• İnsana sunulan en büyük ayrıcalıklardan biri ‘lisan‘. Lisanın doğal uzantısı ise ‘yazmak‘. Dolayısıyla ‘okumak‘. Bilgiye çevrilen tecrübeleri yaymak için eşsiz, benzersiz ve gayet pratik bir yöntem.

    Matbaanın icadına dek bilgiye sahip olmak, okuyabilmek, bilgi edinmek sadece küçük bir azınlığa tanınmış bir haktı. Kitaplar hattat denen uzman yazıcılar tarafından elle ve epey uzun süren, zahmetli bir çabayla yazıldığı için hem sayıca az hem de bedeli açısından sıradanlar için hayli ulaşılmazdı (Matbaanın mucidi Johannes Gutenberg’in bastığı ilk eserlerden birinin İncil olması boşuna değildi. Zira o dönemde Hristiyanların çoğu okuyamadığı bir kitabın buyruklarına iman ediyor; bu da ‘kitabı elinde tutan’ ruhban sınıfına ‘doğal’ bir üstünlük sunuyordu).

    Zamanda hızla bir yolculuk yapıp günümüze geldiğimizde mevcut şartları o günle mukayese etmek neredeyse imkansız. Bilgi bugün kitaptan dergiye, internet sitesinden elektronik yayınlara kadar birçok formda mevcut, ulaşılabilir, bol ve tarihte hiç olmadığı kadar ucuz; hatta kimi zaman ücretsiz.

    Fakat bu bolluğun karşısında bugün çok daha güçlü iki engel var: ilgi (dikkat) ve zaman. rili – ufaklı ekranlarda sosyal medyadan akanları hipnotize olmuşçasına takip etmeye çalışan insanlardan her şeyi bir kenara bırakıp, bir koltuğa çakılıp, saatler boyu bir şeyler okumasını beklemek kolay değil. Ama bilginin güç olduğunun her fırsatta yüzümüze çarpıldığı bu devirde, güce sahip olmak isteyenler için ne yazık ki başka da bir seçenek yok.


    Kimi zaman kulağımıza çalınan ‘kapanan kitapçılar’ haberleri bu güce inanmadığımızı mı gösteriyor peki? Bence, hayır. O çok daha karmaşık bir kapitalist denklemin doğal sonucu bence. Dahası, Türkiye’nin yarısı kitap okumadığını söylerken, ihtiyaç listesinde kitap 235. sırada yer alırken kitapçıların ‘Yeni Çıkanlar’ raflarında ömür boyu okuyamayacağımız kadar çok kitabın yer almasını nasıl açıklayabiliriz? Demek ki (küçük de olsa) bir grup bu okuma işini başarıyor.

    İşte bu yazıda bu küçük azınlığa dahil olmak isteyen çekimserler için fikir ve tecrübelerimi paylaşacağım.

    Alışkanlıklara hükmetmek
    Öncelikle kitap, dergi, makale, web sitesi farkı gözetmeksizin okuma denen eylemin bir sonuç (ya da en hafifinden bir araç) olduğunu anlamak gerekiyor. Yani okumak denen şey bir arayışın sonucu. Kökeni ise merak. Bilmeye yönelik istek.

    Bu bağlamda en çok belirli bir ilgi alanı olanlara imreniyorum. Epey gayret ettiysem de ben öyle olamadım. (Sebebini bilemediğim, infomanya derecesinde arsız, hudutsuz bir merakım var. Gergedanların boynuzu da cep telefonumun işlemcisinin ayrıntıları da neredeyse eşit oranda ilgimi çekiyor. Bir konuda uzmanlaşmanın kıymetini anlıyor fakat kendime uyarlayamıyorum. Belki de ilgimi en çok neyin çektiğini arıyorumdur; kimbilir?) Çeşitli sebeplerle okuma ile ilgili sorunlar, zorluklar yaşayanlardansanız işe öncelikle meraklarınız konusunda kendinize sorular sorarak başlamalısınız.

    Neye merak duyuyorsunuz? Neyi bilmek hayatınızı değiştirirdi? Zamanında neyden haberdar olsaydınız hayatınız farklı olurdu? Geçmişte yaptığınız hataları önleyecek bilgi neydi? Hayalini kurduğunuz hayat için neyi öğrenmeniz gerekecek?

    Bu soruların cevapları öğrenme açlığınızı tetikleyip, iştahınızı körüklemeye başlayacaktır. Daha fazla detaya girip uzatmak istemiyorum ama bu safhanın neden önemli olduğunu sanıyorum anlamışsınızdır.

    Cevaplara ulaştıktan sonra işiniz kolay. Çünkü insanlık tarihinin hiçbir döneminde elinizde belirecek reçetedeki ilaçları satan eczane sayısı bu kadar bol değildi.

