• 80 syf.
    ·43 günde·8/10
    Medine'yi 2 yıl 7 ay boyunca canı pahasına koruyan, Arabistanlı Lawrence'ın söylemiyle Türk Kaplanı olarak adlandırılan, Medine'yi hiç bir zaman bırakmayı düşünmeyen, aç kalıp askerlerine çekirge istilası olduğunda üzüntüyü sevince dönüştürüp onlara çekirge yiyebileceklerini söyleyen ve bu sayede askerlerini ayakta tutabilen, padişahtan haber geldi Medine'den çekileceksiniz dediklerinde "padişah böyle şeylere uğraşmaz deyip" çekilmeyi bir an olsun düşünmeyen cengaver ve korkusuz kumandan Fahreddin Paşa'nın Medine Müdafaasındaki başarıları ve hangi şartlar altında teslim olmak zorunda kaldığı, devrin döneklerinden Osmanlı'yı kişisel hırsları ve alacağı krallık uğruna İngilizlerle işbirliği yapmaktan çekinmeyen Şerif Hüseyin ile birlikte anlatıldığı ve bu yönde makalelerin yer aldığı bir dergi olmuş.

    Medine'nin ne anlama geldiğini ve kutsiyetini anlama çabası bakımından okunası yazılar yer almaktadır.
  • "Ertuğrul evladı yapamaz sensiz
    Can verir Canan'ı veremez Türkler.
    Ebedi Hadimül-Haremeyniniz,
    Ölsek de Ravza'nı ruhumuz bekler."

    İngiliz casus Lawrence'ın "Türk Kaplanı" olarak adlandırdığı Medine muhafızı vekili Fahrettin Paşa'nın "En Sevgili Şehir"den kopamadığı günlerin meşhur şiiridir.

    Ravza: Hz. Muhammed (Aleyhisselâm)'in kabri.
  • Türklerde askerlik bir gelenektir. Askeri liseler de Türk Ordusu'nun geleneğidir. Bu gelenek Türk Milleti'ne Başkomutan Mustafa Kemal'i, Plevne Kahramanı Osman Paşa'yı, Mareşal Fevzi Çakmak'ı, İnönü Kahramanı İsmet Paşa'yı, Alçıtepe Kahramanı Kâzım Karabekir'i, Çöl Kaplanı Fahreddin Paşa'yı, Hürriyet Kahramanı Enver Paşa'yı ve nice kahramanları hediye etmiştir.
    Azman Dergisi
    Sayfa 12 - Berikan Yayınevi
  • İngiliz kuşatması sırasında 2 yıl 7 ay boyunca Medine’yi savunurken, kutsal emanetleri de İstanbul’a yollayan Fahreddin Paşa’yı, torunu Zeki Türkkan anlattı. Türkkan, dedesinden kalan ‘miras’ı sakladıkları kutuyu da gösterdi.
    MEDİNE’deki kutsal emanetleri Türkiye’ye yolladığı için Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı tarafından ‘hırsızlık’la suçlanan ‘Medine Kahramanı’, ‘Çöl Kaplanı’ Fahreddin Paşa’nın torunu Zeki Türkkan (64), dedesinden kalan tek maddi mirası açıkladı. Bir şirkette yöneticilik yapan Zeki Türkkan’ın yıllardır ofisinde sakladığı dede mirası deri kaplı kutuda bir parça fırça, bir parça sünger, beyaz bir şalvar ile Hz. Muhammed’in mezar örtüsünün bir parçası bulunuyor. Medine’de görev yaptığı dönemde, Hz. Muhammed’in mezarını tek başına temizleyen Fahreddin Paşa temizlikte kullandığı malzemeleri ömrü boyunca bu kutuda saklamış. Medine’den ayrılmak zorunda kalınca Hz. Muhammed’in mezar örtüsünden bir parçayı da kutuya eklemiş. O kutu bugün Türkkan Ailesi’nin en büyük mirası.
    Zeki Türkkan, 1948’de hayata veda eden dedesinin bıraktığı başka bir maddi bir miras olmadığını söylüyor. Sadece babaannesinden kalan bir yalıyı hatırlıyor. Bir de dedesinin sözlerini: “Dedem, ‘Kutsal emanetleri göndermem Medine’yi müdafaadan vazgeçtiğim anlamına gelmez’ diyordu. ‘Savunmaya geçtim, ben Peygamber’e bel bağladım’ diyordu mektuplarında. Ondan miras kalan tarih ve adı. O adın herkes tarafından bütün Türkiye’de ortak değer olarak kabul edilmesi bizim için en büyük miras. Kime rastlasam ‘Gerçekten siz Fahreddin Paşa’nın torunu musunuz’ diye soruyorlar. Bu benim için önemli. Mezarına halk sahip çıkıyor. Geliyorlar, dua ediyorlar, bayrak asıyorlar. Devletin ve milletin dedeme sahip çıkması bizi çok mutlu etti. ‘Ceddim’ diyor Sayın Cumhurbaşkanı. ‘Ceddim’ diye herkesin kabullenmesi, ailenin kabul etmesinden daha önemli.”

