osmanlı İmparatorluğu’nda Kadılık Müessesesi (İş Bankası)
    108 Necmettin Kızılkaya, İslam Hukukunda Külli Kaideler (İz)
    109 Nail Okuyucu, Şafii Mezhebinin Teşekkül Süreci (İFAV)
    110 Özgür Kavak, Modern İslam Hukuk Düşüncesi: Reşid Rıza Örneği (Klasik)
    111 Muhammed Mustafa el-A’zamî, Kur’an Tarihi (İz)
    112 Muhammed Hamidullah, Kur’an-ı Kerim Tarihi (Beyan)
    113 Mehmet Paçacı, Kur’an’a Giriş, İSAM
    114 Mehmet Paçacı, Çağdaş Dönemde Kur’an’a ve Tefsire Ne Oldu? (Klasik)
    115 Dücane Cündioğlu, Kur’an’ı Anlamanın Anlamı (Kapı)
    116 Dücane Cündioğlu, Anlamın Buharlaşması ve Kur’an (Kapı)
    117 Dücane Cündioğlu, Söz’ün Özü (Kapı)
    118 Dücane Cündioğlu, Anlamın Tarihi: Sözlü Kültürden Yazılı Kültüre (Kapı)
    119 Dücane Cündioğlu, Kur’an Çevirilerinin Dünyası (Kapı)
    120 Vecdi Akyüz, Kur’an’da Siyasi Kavramlar (Kitabevi)
    121 Ahmet Nedim Serinsu, Kur’an Nedir? (Şule)
    122 Ahmet Nedim Serinsu, Kur’an ve Bağlam (Şule)
    123 Mehmed Akif Ersoy, Düzyazılar: Makaleler, Tefsirler, Vaazlar (Beyan)
    124 Mustafa Öztürk, Çağdaş İslam Düşüncesi ve Kur’ancılık (Ankara Okulu)
    125 Mustafa Öztürk, Kur’an ve Aşırı Yorum (Ankara Okulu)
    126 Mustafa Öztürk, Kur’an ve Yaratılış (Kuramer)
    127 Mustafa Öztürk, Kur’an, Tefsir ve Usul Üzerine (Ankara Okulu)
    128 Mustafa Öztürk, Tefsir Tarihi Araştırmaları (Ankara Okulu)
    129 Mustafa Öztürk, Meal Kültürümüz (Ankara Okulu)
    130 Mustafa Öztürk, Osmanlı Tefsir Mirası (Ankara Okulu)
    131 Esra Gözeler, Kur’an Ayetlerinin Tarihlendirilmesi (Kuramer)
    132 Davut İltaş, Klasik Nesih Teorisi ve Çağdaş Tefsirciler (Ankara Okulu)
    133 Muhsin Demirci, Tefsir Usulü (İFAV)
    134 Muhsin Demirci, Tefsir Terimleri Sözlüğü (İFAV)
    135 Muhsin Demirci, Tefsirde Metodolojik Sorunlar (İFAV)
    136 Muhsin Demirci, Tefsir Tarihi (İFAV)
    137 Ömer Özsoy, Sünnetullah (Fecr)
    138 Rudi Paret, Kur’an Üzerine&İslam Sembolizmi (İz)
    139 Fethi Ahmet Polat, Çağdaş İslam Düşüncesinde Kur’an’a Yaklaşımlar (İz)
    140 İlyas Çelebi, İslam’ın İnanç Esasları (İSAM)
    141 İlyas Çelebi, İslam İnanç Sisteminde Akılcılık ve Kadı Abdülcabbar (Rağbet)
    142 İlyas Çelebi, Dinî Düşüncede İtidal ve Hoşgörü (Çamlıca)
    143 İlyas Çelebi, İslam İnancında Gayb Alemi (Ensar)
    144 Saim Kılavuz, Anahatlarıyla İslam Akaidi ve Kelama Giriş (Ensar)
    145 Mehmet Kalaycı, Tarihsel Süreçte Eşarilik Maturidilik İlişkisi (Ankara Okulu)
    146 Mevlüt Özler, İslam Düşüncesinde Tevhid (Rağbet)
    147 Mevlüt Özler, İslam Düşüncesinde İnsan Hürriyeti (Rağbet)
    148 Ulrich Rudolph, Maturidî (Litera)
    149 Sönmez Kutlu (ed.), İmam Maturidî ve Maturidîlik (Otto)
    150 Sönmez Kutlu, Selefiliğin Fikri Arkaplanı (Otto)
    151 Sönmez Kutlu, Tarihsel Din Söylemleri Üzerine Zihniyet Çözümlemeleri (Otto)
    152 Muhammed Mustafa el-A’zamî, İlk Devir Hadis Edebiyatı (İz)
    153 Muhammed Mustafa el-A’zamî, Hadis Metodolojisi ve Edebiyatı (İz)
    154 Muhammed Mustafa el-A’zamî, İslam Fıkhı ve Sünnet: Oryantalist Schacht’a Reddiye, (İz)
    155 Subhi es-Salih, Hadis İlimleri ve Hadis Istılahları (İFAV)
    156 Abdullah Aydınlı, Hadis Istılahları Sözlüğü (İFAV)
    157 Ahmet Yücel, Hadis Tarihi (İFAV)
    158 Ahmet Yücel, Hadis Usulü (İFAV)
    159 Ahmet Yücel, Oryantalist Hadis Literatürü (İFAV)
    160 Ahmet Yücel, Oryantalist Hadis Anlayışı ve Eleştirisi (İFAV)
    161 Zekeriya Güler, Hadis Tetkikleri (İFAV)
    162 Zekeriya Güler, Hadis Günlüğü (Hüner)
    163 Mehmet Görmez, Sünnet ve Hadisin Anlaşılması ve Yorumlanmasında Metodoloji Sorunu (Otto)
    164 Mehmet Görmez, Hadis İlminin Temel Meseleleri (OTTO)
    165 Harald Motzki, İsnad ve Metin Bağlamında Hadis Tarihlendirme Metotları (İz)
    166 Abdullah Taha İmamoğlu, Hadis ve Siyaset (Beka)
    167 İbrahim Hatiboğlu, İslam Dünyasının Çağdaşlaşma Serüveni, (İz)
    168 İbrahim Hatiboğlu, Çağdaşlaşma ve Hadis Tartışmaları, (İz)
    169 Halit Özkan, Memlüklerin Son Asrında Hadis (Klasik)
    170 Cağfer Karadaş, Ana Hatlarıyla Kelam Tarihi (Ensar)
    171 Abdüllatif Harputi, Kelam Tarihi (Ankara Okulu)
    172 Sait Özervarlı, Kelam’da Yenilik Arayışları (İSAM)
    173 Rıdvan Özdinç, Akıl, İrade Hürriyet: Son Dönem Osmanlı Dinî Düşüncesinde İrade Meselesi (Dergah)
    174 Enis Doko&Mehmet Bulğen, Güncel Kelam Tartışmaları (İFAV)
    175 Mehmet Bulğen, Kelam Atomculuğu ve Modern Kozmoloji (TDV)
    176 Fatih Şeker, İslamlaşma Sürecinde Türklerin İslam Tasavvuru (TDV)
    177 Austryn Wolfson, Kelam Felsefeleri (Kitabevi)
    178 L. Gardet&G. Anawati, İslam Teolojisine Giriş (Ayrıntı)
    179 Selçuk Eraydın, Tasavvuf ve Tarikatlar (İFAV)
    180 Ataullah İskenderî, Hikem-i Ataiyye
    181 William Chittick&Sachiko Murata, İslam’ın Vizyonu (İnsan)
    182 William Chittick, Varolmanın Boyutları (İnsan)
    183 William Chittick, Sufi’nin Bilgi Yolu (Okuyan Us)
    184 William Chittick, Tasavvuf: Kısa Bir Giriş (İz)
    185 Michel Chodkiewicz, Sahilsiz Bir Umman (Nefes)
    186 Özkan Öztürk, Siyaset ve Tasavvuf (Dergah)
    187 Mahmud Erol Kılıç, Şeyh-i Ekber: İbn Arabi Düşüncesine Giriş (Sufi)
    188 Mahmud Erol Kılıç, Sufi ve Şiir: Osmanlı Tasavvuf Şiirinin Poetikası (İnsan)
    189 M. Nusret Tura, Gönül ve Aşk (İnsan)
    190 M. Nusret Tura, Aşk Yolu (İnsan)
    191 Mustafa Kara, Tasavvuf ve Tarikatlar Tarihi (Dergah)
    192 Mustafa Kara, Metinlerle Osmanlılarda Tasavvuf ve Tarikatlar (Sır)
    193 Mustafa Kara, Metinlerle Günümüz Tasavvuf Hareketleri (Dergah)
    194 Şaban Er, Melâmîlik ve Osmanlı Devri Melâmîleri (Kutupyıldızı)
    195 Annemarie Schimmel, Tanrı’nın Yeryüzündeki İşaretleri (Kabalcı)
    196 Annemarie Schimmel, Ve Muhammed O’nun Elçisidir (Kabalcı)
    197 Annemarie Schimmel, İslam’ın Mistik Boyutları (Kabalcı)
    198 Annemarie Schimmel, Halifenin Rüyaları: İslam’da Rüya ve Rüya Tabirleri (Kabalcı)
    199 T. Izutsu, Kur’an’da Allah ve İnsan
    200 T. Izutsu, Kur’an’da Dinî ve Ahlakî Kavramlar
    201 T. Izutsu, İslamda Varlık Düşüncesi (İnsan)
    202 Câbirî, Arap-İslam Aklının Oluşumu (Kitabevi)
    203 Câbirî, Arap-İslam Düşüncesinin Akıl Yapısı (Kitabevi)
    204 Câbirî, İslam’da Siyasal Akıl (Kitabevi)
    205 Câbirî, Arap Ahlâkî Aklı (Mana)
    206 Fazlur Rahman, İslam (Ankara Okulu)
    207 Fazlur Rahman, İslam ve Çağdaşlık (Ankara Okulu)
    208 İsmail Raci Faruki, Bilginin İslamileştirilmesi (Risale)
    209 Ebu’l-Hasen en-Nedvî, İslam’ın Siyasi Yorumu (Bedir)
    210 Seyyid Hüseyin Nasr – İslam: İdealler ve Gerçekler
    211 Seyyid Hüseyin Nasr – Genç Müslümana Modern Dünya Rehberi
    212 Franz Rosenthal, Bilginin Zaferi: İslam Düşüncesinde Bilgi Kavramı
    213 Franz Rosenthal, İSlam’da Özgürlük Kavramı (Ayışığı)

    HATIRAT
    214 Aşçı Dede’nin Hatıraları 1-4 (Kitabevi)
    215 Ali Ulvi Kurucu, Hatıralar 1-4
    216 Muhammed Emin Er, Hatıralarım (MGV)
    217 Ahmet Muhtar Büyükçınar, Hayatım İbret Aynası 1-4
    218 Nezir Demircan, Halil Günenç Hoca: Hayatı ve Hatıratı (Beyan)
    219 Hayreddin Karaman, Bir Varmış Bir Yokmuş 1-3 (İz)
    220 Tayyar Altıkulaç, Zorlukları Aşarken 1-3 (DİB)
    221 Mehmet Ali Sarı, Beyoğlu’nda Bir Hafız (Timaş)
    222 Sabahattin Zaim, Bir Ömrün Hikayesi (İşaret)
    223 Muhammed Esed, Mekke’ye Giden Yol (İnsan)
    224 Mahir İz, Yılların İzi (Kitabevi)
    225 Falih Rıfkı Atay, Zeytindağı (Pozitif)
    226 Ali Fuad Türkgeldi, Görüp İşittiklerim (TTK)
    227 Ayşe Osmanoğlu, Babam Sultan Abdülhamid (Timaş)
    228 Tahsin Paşa, Yıldız Hatıraları (İz)
    229 Samih Nafiz Tansu, İki Devrin Perde Arkası (Sebil)
    230 Tahirü’l-Mevlevî, İstiklal Mahkemesi Hatıraları&Matbuat Alemindeki Hatıralarım (Büyüyenay)
    231 Ahmet İhsan Tokgöz, Matbuat Hatıraları (İletişim)
    232 Necip Fazıl, Babıali (Büyükdoğu)
    233 Ahmet Yüksel Özemre, Üsküdar’da Bir Attar Dükkanı (Kubbealtı)
    234 Emin Akif Ersoy, Babam Mehmed Akif (Kurtuba)
    235 Aliya İzzetbegoviç, Tarihe Tanıklığım (Klasik)
    236 İsmail Kara, Sözü Dilde Hayali Gözde (Dergah)
    237 Şevket Süreyya Aydemir, Suyu Arayan Adam (Remzi)
    238 Cahit Zarifoğlu, Yaşamak (Beyan)
    239 Hüseyin Kazım Kadri, Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım (Dergah)
    240 Sadreddin Öztoprak, Şark Medreselerinde Bir Ömür (Beyan)
    241 Zeki Velidi Togan, Hatıralarım (Diyanet Vakfı)
    242 Ali Ekrem Bolayır’ın Hatıraları (Kurgan Edebiyat)
    243 Refik Halid Karay, Minel Bab ilel Mihrab (İnkılab)
    244 Refik Halid Karay, Bir Ömür Boyunca (TTK)
    245 Halide Edib Adıvar, Mor Salkımlı Ev (Can)
    246 Halide Edib Adıvar, Türk’ün Ateşle İmtihanı (Can)
    247 Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Gençlik ve Edebiyat Hatıraları (İletişim)
    248 Samet Ağaoğlu, Babamın Arkadaşları (İletişim)
    249 Çinuçen Tanrıkorur, Saz ü Söz Arasında (Dergah)
    250 Yusuf Mardin, Kocataş Yalısı: Anılarım (Boğaziçi)
    251 Saffet Tanman, Batmas Tepeleri’nde Zaman (YKY)
    252 Nezih H. Neyzi, Kızıltoprak Anıları (İş Bankası)
    253 Ernst A. Egli, Genç Türkiye İnşa Edilirken (İş Bankası)
    254 Kemal Karpat, Bir Ömrün İnsanları (Timaş)
    255 Kudsi Erguner, Ayrılık Çeşmesi (İletişim)
    256 Murat Belge, Başka Kentler, Başka Denizler 1-4 (İletişim)
    257 Eric Hobsbawm, Tuhaf Zamanlar (İletişim)
    258 Tarihçilerin Kutbu: Halil İnalcık Kitabı (İş Bankası)
    259 Dağı Delen Irmak: Kemal Karpat Kitabı (İmge)
    260 Bir Rönesans Adamı: Doğan Kuban Kitabı (İş Bankası)
    261 Ahmet Yaşar Ocak, Arı Kovanına Çomak Sokmak (Timaş)
    262 Sencer Divitçioğlu Anlatıyor (YKY)
    263 Niyazi Berkes, Unutulan Yıllar (İletişim)
    264 Serhan Tayşi, Ali Emiri’nin İzinde (Timaş)
    265 J. J. Rousseau, İtiraflar (Islık)
    266 J. W. Goethe, Yaşamımdan Şiir ve Hakikat (İş Bankası)
    267 Arnold Toynbee, Hatıralar 1-2 (Klasik)
    268 Jean Paul Sartre, Sözcükler (Can)
    269 Gabriel Garcia Marquez, Anlatmak İçin Yaşamak (Can)

    BİYOGRAFİ
    270 Şefik Can, Mevlânâ (Ötüken)
    271 Franklin Lewis, Mevlânâ: Geçmiş ve Şimdi, Doğu ve Batı (Kabalcı)
    272 Claude Addas, İbn Arabi: Kibrit-i Ahmer’in Peşinde (Sufi)
    273 Huriye Martı, Birgivî Mehmed Efendi (TDV)
    274 Yaşar Sarıkaya, Ebu Said Hâdimî (Kitap)
    275 Şaban Er, Şeyh Bedreddin Hakkında Son Söz (Kutupyıldızı)
    276 Y. K. Beysülen&Cemaleddin Canlı, Zaman İçinde Bediüzzaman (İletişim)
    277 Mary F. Weld, Bediüzzaman Said Nursi: Entelektüel Biyografisi (Etkileşim)
    278 François Georgeon, Sultan Abdülhamid (İletişim)
    279 Midhat Cemal Kuntay, Mehmet Akif (Oğlak)
    280 Midhat Cemal Kuntay, Namık Kemal 1-3 (İş Bankası)
    281 Midhat Cemal Kuntay, Sarıklı İhtilalci Ali Suavi (Oğlak)
    282 Ahmed Güner Sayar, Süheyl Ünver (Ötüken)
    283 Ahmed Güner Sayar, Sahhaf Raif Yelkenci (Ötüken)
    284 Ahmed Güner Sayar, Bir İktisatçının Entelektüel Portresi: Sabri Ülgener (Ötüken)
    285 Ahmed Güner Sayar, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Portre Denemeleri (Ötüken)
    286 Beşir Ayvazoğlu, Ömrüm Benim Bir Ateşti (Kapı)
    287 Beşir Ayvazoğlu, He’nin İki Gözü İki Çeşme: Bir Asaf Halet Çelebi Biyografisi (Kapı)
    288 Beşir Ayvazoğlu, Peyami (Kapı)
    289 Mesud Cemil, Tanburi Cemil’in Hayatı (Kubbealtı)
    290 Savaş Barkçin, Ahmed Avni Konuk: Görünmeyen Umman (Klasik)
    291 Âlim Kahraman, Büyük Göçmen Kuş: Yahya Kemal Beyatlı (Büyüyenay)
    292 Mehmet Birgül, İrade Hareket İsyan: Nurettin Topçu’nun Entelektüel Biyografisi 1 (Dergah)
    293 Dücane Cündioğlu, Bir Mabed İşçisi: Cemil Meriç (Kapı)
    294 Kayahan Özgül, Hersekli Arif Hikmet Bey (Kitabevi)
    295 Kayahan Özgül, Muallim Naci Efendi (Kitabevi)
    296 Kayahan Özgül, Osman Nevres Efendi (Kitabevi)
    297 Kayahan Özgül, Leskofçalı Galib Bey (Kitabevi)
    298 Cornell Fleischer, Tarihçi Mustafa Âlî (Tarih Vakfı)
    299 Gottfried Hagen, Bir Osmanlı Coğrafyacısı İşbaşında: Katib Çelebi’nin Cihannüma’sı ve Düşünce Dünyası (Küre)
    300 Edward Hallett Carr, Dostoyevski (İletişim)
    301 Stefan Zweig, Balzac (Kabalcı)
    302 Stefan Zweig, Joseph Fouche: Bir Politikacının Portresi (DoğuBatı)
    303 Stefan Zweig, Roterdamlı Erasmus (Can)
    304 Stefan Zweig, Macellan: Bir İnsan, Bir Yaşam (Can)
    305 Stefan Zweig, Mary Stuart (Can)
    306 Stefan Zweig, Montaigne (Can)
    307 Maria Rosa Antognazza, Leibniz (İş Bankası)
    308 Desmond M. Clarke, Descartes (İş Bankası)
    309 Julian Young, Nietzsche (İş Bankası)
    310 Rüdiger Safranski, Heidegger: Bir Alman Usta (Kabalcı)
    311 Rüdiger Safranski, Schopenhauer: Felsefenin Yaban Yılları (Kabalcı)
    312 A. P. Martinich, Thomas Hobbes (İş Bankası)
    313 A. Desmond&J. Moore, Charles Darwin (İş Bankası)
    314 Cihad Baban, Politika Galerisi (Timaş)
    315 Ahmet Özel, Hanefi Fıkıh Alimleri (TDV)
    316 Hayreddin Karaman, İslami Hareket Öncüleri (İz)
    317 Cağfer Karadaş, Çağdaş İslam Düşünürleri (Ensar)

