can esen, bir alıntı ekledi.
22 May 14:37 · Kitabı okuyor

Kimdi bunlar?Rum mu? Türk mü? Ermeni mi? Yo, iyilik gibi kötülüğün de dili,dini,ırkı,milleti, milliyeti yoktu.

Nar Ağacı, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 311)Nar Ağacı, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 311)
Elif, bir alıntı ekledi.
18 May 19:10 · Beğendi · Puan vermedi

" Hakikî medeniyet ancak yeni hayatın inkişafı ile başlayacak Türk medeniyetidir. Türk ırkı, diğer ırklar gibi ispirto ile, sefâhetle bozulmamıştır. Türk kanı şanlı muharebelerde çeliklenmiş, gençleşmiştir. "

Yeni Hayat, Ziya Gökalp (Sayfa 16 - Ötüken Neşriyat)Yeni Hayat, Ziya Gökalp (Sayfa 16 - Ötüken Neşriyat)
Kasım, Serenad'ı inceledi.
 17 May 01:21 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kişi, bir kitaptır. Kimi ince, kimi kalın. Kiminin tozunu alınmamış kimi elden ele dolaşır. Öyle ki her kitap, kapağını bizlere açtırmaz. Kitap, sadece okunmayı değil, anlaşılmayı da ister. Ondandır ki, her kitap, her okuyucuya kapağını açmaz. Neden öyle bir giriş yaptım ki, bir incelemeye böyle başlamaz ki!

Hiçbir devlet masum değildir. Bir devleti alçaltmak kadar yüceltmekte yanlıştır. Irklar arası birçok çatışma, savaş olmuştur. Dışlanan ırklar, dili yasak edilen ırklar, ırzına geçinen ırklar, hor görülen birçok ırk vardır. Her ırk, acı çektiği kadar, acı da çektirimiştir. Öyle ki, kimi ırk öfkesini kağıda, kim ırk müziğe, kimi ırk insan canına dökmüştür.

İnsanoğlu öyle bir mahluktur ki Raskolnikov'u alçatıp, Napolyon'u yüceltir.
Bir kişiyi öldüren kadar o kişiye emri veren de ses çıkarmayan da suçludur.

Tarih yalan söyler mi? Tarihi anlatan kişiler bir taraf tutuyor mu? Tarih anlatan kişiler bir taraf tutuyorsa, anlattığı şeylere ne kadar inanınılmalı? Ve anlattığı şeyler karşıdakine ne kadar samimi gelebilir?
Geçmişten bugüne birçok şey bizlerden gizlendi. Bu iyi bir şey mi ya da kötü bir şey mi? Kişi, ırktan, dilinden dolayı utanmalı mı? Kişinin dini, dili, ırkı mesleğine engel olur mu? İnsan, neden ırkını saklar ki? Kişi ırkını, dinini, dilini saklarsa, bu kimin aybıdır? O çağda yaşayan rejimin mi yoksa saklayan kişinin mi?

En büyük zincirimiz kimliğimiz! Zincirlerimizden kurtulacak başka bir şeyimizde yok. Tarih söylüyor ki, birçok insan ırkı, dini, dili yüzünden dövüldü, sövüldü, ırzına geçildi. İradesi elinden alındı. Ne isyan etmesine ne de hayır demesine müsaade edildi. Irk, din, dil bir seçim mi? Kader değil mi? Coğrafya, kaderse, ölenlerin ne suçu var?
Enver Paşa verdiği emirle, Ermenilerin öldürülmesinden büyük bir rol oynadı. Stalin Kırım Türklerini öldürdü. 6-7 Ekim olaylarından Türk ve Müslüman hariç geri kalan tekmil ırk ve dine mensup olanların canına kıyıldı, dükkanları yağmalandı. Adolf Hitler, Yahudileri yakıp, öldürdü. Kasap çengellerine astı.
Daha anlatayım mı? Bence de yeter, siz anladınız.

Kitabımız Türkiye'nin İstanbul şehrinde geçiyor. Ve bu kitap, bir roman olduğu için, ülkenin o dönemdeki ekonomi durumunu, toplumda yaşanan hadiseleri dile getiriyor. Kitabın başkarakteri dul bir kadın olduğu için, dul kadınlara olan bakışları da gözler önüne seriyor. Bir de ergen kitlenin yaşayış biçimlerini de eleştiriyor. Bir çocuğun çareyi neden insanlardan değil de, sanal ortamda aradığını görüyoruz. Toplumun yaşayış biçimi dile getiren,eleştiren bir kitap.