    Hz. Muhammed’in mezar örtüsü: Zeki Türkkan, dedesi Fahreddin Paşa’nın Hz. Muhammed’in mezarını temizlerken kullandığı fırça ile mezar örtüsünü deri kaplı kutuda saklıyor.

    Türkkan, dedesinin teslim olmadan önceki anlarını aktarırken de “Dedemin esas amacı Hz. Peygamber’in mezarını savunmaktı. Sonuna kadar teslim olmadı. Kurmay subayları dayanacak durumda değillerdi. Baskı yaptılar. ‘Ben askerlikten istifa ediyorum’ dedi dedem. ‘Ben artık Peygamberin bekçisi olacağım’ dedi. Kabul etmediler bunu. Teslim almaları çok önemliydi. Alıp götürdüler” diyor.

    Dedesine yöneltilen suçlamanın hedefinde Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirten Zeki Türkkan şöyle devam ediyor: “Aileden birinin bu konuda görüş belirtmesine gerek yok; devlet adına Sayın Cumhurbaşkanı gereken cevabı verdi. Dedem o kahramanlığı Türkiye ve İslam için yaptı. Kendisine düşen vazife oydu. Kutsal emanetlerin zarar görmemesi, düşman eline geçmemesi için yaptı bunu


    Çalınma söz konusu değil. Kutsal emanetleri 1917’de Harem-i Şerif’ten sorumlu Ziver Bey himayesinde İstanbul’a gönderdi. Emanetlerin teslim edildiğine dair Ziver Bey cevap mektubu yazdı dedeme. Araplar konusunda genelleme yapmak doğru değil. Çünkü dedem, Medine müdafaasında ciddi oranda Araplardan da yardım gördü. Kendi askerleri içinde Araplar var. Çekirge yemek zorunda kalan askerler arasında da Araplar da var. Türk taraftarı, Osmanlı tarafında olan Araplar da var.”

    ‘ÇÖL KAPLANI’ LAKABINI DEDEME LAWRENCE TAKTI









    DEDEM Suud Ailesi’ni davet etti Medine’ye. Mektup yazdı. Suudi Arabistan’ın kurucusuyla yazışmaları var. ‘Gel’ diyor, ‘Sana teslim edeyim Medine’yi. İngilizlerin yanında yer alan Şerif Hüseyin’e değil. Emir Suud oğlu Abdülaziz Paşa, İslam aleminin yüzünü döndüğü yer İngiliz himayesi altına kalmasın. Bunun için biz kanlarımızı çok ucuz döktük. Bu demek değildir ki, sınırlarımızı büyük etmeye veya Hicaz’da olan yer altı kaynakları için çalıştık’ diye yazıyor.
    Su dağıtıyor askerlerine. Askerleriyle devamlı temas halinde olan bir komutan. Savaşçı bir komutan, ‘Çöl Kaplanı’ lakabını Lawrence taktı dedeme. Düşmanı taktı.


    Malta’da sürgünde olan 4 kişiyi davet ediyor Atatürk. Biri de dedem Fahreddin Paşa. Suikast tehlikesi olduğu için Almanya, Rusya ve Azerbaycan üzerinden Türkiye’ye geliyor. Sakarya cephesinde Atatürk’le görüşüyor. Diyor ki, ‘Ben bir nefer olarak savaşmaya geldim’. Atatürk cevaben, ‘Biz mücadelemizi yapıyoruz. İslam dünyasında siz çok saygı görüyorsunuz. Onun için Afganistan’a gidin, orada mücadelemizi bütün İslam dünyasına anlatın’ diyor. Hint Müslümanlarının yardımlarının Anadolu’ya ulaştırılmasında büyük katkısı var dedemin.