    EDEBİYAT
    318 Homeros, Odysseia (Can)
    319 Apuleius, Başkalaşımlar (Kabalcı)
    320 Binbir Gece Masalları (Alfa)
    321 Tûtînâme (çev. Behçet Necatigil) (Can)
    322 Dede Korkut Hikayeleri (Kabalcı)
    323 İbn Hazm, Güvercin Gerdanlığı (İnsan)
    324 Sa’dî Şirazî, Gülistan (Gül Suyu) (Kurtuba)
    325 Dante, İlâhî Komedya (Oğlak)
    326 Cervantes, Don Quijote 1-2 (YKY)
    327 Montaigne, Denemeler (tam metin: Doruk; seçmeler: İş Bankası)
    328 François Rabelais, Gargantua (İş Bankası)
    329 François Rabelais, Pantagruel (Everest)
    330 Robert Burton, Melankolinin Anatomisi (Aylak Adam)
    331 Daniel Defoe, Robinson Crusoe, (YKY, Akşit Göktürk çevirisi)
    332 Jonathan Swift, Güliver’in Gezileri (İş Bankası)
    333 Tolstoy, Savaş ve Barış (İletişim)
    334 Tolstoy, İtiraflarım (Kaknüs)
    335 Tolstoy, İvan İlyiç’in Ölümü (Can)
    336 Tolstoy, Sanat Nedir? (Şule)
    337 Tolstoy, İçimizdeki Şeytan (Kaknüs)
    338 Dostoyevski, Kumarbaz (İletişim)
    339 Dostoyevski, Suç ve Ceza (İletişim)
    340 Dostoyevski, Karamazof Kardeşler (İş Bankası)
    341 Balzac, Goriot Baba (Can)
    342 Balzac, Altın Gözlü Kız (İletişim; Cemil Meriç çevirisi)
    343 Laurence Sterne, Tristram Shandy Beyefendi’nin Hayatı ve Görüşleri (YKY)
    344 Stendhal, Parma Manastırı (Can)
    345 Gustave Flaubert, Bilirbilmezler (Can)
    346 Victor Hugo, Sefiller 1-2 (Oğlak)
    347 İvan Gonçarov, Oblomov (İş Bankası)
    348 H. Sienkiewicz, Kovadis (MEB)
    349 Vasili Grossman, Yaşam ve Yazgı 1-3 (Can)
    350 Andrey Platonov, Can (Metis)
    351 Andrey Platonov, Dönüş (Metis)
    352 Andrey Platonov, Çevengur (Metis)
    353 Edgar Allan Poe, Bütün Hikayeleri (İthaki)
    354 H. P. Lovecraft, Toplu Eserleri 1-3 (Dost)
    355 Sir Arthur Conan Doyle, Sherlock Holmes 1-2 (Everest)
    356 Herman Melville, Moby Dick (YKY)
    357 Herman Melville, Yazıcı Bartleby (İletişim)
    358 Joseph Conrad, Karanlığın Yüreği (Can)
    359 R. L. Stevenson, Dr. Jekyll ve Bay Hyde’ın Tuhaf Hikayesi (İletişim)
    360 R. L. Stevenson, İntihar Kulübü (İthaki)
    361 Marcel Proust, Swann’ların Tarafı (Kayıp Zamanın İzinde 1. cilt) (YKY)
    362 Marcel Proust, Kayıp Zamanın İzinde (Toplu Basım) 1-2 (YKY)
    363 Thomas Mann, Büyülü Dağ 1-2 (Can)
    364 Thomas Mann, Venedik’te Ölüm (Can)
    365 Thomas Mann, Buddenbrook’lar: Bir Ailenin Çöküşü (Can)
    366 Thomas Mann, Doktor Faustus (Can)
    367 Franz Kafka, Dönüşüm (Can)
    368 Franz Kafka, Dava (Can)
    369 Franz Kafka, Bütün Öyküler (Cem)
    370 Franz Kafka, Günlükler (Cem)
    371 Franz Kafka, Babama Mektup (Cem)
    372 George Orwell, 1984 (Can)
    373 George Orwell, Hayvan Çiftliği (Can)
    374 G.K. Chesterton, Bay Perşembe (Labirent)
    375 G.K. Chesterton, Peder Brown Öyküleri (Labirent)
    376 Gustav Meyrink, Kardinal Napellus (Dost)
    377 Gustav Meyrink, Golem (YKY)
    378 Gustav Meyrink, Batı Penceresinin Meleği (Can)
    379 Fernando Pessoa, Huzursuzluğun Kitabı (Can)
    380 Louis-Ferdinand Celine, Gecenin Sonuna Yolculuk (YKY)
    381 Robert Musil, Niteliksiz Adam 1-2 (YKY)
    382 Giovanni Papini, Düşsel Konçerto (2 cilt) (Monokl)
    383 Giovanni Papini, Gog (İş Bankası)
    384 Giovanni Papini, Bitik Adam (Monokl)
    385 Elias Canetti, Körleşme (Sel)
    386 Jorge Luis Borges, Alef (İletişim)
    387 Jorge Luis Borges, Kum Kitabı (İletişim)
    388 Jorge Luis Borges, Brodie Raporu (İletişim)
    389 Jorge Luis Borges, Düşsel Varlıklar Kitabı (İletişim)
    390 Jorge Luis Borges, Atlas (İletişim)
    391 Jorge Luis Borges, Öteki Soruşturmalar (İletişim)
    392 Virginia Woolf, Kendine Ait Bir Oda (İletişim)
    393 Virginia Woolf, Orlando (İletişim)
    394 Virginia Woolf, Mrs. Dalloway (İletişim)
    395 Virginia Woolf, Bir Yazarın Güncesi (İletişim)
    396 Jack London, Martin Eden (İletişim)
    397 Umberto Eco, Gülün Adı (Can)
    398 Umberto Eco, Foucault Sarkacı (Can)
    399 Umberto Eco, Baudolino (Doğan)
    400 Umberto Eco, Yorum ve Aşırı Yorum (Can)
    401 Umberto Eco, Anlatı Ormanlarında Altı Gezinti (Can)
    402 Umberto Eco, Ortaçağ Estetiğinde Sanat ve Güzellik (Can)
    403 Italo Calvino, Atalarımız (YKY)
    404 Italo Calvino, Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu (YKY)
    405 Italo Calvino, Bütün Kozmokomik Öyküler (YKY)
    406 Italo Calvino, Klasikleri Niçin Okumalı? (YKY)
    407 Italo Calvino, Amerika Dersleri (YKY)
    408 Knut Hamsun, Dünya Nimeti (Timaş)
    409 Knut Hamsun, Açlık (Varlık)
    410 Stefan Zweig, Dünün Dünyası (Can)
    411 Stefan Zweig, Vicdan Zorbalığa Karşı, (Can)
    412 Stefan Zweig, Satranç (İş Bankası)
    413 Stefan Zweig, Amok Koşucusu&Sahaf Mendel (DoğuBatı)
    414 Gabriel Garcia Marquez, Yüzyıllık Yalnızlık (Can)
    415 Gabriel Garcia Marquez, Kırmızı Pazartesi (Can)
    416 R.Monaldi&F.Sorti, Imprimatur (Literatür)
    417 Enes Kariç, Yaban Kuşların Şarkıları (Hece)
    418 Amin Maalouf, Afrikalı Leo (YKY)
    419 Amin Maalouf, Semerkant (YKY)
    420 İvo Andriç, Drina Köprüsü (İletişim)
    421 William Golding, Sineklerin Tanrısı (İş Bankası)
    422 Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi, A’mâk-ı Hayal (Büyüyenay)
    423 Ömer Seyfettin, Bütün Hikayeleri (4 cilt) (Dergah)
    424 Yahya Kemal, Aziz İstanbul (İstanbul Fetih Cemiyeti)
    425 Yahya Kemal, Eğil Dağlar (İstanbul Fetih Cemiyeti)
    426 Yahya Kemal, Çocukluğum, Gençliğim, Siyasi ve Edebi Hatıralarım (İstanbul Fetih Cemiyeti)
    427 Ahmet Haşim, Bütün Kitapları (Oğlak)
    428 Ahmed Hamdi Tanpınar, Beş Şehir (Dergah; Notlu basım)
    429 Ahmed Hamdi Tanpınar, Huzur (Dergah)
    430 Ahmed Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü (Dergah)
    431 Ahmed Hamdi Tanpınar, On Dokuzuncu Asır Türk Edebiyatı Tarihi (Dergah)
    432 Abdülhak Şinasi Hisar, Boğaziçi Mehtapları (YKY)
    433 Abdülhak Şinasi Hisar, Fahim Bey ve Biz (YKY)
    434 Abdülhak Şinasi Hisar, Ali Nizami Bey’in Alafrangalığı ve Şeyhliği (YKY)
    435 Reşat Nuri Güntekin, Çalıkuşu (İnkılap)
    436 Refik Halid Karay, Memleket Hikayeleri (İnkılap)
    437 Refik Halid Karay, Üç Nesil Üç Hayat (İnkılap)
    438 Refik Halid Karay, Deli (İnkılap)
    439 Refik Halid Karay, Türkçe’nin Tadı ve Ahengi (İnkılap)
    440 Refik Halid Karay, Hep İstanbul (İnkılap)
    441 Refik Halid Karay, Kirpi’nin Dedikleri (İnkılap)
    442 Hüseyin Rahmi Gürpınar, Şıpsevdi (Everest)
    443 Hüseyin Rahmi Gürpınar, Deli Filozof (Everest)
    444 Midhat Cemal Kuntay, Üç İstanbul (Oğlak)
    445 Peyami Safa, Fatih-Harbiye (Ötüken)
    446 Peyami Safa, Matmazel Noralya’nın Koltuğu (Ötüken)
    447 Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, (Ötüken)
    448 Oğuz Atay, Tutunamayanlar (İletişim)
    449 Tarık Buğra, Osmancık (Ötüken)
    450 Tarık Buğra, Küçük Ağa (Ötüken)
    451 Kemal Tahir, Devlet Ana (İthaki)
    452 Kemal Tahir, Esir Şehir Üçlemesi (İthaki)
    453 Kemal Tahir, Kurt Kanunu (İthaki)
    454 Sabahattin Ali, Kuyucaklı Yusuf (YKY)
    455 Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna (YKY)
    456 Bilge Karasu, Gece (Metis)
    457 Yusuf Atılgan, Aylak Adam (YKY)
    458 İhsan Oktay Anar, Puslu Kıtalar Atlası (İletişim)
    459 İhsan Oktay Anar, Suskunlar (İletişim)
    460 İhsan Oktay Anar, Kitab-ül Hiyel (İletişim)
    461 İhsan Oktay Anar, Efrasiyab’ın Hikayeleri (İletişim)
    462 Orhan Pamuk, Beyaz Kale (YKY)
    463 Orhan Pamuk, Benim Adım Kırmızı (YKY)
    464 Salah Birsel, Kahveler Kitabı (Sel)
    465 Salah Birsel, Ah Beyoğlu, Vah Beyoğlu (Sel)
    466 Salah Birsel, Boğaziçi Şıngır Mıngır (Sel)
    467 Salah Birsel, Sergüzeşt-i Nono Bey ve Elmas Boğaziçi (Sel)
    468 Salah Birsel, İstanbul Paris (Sel)
    469 Hasan Ali Toptaş, Gölgesizler (İletişim)
    470 Ferid Edgü, Hakkari’de Bir Mevsim (Sel)
    471 Rafet Elçi, Ahrar (Litera)
    472 Gökdemir İhsan, Katakofti (Dergah)
    473 Fuad Köprülü, Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar (Alfa)
    474 Ömer Faruk Akün, Divan Edebiyatı (İSAM)
    475 Günay Kut, Yazmalar Arasında: Eski Türk Edebiyatı Araştırmaları 1 (Simurg)
    476 Günay Kut, Acâyibü’l-Mahlukat: Eski Türk Edebiyatı Araştırmaları 2 (Simurg)
    477 Atilla Şentürk&Ahmet Kartal, Eski Türk Edebiyatı Tarihi (Dergah)
    478 Atilla Şentürk, Osmanlı Şiiri Kılavuzu (OSEDAM)
    479 Atilla Şentürk, Taşlıcalı Yahya Beğ’in Şehzade Mustafa Mersiyesi (Büyüyenay)
    480 Kayahan Özgül, Seke Seke Ben Geldim 1-2, (Hece)
    481 Kayahan Özgül, XIX. Asrın Benzersiz Bir Politekniği Münif Paşa (Kitabevi)
    482 Kayahan Özgül, 19. Asrın Özel Bir Edebiyat Mahfeli Olarak Encümen-i Şuara (Kurgan Edebiyat)
    483 Kayahan Özgül, Türk Edebiyatında Siyasi Rüyalar (Kurgan Edebiyat)
    484 Berat Açıl, Klasik Türk Edebiyatında Alegori (Küre)
    485 Şemsettin Şeker, Ders ile Sohbet Arasında: 19. Asır İstanbulunda İlim, Kültür ve Sanat Meclisleri (Zeytinburnu Belediyesi)
    486 Şemsettin Şeker, Tanzimat Fikri ve Edebiyat (Dergah)
    487 Alphan Akgül, Anlamın Sesi: Yahya Kemal Beyatlı’nın Şiir Estetiği (Dergah)
    488 Taner Timur, Osmanlı Türk Romanında Tarih Toplum ve Kimlik (İmge)
    489 İskender Pala, Müstesnâ Güzeller (Kapı)
    490 İskender Pala, Şiirler, Şairler ve Meclisler (Kapı)
    491 İskender Pala, Kudemânın Kırk Atlısı (Kapı)
    492 Uğur Derman, Ömrümün Bereketi I (Kubbealtı)
    493 Nazan Bekiroğlu, Yusuf ile Züleyha (Timaş)
    494 Mustafa Kutlu, Ya Tahammül Ya Sefer (Dergah)
    495 Mustafa Kutlu, Uzun Hikaye (Dergah)
    496 Rasim Özdenören, Gül Yetiştiren Adam (İz)
    497 Beşir Ayvazoğlu, Bozgunda Fetih Rüyası, (Kapı)
    498 Beşir Ayvazoğlu, Ney’in Sırrı (Kapı)
    499 Beşir Ayvazoğlu, Aşk Estetiği (Kapı)
    500 Beşir Ayvazoğlu, Kuğunun Son Şarkısı (Kapı)
    501 Beşir Ayvazoğlu, 1924 (Kapı)
    502 Beşir Ayvazoğlu, Ateş Denizi (Kapı)
    503 Samiha Ayverdi, İbrahim Paşa Konağı (Kubbealtı)
    504 Samiha Ayverdi, Mesih Paşa İmamı (Kubbealtı)
    505 Jean Paul Sartre, Bulantı, (Can)
    506 Albert Camus, Yabancı (Can)
    507 Albert Camus, Başkaldıran İnsan (Can)
    508 Walter Benjamin, Pasajlar (YKY)
    509 Harold Bloom, Batı Kanonu (İthaki)
    510 Roland Barthes, Yazı Üzerine Çeşitlemeler&Metnin Hazzı (YKY)
    511 Roland Barthes, Yazı ve Yorum (Metis)
    512 Roland Barthes, Eleştiri ve Hakikat (İletişim)
    513 Terry Eagleton, Edebiyat Kuramı (Ayrıntı)
    514 Vladimir Propp, Masalın Biçimbilimi (Om)
    515 Akşit Göktürk, Okuma Uğraşı (YKY)
    516 Akşit Göktürk, Sözün Ötesi (YKY)
    517 Ahmet Bozkurt, Unutma Zamanı (İnkılap)
    518 Nurdan Gürbilek, Kör Ayna Kayıp Şark: Edebiyat ve Endişe (Metis)
    519 Nurdan Gürbilek, Mağdurun Dili (Metis)
    520 Nurdan Gürbilek, Benden Önce Bir Başkası (Metis)
    521 Nurdan Gürbilek, Sessizin Payı (Metis)
    522 Tahirü’l-Mevlevî, Edebiyat Lügati (Enderun)
    523 Kaya Bilgegil, Edebiyat Bilgi ve Teorileri (Salkımsöğüt)
    524 Kaya Bilgegil, Rönesans Çağı Cihan Edebiyatında Türk Takdirkarlığı (Salkımsöğüt)
    525 George Steiner, Tolstoy mu Dostoyevski mi? (İş Bankası)
    526 Ahmet Nedim Serinsu, Okurluk Üstüne: Nitelikli Okumaya Giriş (Şule)
    527 Florian Illies, 1913: Fırtınadan Önce (Can)


    SANAT
    528 Erwin Panofsky, Perspektif: Simgesel Bir Biçim (Metis)
    529 Erwin Panofsky, Gotik Mimarlık ve Skolastik Felsefe (Kabalcı)
    530 Pavel Florenski, Tersten Perspektif (Metis)
    531 Hans Belting, Floransa ve Bağdat: Doğuda ve Batıda Bakışın Tarihi (KÜY)
    532 E.H. Gombrich, Sanatın Öyküsü (Remzi)
    533 E.H. Gombrich, Sanat ve Yanılsama (Remzi)
    534 E.H. Gombrich, İmge ve Göz (YKY)
    535 Germain Bazin, Sanat Tarihi (Kabalcı)
    536 Larry Shiner, Sanatın İcadı: Bir Kültür Tarihi (Ayrıntı)
    537 Mahmud Bedreddin Yazır, Medeniyet Aleminde Yazı ve İslam Medeniyetinde Kalem Güzeli 1-3 (DİB)
    538 Ali Alparslan, Osmanlı Hat Sanatı Tarihi (YKY)
    539 Oktay Aslanapa, Türk Sanatı (Remzi)
    540 Turgut Cansever, İslam’da Şehir ve Mimari (Timaş)
    541 Turgut Cansever, Kubbeyi Yere Koymamak (Timaş)
    542 Turgut Cansever, Mimar Sinan (Klasik)
    543 Turgut Cansever, Osmanlı Şehri (Timaş)
    544 Selçuk Mülayim, İslam Sanatı (İSAM)
    545 Doğan Kuban, Osmanlı Mimarisi (YEM)
    546 Doğan Kuban, Çağlar Boyunca Türkiye Sanatının Anahatları (YKY)
    547 Doğan Kuban, Türk ve İslam Sanatı Üzerine Denemeler (Arkeoloji ve Sanat)
    548 Leland M. Roth, Mimarlığın Öyküsü (Kabalcı)

    ŞİİR
    549 Yunus Emre, Divan ve Risaletü’n-Nushiyye (Sahhaflar Kitap Sarayı)
    550 Fuzuli, Leylâ vü Mecnun (Dergah)
    551 Fuzuli, Divan (Akçağ)
    552 Aziz Mahmud Hüdâyî, Divan-ı İlahiyat (Sahhaflar Kitap Sarayı)
    553 Niyâzî-i Mısrî, Divan-ı İlahiyat (H)
    554 Sunullah Gaybî, Divan (DİB)
    555 Ahmed Kuddusi, Divan, (Akçağ)
    556 Neşâtî, Divan (Akademi Kitabevi)
    557 Alvarlı Muhammed Lütfi, Divan (DİB)
    558 Şeyh Galib, Divan (DİB)
    559 Şeyh Galib, Hüsn ü Aşk (İş Bankası)
    560 İskender Pala, Kronolojik Divan Şiiri Antolojisi (Kapı)
    561 Atilla Şentürk, Osmanlı Şiiri Antolojisi (YKY)
    562 Mehmed Akif Ersoy, Safahat (Ertuğrul Düzdağ, Osmanlıca karşılıklı neşir)
    563 Ahmet Haşim, Bütün Şiirleri (Dergah)
    564 Yahya Kemal, Kendi Gök Kubbemiz (İstanbul Fetih Cemiyeti)
    565 Yahya Kemal, Eski Şiirin Rüzgarıyla (İstanbul Fetih Cemiyeti)
    566 Nazım Hikmet, Kuvayı Milliye (YKY)
    567 Nazım Hikmet, Memleketimden İnsan Manzaraları (YKY)
    568 Rıza Tevfik, Serâb-ı Ömrüm ve Diğer Şiirleri (Kitabevi)
    569 Cahit Sıtkı Tarancı, Otuz Beş Yaş (Can)
    570 Fazıl Hüsnü Dağlarca, Çocuk ve Allah (YKY)
    571 Turgut Uyar, Bütün Şiirleri (YKY)
    572 Necati Cumalı, Bütün Şiirleri
    573 Necip Fazıl Kısakürek, Çile (Büyükdoğu)
    574 Edip Cansever, Yerçekimli Karanfil (Adam)
    575 Cemal Süreya, Üvercinka (YKY)
    576 Attila İlhan, Böyle Bir Sevmek (İş Bankası)
    577 Sezai Karakoç, Gün Doğmadan (Diriliş)
    578 Özdemir Asaf, Güvercin Senfonisi: Toplu Şiirler (YKY)
    579 Cahit Zarifoğlu, Şiirler (Beyan)
    580 İlhan Berk, Kül (Adam)
    581 İsmet Özel, Erbaîn (TİYO)
    582 Ahmed Arif, Hasretinden Prangalar Eskittim (Metis)
    583 Melih Cevdet Anday, Rahatı Kaçan Ağaç (İş Bankası)
    584 Rabindranath Tagore, Gitanjali (Kapı)
    585 Rainer Maria Rilke, Duino Ağıtları (İş Bankası)
    586 Charles Baudelaire, Kötülük Çiçekleri (Çekirdek)

    İSTANBUL
    587 Evliya Çelebi, Seyahatname 1. Cild (YKY)
    588 Metin And, 16. Yüzyılda İstanbul (YKY)
    589 Robert Mantran, 17. Yüzyılın İkinci Yarısında İstanbul: Kurumsal, İktisadi, Toplumsal Tarih Denemesi 1-2 (TTK)
    590 Eremya Çelebi Kömürciyan, 17. Asırda İstanbul (Eren)
    591 Edmondo de Amicis, İstanbul (1874) (TTK)
    592 Balıkhane Nazırı Ali Rıza Bey, Eski Zamanlarda İstanbul Hayatı (Kitabevi)
    593 Semavi Eyice, Tarih Boyunca İstanbul (Etkileşim)
    594 Turgut Cansever, İstanbul’u Anlamak (Timaş)
    595 Önder Kaya, Konstantin’in Kutsanmış Şehri (Küre)
    596 Önder Kaya, Fatih’in Müjdelenen Şehri (Küre)
    597 Önder Kaya, Cumhuriyetin Vitrin Şehri (Küre)
    598 Beşir Ayvazoğlu, Üçüncü Tepede Hayat (Kubbealtı)
    599 Beşir Ayvazoğlu, Divanyolu, (Kapı)
    600 Philip Mansel, Konstantiniyye: Dünyanın Arzuladığı Şehir 1453-1924 (Everest)
    601 Zeynep Çelik, 19. Yüzyılda Osmanlı Başkenti: Değişen İstanbul (İş Bankası)
    602 Ümit Meriç, Seyyahların Aynasında İstanbul (Albaraka)
    603 Süheyl Ünver, İstanbul Risaleleri 1-5 (Kültür A.Ş.)
    604 Gülru Necipoğlu, 15. ve 16. Yüzyılda Topkapı Sarayı (YKY)
    605 Murat Belge, İstanbul Gezi Rehberi (İletişim)
    606 Haluk Dursun, İstanul’da Yaşama Sanatı (Timaş)