İktidar öyle bir şey ki, iktidara gelen kişinin kalbini köreltip, ruhunu bir canavara dönüştürür. İktidar, kendi menfaati için insan canına ehemmiyet vermez. Menfaati olduğu kişinin canını bağışlar, menfaati olmadığı kişinin canına kıyar. Öyle ki her iktidar bir canavardır. Ve her devletin eli kanlıdır.
Livaneli, halının altına süpürülen tarihi, halının üstüne atıyor. Atıyor ki herkes görsün. Perde önünde görünen şeyleri bilsekte, perde arkasında konuşanları kim bilebilir ki?
Livaneli, gerçekten de müthiş bir çıkarmış. Ve bu kitapla safını da belli etmiş. Savaş, iktidarın kazandığı, masum insanların öldüğü bir oyundan başka bir şey değil.

Herkesin bir hikâyesi var. Bu kitap belki Wagner'in belki de Maya'nın hikâyesi.
Bu kitap bittikten sonra, derin bir nefes alarak kapağını kapattım. Sonra bir sigara yaktım.

Bir kitap okudum, hayatım değişti. Bu kitabı okuduktan sonra, kitap okuma serüvenim başladı. Öyle ki 18 yaşıma kadar elime hiç kitap alıp okumadım. Belki okudum ama ne yazık ki hatırlamıyorum.
Temizlik Personeli olarak çalışıyordum. Okullar tatil edilmişti. Öğrenci kayıtları sadece alınıyordu. Öylece oturmuştum. İç sesim dedi ki, "Kalk, kitap oku." "Tamam," dedim. Gittim rehberlikçi Ramazan hocanın yanına; "Hocam, kitap var mı," dedim. Ahmet Ümit'in Sultanı Öldürmek kitabını verdi. Yaklaşık 100 sayfa okuyup bıraktım. Muhasebeci Serenad'ı verdi. Okumaya başladım. O günden sonra ne ben kitabı bırakıyorum ne de kitaplar beni bırakıyor.

Artık biliyorum ki, bu dünyada salt ben acı çekmiyorum, salt benim anlatacak bir hikâyem yokmuş. Her insanın bir hikâyesi varmış ve her insanın da kendi hikâyesinin başkarekteriymiş. Kitaplar iyi ki var! Canım insanlar iyi ki varsınız.

https://youtu.be/bayxbJWcpmM
https://youtu.be/ZpA0l2WB86E

ManahoS, bir alıntı ekledi.
13 May 00:56 · Kitabı okudu

Osmanli Medeniyeti
Osmanlı. 624 yıl hükümran oldu. Bazı avanaklar, bizim sadece kaba kuvvetle, kanla, topla, tüfekle, kılıçla... hüküm sürdüğümüzü söylüyorlar. Bunlar, dünyadan habersiz yaşayan şaşkın ördeklerdir. Dünyada, zulüm üzerine kurulu bir devlet var mıdır ki değil 824 yıl 100 yıl. 200 yıl yaşayabilsin? Osmanlı, adalet üzerine, hoşgörü uzerine 624 yıl ayakta kaldı. Dünyada Türk ırkı kadar, başka milletlerin dil ve din dünyalarına karışmayan, onlara hoşgörüyle bakan ikinci bir millet yoktur. Ben, Kıbns'ta, Celâl Bayar Lisesinde iki yıl kadar Edebiyat öğretmeni olarak çalıştım. Orada, Kıbrıs’ın fethinden sonra gönderilen Padişah fermanlarını gözlerimle okudum.1570 yılında, Sultan 2. Selim Han, Kıbrıs Kadısına ve Beylerbeyine diyor ki: “Kıbrısta yaşayan gayri müslimler, ticaret hayatlarından, seyahatlerinden ve ibadet haklarından şikâyetçi olurlarsa sizi mes’ul tutarım! “