    O sırada bağımsız olan tek İslam ülkesi Afganistan TBMM hükümeti adına Celal Bayar ve Fevzi Paşa imzasıyla Afgan Kralı Amanullah’a dedemle ilgili yazılan yazı var. Görevlendirme yazısında, ‘İslam dünyasının önemli ismi, Medine’yi kahramanca savunmuş İslam gazisi’ deniyor. Akıncı beyi Bali Bey Malkoçoğlu’nın anne tarafından torunu olduğu belirtiliyor. O sırada bağımsız olan tek İslam ülkesi Afganistan TBMM hükümeti adına Celal Bayar ve Fevzi Paşa imzasıyla Afgan Kralı Amanullah’a dedemle ilgili yazılan yazı var. Görevlendirme yazısında, ‘İslam dünyasının önemli ismi, Medine’yi kahramanca savunmuş İslam gazisi’ deniyor. Akıncı beyi Bali Bey Malkoçoğlu’nın anne tarafından torunu olduğu belirtiliyor.




    MEHMETÇİK SÖZÜ ONA AİT

    Mehmetçik lafını da dedem askeri literatüre sokuyor. Medine müdafaası sırasında İstanbul ile yazışmalarında kullanıyor ilk kez. Hatta, Enver Paşa böyle laubali sözcükleri kullanmaması için uyarıyor. Mehmetçik sözünü halk benimsiyor. Dedem, Osmanlı’daki ilk fotoğrafçılardan biri. Harp okulu öğrencisiyken sık sık fotoğraf çekerdi. Çektiği fotoğrafları müzelere bağışladık.”
  • 304 syf.
    ·2 günde·Beğendi·10/10
    Açlık ve çaresizlikten karınca yuvasını kazıp içinden çıkan 2 buğday tanesine muhtaç olmak, susuz kalıp börtü böceğin konduğu çamurlu pis sulardan içmek, yiyecek ekmek bulamayıp hurma çekirdeklerinden öğütülen unla yapılan ekmekle idare etmek, tamamen gıdasız kalıp sürekli çekirge yemek, çöl sıcağında kızgın kumlarda pelteleşmek.Ve çöl kaplanı Fahreddin Paşa. Medineyi düşmana vermemek için çırpınan asla teslim olmayı kabul etmeyen , inatçı, imanlı, inançlı, peygambere sevdalı fedakar osmanlı paşası.Son mermiye, son askere, son damla kana, son hurmaya dek savaşmaya söz vermiş türk askerinin eşsiz fedakarlığı. İngilizin türlü oyunları yüzünden Medine'ye hapsolmuş bir türk ordusu. İhanetler, firarlar...
    Fahreddin Paşa ile ilgili kitapları araştırırken keşfettim İsmail Bilgin'in bu romanını. O savaşa sizide sürekleyen akıcı bir anlatımı var. Diğer kitaplarını en kısa zamanda okumayı istiyorum.Okurken gözyaşlarımı tutamadığım, ecdada layık olamayışımızla hayıflandığım bu fedakar komutan ve askerlerin hikayesini herkes okuyup ibret ve örnek almalı.
  • 480 syf.
    ·32 günde·Beğendi·8/10
    Mekanı Cennet olsun yüce paşanın! Ha Pelevne kahramanı Ha çöl kaplanı, ne fark eder. Yüce Türk milletinin kahramanlıklarını bir kez daha gözler önüne sermiş bir askerin, Peygamber diyarını savunuşunun ibretlik anıları bu kitaptadır. O güne ışık tutan belge, fotoğraf ve Feridun Kandemir'in notları bize yaşanan mudafaanın nasıl olduğunu anlatan değerli bir yapıt.
  • "Çöl kaplanı" dediği, Fahreddin paşa idi. Fahreddin Paşa'ya bu lakabı veren de, bütün o Hicaz savaşları ve Medine savunması süresince, bedevi kılığına girerek peşine taktığı bedevilerle, çöllerde Türk'ün amansız baş düşmanı kesilen İngiliz casus Lavrens'ti.