    KİTAP
    607 Necib Asım, Kitap (Büyüyenay)
    608 Johannes Pedersen, İslam Dünyasında Kitabın Tarihi (Klasik)
    609 İsmail Erünsal, Osmanlılarda Kütüphaneler ve Kütüphanecilik (Timaş)
    610 İsmail Erünsal, Osmanlılarda Sahaflık ve Sahaflar (Timaş)
    611 İsmail Erünsal, Kütüphanecilikle İlgili Osmanlıca Metinler ve Belgeler 1-2 (İstanbul Ü. Edebiyat Fakültesi)
    612 Berat Açıl (ed.), Osmanlı Kitap Kültürü (Nobel)
    613 Jonathan Bloom, Kağıda İşlenen Uygarlık (Kitap)
    614 Tarih Boyunca Sahhaflık ve İstanbul Sahhaflar Çarşısı (İstanbul Sahhaflar Derneği)
    615 Alberto Manguel, Okumanın Tarihi (YKY)
    616 Nuray Yıldız, Antikçağ Kütüphaneleri (Arkeoloji ve Sanat)
    617 Horst Blanck, Antikçağda Kitap (Dost)
    618 Başak Ocak, Bir Yayıncının Portresi: Tüccarzade İbrahim Hilmi Çığıraçan (Müteferrika)
    619 Hans Peter Kraus, Bir Nadir Kitap Destanı (Müteferrika)
    620 Pierre Bayard, Okumadığımız Kitaplar Hakkında Nasıl Konuşuruz? (Everest)

    MANTIK
    621 Farabî, Kitabu’l-Burhan (YEK)
    622 Gazzâlî, Mi’yarü’l-İlm (YEK)
    623 Mantık Risaleleri (YEK)
    624 Kutbüddin Râzî, Risale fi Tahkiki’l-Külliyyat (YEK)
    625 Şemseddin Semerkandî, Kıstasü’l-Efkâr (YEK)
    626 Ahmed Cevdet Paşa, Mi’yâr-ı Sedad
    627 Ali Sedad, Mizanü’l-Ukul (YEK)
    628 A. Kadir Çüçen, Klasik Mantık (Sentez)
    629 Talha Hakan Alp, Mantık: İsaguci Tercümesi (Yasin)
    630 Doğan Özlem, Mantık (Notos)
    631 Hilmi Ziya Ülken, Mantık Tarihi
    632 Teo Grünberg, Mantık Terimleri Sözlüğü (ODTÜ Geliştirme Vakfı)
    633 Teo Grünberg, Sembolik Mantık El Kitabı 1-3 (ODTÜ Geliştirme Vakfı)
    634 Nigel Warburton, A’dan Z’ye Düşünmek (Alfa)

    DÜŞÜNCE / FELSEFE / MONOGRAFİ
    635 Rıza Tevfik, Kamus-ı Felsefe: Felsefe Sözlüğü (DoğuBatı)
    636 Shankara, Tefrik Etme Hazinesi (Dergah)
    637 Upanişadlar, (İş Bankası)
    638 Lao Tzu, Öğretiler (Kaknüs)
    639 Lao Tzu, Bilinmeyen Öğretiler (Kaknüs)
    640 Ahmet Arslan, İlkçağ Felsefe Tarihi 1-5 (Bilgi Üniversitesi)
    641 Pierre Hadot, İlkçağ Felsefesi Nedir? (Dost)
    642 Pierre Hadot, Ruhani Alıştırmalar ve Antik Felsefe (Pinhan)
    643 Pierre Hadot, Yaşam İçin Felsefe (Pinhan)
    644 Erman Gören, Antik Yunan’da Adlandırma ve Hakikat (Dergah)
    645 Peter Kingsley, Batı Hikmetinin Bilinmeyen Tarihi (Etkileşim)
    646 W. Kranz, Antik Felsefe: Metinler ve Açıklamalar (Sosyal)
    647 Herakleitos, Fragmanlar (Kabalcı)
    648 Parmenides, Doğa Hakkında (Pinhan)
    649 Platon – Sokrates’in Savunması
    650 Platon, Şölen (Kabalcı)
    651 Platon, Phaidon (Kabalcı)
    652 Platon, Alkibiades 1-2 (Say)
    653 Platon, Parmenides (İmge)
    654 Aristoteles, Ruh Üzerine (Alfa)
    655 Aristoteles, Metafizik (Pinhan)
    656 Aristoteles, Nikhomachos’a Etik (Bilgesu veya Say)
    657 Lucretius, Evrenin Yapısı (Norgunk)
    658 Boethius, Felsefenin Tesellisi (Kabalcı)
    659 Epiktetos, Söylevler (Divan)
    660 Seneca, Tanrısal Öngörü (Alfa)
    661 Seneca, Doğa Araştırmaları (Jaguar)
    662 Seneca, Hoşgörü Üzerine&Ruh Dinginliği Üzerine (DoğuBatı)
    663 Marcus Aurelius, Düşünceler (YKY)
    664 Augustinus, İtiraflar (Kabalcı)
    665 Cüneyt Kaya (ed.), İslam Felsefesi: Tarih ve Meseleler (İSAM)
    666 Ömer Türker&Osman Demir (ed.), İslam Düşüncesinin Dönüşüm Çağında Fahreddin er-Râzî (İSAM)
    667 Kindî, Felsefî Risaleler (YEK)
    668 Farabî, İdeal Devlet (El-Medinetü’l-Fazıla) (Vadi)
    669 Farabî, İlimlerin Sayımı (Vadi)
    670 Farabî, Harfler Kitabı (YEK)
    671 İbn Hazm, Ahlak ve Davranış Tarzları (Diyanet Vakfı)
    672 İbn Miskeveyh, Tehzibü’l-Ahlak: Ahlak Eğitimi (Büyüyenay)
    673 İbn Sina&İbn Tufeyl, Hay Bin Yakzan (YKY)
    674 İbn Sina, İlâhiyat 1-2 (YEK)
    675 İbn Sina, el-İşârât ve’t-Tenbîhât (YEK)
    676 İhvân-ı Safâ Risaleleri 1-5 (Ayrıntı)
    677 Gazzâlî, Tehafütü’l-Felasife (YEK)
    678 İbn Rüşd, Felsefe-Din İlişkileri (Dergah)
    679 Şihabüddin Sühreverdî, Hikmetü’l-İşrak (YEK)
    680 Ebu Zeyd el-Belhî, Mesalihü’l-Ebdan ve’l-Enfüs (YEK)
    681 Şemsüddin Şehrezûrî, Nüzhetü’l-Ervah (YEK)
    682 Mübeşşir İbn Fâtik, Muhtâru’l-Hikem (YEK)
    683 Taşköprîzâde, Şerhu’l-Ahlaki’l-Adudiyye (YEK)
    684 Kınalızade Ali Çelebi, Ahlâk-ı Alâî (YEK)
    685 Ömer Mahir Alper, Osmanlı Felsefesi (Klasik)
    686 Ömer Mahir Alper, Varlık ve İnsan (Klasik)
    687 Ömer Türker, İbn Sina Felsefesinde Metafizik Bilginin İmkanı Sorunu (İSAM)
    688 Hümeyra Özturan, Akıl ve Ahlak (Klasik)
    689 Cüneyt Kaya, Varlık ve İmkan (Klasik)
    690 Frank Griffel, Gazali’nin Felsefi Kelamı (Klasik)
    691 Dimitri Gutas, Yunanca Düşünce Arapça Kültür (Kitap)
    692 Dimitri Gutas, İbn Sina’nın Mirası (Klasik)
    693 Alev Alatlı, Batıya Yön Veren Metinler 1-4 (Alfa)
    694 Giordano Bruno, Küllerin Şöleni (Cem)
    695 Erasmus, Deliliğe Övgü (Alfa)
    696 Francis Bacon, Denemeler (YKY)
    697 Francis Bacon, Novum Organum (Say)
    698 Voltaire, Candide ya da İyimserlik (Adam)
    699 Voltaire, Zadig (Alfa)
    700 Voltaire, Micromegas (Alfa)
    701 Voltaire, Babil Prensesi (Alfa)
    702 J.J. Rousseau, Emile (İş Bankası)
    703 J. J. Rousseau, Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev (Say)
    704 Alfred Weber, Felsefe Tarihi (1938 baskısı)
    705 Bertrand Russell, Felsefe Sorunları (Kabalcı)
    706 Ahmet Arslan, Felsefeye Giriş (Adres)
    707 Burhanettin Tatar, Din, İlim ve Sanatta Hermenötik (İSAM)
    708 Werner Jeanrond, Teolojik Hermenötik (İz)
    709 Recep Alpyağıl, Türkiye’de Otantik Felsefe Yapabilmenin İmkanı ve Din Felsefesi: Paul Ricoeur Üzerinden Bir Soruşturma (İz)
    710 Recep Alpyağıl, Wittgenstein ve Kierkegaard’dan Hareketle Din Felsefesi Yapmak (İz)
    711 Recep Alpyağıl, Kimin Tarihi Hangi Hermenötik? (İz)
    712 Recep Alpyağıl, Fark ve Yorum (İz)
    713 M. Bruce&S. Barbone, Batı Felsefesinde 100 Temel Mesele (İletişim)
    714 David Ross, Aristoteles (Kabalcı)
    715 Moris Fransez, Spinoza’nın Tao’su (Kabalcı)
    716 Rüdiger Safranski, Romantik: Bir Alman Sorunsalı (Kabalcı)
    717 Heinz Heimsoeth, Kant’ın Felsefesi (DoğuBatı)
    718 Pascal, Düşünceler (Kaknüs)
    719 Descartes, Yöntem Üzerine Konuşma (Kabalcı)
    720 Descartes, Metafizik Üzerine Düşünceler (Kabalcı)
    721 Spinoza, Ethica (Kabalcı)
    722 Spinoza, Teolojik-Politik İnceleme (Dost)
    723 Leibniz, Monadoloji (MEB)
    724 Leibniz, Metafizik Üzerine Konuşma (MEB)
    725 Leibniz, Theodicee Denemeleri: İmanla Aklın Uygunluğu Üzerine Konuşma (MEB)
    726 John Locke, İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Deneme 1-4 (Öteki)
    727 David Hume, İnsan Zihni Üzerine Bir Araştırma (MEB)
    728 David Hume, Din Üstüne (İmge)
    729 Berkeley, Beşeri Bilginin Prensipleri Hakkında Bir Eser ve Hilas ile Filonos Arasında Üç Konuşma (Maarif Basımevi, 1935)
    730 Kant, Eğitim Üzerine (Say)
    731 Kant, Güzellik ve Yücelik Duyguları Üzerine Gözlemler, (Hil)
    732 Kant, Gelecekte Bilim Olarak Ortaya Çıkabilecek Her Metafiziğe Prolegomena (Türkiye Felsefe Kurumu)
    733 Kant, Ahlak Metafiziğinin Temellendirilmesi (Türkiye Felsefe Kurumu)
    734 Kant, Pratik Aklın Eleştirisi (Türkiye Felsefe Kurumu)
    735 Kant, Seçilmiş Yazılar (Remzi)
    736 Hegel, Tarihte Akıl (Kabalcı)
    737 Hegel, Seçilmiş Parçalar (Remzi)
    738 Hegel, Hukuk Felsefesinin Prensipleri (Sümer)
    739 Kierkegaard, Korku ve Titreme (Pinhan)
    740 Kierkegaard, Ölümcül Hastalık Umutsuzluk (DoğuBatı)
    741 Marx-Engels, Komünist Manifesto (Can)
    742 Karl Marx, Kapital I-III (Yordam)
    743 Karl Marx, Hegel’in Hukuk Felsefesinin Eleştirisi (Sol)
    744 Karl Marx, Yahudi Sorunu (Sol)
    745 Karl Marx, Felsefenin Sefaleti (Sol)
    746 Nietzsche, İyinin ve Kötünün Ötesinde (Say)
    747 Nietzsche, İşte Böyle Dedi Zerdüşt (Kabalcı)
    748 Nietzsche, Ahlakın Soykütüğü Üzerine (Kabalcı)
    749 Nietzsche, Putların Alacakaranlığı (İş Bankası)
    750 Nietzsche, Güç İstenci (Say)
    751 Martin Heidegger, Varlık ve Zaman (Bahçeşehir Üniversitesi)
    752 Martin Heidegger, Metafizik Nedir?, (Türkiye Felsefe Kurumu)
    753 Gadamer, Hakikat ve Yöntem I-II (Paradigma)
    754 Gottlob Frege, Aritmetiğin Temelleri (YKY)
    755 Wittgenstein, Tractatus Logico Philosophicus (Metis)
    756 Wittgenstein, Felsefi Soruşturmalar (Metis)
    757 Adorno& Horkheimer, Aydınlanmanın Diyalektiği (Kabalcı)
    758 Theodor Adorno, Minima Moralia (Metis)
    759 Theodor Adorno, Ahlak Felsefesinin Sorunları (Metis)
    760 Theodor Adorno, Negatif Diyalektik (Metis)
    761 Paul Ricoeur, Eleştiri ve İnanç (YKY)
    762 Paul Ricoeur, Başkası Olarak Kendisi (DoğuBatı)
    763 Jean Paul Sartre, Varlık ve Hiçlik (İthaki)
    764 Emmanuel Levinas, Sonsuza Tanıklık (Metis)
    765 Gazzâlî Konuşmaları (Küre)
    766 Kant Sonrası Metafizik Üzerine Konuşmalar (Küre)
    767 Türkiye’de/Türkçe’de Felsefe Üzerine Konuşmalar (Küre)
    768 Milay Köktürk, Kültürün Dünyası: Kültür Felsefesine Giriş (Hece)
    769 Arthur Schopenhauer, Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar (İş Bankası)
    770 A.J. Ayer, Dil, Doğruluk ve Mantık, (Metis)
    771 John Langshaw Austin, Söylemek ve Yapmak (Metis)
    772 Saul A. Kripke, Adlandırma ve Zorunluluk (Litera)
    773 John R. Searle, Bilinç ve Dil (Litera)
    774 John R. Searle, Zihin, Dil ve Toplum (Litera)
    775 John R. Searle, Toplumsal Gerçekliğin İnşası (Litera)
    776 Noam Chomsky, Bilgi Sorunları ve Dil: Managua Dersleri (BGST)
    777 Noam Chomsky, Dilin Mimarisi (Boğaziçi)
    778 Noam Chomsky, Dil ve Zihin (Bilgesu)
    779 Teo Grünberg, Anlam Kavramı Üzerine Bir Deneme (YKY)
    780 Henri Bergson, Madde ve Bellek (Dost)
    781 Henri Bergson, Ahlakın ve Dinin İki Kaynağı (DoğuBatı)
    782 Edmund Husserl, Kesin Bilim Olarak Felsefe (Türkiye Felsefe Kurumu)
    783 Edmund Husserl, Fenomenoloji Üzerine Beş Ders (Bilim ve Sanat Yayınları)
    784 Max Scheler, Hınç (Alfa)
    785 Max Scheler, İnsanın Kozmostaki Yeri (Ayraç)
    786 Nicolai Hartmann, Ontolojinin Işığında Bilgi (Türkiye Felsefe Kurumu)
    787 Ernst Cassirer, Devlet Efsanesi&İnsan Üstüne Bir Deneme (Say)
    788 Ernst Cassirer, Sembol Kavramının Doğası (Hece)
    789 Ernst Cassirer, Kültür Bilimlerinin Mantığı Üzerine (Hece)
    790 Ernst Cassirer, Sembolik Formlar Felsefesi 1: Dil (Hece)
    791 Ernst Cassirer, Sembolik Formlar Felsefesi 2: Mitik Düşünme (Hece)
    792 Ernst Cassirer, Sembolik Formlar Felsefesi 3: Bilginin Fenomenolojisi (Hece)
    793 Gaston Bachelard, Uygulamalı Akılcılık (İthaki)
    794 Gaston Bachelard, Bilimsel Zihnin Oluşumu (İthaki)
    795 R.G. Collingwood, Speculum Mentis ya da Bilginin Haritası (DoğuBatı)
    796 Michel Foucault, Bilginin Arkeolojisi (Ayrıntı)
    797 Michel Foucault, Kelimeler ve Şeyler (İmge)
    798 Michel Foucault, Entelektüelin Siyasi İşlevi (Ayrıntı)
    799 Michel Foucault, Özne ve İktidar (Ayrıntı)
    800 Michel Foucault, Büyük Kapatılma (Ayrıntı)
    801 Michel Foucault, Felsefe Sahnesi (Ayrıntı)
    802 Michel Foucault, İktidarın Gözü (Ayrıntı)
    803 Michel Foucault, Sonsuza Giden Dil (Ayrıntı)
    804 Michel Foucault, Güvenlik, Toprak, Nüfus (Bilgi Üniversitesi)
    805 Michel Foucault, Ders Özetleri (YKY)
    806 Michel Foucault, Toplumu Savunmak Gerekir (YKY)
    807 Michel Foucault, Cinselliğin Tarihi (Ayrıntı)
    808 Pierre Bourdieu, Akademik Aklın Eleştirisi (Metis)
    809 Pierre Bourdieu, Ayrım: Beğeni Yargısının Toplumsal Eleştirisi (Heretik)
    810 Pierre Bourdieu, Devlet Üzerine (İletişim)
    811 Jacques Derrida, Gramotoloji (BilgeSu)
    812 Jean Baudrillard, Simülakrlar ve Simülasyon (DoğuBatı)
    813 Jean Baudrillard, Tüketim Toplumu (Ayrıntı)
    814 Jean Baudrillard, Kötülüğün Şeffaflığı (Ayrıntı)
    815 Jean Baudrillard, Şeytana Satılan Ruh ya da Kötülüğün Egemenliği (DoğuBatı)
    816 Jean Baudrillard, Simgesel Değiş-Tokuş ve Ölüm (Boğaziçi Üniversitesi)
    817 Alain Badiou, Etik: Kötülük Kavrayışı Üzerine Bir Çalışma (Metis)
    818 Alain Badiou, Sonsuz Düşünce (Metis)
    819 Alain Badiou, Platon’un Devleti (Metis)
    820 Alian Badiou, Felsefe İçin Manifesto (Monokl)
    821 Miguel de Unamuno, Hayatın Trajik Duygusu (Divan)
    822 Ortega y Gasset, Kitlelerin İsyanı (İş Bankası)
    823 Ortega y Gasset, İnsan ve Herkes (Metis)
    824 Emre Şan, Merleau-Ponty (Say)
    825 Nelson Goodman, Dünyalar Nasıl Yapılır? (Pan)
    826 E. M. Cioran, Ezeli Mağlup (Metis)
    827 E. M. Cioran, Çürümenin Kitabı (Metis)
    828 Richard Rorty, Olumsallık, İroni ve Dayanışma (Ayrıntı)
    829 Daniel C. Dennett, Aklın Türleri (Varlık)
    830 Jerome A.Shaffer, Zihin Felsefesi (İz)
    831 Douglas R. Hofstadter ve Daniel C. Dennett (ed.), Aklın G’özü: Benlik ve Ruh Üzerine Hayaller ve Düşünceler (Boğaziçi)
    832 Steven Pinker, Boş Sayfa (Boğaziçi)
    833 Paul M. Churchland, Madde ve Bilinç: Zihin Felsefesine Güncel Bir Bakış (Alfa)
    834 Ömer Mahir Alper, Felsefenin Doğası (Litera)
    835 Kaan Ökten, Muallakta Var Olmak: İnsanın Halleri Üzerine (Agora)
    836 Kaan Ökten, Ölüm Kitabı: Ölüm Düşüncesinin Temel Metinleri (Agora)
    837 Harun Tepe, Platon’dan Habermas’a Doğruluk ya da Hakikat (Ark)
    838 A. Kadir Çüçen, Bilgi Felsefesi (Asa)
    839 Dabney Townsend, Estetiğe Giriş (İmge)
    840 Oliver Leaman, İslam Estetiğine Giriş (Küre)
    841 Hakkı Hünler, Estetik’in Kısa Tarihi (Paradigma)
    842 Michael Peterson vd., Akıl ve İnanç: Din Felsefesine Giriş (Küre)
    843 Michael Peterson vd., Din Felsefesi: Seçme Metinler (Küre)
    844 Peter Watson, Fikirler Tarihi (YKY)
    845 Elmar Holenstein, Felsefe Atlası (Küre)
    846 Paul Hazard, Batı Düşüncesindeki Büyük Değişme (Ötüken)
    847 Doğan Özlem, Hermeneutik Üzerine Yazılar (İnkılap)
    848 Doğan Özlem, Metinlerle Hermeneutik Dersleri 1-2 (Notos)
    849 Aliya İzzetbegoviç, Özgürlüğe Kaçışım (Klasik)
    850 Aliya İzzetbegoviç, Doğu Batı Arasında İslam (Klasik)
    851 Gai Eaton, Kalenin Kralı (İz)
    852 Gai Eaton, Tanrı’yı Hatırlamak (İnsan)
    853 Gai Eaton, İslam ve İnsanlığın Kaderi (İnsan)
    854 René Guénon, Niceliğin Egemenliği ve Çağın Alâmetleri (İz)
    855 René Guénon, Modern Dünyanın Bunalımı, (İnsan)
    856 René Guénon, Alemin Hükümdarı: Dinlerde Merkez Sembolizmi (İnsan)
    857 René Guénon, İnsan ve Halleri: Vedanta’da Kamil İnsan (Nefes)
    858 René Guénon, İnisiyasyona Toplu Bakışlar I-II (Hece)
    859 Martin Lings, Yirminci Yüzyılda Bir Veli (Sufi)
    860 Martin Lings, Yakîn Risalesi (Vural)
    861 Martin Lings, Onbirinci Saat (İnsan)
    862 Martin Lings, Öze Dönüş (İnsan)
    863 Hilmi Ziya Ülken, Aşk Ahlakı (İş Bankası)
    864 Hilmi Ziya Ülken, Tarihî Maddeciliğe Reddiye (İstanbul)
    865 Hilmi Ziya Ülken, Türkiye’de Çağdaş Düşünce Tarihi (İş Bankası)
    866 Hilmi Ziya Ülken, Millet ve Tarih Şuuru (İş Bankası)
    867 Said Halim Paşa, Buhranlarımız (İz)
    868 Muhammed Nakib el-Attas, İslam Metafiziğine Prolegomena (Klasik)
    869 Tahsin Görgün, İlahi Sözün Gücü (Külliyat)
    870 Muhammed İkbal, Dinî Tefekkürün Yeniden Teşekkülü (Timaş)
    871 Taha Cabir Alvanî, İslam Düşüncesinin Bugünkü Meseleleri (İnkılab)
    872 Taha Cabir Alvanî, İhtilaf: Farkın Farkındalığı, (Mahya)
    873 Taha Cabir Alvanî, Yenilenme: İslam Düşüncesinde Modern Söylem (Mahya)
    874 Cemil Meriç, Bu Ülke (İletişim)
    875 Cemil Meriç, Umrandan Uygarlığa (İletişim)
    876 Cemil Meriç, Kültürden İrfana (İletişim)
    877 Cemil Meriç, Mağaradakiler (İletişim)
    878 Cemil Meriç, Kırk Ambar 1-2 (İletişim)
    879 Ümit Meriç, İçimdeki Cennete Yolculuk (Timaş)
    880 Robert B. Downs (Terc. Erol Güngör) – Dünyayı Değiştiren Kitaplar (Ötüken)
    881 Erol Güngör, İslamın Bugünkü Meseleleri (Ötüken)
    882 Erol Güngör, Türk Kültürü ve Milliyetçilik (Ötüken)
    883 Nurettin Topçu, Var Olmak (Dergah)
    884 Nurettin Topçu, Büyük Fetih (Dergah)
    885 Nurettin Topçu, İsyan Ahlakı [Notlu Nurettin Topçu tercümesi] (Dergah)
    886 Nurettin Topçu, Ahlak Nizamı (Dergah)
    887 Süleyman Hayri Bolay, Türkiye’de Ruhçu ve Maddeci Görüşün Mücadelesi (Nobel)
    888 Süleyman Hayri Bolay, Osmanlılarda Düşünce Hayatı ve Felsefe (Akçağ)
    889 Fritjof Capra, Batı Düşüncesinde Dönüm Noktası (İnsan)
    890 Fethi Gemuhluoğlu, Dostluk Üzerine (Timaş)
    891 Teoman Duralı, Omurgasızlaştırılmış Türklük (Dergah)
    892 Teoman Duralı, Çağdaş Küresel Medeniyet (Dergah)
    893 Teoman Duralı, Felsefe-Bilim Nedir? (Dergah)
    894 Teoman Duralı, Kutadgubilig Türkçe’nin Felsefe-Bilim Sözlüğü (Dergah)
    895 Ayhan Bıçak, Türk Düşüncesi 1-2 (Dergah)
    896 İdris Küçükömer, Batılılaşma&Düzenin Yabancılaşması (Profil)
    897 İsmail Kara, Türkiye’de İslamcılık Düşüncesi 1-2 (Dergah)
    898 İsmail Kara, Cumhuriyet Türkiye’sinde Bir Mesele Olarak İslam 1-2 (Dergah)
    899 İsmail Kara, Şeyhefendinin Rüyasındaki Türkiye (Dergah)
    900 İsmail Kara, Amel Defteri (Dergah)
    901 İsmail Kara, İlim Bilmez Tarih Hatırlamaz: Şerh ve Haşiye Meselesine Dair (Dergah)
    902 İlhan Kutluer, Sarp Yokuşu Tırmanmak (İz)
    903 İlhan Kutluer, Erdemli Toplum ve Düşmanları (İz)
    904 İlhan Kutluer, İlim ve Hikmetin Aydınlığında (İz)
    905 İlhan Kutluer, İslamın Klasik Çağında Felsefe Tasavvuru (İz)
    906 İhsan Fazlıoğlu, Soruların Peşinde
    907 İhsan Fazlıoğlu, Sözün Eşiğinde (Papersense)
    908 İhsan Fazlıoğlu, Akıllı Türk Makul Tarih (Papersense)
    909 İhsan Fazlıoğlu, Kendini Aramak (Papersense)
    910 İhsan Fazlıoğlu, Kendini Bulmak (Papersense)
    911 İhsan Fazlıoğlu, Kayıp Halka (Papersense)
    912 İhsan Fazlıoğlu, Derin Yapı (Papersense)
    913 İhsan Fazlıoğlu, Işk İmiş Her Ne Var Alemde / Fuzuli Ne Demek İstedi (Papersense)
    914 Recep Şentürk, Modernleşme ve Toplumbilim (İz)
    915 Recep Şentürk, Açık Medeniyet (İz)
    916 Recep Şentürk, Yeni Din Sosyolojileri (İz)
    917 Recep Şentürk, İslam ve İnsan Hakları (İz)
    918 Kenan Gürsoy, Bir Evrensel Projemiz Var mı? (Aktif Düşünce)
    919 Kenan Gürsoy, Bir Felsefe Geleneğimiz Var mı? (Aktif Düşünce)
    920 T.J. Winter (Abdülhakim Murad), Postmodern Dünyada Kıbleyi Bulmak (Timaş)
    921 T.J. Winter (Abdülhakim Murad), İslam ve Hıristiyanlık: Politik Teoloji Denemeleri (Etkileşim)
    922 Dücane Cündioğlu, Keşf-i Kadim: İmam Gazali’ye Dair (Kapı)
    923 Dücane Cündioğlu, Türkçe Kur’an ve Cumhuriyet İdeolojisi (Kitabevi)
    924 Dücane Cündioğlu, Cenab-ı Aşk (Kapı)
    925 Dücane Cündioğlu, Hakikat ve Hurafe (Kapı)
    926 Dücane Cündioğlu, Bir Kur’an Şairi (Kapı)
    927 Ali Şeriati, Kendisi Olmayan İnsan / İnsanın Dört Zindanı (Fecr)
    928 Ali Şeriati, Dine Karşı Din (Fecr)
    929 Şahin Uçar – Varlığın Mânâ ve Mazmûnu
    930 İsmet Özel, Üç Zor Mesele (TİYO)
    931 İsmet Özel, Waldo, Sen Neden Burada Değilsin? (TİYO)