Arif Nihat Asya İhtişamı, Yavuz Bülent Bakiler (Sayfa 351)Arif Nihat Asya İhtişamı, Yavuz Bülent Bakiler (Sayfa 351)
Ruh Adam, bir alıntı ekledi.
08 May 13:30 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Zavallı Türk öteden beri eski masallar memleketi olan şarkın surları içinde hakkında türlü türlü hurafeler rivayet edilen meçhul bir münzevi gibi yaşamış; serbest e mes'ud asırları geçirdikten sonra felaket yıllarını görmüş; hava ve nur girmeyen demir kafeslerin altında esir kadınlarıyla, mazlum çocuklarıyla ağlamış; hiçbir seyyahın ayakları onun kapılarının önünde dolaşmamış; hiçbir rüzgarın kanatları onun hayatının esrarını dışarıya çıkarmamış. Miller'lere, Pierre Loti'lere gelinceye kadar onun için bir Victor Hugo çıkmamış ki melul ruhunu terennüm etsin; bir Gladstone zuhur etmemiş ki hukukunu müdafaa eylesin. Şu son zamana kadar dünyanın en mazlum milleti olan bu ırkı melun bir Makyavelizm barbar ve zalim olmak üzere göstermiş. Bu garibin yüzünü insaniyyet görememiş ve sesini medeniyet işitememiş. Bu arzın öksüz ve yetim çocuğuna karşı şefkat ve merhametin bütün pınarları kurumuş; hak ve adaletin bütün kapıları kapanmış. Onun için bütün meşaleler sönük. Bütün gözler alil, bütün ağızlar taş ve bütün kollar iskelet kalmış.

Fazilet ve Asalet, Mehmet Emin YurdakulFazilet ve Asalet, Mehmet Emin Yurdakul
Hakan YILDIRIM, bir alıntı ekledi.
 03 May 00:27

3 Mayıs ruhu ebedîyen yaşasın!
"Türk'ü sevdim, seviyorum, seveceğim. Ama bunun sonunda ıstıraplar varmış, felâketler varmış hatta karşılaşılacak türlü kahpelikler doluymuş; hepsi kabul. Büyük Türk ırkı sağ olsun!

Sorgular Savunmalar, Yavuz Bülent Bakiler (Sayfa 145)Sorgular Savunmalar, Yavuz Bülent Bakiler (Sayfa 145)
Enes Özel, Irkımızın Kahramanları'ı inceledi.
01 May 11:40 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Sıkça kullandığımız “Türk ırkı sağolsun!” sözünün sahibi, 3 Mayıs 1944 sonrası en ağır işkencelere maruz kalan, ağabeyi Atsız gibi Türkçülüğün fikir önderlerinden olan Nejdet Sançar'ın bugün Ad günüdür.

1 Mayıs, Nejdet Sançar'ın Ad günü kutlu olsun! (1 Mayıs 1910)

Bade ϜϓſϞ, bir alıntı ekledi.
27 Nis 14:56

"Ve tarihi, ırki alakası bütün hukuklar huzurunda Türk'ten başka kimseye ait olmayan gasp edilmiş vatan parçalarımızı bize iadeye kimbilir ne gibi maksatlarının temini için razı olmuyorlar."

Türk İhtilali'nde Vatan Müdafaası, Mahmut Esat Bozkurt (Sayfa 96)Türk İhtilali'nde Vatan Müdafaası, Mahmut Esat Bozkurt (Sayfa 96)
Ebru Şahin, bir alıntı ekledi.
09 Nis 00:37 · Kitabı okudu · İnceledi

Atatürk’ün Türk Tarih Kurumu’nun İkinci Dil Kurultayı’nda yaptığı konuşmada şunları söylerken ileriye doğru bir mesaj vermek istemiş olabilir miydi?
“Arkadaşlar; asırlık işleri yıllara sığdıran Türk İnkılabı kendi mihrabının bizzat güneş olduğunu bulmuştur. Tarih yolculuğunda Güneş’in ilham izlerine en çok biz Türkler tesadüf ediyoruz. Türk ırkı kültürünü öyle bir yerde buldu ki orada Güneş ona en verimli oldu. İlk yurttan ayrılmaya mecbur olan Türkler başlıca göç yolları için yine Güneş’in kılavuzluğundan istifade etti. Doğu ve batı ellerine yayıldılar; o geniş ülkelerde yüksek varlıklarının ebedi vesikalarını bıraktılar. Öz yurdumuz Anadolu’nun ilk kültürünü kuran cetlerimiz Güneş’i sembolize etti.”

Atatürk Din Düşmanı Değildi, Ali Kuzu (Sayfa 106 - Paraf Yayınları, Pdf)Atatürk Din Düşmanı Değildi, Ali Kuzu (Sayfa 106 - Paraf Yayınları, Pdf)