    TARİH / MEDENİYET
    932 Edward Hallett Carr, Tarih Nedir? (İletişim)
    933 M. Stanford, Tarihin İncelenmesi İçin Bir Kılavuz (Tarih Vakfı YY)
    934 John Tosh, Tarihin Peşinde (Tarih Vakfı)
    935 Richard J. Evans, Tarihin Savunusu (İmge)
    936 Eric Hobsbawm, Tarih Üzerine (Bilim ve Sanat)
    937 Zeki Velidi Togan, Tarihte Usul (Enderun)
    938 Samuel Noah Kramer, Tarih Sümer’de Başlar (Kabalcı)
    939 André Bonnard, Antik Yunan Uygarlığı (Evrensel)
    940 Egon Friedell, Antik Yunan’ın Kültür Tarihi (Dost)
    941 Egon Friedell, Mısır ve Yakındoğu’nun Kültür Tarihi (Dost)
    942 Nimet Yıldırım, İran Kültürü (Pinhan)
    943 İbn Haldun, Mukaddime Tercümesi 1-3 (YEK)
    944 İbn Battuta Seyahatnamesi 1-2 (YKY)
    945 Ahmed Cevdet Paşa, Kısas-ı Enbiya ve Tevârih-i Hulefâ (Bedir)
    946 Ahmed Cevdet Paşa, Tezakir 1-4 (TTK)
    947 Gülgun Uyar, Ehl-i Beyt: İslam Tarihinde Ali-Fatıma Evladı (İFAV)
    948 Mehmet Ali Büyükkara, Ehl-i Beyt ve Ehl-i Devlet: Musa Kazım ile Ali Rıza Dönemi Şiiliği ve Abbasiler (İFAV)
    949 Mehmet Ali Büyükkara, Çağdaş İslâmî Akımlar (Klasik)
    950 Mehmet Ali Büyükkara, İhvan’dan Cüheyman’a: Suudi Arabistan ve Vehhabilik (Rağbet)
    951 Selda Güner, Vehhâbî-Suudîler (Tarih Vakfı)
    952 Alev Erkilet, Orta Doğu’da Modernleşme ve İslami Hareketler (Büyüyenay)
    953 Nahide Bozkurt, Abbasiler (İSAM)
    954 Ramazan Şeşen, Eyyübiler (İSAM)
    955 Fatih Yahya Ayaz, Memlükler (İSAM)
    956 Mehmet Özdemir, Endülüs (İSAM)
    957 Levent Öztürk, İslam Toplumunda Hıristiyanlar (Ensar)
    958 Levent Öztürk, İslam Tıp Tarihi Üzerine İncelemeler (Ensar)
    959 Levent Öztürk, İlk Hicret Habeşistan (Siyer)
    960 Casim Avcı, İslam Bizans İlişkileri (Klasik)
    961 Kasım Şulul, İslam Düşüncesinde Tarih Tasavvuru ve Usulü (İnsan)
    962 Stephen Humphreys, İslam Tarih Metodolojisi (Litera)
    963 Nuh Arslantaş, Emeviler Döneminde Yahudiler (İz)
    964 Nuh Arslantaş, İslam Dünyasında Yahudiler (İFAV)
    965 Nuh Arslantaş, Mısır’da Türkler, Araplar ve Yahudiler (İz)
    966 S.D. Goitein, Yahudiler ve Araplar (İz)
    967 Lütfi Şeyban, Reconquista: Endülüs’te Müslüman-Hıristiyan İlişkileri (İz)
    968 Lütfi Şeyban, Mudejares&Sefarades: Endülüslü Müslüman ve Yahudilerin Osmanlı’ya Göçleri (İz)
    969 Amin Maalouf, Arapların Gözünden Haçlı Seferleri (YKY)
    970 Malcolm Barber, Tapınak Şövalyelerinin Tarihi (Kabalcı)
    971 Houari Touati, Ortaçağ’da İslam ve Seyahat (YKY)
    972 Hayrettin Yücesoy, Ortaçağ İslamında Mesihçi İnançlar ve İmparatorluk Siyaseti (Klasik)
    973 Andrew Scull, Uygarlık ve Delilik (YKY)
    974 Michael W. Dols, Mecnun: Ortaçağ İslam Toplumunda Deli (Pinhan)
    975 Osman Turan, Türk Cihan Hakimiyeti Mefkûresi Tarihi (Ötüken)
    976 Osman Turan, Selçuklular ve Türk-İslam Medeniyeti (Ötüken)
    977 Osman Turan, Selçuklular ve İslamiyet (Ötüken)
    978 Fuad Köprülü, Osmanlı İmparatorluğu’nun Kuruluşu (Alfa)
    979 Claude Cahen, Osmanlılardan Önce Anadolu (Tarih Vakfı)
    980 Halil İnalcık, Devlet-i Aliyye 1-3 (İş Bankası)
    981 Halil İnalcık, Osmanlı İmparatorluğu / Klasik Çağ (YKY)
    982 Halil İnalcık, Osmanlı İmparatorluğu’nun Ekonomik ve Sosyal Tarihi 1-2 (Eren)
    983 Halil İnalcık, Osmanlı’da Devlet, Hukuk, Adalet (Eren)
    984 Halil İnalcık&Günsel Renda (ed.), Osmanlı Uygarlığı (Kültür Bakanlığı)
    985 Cemal Kafadar, Kim Var İmiş Biz Burada Yoğ İken (Metis)
    986 Cemal Kafadar, İki Cihan Aresinde: Osmanlı Devletinin Kuruluşu (Birleşik)
    987 Suraiya Faroqhi, Türkiye Tarihi: 1603-1839 (Kitap)
    988 Suraiya Faroqhi, Osmanlı Kültürü ve Gündelik Yaşam (Tarih Vakfı)
    989 Suraiya Faroqhi, Osmanlı Dünyasında Üretmek, Pazarlamak, Yaşamak (YKY)
    990 Suraiya Faroqhi, Devletle Başa Çıkmak (Alfa)
    991 Suraiya Faroqhi, Osmanlı Tarihi Nasıl İncelenir? (Tarih Vakfı)
    992 Suraiya Faroqhi, Osmanlı İmparatorluğu ve Etrafındaki Dünya (Kitap)
    993 Leslie Peirce, Harem-i Hümayun (Tarih Vakfı)
    994 Mustafa Akdağ, Türkiye’nin İktisadi ve İçtimai Tarihi (YKY)
    995 İbnülemin Mahmud Kemal İnal, Son Sadrazamlar 1-4 (Dergah)
    996 Osman Nuri Ergin, Türk Maarif Tarihi 1-3 (Eser)
    997 Osman Nuri Ergin, Mecelle-i Umûr-i Belediyye (ilk üç cilt) (İstanbul Büyükşehir Belediyesi)
    998 Fatih Sultan Mehmed (haz. Abdülkadir Özcan), Kanunname-i Âl-i Osman (Kitabevi)
    999 Şevket Rado (haz.), Paris’te Bir Osmanlı Sefiri: Yirmisekiz Mehmet Çelebi’nin Fransa Seyahatnamesi (İş Bankası)
    1000 İsmail Erünsal, Osmanlı Kültür Tarihinin Bilinmeyenleri (Timaş)
    1001 Ali Birinci, Hürriyet ve İtilaf Fırkası (Dergah)
    1002 Ali Birinci, Tarihin Hududunda (Dergah)
    1003 Ali Birinci, Tarih Uğrunda (Dergah)
    1004 Ali Birinci, Tarih Yolunda (Dergah)
    1005 Ali Birinci, Tarihin Gölgesinde: Meşahir-i Mechuleden Birkaç Zat 1-2 (Dergah)
    1006 Taner Timur, Osmanlı Kimliği (İmge)
    1007 Taner Timur, Osmanlı Toplumsal Düzeni (İmge)
    1008 Taner Timur, Mutlak Monarşi ve Fransız Devrimi (Yordam)
    1009 Sencer Divitçioğlu, Osmanlı Beyliğinin Kuruluşu (Alfa)
    1010 Sencer Divitçioğlu, Asya Üretim Tarzı ve Osmanlı Toplumu (Alfa)
    1011 Sencer Divitçioğlu, Oğuz’dan Selçuklu’ya (Alfa)
    1012 Ahmet Yaşar Ocak, Osmanlı Toplumunda Zındıklar ve Mülhidler (Timaş)
    1013 Erol Özbilgen, Bütün Yönleriyle Osmanlı (İz)
    1014 Marc David Baer, IV. Mehmed Döneminde Osmanlı Avrupası’nda İhtida ve Fetih (Hil)
    1015 Tijana Krstic, Osmanlı Dünyasında İhtida Anlatıları (Kitap)
    1016 Tülün Değirmenci, İktidar Oyunları ve Resimli Kitaplar (Kitap)
    1017 Yavuz Selim Karakışla, Eski Zamanlar, Eski İnsanlar (Doğan)
    1018 Yavuz Selim Karakışla, Eski Hayatlar, Eski Hatıralar (Doğan)
    1019 Yusuf Alperen Aydın, Müteşebbis ve Devlet (Kitabevi)
    1020 Edhem Eldem, İstanbul’da Ölüm: Osmanlı-İslam Kültüründe Ölüm Ritüelleri (Osmanlı Bankası Arşiv ve Araştırma Merkezi)
    1021 İlber Ortaylı, İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı (Timaş)
    1022 Abdulhamit Kırmızı, Abdülhamid’in Valileri (Küre)
    1023 Marshall Hodgson,  İslamın Serüveni (3 cilt)
    1024 Marshall Hodgson, Dünya Tarihini Yeniden Düşünmek (Yöneliş)
    1025 Clive Ponting, Dünya Tarihi (Alfa)
    1026 Merry E. Wiesner-Hanks, Erken Modern Dönemde Avrupa (İş Bankası)
    1027 Christopher Hill, İngiltere’de Devrim Çağı (İletişim)
    1028 Christopher Alan Bayly, Modern Dünyanın Doğuşu (Ayrıntı)
    1029 Felipe Fernandez-Armesto, Millennium: İnsanlık Tarihinin Son Bin Yılı (Nokta Kitap)
    1030 Lewis Mumford, Tarih Boyunca Kent (Ayrıntı)
    1031 Alfred Crosby, Dünya Benimdir: Avrupa Ekolojik Emperyalizmi 900-1900 (Kitap)
    1032 Jacques le Goff, Ortaçağ’da Entelektüeller (Ayrıntı)
    1033 Jacques le Goff, Ortaçağ Batı Uygarlığı (DoğuBatı)
    1034 Umberto Eco (ed.), Ortaçağ 1-4 (Alfa)
    1035 Erik Orsenna, Kağıt Yolunda (Metis)
    1036 Erik Orsenna, Pamuk Ülkelerine Yolculuk (Metis)
    1037 George Makdisi, Ortaçağ’da Yükseköğretim (Klasik)
    1038 George Makdisi, İslam’ın Klasik Çağında ve Batı’da Beşeri Bilimler (Klasik)
    1039 George Makdisi, İslam’ın Klasik Çağında Din, Hukuk, Eğitim (Klasik)
    1040 Jonathan Berkey, Ortaçağ Kahire’sinde Bilginin İntikali (Klasik)
    1041 İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Osmanlı Devleti’nin İlmiye Teşkilatı (TTK)
    1042 Cevat İzgi, Osmanlı Medreselerinde İlim 1-2 (İz)
    1043 Esra Yakut, Şeyhülislamlık: Yenileşme Döneminde Devlet ve Din (Kitap)
    1044 İlhami Yurdakul, Osmanlı İlmiye Merkez Teşkilatı’nda Reform (İletişim)
    1045 Halil Çiçek, Şark Medreselerinin Serencamı (Beyan)
    1046 Brinkley Messick, Yazı Devleti:Müslüman Bir Toplumda Metinsel Tahakküm ve Tarih (Açılım)
    1047 David Powers, Hukuk, Toplum ve Kültür: Kuzey Afrika 1300-1500 (Klasik)
    1048 İsmail Kara&Ali Birinci, Mahalle-Sıbyan Mektepleri (Dergah)
    1049 Maria Rosa Menocal, Dünyanın İncisi: Endülüs Modeli (Etkileşim)
    1050 İhsan Süreyya Sırma, Müslümanların Tarihi (5 cilt) (Beyan)
    1051 Ira Lapidus, İslam Toplumları Tarihi 1-2 (İletişim)
    1052 Adem Apak, Anahatlarıyla İslâm Tarihi 1-4, (Ensar)
    1053 William Cleveland, Modern Ortadoğu Tarihi, (Agora)
    1054 Kemal Karpat, İslam’ın Siyasallaşması (Timaş)
    1055 Bedri Gencer, İslam’da Modernleşme (Doğu-Batı)
    1056 İbrahim Kalın, Ben, Öteki ve Ötesi (İnsan)
    1057 İbrahim Kalın, Akıl ve Erdem (Küre)
    1058 Albert Hourani, Arap Halkları Tarihi (İletişim)
    1059 İbrahim M. Ebu Rabi, Çağdaş Arap Düşüncesi (Anka)
    1060 Ahmed Refik, Alimler ve Sanatkarlar (Büyüyenay)
    1061 Peter Burke, Bilginin Toplumsal Tarihi 1-2 (Tarih Vakfı YY)
    1062 Jack Goody, Tarih Hırsızlığı (İş Bankası)
    1063 Jack Goody, Rönesanslar (İş Bankası)
    1064 Jack Goody, Kapitalizm ve Modernlik (Küre)
    1065 Anthony Grafton, Yeni Dünyalar, Eski Metinler (Kitap)
    1066 Anthony Grafton, Dipnotlar (TTK)
    1067 Ahmet Davutoğlu, Medeniyetler ve Şehirler (Klasik)
    1068 Niall Ferguson, İmparatorluk (YKY)
    1069 Niall Ferguson, Paranın Yükselişi (YKY)
    1070 John Hobson, Batı Medeniyetinin Doğulu Kökenleri (YKY)
    1071 Roy Mottahedeh, Peygamberin Hırkası (Bilgi Üniversitesi)
    1072 Murat Bardakçı, Şahbaba (Everest)
    1073 Murat Bardakçı, Enver (İş Bankası)
    1074 Ahmet Kabaklı, Temellerin Duruşması (Türk Edebiyatı Vakfı)
    1075 Will ve Ariel Durant, Tarihten Alınacak Dersler (Bedir)
    1076 Will Durant, Medeniyetin Temelleri (Erguvan)
    1077 Edward Reynolds, Fırtınaya Karşı Ayakta Kalmak: Atlantik Köle Ticareti Tarihi (İmge)
    1078 Ehud R. Toledano, Suskun ve Yokmuşçasına: İslam Ortadoğusunda Kölelik Bağları (Bilgi Üniversitesi)
    1079 Hakan Erdem, Osmanlıda Köleliğin Sonu (Kitap)
    1080 Hakan Erdem, Tarih-Lenk (Doğan)
    1081 Bernard Lewis, Haşhaşiler, (Arkadaş)
    1082 Bernard Lewis, Çatışan Kültürler (Tarih Vakfı)
    1083 Bernard Lewis, Modern Türkiye’nin Doğuşu (Arkadaş)
    1084 Abdülaziz Bey, Osmanlı Adet, Merasim ve Tabirleri (Tarih Vakfı)
    1085 Samet Ağaoğlu, Kuvayı Milliye Ruhu, (YKY)
    1086 Serge Gruzinski, Orada Saat Kaç? (Doğu-Batı)
    1087 Selim Deringil, İktidarın Sembolleri (Doğan)
    1088 Mete Tunçay, Türkiye Cumhuriyeti’nde Tek Parti Yönetiminin Kurulması (Tarif Vakfı)
    1089 Zafer Toprak, Türkiye’de Popülizm (1908-1923) (Doğan)
    1090 Zafer Toprak, Cumhuriyet ve Antropoloji (Doğan)
    1091 Özlem Kumrular, Türk Korkusu (Doğan)
    1092 Özlem Kumrular, İslam Korkusu (Doğan)
    1093 Victor I. Stoichita, Gölgenin Kısa Tarihi (Dost)
    1094 Sabine Melchior-Bonnet, Aynanın Tarihi (Dost)
    1095 Kristof Kolomb, Seyir Defteri

    SOSYAL BİLİMLER
    1096 Scott Gordon, Sosyal Bilimler Tarihi ve Felsefesi (Küre)
    1097 Gulbenkian Komisyonu, Sosyal Bil
  • 308 syf.
    ·Beğendi·9/10 puan
    Yeditepe Üniversitesi Tarih Bölümü hocalarının yazmış olduğu bu muhteşem kitap,islamiyet öncesinden başlayarak cumhuriyet dönemini de kapsayan,tarihe damgasını vurmuş kadınlarımızı anlatırken,içinde bulunulan dönemde kadının konumu ile ilgili de çok önemli bilgiler vermektedir.Bu bilgiler ışığında,kadının toplumdaki sosyal,kültürel,siyasal durumları ele alınmış,diğer toplumlarla karşılaştırma yapılarak anlatılmış.O kadar çok kadın var ki hayatından etkilendiğim hangi birini yazsam bilemiyorum.Tarihte en çok etkilendiğim Türk kadın kahramanlardan biri Tomris Han.Öyle ki kızımın adını da Tomris koydum.İslamiyet öncesi Türk tarihi her yönüyle beni cezbetmiştir.Ancak en önemli kısmı,toplumda cinsiyet ayrımının olmaması,kadının tüm haklara sahip,erkek ile yanyana omuzomuza mücadele etmesi hatta el üstünde tutulması.Bugün dahi hala islamiyet öncesindeki toplumsal eşitliğe ve feraha sahip değiliz bence.Mustafa Kemal Atatürk diyor ki;
    Mümkün müdür ki bir toplumun yarısı zincire vurulmuşken,diğer yarısı ilerleyebilsin?
    Bilinçli,aydın,saygılı bireylerden oluşan bir toplumu kadınlarımızın eğitimi ile başarabiliriz çünkü çocuğu yetiştiren annedir.Kitapta Tomris Han,İlbilge Hatun,Terken Hatun,Halide Edip,Safiye Ali,Afet İnan,Kara Fatma,Şerife Bacı gibi daha birçok tarihi şahsiyete yer verilmiş.Herkese bu bilgi dolu kitabı okumasını tavsiye ediyorum .
    •Avrupalı kadınların yaptığı gözlemlere göre,batılı kadın 19.yüzyılda Türk kadınınki kadar bile hakka sahip değildi.
    •Ziya Gökalp’e göre Türk kadını,Arap,Bizans,İran tesirinden arındırılıp,Eski Türk töresine döndürülerek kurtarılmalıydı.
    •Osmanlı Hukuk sistemine göre evlenme ehliyeti için kızlarda alt sınır 9,erkeklerde 12 idi.İslam hukuku bu konuda bir yaş sınırı getirmemekte,hangi yaşta okursa olsun,kişiler velileri tarafından evlendirilebilmekteydi.
  • _Cıa ajanı Graham Fuller’in 2007 öncesi Türkiye analizleri:
    _Yeni Türkiye'nin amacı Osmanlıcılıktır. 1980 den beri Atatürkçülük öldü. Türkiye, Osmanlı gibi eyalet sistemine geçmelidir. Bunun için de plan, ılımlı İslam, yeni Türkiye başkanlığıdır.
    _Akp ılımlı islamcı bir partidir. Bu grup Osmanlı özlemiyle yanmaktadır. Ak parti Türkiyenin önünü açtı. 1950’lerde İslamcı Menderes, ülkenin politikasını tamamen batının çıkarlarına göre ayarlamıştır. 2003’ten sonra ise Akp bu yolda harika işler yapmakta, bölgede ABD çıkarları için yararlı bir güç olarak hizmet verebileceği fark edilmiştir. Akp 40 yıllık İslami deneyimin sonucudur. Özalın liberal ekonomisinin ürünüdür. Akp ile Türkiye İslam dünyasının arasına Truva atı olarak girecek ve ülkeleri parçalayıp liberalleştirecek.
    _Amerika, ortadoğuda emperyalist bir rol oynadığı sürece Türk ve Amerikan politikaları bir noktada çakışacaktır. Ama ak parti ile bu tür çatışmaların devri geçmiştir.

    _Atatürkçülük öldü. Nurcular ileri. 1980 Darbesini bizim çocuklar başardı.
    _Türkiye'yi kuranlar denetim mekanizmasını çok sıkı tutmuşlar. Hükümeti ikna ettiğinizde meclis, meclisi ikna ettiğinizde ordu, orduyu ikna ettiğinizde yargı karşınıza çıkıyor. Amerikanın çıkarı için Türkiye, federal bir devlete dönüştürülmelidir. Bunun için de orduyu meclisi yargıyı tek elde toplayan başlanlık rejimine geçilmelidir. Tek kişiyi idare etmek çok daha kolaydır. Eğer o kişi tereddüt ederse onu yıkmak sorun olmaz. 2006 Paul Henze (Cia)
    _Kemalizme son verip Osmanlıyla övünün. Graham Fuller(Cia)
    _Türkiye Atatürkün mirasını reddedip islami Osmanlıya geri dönmelidir. Samuel Huntington. (Cia)
    _Yapılması gereken atatürkün İslam ve kürt düşmanlı olduğu fikrini yaymaktır. Kurt Ziemke(Cia)
    _2003 islamcı akp ve cemaatçi Hilmi özkökün genelkurmay başkanı yapılmasıyla türk ordusunu kafesledik.Henry Barkey(Cia)


    _Türk konuşma tarzında Araplar tembel, dürüst olmayan, geri, ihanet etmiş ve fanatik gibi sıfatlarla anılır. Öte yandan Araplar da halk arasında Türkleri anlayışı kıt, sert, emperyal, inatçı, batı karşısında yaltaklanan ve kendi öz-kimliği konusunda kafası karışık insanlar diye nitelerler.

    _Kemalist sol, büyük güçlere kuşkuyla yaklaşmıştır. ABD eylemlerinin Kürtleri ve İslamcıları güçlendirmek, Türkiye’yi zayıflatmak ve ABD’ye boyun eğdirmek üzere tasarlandığını düşünmektedir. Bu grup Washington’la mümkün olduğu ölçüde seçici işbirliğini koruyacak, ancak çıkarların ayrıştığına dair en küçük bir işarete karşı dahi ihtiyat halinde olacaktır. * Katı biçimde seküler milliyetçiler (“ulusalcılar”) bir yandan Batı’ya güvenmezken aynı anda İslam’a karşı da derin bir güvensizlik besleme bakımından Kemalist kampa katılmaktadırlar. Osmanlı dönemine saygıları yoktur, bunun yerine İslam-öncesi Türk geçmişini bağırlarına basarlar.
    _Kemalist tarih öğretimi, İslam ve Arap dünyası hakkında olumsuz düşünme yönünde ülkenin beynini yıkamıştır. Türkler Müslüman dünyayı sâdece geri kalmışlık ve aşırılıkçılıkla ilişkilendirecek şekilde yetiştirilmişlerdir. Kemalist dönem, Osmanlı sonrası devleti batılılaşmış bir ulus-devlete dönüştürmüştür. Bu Batılılaştırmacı vizyon, Kemalist bir elit zümreye, Türkiye’yi karanlık Osmanlı geçmişinden alıp ona parlak ve aydınlık bir Batılı gelecek bahşetme rolü biçmiştir.
    _Kemalist reformlar tamamen “devrimci” olarak değerlendirilmez çünkü yenileşme 1839 yılındaki Tanzimat ile yola çıkan çok daha uzun bir reform süreci ile başlar. Kemalist reformların ön adımları daha önceki yüzyılda atılmıştır veya Türk tarihinde köklü bir kopuşu temsil etmezler.
    _Atatürk’ün yaptığı reformların özü, dinin özüne karşı bir tutumu değil; din yerine geçen geleneklere, görüntülere ve çürümüş kurumlara karşı bir tutumu yansıtmaktadır.
    _Kemalist reformlar, 19. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu reform hareketleri birikiminin bir sonucunu ve zirveye tırmandığı anı temsil eder. Osmanlı İmparatorluğu’nun çok etnik unsurlu, çok-dinli ve İslami yönelimli değerlerinin yerini alacak yeni bir milliyetçi değerler kümesi üzerine bina edilmiş yeni bir Türk ulus-devleti inşa etmek istiyorlardı. İlaveten, yeni etnik temelli ulus-devleti destekleyecek şekilde tarih de yeniden yazıldı: Buna göre Türklerin şan ve şerefi İslam’la değil, İslam’dan çok daha önceki dönemlerde başlamıştı; hâttâ bâzı yazarlar Türk tarihinin İslam’la batağa saplanmış hale geldiğini ileri sürdüler.
    _Alfabesi, giyimi, kanunları, takvimi batıya uyarlandı. Bu yanlıştı. 1924 yılında Halifeliği kaldırmasıyla birlikte Türkiye, İslam dünyası ile ilişkilerine en önemli darbeyi vurmuş oldu. Halifeliğin devam eden eksikliği, 21. yüzyılın İslami hareketlerinin çoğunda yeni yankı bulmuştur.
    _Sonuç olarak 1950 sonrası Türk tarihi, Kemalizmi törpüleyen ve milletin Cumhuriyet öncesi geçmişiyle daha rahat ilişkiye dönmesini sağlayan bir süreç özelliği göstermiştir. Kemalistler bile kemalizme tam olarak uyamamıştır..*ordunun politikaya karışması* Avrupa tarzı bir ulus devlet inşa etme sürecinde Türk olmayan etnik kimliklerin (özellikle Kürtlerin) dışlanması * İslami geleneklerin kötülenmesi; İslam ve Osmanlı geçmişiyle de gurur duyan ve bugün artık ana akım Türk siyasetine dâhil olan daha geleneksel toplumsal sınıfların büyük bölümünü yabancılaştırmıştı.
    _İslam kültürü, Türklerin geri kalmışlığının ve zayıflığının kaynağı olarak görülüyordu; yeni aydınlanmış bir Türkiye’nin yükselişi, ancak “öteki” uçtan olacaktı.


    _Türkiye 1967 Arap-İsrail Savaşı’nda tarafsız kalıp, amerikanın İsrail’e destek sağlamak üzere üslerini kullanmasına izin vermemiştir.
    _İran-Irak Savaşı boyunca Türkiye, o eski Kemalist tarafsızlık ilkesine geri dönerek tarafsız kalmış, rehine krizinden sonra amerikanın Tahran’a uyguladığı ticaret ambargosunu reddetmişti. Bunun sonucunda, savaştan en kârlı çıkan taraf Ankara olmuştur, zira savaşan her iki taraf da çatışma sırasında ekonomik olarak yüksek oranda Türkiye’ye bağımlı hale gelmiştir.
    _1999 yılında, PKK’ya desteğinden ötürü Suriye’yi açıkça savaşla tehdit etmesi, Türkiye’nin Arap dünyası ile olan ilişkilerinde bir dönüm noktası olmuştur. Sovyetler Birliği’nin çökmesinden sonra izole hale gelmiş olan ve 1990’larda gelişen Türk İsrail stratejik işbirliğinden endişe duyan Suriye Devlet Başkanı Hafız Esat, kendisinden beklenmedik şekilde Türkiye’ye boyun eğmiştir.


    _Fethullah Gülen Hareketi
    _Gülen, Calvinist bir karaktere büründürür şekilde dünya hayatıyla aktif olarak ilgilenen, eğitimli ve müreffeh bir inanandır. Toplumu inşa etme peşinde koşmaktadır. Askeriyedeki birçok kişi, hareketin çapından ve toplumsal etkisinden çekinmekte ve en nihayetinde Türkiye Cumhuriyeti’nin lâik düzenini yıkmayı amaçladığına inanmaktadır. Bunun sonucu olarak, Gülen hareketi mensuplarının ordu, istihbarat ve güvenlik teşkilatına girmesi engellenmektedir.
    _Nur hareketinin kökleri, imparatorluğun gerileme döneminde ortaya çıkan siyasî kargaşa, bozgun ve mânevî bunalımlardan doğmuştur. Nur hareketinin kurucusu Bediüzzaman Said Nursi, kayda değer bir İslamcı modernist düşünürdür. Gülen hareketi Nur hareketinden çıkmaktadır.
    _Bütün gericiler dindar olmadığı gibi, bütün dindarlar da gerici değildir. Devlet dinî inançlar konusunda tarafsız olmalıdır.

    _İslamcı bir entelektüel olarak Mehmet Metiner şöyle der: “Devlet kişisel maneviyat empoze edemez. Bizlere günah işlemek özgürlüğü tanınmalıdır. Sâdece Allah’a hesap vermekle yükümlüyüz. Cehennemin kapılarından içeri girmek yasaklanmamalıdır. Metiner, Müslümancılık kavramını tartışırken şunu da ifâde etmiştir ki; İslâm, sâdece şeriat hukukuna bağlı olmaya indirgenemez. Ona göre İslam, yalnızca bir kişisel inanç sistemi ve eylem kodu değildir daha geniş bir tarihsel ve felsefi vizyon önermektedir.
    _AKP, ordunun bunu özel bir İslami gündemi temsil ettiği şeklinde yorumlaması ihtimaline karşı, böyle bir programı yoğun şekilde teşvik etmek konusunda çekingen davranmıştır.

    _Kürt Sorunu
    _(PKK) Kürt İşçi Partisi lideri Abdullah Öcalan 1980’de, Ankara’daki bir askeri darbeden sonra Türkiye’den Suriye’ye kaçmış, burada kendilerine devlet desteği verilmiştir. Ancak Sovyetler Birliği’nin 1991’de çökmesiyle birlikte, Türk ve İsrail askeri güçleri arasında izole edilmiş ve sıkışmıştır. 1998’de Ankara Şam’a açık bir ültimatom vererek, PKK’ya desteğini kesmez ve Öcalan’ı sınırdışı etmezse, Türk askeri işgaline hazır olmasını belirtti. Bu tehdit Suriye sınırına onbin askerin kaydırılmasıyla da desteklendi. Hafız Esat, elinde fazla seçenek olmadığını hissederek, kendisinden pek beklenmeyen bir tavırla diz çöküp Türkiye’ye karşı uyguladığı çatışmacı politikaları tamamen gözden geçirmeye yöneldi.

    _1492’de, Yahudiler, Müslümanlarla birlikte Katolik İspanya’dan sürüldükleri zaman Osmanlı’ya sığınmışlardır. Yahudiler, modern Türkiye’de de baskıdan uzak bir hayat sürmüşlerdir ve İsrail’de de hayli Türk yanlısı önemli bir Türk-Yahudi topluluğu mevcuttur.
    _Orta Doğu devletlerinin Türk güvenliğine meydan okuması halinde, Ankara’nın stratejik düşüncesinde İsrail ile ilişkisinin önemi yeniden ağırlıklı hale gelebilir.
    _Afgan Kralı Emanullah Han’ın (1919-29) Atatürk’le yakın bir kişisel dostluğu vardı; Emanullah Han, Atatürk’ün modernleştirici reformlarının büyük bir hayranı idi ve bunları Afganistan’da da aynen gerçekleştirmek istemişti.

    _Arap tarihi, 1258 yılında Abbasi Halifeliği’nin Moğollara yenik düşmesiyle “sona ermişti.” O günden sonra, Araplar uluslararası alanda bağımsız bir oyuncu olmaktan çıkmış; zira önce Selçuklu Türklerine, daha sonra da Osmanlı Türklerine boyun eğmişlerdi.
    _El-Suud’a 2002de Mekke’de bir konut projesine yer açmak amacıyla tarihi bir Osmanlı-Türk Kalesi yıkılınca Türkler Suudilere ateş püskürmüşlerdir.

    _Kıbrıs konusunda Arap dünyası sürekli olarak, Müslüman Türkiye yerine Hıristiyan Yunanistan’a destek vermişti, ki bu, Ankara’nın sıkı biçimde Batı yanlısı safta yer almasının neden olduğu bedelin çarpıcı bir göstergesiydi.

    _1963 Ankara için en sıkıntı verici olan Sovyetler’in Küba’daki füzelerini çekmesi karşılığında, Birleşik Devletler’in de Türkiye’deki füzelerini çekmeye istekli olmasıydı. Türkiye’ye danışılmadan füzelerin çekilmesi, Ankara’da ciddi bir şoka sebep olmuş. Bu kriz Ankara ile Moskova arasında çarpıcı bir yeni yakınlaşma dönemini başlatmıştır. Ayrıca, Moskova Kıbrıs konusunda Türkiye’ye daha sempatik yaklaşmaya başlamıştır. Yakınlık, Sovyetlerin 1980’de Afganistan’ı işgal etmesiyle bozulmuştur
    _1972’de Türkiye, ABD’nin afyon üretiminin tamamen yasaklanması yönündeki baskılarından rahatsız olmuştur; Türkiye’nin önem taşıyan ilaç sanayisi için tamamen yasal ve denetlenen bir üretim süreci işliyordu ve bu, Türk hükümet bütçesinin bir gelir kaynağıydı. Ankara 1974’te Kıbrıslı Türklerin statüsünü korumak amacıyla Kıbrıs’ı işgal edince, Yunan lobisi ABD Kongresi’ni Ankara Atina ile uzlaşmaya râzı oluncaya kadar Türkiye’ye yönelik bütün ABD askeri malzeme satışlarını ve yardımını durdurmaya ikna etmiştir._ABD askeri yardımı 1984’te 715 milyon dolarla zirve yapmıştır.
    _1991 Körfez Savaşı, ki Ankara için bir felakettir, Washington’la yeni bir sürtüşme dönemi başlatmış, bu süreç öteden beri Türk-Amerikan ilişkisinin altında yatan gerilim kaynaklarını hızla su yüzüne çıkarmıştır. Savaş, Ankara için bir Kürt mülteci krizi yaratmış ve Türkiye’yi çok büyük hayal kırıklığına uğratan bir olay olarak bugüne kadar genişleyip derinleşerek gelen, Irak Kürtlerinin de facto özerkliği sürecini başlatmıştır. Aponun teslimi de ilişkileri ısıtamamış. İkili ilişkiler, 2003’te Türk parlamentosunun, Irak’ın işgali için Türk topraklarının Amerika Birleşik Devletleri tarafından kullanılmasına izin vermeyen kararıyla büyük bir şoka uğramıştır.


    _Osmanlıcılık, İslami fikirler ile Batılı Aydınlanma fikirlerini sentezlemeye yönelik bilinçli bir çabayı temsil ediyordu.
    _Pan-İslamizmin doğuşu Sultan II. Abdülhamid, imparatorluğun geniş Müslüman kesiminin bütünlüğünü koruyabilmek için Pan İslamizm ideolojisine yönelerek, Müslüman dünyanın tahtının Batılı imansızların tehdidi altında olduğunu belirten ve Müslümanları Hıristiyan Avrupalı işgalci düşmanlara karşı birlik olmaya çağıran kapsamlı bir ferman yayınladı.
    _Bugün Müslüman dünya hâlâ bir lider arayışındadır. Mevcut liderlik boşluğunun ışığı altında Türkiye giderek daha fazla itibar edilen, bağımsız ve başarılı bir Müslüman ses olarak daha dikkatle dinlenmektedir.

    _Türkiye’ye tarihteki yedi büyük dünya imparatorluğundan birinin mirasçısı.
    _Davutoğlu’na göre, Rusya ve Çin yönetiminde Orta Asya bölgesinin güvenlik ve kalkınmasına çalışan Şangay İşbirliği Örgütü’ne üye olmaya çalışmak Türkiye’nin tamamen yararınadır.
    _Abd, Türkiye’ye yönelik bir numaralı tehdit olarak sıralanmıştır; bunu Yunanistan, Ermenistan ve İsrail takip etmektedir. -Buna rağmen, kriz zamanlarında (deprem, iç savaş vb.) Türkiye’nin en çok güvenebileceği ülkeler sıralamasında ABD ilk sırada yer almıştır.
    _Marksist-Leninist terör; aşırı sağ milliyetçi terör (ülkücüler); etnik Kürt terör (PKK) ve radikal İslamcı terör
    _Demokrasiye bağlı olsa da, koruma rolü, geçmişte orduyu ideolojik tehditler karşısında müdahalede bulunmaya zorlamıştır

    _Henry barkey:(Cia): Türk ordusu amerikaya güvenmiyor ve kendi başına ıraka girip terör yuvalarını dağıtmak istiyor.

    ____________________________________




    _Medeniyetler Çatışması, Samuel P. Huntington
    _Erdoğan, Atatürk’ün kurduğu ulus-devlet’e dayalı Türkiye’yi yıkıp, yerine İslami renkli yeni bir devlet kurmak istiyor. Amerikan çıkarları için bu desteklenmelidir. 1996
    _Atatürkçü çizgide laik, çağdaş ve demokratik bir Türkiye, amerikan çıkarlarına aykırıdır. Yeniden osmanlıcı-islamcı köklerine sarılmış bir türkiye’nin ise amerikan çıkarlarına uygun olacaktır.
    _Huntington, islam ülkelerine diyor ki: Demokrasi, eşitlik, laiklik, insan hakları, kadın hakları gibi değerler emperyalist batının değerlerdir. Siz İslam medeniyetindensiniz ve bunlara inanmanıza gerek yok.
    _Türkiye kemalizmi reddederek İslamcı kimliğine dönmelidir. Türkiye laik olduğu sürece islamın lideri olamaz. Atatürk çok yanlış yapmıştır çünkü islam medeniyetine sırt çevirerek türkiyenin yüzünü batıya çevirdi ve demokratikleştirdi.
    _Amerika, “ötekileştirilmiş ülkelere” ihtiyaç duymaktadır, ancak laiklik, çağdaşlık, demokrasi gibi batı’nın değerlerine (evrensel değerlere) sahip atatürkçü bir Türkiye “ötekileştirilmiş bir ülke” olmayacağından abd’nin medeniyetler çatışması kuramında işe yaramayacaktır.

    _Dünyadaki medeniyetler:
    1- Batı medeniyeti 2- Latin 3- İslam 4- Çin 5- Hindu 6- Ortodoks 7- Japon 8- Afrika. Bir ülke hangi medeniyete aittir? 5 kriteri var. Üyelik, yalnızlık, merkeziyet, bölünmüşlük, kararsızlık.
    _Türkiye tek başına kalmış. Ne batı ne doğu ne İslam. Bölünmüş ve kararsız bir ülke. Türkiyenin sorunu kimlik sorunsalı.
    _İdeolojiler öldü ve din kaynaklı medeniyetler çağı geri döndü. Soğuk savaşın görece basit iki kutupluluğunun yerini çok kutuplu, çok medeniyetli bir dünyanın çok daha karmaşık ilişkileri alıyor.

    _Kemalizm, demokratikleşme ve batılılaşmadır. Halka rağmen halkın iyiliği için yapılan dramatik bir yenileşmedir. Türk devrimi toplumsal talepten değil asker elitin isteğiyle yapıldı.
    _Türkiye kendisini yeniden tanımladığı taktirde ne olur? Türkiye bir noktada Batı dünyasına üyelik için yalvarıp duran bir dilenci olarak oynadığı hüsran verici ve aşağılayıcı rolden vazgeçip, Batının temel islami muhatabı ve düşmanı olarak oynadığı çok daha etkileyici ve onurlu tarihsel rolü yeniden üstlenmeye hazır hale gelebilir.
    _Kemal, Büyük Petro’ya öykünerek dinsel gelenekselciliğin bir simgesi olduğu gerekçesiyle fesi yasakladı. Halkı şapka giymeye teşvik etti. Türkçenin Arap harfleriyle değil, Latin harfleriyle yazılmasını kararlaştırdı. Bu reform, latin harfleriyle okuma yazma öğrenen yeni kuşakların engin bir geleneksel literatüre erişmesini imkansızlaştırdı

    _İslamın en baştan itibaren kılıç dini olup, askeri erdemleri yücelttiği savı ileri sürülmektedir. İslam “savaşçı Bedevi göçebe kabileleri” arasında doğdu ve bu şiddete dayalı köken islamın kuruluşuna damgasını vurdu. Muhammed’in kendisi çetin bir savaşçı ve becerikli bir komutan olarak anılır. Bu ne İsa için ne de Buda için söylenebilir. İslamın öğretileri, öne sürüldüğü üzere, inançsızlara karşı savaşmayı buyurur…
    _İslam dünyada istikrarsızlığın kaynağıdır çünkü, baskın bir merkezden yoksundur.
    _James Payne şu sonuca ulaşır; “islam ile militarizm arasında çok kesin bir biçimde bir bağlantı mevcuttur
    _İslamın sınırları kanlıdır, dolayısıyla iç kısımları da öyle. – İslamın sınırları dahilinde nereye bakacak olsanız, müslümanların komşularıyla barış içinde yaşamada sorunlar yaşadığını görürsünüz.
    _Din barıştan ziyade hem milletler arasında hem de aynı millet içinde savaşlara neden olabilmektedir.
    _Orta Doğu dışında, medeniyetlerin kimliği, milli-devlet kimliğine nazaran çok daha zayıf hissedilmektedir. Bugün Avrupa'da yaşayanların çoğu kendisini Hristiyanlık medeniyetinin bir üyesi olarak değil, öncelikle bir Alman, bir İtalyan ya da büyük ihtimalle Avrupalı olarak görmektedir.

    _Pop kültürünün ve tüketim mallarının bütün dünyaya yayılmasının Batı medeniyetinin bir başarısı olarak gösterilmesi, Batı kültürünü önemsizleştirmektedir. Batı medeniyetinin özü ‘Magna Carta’dır (1215).
    _ Batı için ‘evrenselcilik’ anlamına gelen, diğer medeniyetler için ’emperyalizm’ anlamına gelir. – Komünizmin çöküşüyle, Batının “demokratik liberalizm” ideolojisi küresel bir zafer kazandı…Batı ve özellikle de bir “misyoner ulus” olagelen ABD, Batılı olmayan halkların kendilerini, Batının değerleri olarak kabul edilen demokrasi, serbest piyasa, sınırlı hükümet, insan hakları, bireycilik, ve hukuk devleti değerlerine teslim etmeleri gerektiğine ve kendi kurumlarında bu değerleri gerçekleştirmeleri gerektiğine inanır.
    _Modern fikirleri ve değerleri teorik olarak reddetmek mümkündür. Ama bu reddi insanların hayatlarına ölçü yapmak çok zordur. Bunu yapmak için birisinin toplumun tamamını ele geçirmesi ve modern'e karşı olan dini, herkes için zorunlu hale getirmesi gerekir.
    _Arap, Türk ve İran toplumlarında entelektüellerin yeri çok önemli olmalıdır. Bu toplumların politik ve kültürel görüşlerini ortaya koyacak, sorulara cevap verecek, Avrupa Birliği ile arada köprü oluşturacak, bilgi akışını sağlayacak entelektüellere ihtiyaç vardır.
    _Terörizm, hoşgörüsüzlüğün canice ortaya çıkışıdır..

    _Samuel Huntington (1927 - 2008) Amerikalı siyaset bilimci.
    Yeni Türkiyenin yaratıcısı. Erbakan tarafından görüşleri savunulmuştur.

    _______________________________________
    _Emre Kongar - Huntington eleştirisi
    _Sovyetler Birliği'nin çöküşünden sonra, Fukuyama'nın "Tarihin, yani ideolojilerin sonu geldi, artık, liberalizm her yerde ve herşeye egemen" anlayışı idi. Huntington, Fukuyama'nın bıraktığı yerden alıyor ve 21. yüzyılın din ağırlıklı bir uygarlıklar çatışması ile belirleneceğini söylüyor. Önce Çin uygarlığını ve özellikle İslam'ı Batı'nın karşısına yeni "düşmanlar" olarak dikiyor. Bu yolla, "Batıyı diri tutabilmek için" çöken Sovyetlerin yerine yeni düşmanlar tanımlıyor. Bunu yaparken de, karşısına aldığı toplumlara "Batı uygarlığı aslında evrensel değildir, emperyalisttir. Siz bizden farklısınız ve bunda haklısınız!" diyor ve kendisinden farklı olan dünyayı, argoda tam ifadesini bulan bir deyimle, "gaza getirerek" bütünüyle dışlıyor.
    _Huntingtona göre :Eskiden insanlara "Hangi taraftansın?" diye sorarlardı. Şimdi "Kimsin" diyorlar. Ülkeler, mensup bulundukları uygarlığın lider devletleri etrafında gruplaşmaktadırlar. uygarlıklar arası nüfuz alanları dikkatle çizilmeli ve bu alanlara titizlikle riayet edilmelidir. Rusya, Slav-Ortodoks ve Batı uygarlıkları arasında bölünmüştür. Türkiye, İslam ve Batı uygarlıkları arasında bölünmüştür. Güney Afrika, Batı ve Afrika uygarlıkları arasında bölünmüştür
    _ Sosyal psikolojinin en basit kuralına göre, "farklılık" duygusu, yani "onlar" ifadesi, "biz" duygusunun zorunlu besleyicisidir. Huntington, "batı dışındaki uygarlıkları" "farklı" ilan ederek, ve zaman içinde, ne kadar modernleşirlerse modernleşsinler, bu farklılıklarını koruyacaklarını söyleyerek, Batı uygarlığı ile insanlığın geri kalan kısmı arasına kesin bir "ayrımcı çizgi" çizmektedir
    Huntington'a göre, batı uygarlığı dışındaki ülkelerin hangi yolla olursa olsun, "batılılaşması" olanaksızdır.
    _ Huntington'a göre, Batı uygarlığı dışındaki ülkelerin batılılaşmaya ve modernleşmeye (çağdaşlaşmaya) karşı üç tepkisi oluşuyor: Birinci tepki reddiyecilik. Hem modernleşmenin hem de batılılaşmanın yadsınması biçiminde gelişiyor. 16. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar Japonya bunun klasik örneği. İkinci tepki Kemalizm. Hem çağdaşlamanın hem batılılaşmanın kabul edilmesi biçiminde ortaya çıkıyor. Örnek Türkiye. Üçüncü tepki reformculuk. Çağdaşlaşmanın kabulü fakat, batılılaşmanın yadsınması biçiminde oluşuyor. Klasik örnek Mısırda Mehmet Ali Paşa, Çin'de Ch'ing hanedanının son yılları ve 1870-1920 arası Osmanlı İmparatorluğu.
    _Türkiye, artık İslam aleminin lideri olabilir. Bu öneriyi okuyunca insanın aklına hemen, "Huntington Türkiye'yi neden bu kadar çok seviyor? " sorusu geliyor.
    __Kuzeyden gelen büyük tehlikeye karşı Türkiye'nin bir siper olarak Batı için yararı kalmamıştır. Artık, Körfez savaşında olduğu gibi, güneyden gelen daha küçük tehditler için olası bir müttefiktir. Yani, Sovyetlerin çökmesinden sonra Türkiye, Batı için ancak Ortadoğu petrolleri konusundaki bekçilik açısından önemlidir.
    _Huntington, kültürleri birbirine benzer ülkelerin ittifak yapacağını söylerken çok basit bir gerçeği, uluslararası ilişkilerde, çıkarların, her türlü duygunun önüne geçtiği gerçeğini gözardı etmiş. Niçin 21. yüzyıl, bu ilkenin değişmesine ve "kültürel kimlik" adı altında son derece muğlak bir ölçütün, ulusal çıkarların, özellikle de ekonomik ulusal çıkarların önüne geçmesine neden olsun?
    _"Kültürleşme" ve "Kültürlenme"_ Birbirleri ile temasta olan uygarlıklar ya da kültürler, zamanla kaçınılmaz olarak birbirlerini etkiler ve birbirlerinden etkilenirler. Böylece gittikçe birbirlerine benzemeye başlarlar.
    _Çölde, elindeki bilgisayarla, sakat bir din ve yanlış bir Allah anlayışına dayalı olarak kellesini keseceği insanları izleyen, deve üstündeki bedevi, modern midir?
    _belli bir teknolojik düzeyin, zorunlu toplumsal ve kültürel değişmeleri de birlikte getirdiği ve bu "birörnekleştirici" etkinin tüm kültürleri birbirine yaklaştırdığı da ayrı bir gerçek. Türkiye acaba şu anda hem kültür hem de uygarlık olarak, yani hem yerel hem de evrensel olarak Suudi Arabistan'a ya da İran'a mı daha yakın, yoksa, Batıya mı?
    _Atatürk, hem Türkiye'ye hem de insanlığa, Hitler faşizmi ya da Stalin komünizmi gibi tarihsel bir parantez değil, tarihin akışını yakalamış bir devrimcinin, insanlığın gelişme sürecine uygun atılım uygulamalarını getirmiş bir devrimcidir.
  • 350 syf.
    ·2/10 puan
    Tarihçi Prof. Dr. Zeki Arıkan’ın Kasım 2011 de Tarihçi Kitabevi tarafından basılan “Tarih Gezintileri” isimli eseri kitapçıların raflarındaki yerini alınca bizim de ilgimizi çekmiş ve kitabı temin ederek okumaya başlamıştık.

    Tarihçi bir akademisyenin, bir ilim adamının eserini okuduğum zannıyla kitaptan çok şeyler beklemiştim. Ancak eser, içerik olarak taşıdığı isimle çok da ilgiliymiş gibi bir intiba uyandırmadı bizde. Belki de biz eserin isminden yola çıkarak, bir akademisyenin özelde de tarihçi olan bir akademisyenin tarih konusunda gezintilerine, şahitliklerine, günlüğe benzer gezi notlarına vakıf olacağımızı sandık. Bu açıdan kitapla aramıza soğukluk daha ilk olarak ismine bağlı olarak içeriğinde yaşadığımız sorunlarla başladı.

    Kitap neden yazıldığı çok da anlaşılmayan, gereğinden uzun ve gereksiz detaylarla işlenmiş bir hayat hikâyesi ile başlıyor. Genel olarak esere hâkim olan içerik ve eserin tema bütünlüğüyle uyuşmayan bu kısım zaman zaman okuyucu sıkacak, gereksiz ayrıntılarla oluşturulmuş. Bunun yanında yazarın edebi bir üslup yakalayamaması da okuma işçiliğini, okuyucu açısından oldukça güç bir hale getirmiş.

    Kitabın ilk 36 sayfasını atlatmayı başarırsanız “geri kalanını da nasıl olsa okurum” düşüncesine de kapılmamanızı öneririm. Zira esas sıkıntılar eserin tam olarak içine girdiğinizde karşınıza çıkıyor. Ancak demin belirttiğim yazıdaki, okuyucuyu yoran, sıkan, gereksiz ayrıntılara girerek meseleyi uzatan yazı tarzı problemleriyle bu kez çok az karşılaşacaksınız. Zira yazar, bu sorunları eserin içinde atlatmış ya da çözmüş görünüyor diyebiliriz. Bu kısımdaki en büyük sıkıntınız, yazarın gerekli gereksiz yaptığı uzun alıntılar olacaktır. Siz konuyu vuzuha kavuşturacak bir alıntı beklerken, öyle basit, öyle sıradan bir cümleyle çıkıyor ki karşınıza yazar, konuyu açmayan, meselenin üzerindeki sis bulutunu dağıtmayan bu gereksiz alıntıların neden yapıldığını ister istemez sorgulamaya başlıyorsunuz.

    Şimdi de kitabın iki bölüm halinde okuyucuya sunulduğu bölümleri kendi alt başlıklarından seçerek sizler için hem tanıtım hem de bilgilendirme amaçlı kısa bir değerlendirme yapalım.

    “Yakınçağ ve Cumhuriyet Tarihimizden Sayfalar” isimli bölüm başlığı altında 16 alt başlık açmış yazar. Bu bölümde ilk makale “Atatürkçülüğün Neresindeyiz?” ismini taşıyor. Çok ilginç tanımlamalar yapan Arıkan, genel olarak bir şeyler anlatmaktan, bir birikim paylaşmaktan ziyade, üzüm yemekte gözü olmayan adam edasıyla bulduğu her yerde bağcıyı dövmeye çalışmış. Bu ilk makalede kullandığı “Abdülhamit hayranları ve sentezciler”tabirinin ne olduğunu biz defalarca okuduğumuz halde hâlâ anlayamadık. Cumhuriyeti kuran kadroyu istisnasız olarak göklere çıkarıp, İsmet İnönü, Hasan Ali Yücel gibi isimleri devamlı övmesi ve Köy Enstitüleri gibi bugün hala tartışılan kurumları yere göğe sığdıramaması, yazarak ve ufuk açarak bilgilendirmekten ya da paylaşmaktan ziyade, sizi istediği yere çekmeye çalışan bir hava oluşturuyor. Makalenin son sayfasında yazdığı ifadeler de yazarın niyetini ortaya koyuyor zaten. İstanbul’un bir semtinde yer alan bir caminin dergâh gibi kullanılmasına çok sinirlenen Zeki Arıkan, bu camii insanlarının teveccüh ve muhabbetini kazanmış bir zat-ı muhteremden de “yobaz bozuntusu”diye bahsediyor. Gençliğin bu gerici, mürteci ve Cumhuriyet düşmanlarının elinden nasıl kurtulacağını soran Arıkan, bu konuda bir hayli tedirgin gibi duruyor. (sayfa 43)

    “İlk Kurşun” isimli makalesinde, Gazeteci Hasan Tahsin ve ilk kurşun meselesine değinen Arıkan konuya en küçük bir yenilik getirmemiş, sadece önceden söylenen klasik bilgileri tekrar ile iktifa etmiş. Hasan Tahsin’in ilk kurşunu atmamış olma ihtimalinden ve Konak meydanında bulunan heykelinin sorgulanmasından duyduğu rahatsızlığı da burada dile getirmiş. (sayfa 86) Bu arada da kitabın genelinde hâkim olan hava yine karşınıza çıkıyor ve siz onun yazdıklarına ve ortaya koyduklarına inanmıyorsanız bazı gerici ve Cumhuriyet düşmanı sıfatları hemen hak ediyorsunuz.

    Kitabın ikinci bölümü olan “Yakınçağ ve Cumhuriyet Tarihimizden Portreler” isimli bölümde ise 27 alt başlık bulunuyor. “Asya’nın Rönesans’ı Atatürk” (sayfa 155) makalesinde Atatürk Devriminin gerçek bir Türk aydınlanması olduğunu belirtiyor ve 24 Ağustos 1925 yılında Kastamonu’da Mustafa Kemal’in yaptığı bir konuşmadan alıntı yaparak tezini güçlendirmeye çalışıyor. Zeki Arıkan, Mustafa Kemal’in yaptığı inkılapların amacını“Asırlık köhne zihniyetlerle geçmişe saplanıp kalmakla varlığımızı korumak mümkün değil. (… ) Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağdaş ve her yönden uygar bir toplum haline getirmektir” cümleleriyle açıklar. (sayfa 158-159)

    Belki de kitaptaki en ilginç makalelerden birisi “Yeniden İmece, Kasım 2005” de yayınlanıp kitaba da dâhil edilmiş olan “Atatürk’ün İnsanlığı, Sağlığı ve Hastalığı Üzerine” (sayfa 169) isimli makalesidir. Bu makalede Arıkan, elinde bulunan bazı kitaplardan bahsederken Dr. Eren Akçiçek’in kitabı üzerinden Mustafa Kemal’in insan yönüne vurgu yapma ihtiyacı hissediyor. Günlük yaşamında “gülen, ağlayan, üzülen ve sevinen” bir insan portresi çizdiğini ve Atatürk’e bu gözle bakmanın da çok olumlu olduğunu ifade ediyor. Dr. Akçiçek’in Atatürk’ün bütün “insani özelliklerini” bu eserinde ortaya koyduğunu, eserin sekiz bölümden oluştuğunu yazıyor ve şu ilginç satırları da ekliyor “Atatürk’ün ağladığı anılar da pek çoktur. Bu, belki onun insani özelliklerinin en dikkate değer olan yanlarıdır.” (sayfa 170-171) Köpeği Foks’un ölümünün de Mustafa Kemal’i derinden etkilediğine değinen Prof. Dr. Arıkan, Dr. Akçiçek’in kitabının amacını Atatürk sevgisiyle açıklıyor. Ancak burada her iki isminde özellikle vurgu yaptıkları “insani özellikleri” cümlesi insanın zihnini kurcalamıyor değil. Devamlı bu vurgunun yapılması “Acaba Mustafa Kemal’in insani özelliğinin dışında bir başka özelliği mi var?” sorusunu insanın aklına getirmiyor değil.

    “Ortak Bellek Durağımız: Aşiyan” ve “Tevfik Fikret ve Atatürk” isimli makalelerde bu iki isim üzerinde durarak bazı değerlendirmeler yapılmış. Arıkan, Mustafa Kemal’in Tevfik Fikret şiirlerini ezberden okuduğunu, şairliğini çok beğendiğini, fikirlerinden etkilendiğini ve ona yetişemediği için de teessür duyduğunu yazmış.

    “Mithat Paşa’nın Bağdat Valiliği”, “Mithat Paşa ve Ziraat Bankası” ve “Mithat Paşadan İlhan Selçuk’a”(sayfa 199-208) isimli makaleler de önceki yazılardan farklı değil aslında. “Bugün Irak’ın haksız yere işgal edenler, kendilerini haklı çıkarmanın yolunu 400 yıllık Osmanlı sömürüsünü gündeme getirmekte buluyorlar” (sayfa 203) gibi tarihi gerçeklerle bağdaşmayan ve İnönü dönemi baskıcı zihniyet mantığını taşıyan bu gibi ifadeler, hem yazarın hem de tarihçi kimliğinin zihninizde sorgulanmasına sebep oluyor. “Ziya Gökalp” isimli makalede Prof. Dr. Zeki Arıkan, Gökalp’in, Türklerin Osmanlı bayrağı altında bilinçsizce yaşadığı, ibadet dilinin Türkçe olmasını savunduğu, ezanın, namazın ve Kuran’ın Türkçe okunduğunu görmek istediği, Avrupai bir devletin kurulması için din-devlet ayrımının yapılmasını öngördüğü ve kadınların tesettürüne karşı çıktığı modern (!) ve çağdaş(!) görüşlerine yer veriyor.

    “Dr. Abdullah Cevdet Sokağı” (sayfa 219) makalesinde meşhur Abdullah Cevdet’i bize öyle bir anlatır ve tanıtır ki Zeki Arıkan, kendinizi bu zat-ı muhtereme karşı hata yapmış suç işlemiş sanırsınız. İttihat Terakki Cemiyetinin kurucularından olan ve din düşmanlığıyla bilinen, Avrupalıları yakalamak için Avrupa’dan damızlık erkek ithal etmek fikrinin ortaya atan, İslam’a ve Hz. Peygambere hakaretlerde bulunan meşhur batılı müsteşrik Dozy’nin kitabını Türkçeye çeviren bu Abdullah Cevdet’i, Tarihçi Arıkan’ın kaleminden okuyunca şaşıracaksınız. Gerçi damızlık meselesini iftira olarak gören ve kabul etmeyen Arıkan, tüm kitap boyunca sergilediği bilim adamı (!) tavrını burada da sergiler ve bu iftiranın hangi kaynaklara dayandığını ya da bu düşüncesini besleyen ilmi delilleri sizinle paylaşmaz. Ben yazdım oldu faslı devreye girer yani. Arada da devamlı Sultan Abdülhamid’den baskıcı, istibdatçı diye bahseder, satır aralarına bu gibi resmi ideolojinin kokmuş ve artık savunulmayan görüşlerini sıkıştırmayı da ihmal etmez.

    Ancak kitabın en ilginç makalesini en sona sakladık. “Mahmut Esat Bozkurt” (sayfa 245) isimli makalede verilen bilgiler Cumhuriyet kadrosunun fikir ve hareket yapısı hakkında bize bilgiler vermek amacındadır. Zeki Arıkan, Bozkurt’un konuşmalarından örnekler vererek onun ne kadar büyük bir Kemalist olduğundan övünçle bahseder. Devrim zihniyetini en iyi kavrayanlardan olan Bozkurt dinin yalnız vicdanlarda kalması gerektiğini savunur, ayrıca “bozuk ve sakat” kuralların Türk ulusunun geleceğini ve kaderini tayin etmemesi gerektiğini düşünür. (sayfa 250) Avrupa medeni kanunlarından hemen “aceleyle birisini alarak çevirisini yapıp yürürlüğe koymanın” gerekliliğine inanan bu zevat, “iyi ve bilimsel bir hukuk koduna ihtiyaç duyduğumuzu” (sayfa 251), “böylece Türk ulusunun temelsiz inançlardan kurtulmuş olacağını ve çağdaş ilerleme uygarlığına gireceğini” beyan eder. (sayfa 251-252)

    “Hasan Âli Yücel ve Karşıtları” isimli makale (sayfa 273) 1938-1946 yılları arasında bakanlık görevini yürüten ve Köy Enstitülerini kurmasıyla meşhur olan Hasan Âli Yücel’i konu ediniyor. Zeki Arıkan, daha önceki kısa köşe yazısı tarzında yazılmış makalelerindeki tavrını burada da sürdürerek Yücel’i yere göğe sığdıramaz. Ancak bunun için ortaya ciddi bir argüman da koyamaz. Daha çok hamasi tavırlarla yapılan bu gereksiz metihlerde Bakanlık dönemi ve dönem içindeki çalışmaları nedeniyle eleştirilen Yücel’i savunmaya geçerek, eleştirilerde bulunan Atilla İlhan’a yüklenir. Yazıyı baktığınızda sanki Yücel’in aklanması, Atilla İlhan’ın haksız çıkması gerekliliğine bağlanmış gibidir. Atilla İlhan’a göre Yücel’in bakanlık yılları karanlık bir dönemdir. Arıkan’da İlhan’ı eleştirirken şu satırlara yer verir:“İlhan, liselere eski yazı konulmasını savunacak kadar da ileri gitti. Dil devrimini karalamak içinde Atatürk’ün ölümünden sonra epeyce çark etmiş olan Falih Rıfkı Atay’a dayandı. Dil devrimini Milli Şef’in bir oyunu olarak gördü.” (Sayfa 276-277) Zeki Arıkan’ın bu satırları kaleme alırken ki niyeti neydi bilinmez ama insanın bu eleştirileri okuduktan sonra gidip Atilla İlhan’ı bulup ona sarılası geliyor.

    “Tarih Gezintileri” isimli kitabımızın en son makalesi olan “Vahdettin ve Ecevit” (sayfa 345352) ise hem kitabın hem de yazarın bilgi, birikim ve ilmi düzeyini ortaya koyan, meselelere bakış açısını ve niyetini tam olarak yansıtan bir yazı olması hasebiyle bizce önemlidir. Merhum Bülent Ecevit’in vefatından önce ortaya çıkan bir cümlesi üzerine başlayan tartışmalarda hemen kılıç kalkan kuşanan acemi Bar oyuncusu yazarımız Zeki Arıkan, hem Ecevit’i eleştiri yağmuruna tutmuş hem de Merhum Sultan Vahdeddin’i “hainlik, zevk sefahat düşkünlüğü, vatan millet umursamazlığı ve korkaklık” gibi sıfatlarla itham etmiş. Ecevit’in “Son Osmanlı Padişahı Vahdettin hain değildir” cümlesi üzerine kopan fırtınayı değerlendiren Arıkan’ın da iddialarını hangi temel üzerine kurduğunu yine kitabındaki bir satırlardan anlıyoruz: “Topladığım, daha doğrusu ulaşabildiğim gazete kesitleri koca bir dosya oluşturdu.” (Sayfa 346)

    Tabiî Sayın Arıkan’ın bu ilmi çabasını(!) takdir etmemek elde değil. Hele ki Mithat Paşadan söz ettiği her satırda meseleyi Sulatan Abdülhamit-i Sani’ye getirerek “baskıcı ve istibdatçı” gibi ifadeleri kullanması, Mithat Paşa’nın ölümünden de yine II. Abdülhamid’i sorumlu tutması da yine mesleki yeterliliği ve ilmi çabaları(!) hakkında bize biraz da olsa bilgi veriyor. Bunu da ifade ederken “Ölümü de hala bilinmeyen bir nedene bağlı değil, Yıldız’da oturan Efendi Hazretleri’nin marifetlerinden biridir” diyerek görüşünü alayla ve hakaretle ifade etmesi de çok ilmi(!) bir yaklaşım zaten. Milli Mücadelede Sultan Vahdettin’in hiç bire şey yapmadığını, Sultanı savunanlarında ortaya bu tezlerini ispatlayacak hiçbir kanıt koyamadıklarını söyleyen Arıkan, iddialarını dile getirirken Tarihçi Murat Bardakçı’ya hücum etmeyi ihmal etmez. Zira Prof. Dr. Arıkan’a göre, Sulatan Vahdettin’i “Şahbaba” isimli eseriyle savunan Bardakçı’dır. (Sayfa 346-347)

    Prof. Dr. Zeki Arıkan hem eserinin genelinde hem de bu makalesinde belli bir zihniyetin savunmasını yapmaya çalışmış ve ortaya yeni ve farklı bir bilgi ya da ilmi değere haiz bir olgu koymamış, bunun yerine hamasi duygularını dile getirerek resmi ideolojinin kutsanmış yalanlarını farklı cümlelerle tekrarlamayı uygun görmüş. Belli noktada biz kendisine hak vermiyor değiliz tabiî. Neticede bir araştırma yapmak için zaman ve emek, bu araştırmada yeni bilgilere ve olgulara ulaşabilmek için ince ve keskin bir zekâ, elde ettiğiniz bulgulardan değerlendirmeler yaparak ortaya yepyeni bir şey koymak içinde feraset lazım. Bu kadar işçiliği yapacağınıza kısaca resmi ideolojinin hayal mahsulü olan ve her hangi bir ciddi belgeye dayanmayan, ortaya attığınızda büyük bir çoğunluğun alkış ve tebriklerle kabul edeceği sistemin bekası için söylenen yalanları tekrarlamak daha kolay olsa gerek. Eğer siz “Vahdettin hazineyi soymamış! … Çareyi İngilizlere sığınmakta buldu. … Bütün umudunu İngilizlere bağlamıştı.”(sayfa 348 ve 350) derseniz kimse sizden iddianızı desteklemenizi istemez hatta bunun üstüne birde alkış alırsınız.

    Sonuç olarak geçen sene Prof. Dr. Zeki Arıkan imzasıyla Tarihçi Kitabevi tarafından basılan “Tarih Gezintileri”isimli eser hiçbir yönüyle size yeni, ufuk açıcı ve farklı bir bilgi sunmuyor. Bunun yerine kitabın geneline hâkim olan fikri yapı, sığ bir düşünce ve bilinen tartışmalı konularda Cumhuriyetin ilk yıllarında resmi ideolojinin dayattığı, rejimin ve sistemin bekasını düşünmekten kaynaklanan resmi yalanların tekrarıdır. Belki eseri çok acımasız olarak ve insaf ölçülerinin dışına çıkarak tenkit ettiğimiz düşünülebilir. Ancak bu eseri elinize alıp okuduğunuzda karşılaşacağınız şey, tarihi şahsiyetlere yapılan istihzalı saldırılar, hakikatle bağdaşmayan, ilmi bir değeri olmayan hatta bugün için yalan ya da sahte olduğu ortaya çıkan iddia ve belgeler olacak. Eserin kaleme alınış tarzına baktığınızda çok ilmi bir eser olmasını beklemiyorsunuz aslında. Neticede köşe yazısı tarzında kaleme alınmış bir yazı ağırlığından oluşuyor. Ancak arada bazı yazılar, yazarın düştüğü dipnota göre, bildiri olarak sunulmuş. İşte bu bildirilerde bile ilmi bir üslup yok.

    Kısaca söylemek gerekirse, yukarıda da değindiğimiz gibi Sayın Arıkan, bağa gelmiş ama üzüm yemek maksadıyla değil. Amaç bağcıyı döğmek.
  • Murat AK
    Murat AK Milliyet Duygusunun Sosyolojik Esasları'ı inceledi.
    272 syf.
    ·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
    Herkese Merhaba,
    Bugün sizlere çok önemsediğim bir kitap ile geldim. Öncelikle şunu söyleyeyim ki, dünya literatüründe milliyet duygusunun dayandığı esasları bu kadar kapsamlı, tarafsız ve ilmi esaslara dayanarak açıklayan başka bir eser daha yok. Sadri Maksudi Arsal, yıllara dayanan incelemelerini ve hukuk, hukuk tarihi, sosyoloji alanlarındaki büyük birikimini adeta imbikten geçirerek bu eserde toplamıştır. Yazarımız eserde, millet, milliyet, milliyet duygusu ve bunların dayandığı temelleri; hukuk tarihi, sosyoloji ve biyoloji gibi farklı bilimsel prensiplerin ışığında, tamamen aklın rehberliğinde ve bilim insanına yakışan bir tarafsızlık ile inceliyor. Milliyet duygusunun varoluşsal bir gerçeklik olduğunu, buna sarılan milletlerin yüzyıllar boyunca esaret altında yaşasalar da benliklerini koruyarak er geç özgürlüklerini elde edeceklerini anlatıyor. Bunu çok iyi bilen müstemlekecilerin milliyetçiliği öcü gibi göstermeye çalışarak ulus dinamiklerini meydana getiren bağı nasıl çözmeye çalıştıklarını, kozmopolitizm gibi dayatmalarla milliyet duygusunun içinin boşaltılması ve soysuzlaştırılmasına nasıl hizmet ettikleri dikkatimize sunuluyor. Milliyetçiliğin şovenizm olmadığı, üstün ırk söyleminin safsatadan ibaret bir deli saçması olduğunu; milliyetçiliğe önem verirken bunun dejenere edilmesinin Hitler gibi insanlık düşmanlarını peyda edeceğine vurgu yaparak doğru milliyetçiliği, Atatürk milliyetçiliğinde ifadesini bulan "his ve kader birliği" şeklinde açıklıyor. Eserin milliyet duygusunun çağdaş düşünceye yakışmadığı, bunun gericilik olduğu gibi temelsiz önyargılardan kurtulmanızı sağlayacağını düşünüyorum. Bunu çok önemsiyorum. Çünkü, bu ülkede yıllarca gerçek İslam'ı çarpıtarak insanların dini duygularını sömüren, bundan nemalanan yobaz dinciler nasıl insanımızı dininden soğutup uzaklaştırdıysa, milliyetçiliği sadece kendi tekelinde zanneden ama milletine ve devletine bir kum tanesi kadar faydası olmayan kafatasçı, şiddet yanlısı faşist zihniyet de insanımızı milliyetçilikten soğutur hale gelmiştir. Oysa ulu önderimiz de bir Türk milliyetçisidir. Bizim sorunumuz, bilgi sahibi olmadan ideolojiye sarılmaktan kaynaklanıyor. Okumak yerine içi boş sloganların peşinden koşuyoruz. İşte tam olarak bu nedenle bu kitabı lütfen okuyun. Hepinize iyi pazarlar diliyorum.
  • Bülent Daver’in de ifade ettiği gibi Atatürk inkılâbıyla birlikte Türkiye'de din ve vicdan hürriyeti konusunda yeni bir yaklaşım gelmiştir. Gerçekten de laiklik anlayışı, Türkiye'nin özel şartlarından doğmuştur. Batının laikliğe geçişinden ayrı bir farklılık gösterir.

    İslam dünyası açısından ele alınırsa, Hz. Muhammed'in devlet başkanlığından, yeni Türkiye'nin kuruluşuna kadar, din ve devlet işleri daima tek kişinin elinde kalmış, İslam halifeleri, sultanlar ve emirler hem dinsel hem de dünyasal sorunların sevk ve idare makamını işgal etmişlerdir. Kuran'ın, dinsel konular kadar dünyasal sorunları da kapsadığı düşüncesiyle “imamlık” ile “Devlet Başkanlığı” sorumlulukları iç içe girmiştir. Gerçi Türklerin, İslamiyet'e girdikten sonraki dönemlerinde (Karahanlılar - Selçuklular ve Osmanlıların başlangıç dönemlerinde) devlet ve dinin birbirine karıştırılmadığı dönemler de olmuştur. Ancak 1517'de hilafetin Osmanlılara geçişinden sonra bu iki düşünce tamamen birleştirilmiştir. Bu birleşme sonucunda dinsel sorunlar, şeyhülislam fetvaları ile siyasetin aktif bir aracı haline getirilmiş, dinsel duygular sömürülmüş, başlangıçtan itibaren İslam toplumunun yaşantısına giren mezhep, tarikat, fırka karmaşıklığı da birbirine eklenince, İslamiyet temel felsefesini giderek değiştirmiş ve batı, tutuculuk bağlarının çemberini kırarken, İslamiyet özgür, akılcı düşünceye kapılarını kapamaya başlamıştır.

    Laikliğin, İslam dünyasına çok geç ve sancılı girmesinin altında yatan temel olgular bunlardır. Bu durum karşısında tarih boyunca Şer-i hükümlerin yerine konulan dünyevi kanunlar aslında islamın özüne ve temel felsefesine ters düşen kuralları getirmediği gibi, her gün değişen türlü sosyal, hukuki ve ekonomik sorunların çözümü için kabulü zorunlu olan dünyevi kanunlar, Türk toplumunun daha da dengeli ve huzurlu bir hayata kavuşmasını sağlamıştır.

    Bu bakımdan, dünya sorunlarına beşeri gözle bakmak; itikat, ibadet ve ahlaki konularda ise dinsel kuralları, vicdan özgürlüğü ile uygulayabilmek laikliktir. Bu değişmeler Dört Halife döneminde başlamış; Fatih Kanunnameleri, yaptığı kanunlarla ünlü Kanuni Sultan Süleyman ve daha birçok padişahların zamanında kabul edilen çeşitli kanunlar hep bu mecburiyetlerin doğal bir sonucu olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu'nda batı örnekli kabul edilen kanunlar, XIX. yüzyılda başlayan laikleşme hareketlerinin temel taşlarını oluşturmuş,

    Cumhuriyete kadar süren bu süreç sonunda Türk İnkılabı da İslam sorunu ile iki cephede karşı karşıya gelmiştir. Birincisi: İslamiyet'in resmi temsilcisi olan Halife -Sultan. İkincisi: Çeşitli tarikatların temsil ettiği halk.

    Nitekim Atatürk dönemi laikleşme projeleri, devlet ve toplum eksenli, idare ve eğitim alanlarında yoğunlaşmıştır. Laiklik alanında yapılan devrimler de bunun göstergesidir: Bu devrimler arasında şunlar belirtilebilir:

    1920'de T.B.M.M. kurularak halifenin egemenliği ulusa geçmiştir. 1922 ’de Saltanat kaldırılarak padişahlık fonksiyonuna resmen son verilmiştir.

    1923 'de Cumhuriyet ilan edilerek meşruti-monarşik sisteme son verilmiştir.

    Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk anayasası olan, 20 Nisan 1924 tarihli Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun 2. Maddesi “Türkiye Devleti'nin resmi dini islamdır.” hükmünü taşıdığı için, uygulamada olmasa bile hukuk alanında devletin teokratik karakteri devam ediyordu. Devlet dininin İslam dini olduğunu belirtmekle birlikte, şer-i hükümlere yer verilmemiş, siyasi iktidarın kaynağının ilahi olduğu kabul edilmemiştir. Nitekim yürütme ve yasama organları şer-i esaslara bağlanmamıştır.

    1924 anayasasının 26. maddesinin ilk şeklinde, şer-i hükümleri T.B.M.M.'nin yerine getireceği belirtilmiştir. 16. madde ile de milletvekillerinin ve Cumhurbaşkanının yeminlerinde “Vallahi" kelimesine yer verilmiştir. Bunlar zamanın şartları gereği konulmuş hükümlerdir ve anayasa 70. maddesi ile vicdan özgürlüğünü açıkça korumaktadır.

    Atatürk, anayasanın laik esaslara uydurulması gerektiğini, gerçek laikliğe ancak bu şekilde kavuşulacağını Nutuk’ta belirtmiştir. Söz konusu hükümler 10 Nisan 1928 tarihli ve 1222 sayılı kanunla kaldırılmıştır. Gerekçe olarak da devletin laik ve demokratik bir Cumhuriyete yönelmesi gerektiği gösterilmiş ve bir kanunla 1924 Anayasası’nın 2, 16, 26 ve 38. maddeleri değiştirerek “Türkiye'nin resmi dini” kaydı kaldırılmış, meclisin şer-i hükümleri yerine getirmesi görevine ve yeminlerdeki dini niteliğe ait hükümler anayasadan çıkarılmıştır.

    Türkiye'de laiklik sürecinin alt yapısını hazırlayan en belirgin etmenlerden biri de kuşkusuz eğitim alanında yapılan yeniliklerdir. Atatürk'ün uygulamaya koyduğu ulusal, laik ve bilime dayanan çağdaş eğitim ve öğretim; akılcı, gerçekçi, deneyci, araştırıcı, eleştirici ve yaratıcı bir öze dayanır. Yabancı doktrin ve doğmalara ya da materyalist akımlara da bağlı değildir. Atatürkçü eğitim, insanları hayata etkin olarak katılan kültür ve uygarlığın değerlerinden yararlanabilecek duruma getirebilen, her alanda bilime ve sanata, kendi öz değerlerine, uygarlığa katkıda bulunabilecek yaratıcı bir nitelik sağlamak amacına yöneliktir. Bu amacın gerçekleştirilmesinde en temel ilke, kişiye olumlu ve rasyonel düşünme yeteneği kazandırmak, bağnazlıktan uzak, görüş ufku geniş, kişiyi yetiştirme yolunda insanlığa mal olmuş kültür kaynaklarından yararlanmak olmalıdır. Her şeyden önce gelecek kuşaklar Türkiye'nin bağımsızlığını koruyacak Cumhuriyeti koruyup yükseltecek biçimde yetiştirilmelidir.

    Atatürk, 1 Mart 1924 tarihinde, TBMM İkinci dönem birinci toplanma yılını açarken yaptığı konuşmada dinin siyasetten ayrılmasına ilişkin şu değerlendirmede bulunmuştur.“ ... İslam dinini, asırlardan beri uygulandığı gibi her siyasete vasıta olmaktan uzaklaştırmak ve yaşatmanın gerekli olduğu gerçeğini görüyoruz. Kutsal ve ilahi olan itikatlarımızı ve vicdanlarımızı boş ve karasız olan ve her türlü menfaat ve ihtirasa sahne olabilen siyasetten ve siyasetin her tarafından bir an evvel ve kesinlikle kurtarmak milletin dünya ve ahret saadetinin emrettiği bir zarurettir. Ancak bu suretle İslam dininin yüksek fikirleri ortaya çıkar.”

    Atatürk, laik Türkiye'nin inşasında yapılması güç devrimlerden birini yapmış, meclis dışında kaynağını milletten alan dini bir başkanlık görevi niteliğine bürünen hilafet makamını 3 Mart 1924 tarihinde, 341 sayılı kanunla kaldırmış ve ardından Tevhidi Tedrisat “öğretimin birleştirilmesi” kanunu da kabul edilmiştir; Şeriye, Evkaf ve Erkanı Harbiyeyi Umumiye Vekaletinin kaldırılmasına dair 3 Mart 1924 tarih ve 429 sayılı kanunun 1. maddesi ile Şeriye Vekaleti de kaldırılarak ibadetle ilgili bütün işleri yönetmek üzere, Diyanet İşleri Başkanlığı kurulmuştur. Böylelikle din, bir kamu hizmeti gibi örgütlenirken, öte yandan da tarikatlar yasaklanıp tekke ve zaviyeler kapatılarak halk, çeşitli hurafe ve safsataların kaynağı haline gelmiş olan bu ocakların etkisinden kurtarılmıştır.

    1925'de dinin politik amaçlarla kötüye kullanılması yasaklanmıştır. Şapka kanunu kabul edilerek, dinsel sanılan kıyafetten laik kıyafete geçilmiş, dinsel ünvanlar kaldırılmış, yetkisiz sarık saran ve ruhani kıyafet taşıyanların cezalandırılması kabul edilmiştir. Tekke, zaviye ve türbeler kapatılarak, tarikatlar yasaklanmıştır. Atatürk'ün 30 Ağustos 1925 tarihinde Kastamonu'da yaptığı bir konuşmada tarikatların amaç ve laik Türkiye'nin bünyesinde bulunamayacağına ilişkin şu sözleri dikkate değer niteliktedir: “Mevcut tarikatların gayesi, kendilerine tabi olan kimseleri dünyevi ve manevi olan hayatta saadete ulaştırmaktan başka ne olabilir? Bugün ilmin, fennin, bütün genişliğiyle medeniyetin ateşi karşısında filan veya falan şeyhin irşadıyla maddi ve manevi saadet arayacak kadar ilkel insanların, Türkiye medeni toplumunda mevcudiyetlerini asla kabul etmiyorum.

    1926 'da Türk Medeni Kanunu ve borçlar kununu kabul edilerek dinsel esasa dayalı mecelle kaldırılmış, laik hukuk sistemine geçilmiştir. Atatürk'ün laikliği gerçekleştirmek için yaptığı köklü değişiklikler arasında bulunan Medeni Kanun'un kabulü, Türk sosyal hayatının, ekonomik ve kültürel yaşantısının bütününü kavramış, Türk toplumuna milli kültürümüze bağlı kalarak batılı bir sosyal karakter kazandırmıştır.

    Atatürk'ün laiklik sürecinde diğer inkılâplardan, ihtilallerden veya devrimlerden ayıran en büyük özellik, batı düşüncesini, duygusunu ve dünya görüşünü bir bütün olarak kabul etmek olmuştur.

    Atatürk, 1925'te Ankara'da açılan Hukuk Mektebi'nin açılış törenindeki konuşmasında “Büsbütün yeni kanunlar getirerek eski hukuki esasları temelinden sökmek teşebbüsündeyiz. Ve yeni hukuki esaslarla alfabesinden öğrenime başlayarak bir yeni hukuk kuşağını yetiştirmek için bu kurumları açıyoruz.” demiştir.

    Atatürk'ün bu sözleri, hukukun laikleştirilmesi gereğini vurgulamaktadır. 1926'da kabul edilen 1926'da Ceza Kanunu, Kara Ticaret Kanunu; 1927'de Hukuk Usulü ve İcra ve İflas kanunları; 1929'da Ceza usulü ve Deniz Ticaret kanunları Türk hukuk sistemini tamamen laikleştirmiş ve öte yandan da ulusal ihtiyaçlara cevap verecek şekilde modernize edilmiştir.

    1928 ’de Camilerde okunan “hutbe” Türkçeleştirilmiştir. Çıkarılarak anayasa laikleştirilmiştir.

    1928'de Yeni Türk harfleri kabul edilerek dinsel niteliği olduğu sanılan Arap alfabesi terk edilmiştir.

    1930'da Kadınlarımıza belediye seçimlerinde oy kullanma hakkı tanınarak kadın hakları laik ölçülere ulaştırılmıştır.

    Cumhuriyet Halk Fırkası'nın 1931'deki kongresinde, parti ilkelerini meydana getiren altı ana hedef, parti programında gösterilmiştir. Bu hedeflerden birisi olan laiklik, 1937 yılında 3115 sayılı kanunun yaptığı bir değişiklikle anayasada yer almış ve laiklik anayasal bir kurum olmuştur.

    Türkiye'de laiklik sadece din ile devletin ayrılığını ifade eden bir nitelik değil, aynı zamanda din ve vicdan özgürlüğüne olanak kazandıran ve akılcılığı sağlayan temel bir kural olarak ortaya çıkmıştır.

    Laikliğin temel bir anayasa kuralı haline getirilmesinden önce, esasen bu konu ile ilgili diğer kanunlar da çıkarılmıştır.

    1934'de Türk kadınlarına mebus seçme seçilme hakkı tanınarak, kadın- erkek ayrımına son verilmiş ve kadınlarımız da laik Türkiye 'deki yerlerini alarak hukuk alanındaki laiklik tamamlanmıştır.

    Turhan Feyzioğlu'nun yapmış olduğu laikliğin unsurlarına ilişkin sıralama, Yeni Türkiye'nin laik yapısını güçlendirmek için yapılan devrimlerin yönünü ortaya koymaktadır. Feyzioğlu'na göre laiklikte ilk unsur, din ve vicdan hürriyetidir. Diğerleri ise; resmi bir devlet dininin bulunmaması, devletin din ve mezhepleri ne olursa olsun yurttaşlarına eşit işlem yapması, devlet yönetiminin din kurallarına göre değil, toplum ihtiyaçlarına, akla, bilime, hayatın gerçeklerine göre yürütülesi, dinle devletin ayrılması ve son olarak da eğitimin laik, akılcı ve çağdaş esaslara göre düzenlenmesidir.

    Atatürkçü düşünce sisteminin en belirgin olgusu olan laiklik, din ve vicdan hürriyetinin en büyük güvencesidir. T.C. Anayasası 24. maddesi, din ve vicdan hürriyeti başlığı altında şunları söyler: “Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. 14'üncü madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dinî âyin ve törenler serbesttir. Kimse, ibadete, dinî âyin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz...”

    Lâik devletin temel haklar içerisinde yer verdiği din hürriyeti ise vicdan hürriyeti ve bunu tamamlayan ibadet hürriyetini ifade eder. Vicdan hürriyeti, her ferdin bir dine inanmak veya inanmamak hususunda sahip olduğu hürriyettir. İbadet hürriyeti ise, vicdan hürriyetinin tabii bir neticesi olup, dinini ve kanaatini bir takım merasimlerle açıklamak veya açıklamamak hususunda ferdin sahip olduğu hakkı gösterir. Aynı zamanda din hürriyeti hakkı yerine getirilirken başka din ve inanç mensuplarının üzerinde bir baskı aracı olarak kullanılamaz. Özellikle lâikliğin önemli unsurlarından biri olan din ve vicdan hürriyetinin milli bütünlüğümüze sağladığı katkı çok önemlidir. Yüzyıllarca Anadolu Türklüğünü birbirine düşüren mezhep kavgalarının unutulmasında lâikliğin çok büyük bir rolü vardır.

    Laikliğin bir diğer unsuru, resmi bir devlet dininin bulunmamasıdır. Devlet toplumun dünya işlerini düzenlemek, böylece toplum içinde düzen"i sağlamak görevini yerine getirir. Devletin bu konumuyla birlikte lâik devletin tanımı kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla devletin “dünyevi işlerin idaresiyle” alakalı bir kurum olduğu görülmektedir. Dolayısıyla devletin hiçbir şekilde bir din veya mezhebin görüş ve düşünceleri üzerine inşa edilmesi düşünülemez. Devletin düzeni yerine getirmek için yapacağı kanunlar, dünyevi işleri düzenlemek olacağına göre bunların dinle hiçbir alakası da bulunmamalıdır. Bunun doğal bir sonucu olarak da devlet bütün işlerini din yargılarına göre değil de dünyevi kanunlara göre yürütecektir.

    Lâik devletlerde devlet yönetimi akıl ve bilime dayanır. Lâik devlet anlayışında dinin hiçbir rolü yoktur. Ne devlet din işlerine ne de din devlet işlerine karışır. Her ikisi de kendi içerisinde “özerk”tir. Devletin hiçbir yasası veya düzeni sağlamak için oluşturulan kanunu, ilahi olanla ilişkili değildir. Devlet hiçbir din veya mezhebin tekeli altında olamaz, bütün dini inanç, değer ve kanaatlere aynı mesafededir. Başka bir deyişle devlet din karşısında mutlak tarafsızdır. Lâik devlet anlayışının tam tersi bir durum teokratik devlet anlayışını ifade eder. Lâik devlet anlayışında dinin hiçbir şekilde devlet işlerine müdahale etmesi söz konusu olmazken, aksine teokratik devlet anlayışında da din devlet eliyle veya devlet din eliyle yürümektedir.

    Lâik devlette tüm dinler eşittir. Lâik bir devlet, birey- toplum-devlet ilişkileri içerisinde tutum sergiler ancak birey-toplum-devlet ile Tanrı arasındaki bağa hiçbir şekilde müdahale edemez.

    Lâik devlet sistemlerinde din kamu hizmeti olarak kabul edilmez. Lâik devlet kişilerin dinsel inançlarına uygun davranabilmek haklarını güvence altına almakla yükümlüdür. Fakat devlet doğrudan doğruya bir cemaatin dinsel gereksinimlerine yönelik hizmeti yüklenemez. Kişilere dini inanç özgürlüğünün tanınması, lâik sistemin zorunlu bir sonucudur. Devletin dinler karşısında tarafsız kalma zorunluluğu din özgürlüğünün tanınması açısından da geçerlidir. Bu nedenle lâik bir devlet kişilere dinsel inançları ne olursa olsun inançlarını açıklayıp yaymak, eğitim yapmak, dini inançlarının gereği olan ibadeti uygulamak, örgütlenmek haklarını tanımak ve ilgili düzenlemeler yaparken de dini inancın türüne göre her hangi bir ayrım yapmamak zorundadır.

    Atatürkçü düşünce sisteminde lâiklik, sadece din ve devlet işlerinin ayrılmasından ibaret bir devlet yönetimi prensibi değil, aynı zamanda bir hayat tarzı, dünya görüşü ve toplum sorunlarına akılcı ve gerçekçi bir bakış açısıdır. Bu yüzden lâiklik, Türkiye'nin çağdaşlaşması temel hedefinden ayrılamaz ve onun zorunlu bir parçasını oluşturur.

    Lâikliğin bir başka unsuru ise, devletin, din ve mezhepleri ne olursa olsun yurttaşlara eşit davranmasıdır. Bu anayasa ile güvence altına alınmış bir tutumu ifade etmektedir. Bütün dünyanın benimsediği, altına imza attığı“ İnsan Hakları” ile ilgili belgelerde “din hürriyeti” vardır. Bu hürriyet şu unsurlardan oluşur: 1. İnanma hürriyeti (inanmamayı da kapsar). 2. İnandığı dine göre yaşama, ayin ve ibadetleri yerine getirme hürriyeti. İnsan hakları evrensel bildirgesinde bu madde/unsur şöyle dile getirilmiştir : “...inancın tek başına veya topluca, açık olarak ya da özel biçimde öğretim, uygulama, tapınma ve ayinlerle göstermek özgürlüğünü de kapsamı içine alır (mad.18). 3. İnandığını öğrenme ve öğretme hürriyeti. 4. İnananların örgütlenme hürriyeti. 5. İnancı değiştirme hürriyeti. Modern demokrasi insan hakları temeline dayanır, lâiklik de din özgürlüğünü korumak için öngörülmüştür; anayasasında lâiklik ayrı bir madde olarak düzenlenmemiş olan ülkelerde de -din özgürlüğü vazgeçilmez bir madde olduğu için-“din özgürlüğünü korumanın teminatı” anlamında lâiklik zaten vardır.

    Laikliğin gereği bu tür yaklaşımlar, laiklik olgusunun dinsizlik anlamına geldiğini göstermez. Din, bireylerin en çok değer verdikleri moral kaynaklarından biridir. Durum böyle olunca Atatürkçü düşünce sistemi içinde laiklik prensibine son derece temkinli bir yaklaşım sergilenmiştir. Atatürk gerçek İslam'a karşı, imanlı ve akli bir tavır takınırken; bütün tarikatlara karşı da savaş açmıştır. Atatürk'ün din konusundaki görüş ve düşünceleri laiklik konusuna olan yaklaşımını da ortaya koymaktadır. Atatürk, dinsiz ulusların devamına olanak yoktur diyerek dinin gerekli bir kurum olduğuna vurgulamaktadır. 1923 yılında söylediği sözler arasında, Türk ulusunun “bütün sadeliği ile” dindar olması gerektiği belirtmiştir. Atatürk'ün İslam dinine ilişkin yaptığı açıklamalardan bir diğeri de şöyledir: “Bir dinin tabii olması için akla, fenne, ilme, mantığa uygun olması gerekir. Bizim dinimiz bunlara tamamen uyar” demektedir.

    Görüldüğü gibi Atatürk İslam dininin hurafelerden, batıl inançlardan ve tarikat denetiminden uzak, sade, akla uygun yapısını ön plana çıkarmaya çalışmaktadır. Atatürk’ün İslam dinine verdiği değer, dinin devlet işlerinde kullanılmasına firsat tanımayan bir yaklaşımı da beraberinde getirmektedir. Bununla birlikte Türkiye'de laiklik olgusunun İslam diniyle karşı karşıya getirilmemesindeki bir başka etken ise tarihi imkânlardır. XIX. yüzyılda değişim hareketlerinde Osmanlı ulemasının karşı çıkışları İslam dini eksenli olmuş, Tanzimat'tan sonraki batılılaşma hareketlerinin Genç Osmanlılar ve Jön Türkler tarafından temsil edilen yeni fikir akımları sonucunda 1908 yılında ilan edilen İkinci Meşrutiyet'e kadar olan (süreçte bu durum değişmeye başlamıştır. Esasen Osmanlılarda müspet ilme dayanan değişim hareketleri II. Mahmut zamanında ulemanın siyasal gücünün kırılmasıyla başlamış, Bab-ı Meşihat (Şeyhülislam Dairesi)'in kuruluşuyla daha
    önce bağımsız olan Şeyhülislam, bir devlet memuru haline getirilmiştir. Ayrıca Evkaf Müdürlüğü'nün kurulması ve buna bağlı olarak ulemanın ekonomik gücünün sarsılması belli başlı kırılma noktalarıdır. Bu tarihi, sosyal ve ekonomik olayların doğal akımı, Türkiye'de çağdaş ve laik anlayış temelli Türk Devrimi'nin gelişmesini kolaylaştırmıştır.

    Laiklik prensibinin son unsuru, eğitimin lâik, akılcı ve çağdaş esaslara göre düzenlenmesi durumudur. Öğretim elemanlarının verdikleri derslerde, din konusunda tarafsız davranmaları, dinî inançlara saygılı olmaları gerekir. Ders programları dinî esasların dışında hazırlanmalıdır. Bu amaçla çıkarılan 677 sayılı 1925 tarihli kanun ile dinî inancın kötüye kullanılması da önlenmiştir. Bu kanunla halkı din perdesi altında yanlış eğitime sevk eden ve taassuba iten tekkeler, zaviyeler kaldırılmıştır. Bilumum tarikatlarla şeyhlik, dervişlik, müritlik, dedelik, seyitlik, çelebilik, babalık, emirlik, halifelik kaldırılmış, falcılık, büyücülük, üfürükçülük ve gaipten haber verme ve murada kavuşturma maksadıyla muskacılık yapmak yasaklanmıştır.

    Yeni Türkiye'nin laik temelli değişim hareketlerine, referansını İslam dininden alan tarikatların, vatandaşların dinsel duygularını politik amaçlarla sömürerek, yeniden canlandırma hareketleri sonucunda; Nurculuk, Süleymancılık, Ticanilik, Biberilik ve bu gibi oluşumlar, özellikle cumhuriyetimizin son dönemlerinde faaliyete geçmişlerdir.

    Atatürk bu tehlikeyi çok önceden görmüş ve 1924 yılında yaptığı konuşmada şu sözlere dikkat çekmiştir:

    “Türkiye'de esasen mürteci yoktu ve yoktur. Vehim vardı, vesvese vardı. Bundan sonra yalnız bir şey hatıra gelebilir ki o da, bazı adi politikacıların hasis ve menfaatperestlerin, o vehim ve hayali uyandırmaya çalışması, o yüzden hırslarını tatmin ve menfaat düşüncesinden ibarettir.”

    Ve şöyle devam etmiştir:

    “Bunun gibi mensubu olmakla mutmain ve mesut bulunduğumuz İslamiyet dinini yüzyıllardan beri alışılmış olduğu üzere bir politika aracı konumundan kurtarmak ve yüceltmek elzem olduğu gerçeğini müşahede ediyoruz. Mukaddes ve tanrısal olan inanç ve vicdani kanaatlerimizin karışık ve dönek olan ve her türlü çıkar ve tutkusuna sahne olan politikacılardan ve politikanın bütün organlarından bir an evvel ve kesinlikle kurtarmak, ulusun dünyevi ve uhrevi saadetinin emrettiği bir zarurettir.”

    Atatürk'ün bu beyanında da açıkça görüldüğü gibi dini inançlar; Allah ile kul arasındaki bir mesele olmaktan çıkarılıp dünyasal olaylar ve çeşitli çevrelerin gündelik çıkarları için bir oyun aracı haline getirilirse bundan hem din, hem vatandaş, hem devlet ve hem de memleket zarar göreceği açıktır. Atatürk'ün bu tespiti dikkate alınmadığı takdirde bu zararlar devam edip gidecektir.

    Görüldüğü gibi Atatürkçü dünya görüşü, din sorununu hukuki ve sosyal alanda çözüme ulaştırmış ve uygulamasında da asla din aleyhtarı bir tavır takınmamıştır. Ancak, hurafelerin sosyal temelleri tamamen çökertilemediği için, bunların ocağı olan tarikatlar günümüze kadar canlılıklarını korumuş ve laiklik kanunlarını ihlal ede gelmişlerdir. Atatürk laik devlet düzenini korumanın dinin bir vicdan meselesi olarak değerlendirilmesiyle mümkün olacağını şu sözlerle bildirmektedir:

    “Din, bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sadece din işlerini, devlet ve millet işleri ile karıştırmamaya çalışıyoruz. Kasta ve eyleme dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nde her ergin kişi dinini seçmekte hür olduğu gibi, bir dinin (töreni de serbesttir. Yani, ayin hürriyetine dokunulamaz. Tabiatıyla ayinler, (asayiş ve genel ahlak kurallarına karşıt olamaz; politik nümayiş şeklinde yapılamaz. ... Türkiye Cumhuriyeti'nde herkes Allah'a istediği gibi ibadet eder. Hiç kimseye dini fikirlerinden dolayı bir şey yapılamaz. Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi dini yoktur.”

    Laik dünya görüşünü ulusumuza kazandıran Atatürk, başta anayasamız olmak üzere çeşitli yasalarla laikliğin hukuki yanını tamamlayarak, Hıristiyanlıkta bulunup da İslamiyet'te esasen mevcut olmayan “Ruhban sınıfına” ve bu sınıfı teşkil eden “Şeyhlerin” faaliyetine de son vermiştir. Atatürk bu konudaki beyanatı şöyledir:

    “Bizde ruhbanlık yoktur. Hepimiz eşitiz ve dinimizin buyruklarını eşit olarak öğrenmeye mecburuz. Her fert dinini, diyanetini, imanını öğrenmek için bir yere muhtaçtır. Orası da okuldur...

    Nasıl ki, her hususta yüksek meslek ve ihtisas sahiplerini yetiştirmek lazım ise, dinimizin gerçek felsefesini tetkik ve bilimsel ve fenni telkin kudretine sahip olacak güzide ve gerçek büyük alimler dahi yetiştirecek yüksek kurumlara malik olmalıyız.”

    Atatürk’ün belirtilen bu düşünceleri, din görevlilerinin müspet bilim esasına dayalı yüksek okullarda yetiştirilmesi ve çocukların dini kültürlerini de ancak okullarda almalarını öğütlemesinden başka bir şey değildir.

    Atatürkçü düşünce sistemi çerçevesinde gerçekleştirilen inkılâplarımızın her biri, Türkiye'de laik bir dünya görüşünün gerçekleşmesini sağlayan sosyal sonuçlu önemli aşamaları ifade etmektedir. Laik-batılı hukuk düzeni bu inkılâplarla tamamlanmış ve Osmanlı İmparatorluğunun son çağlardaki “İslam batılı” hukuk düzenini yerini, “laik-batılı” bir hukuk sistemi almıştır. Böylece Osmanlılık dönemindeki hukuk ikileşmesine son verilmiştir.

    Türkiye'de laiklik vatandaşın inancının en sağlam güvencesi olmuştur. İnanç özgürlüğü devlet güvencesinde olup, herkes inancında ve ibadetinde serbest kılınmıştır. Bununla birlikte laikliğin toplum düzeni içinde vazgeçilemez bir niteliğe sahip olmasının en önemli nedeni laiklik prensibinin tüm Atatürkçü düşünce sisteminin temel taşı olmasından kaynaklanmaktadır. Laiklik olgusunun olmadığı bir durumda milliyetçilik ilkesi çöker; zira vatandaş kavramının olmadığı yerde halkçılık, demokrasi, milli egemenlik ve cumhuriyetten bahsedilemez. Laikliğin olmadığı toplumlarda sınıf, zümre ve inanç hegomanyası söz konusu olduğundan aydın sınıfın ve bilimin gelişmesi için uygun ortam oluşmaz ve dolayısıyla inkılâpçılık ilkesi zarar görür.

    Bu bakımdan laiklik ilkesi Türkiye Cumhuriyeti için bir hayat ve bir var olma meselesidir. Atatürkçü düşünce sisteminde laikliğin temel yapı taşlarından biri olarak görülmesi ülkeyi, her türlü tehlikeden korumayı, toplum, düşünce, görünüm ve icraatıyla çağdaş bir duruma getirme düşüncesinin bir sonucudur. Laiklik ilkesinin en vazgeçilmez dayanağı hiç kuşkusuz demokrasi anlayışıdır. Laiklik; temel hareket noktası olarak aklı ve bilimi temel alır. Laik ülkelerde akla ve bilime dayalı olan pozitif hukuk kuralları uygulanır. Dinsel hukuk kurallarının dogma olduğu için güncelleştirilemez, dolayısıyla geçen dönem içinde geçerliğini yitirerek toplum ve devlet yaşantısının ihtiyaçlarına cevap veremez. Laik bir devlette herkes istediği dini ve inancı seçebilir, istediği dini ayin ve töreni yapabilir. Dini inanç, ibadet ve kanaat özgürlüğünün devlet tarafından güvence altına alınır. Buna aykırı hareket edenler, Türk ceza kanununun ilgili maddelerince yargılanarak cezalandırılır. Laiklik, aklı kullanma becerisini en üst düzeye çıkaran bir anlayıştır. Her türlü akıl ve bilim dışı hurafe laiklik tarafından reddedilir. Laiklik ilkesi; bütün gelişmiş devlet ve toplum yapılarının ortak anlayışıdır.

    S.171....