    Mesele kitap okumak değil, ‘okumak’ (öğrenmek)
    En sık karşılaştığım hata kitap okumayı (yeni akımdaki karşılığıyla) pilates yapmayla karıştırmak. Derdimiz bir kitabı elimize alıp okumak değil, bir bilgiye erişmek. Dolayısıyla en başta bunun geleneksel, basılı bir formda olması şart değil. Şahsen cep telefonu, tablet ve bilgisayarımın ekranlarından okuduğum metinler, kitap ve dergilerden okuduğumdan misliyle fazla. Demek ki sorun teknolojik cihaz ve internet ile olan ilişkimizde değil, onlarla ne yaptığımızda gizli.

    Bilgi fazlalığıyla başa çıkmanın yöntemlerini paylaşmaya çalıştığım bir başka yazımda değindiğim gibi ‘İşinize yaramayan, vakit öldüren sosyal ağları hayatınızdan çıkarın. Vaktinizi çalmaktan gayrı bir işe yaramaz.‘

    Twitter’daki goygoy, Instagram’daki sahte mutluluklar, Facebook’taki Yılmaz Özdil yazıları, komik kedi videoları ve halanızın korkunç kadrajlı altın günü fotoğrafları varsın eksik kalsın. Bir süre sonra sosyal medyada karşınıza çıkan çoğu şeyin (bu yazıda anlatmaya çalıştığım anlamda) bilmenizde fayda olmayan, kamu malı olmuş (ve çoğunlukla havanda su döven) gündelik telaşlar olduğunu fark edeceksiniz. Oysa biz kendi ‘biricik’ hayatımızın anahtarını arıyoruz.

    “Dil bir hapishanedir”
    Dil, zihninizin sınırlarını belirler. Neyi düşünebileceğinize dağarcığınızdaki kelimeler karar verir. Ünlü Filozof Ludwig Wittgenstein‘ın sevdiğim sözüyle özetlersek: “dünyamızın sınırlarını dilimizin sınırları belirler”.

    Dolayısıyla okumadan lezzet alabilmenin dil hakimiyetiyle doğrudan bir ilişkisi var. Bu yetenek aynen bir spor branşında sivrilme adına yapılan antrenman gibi okuyarak (biraz da yazarak) gelişen bir meziyet. Gündelik hayatı birkaç yüz kelime ile yaşadığımızı pek çok vesileyle duymuşsunuzdur. Bu yüzden ilk işimiz anadilimizi öğrenmek olmalı. Okuyunca garip gelmiş olabilir ancak (sadece) yüzde 14’ü yabancı kökenli olmak üzere 570 bin Türkçe kelime olduğunu hatırlatırsam söylediklerim biraz daha anlam kazanacaktır (TDK ve Nişanyan Sözlük benim en çok kullandıklarım arasında).

    Dilin derinliklerine daldıkça inceliklere kapılıp gideceksiniz. Örneğin namus ve (çok az dilde karşılığı olan) iffet kelimelerinin dahi aynı olmadığını görüp yaşamın dili, dilin de zihni nasıl programladığını kavrayacaksınız. ‘Öğleden sonra metresle yapılan hızlı sevişme’ eylemi için ‘Cinq a sept‘ diye bir kelime belirlemek Fransızlardan başka kime layıktır mesela?

    Buyrun bir merak konusu daha!

    Dil, avlusunu ve duvarlarının yüksekliğini kendimizin belirlediği bir mapushane. Fakat bu kendi dilimizle de sınırlı değil.

    Lanet mi yoksa nimet mi bilmiyorum ama pek çok bahaneyle karşınıza İngilizce diye bir lisan da çıkmıştır eminim. Üstelik bugün bu dil sadece İngiliz ya da Amerikalılara ait değil. Aksine neredeyse evrensel bir Esperanto. Dünyanın yeni ortak lisanı. Pakistan’da garsona sipariş verirken, Hollanda’da mantar peşinde koşarken, Japonya’da taksiciye dert anlatırken aklınıza gelen ilk ortak payda.

    Dahası bu kolektif kullanım sonucunda İngilizce kendi içinde de görülmedik bir dönüşüm içinde. Dilbilimcilere göre 25 yıl içinde Amerikan İngilizcesiyle Britanya İngilizcesi arasındaki fark dahi İtalyanca ve Fransızca kadar açılmış olacak (Çingilizce ve İngrizce lehçelerine hiç girmeyeyim).

    Meraka yönelik açlığınızı tabldot tepsiler yerine uçsuz – bucaksız bir açık büfeden gidermek istiyorsanız İngilizce -mutlaka değil ama- neredeyse şart (Ben yine insaflıyım; Bedri Rahmi Eyüboğlu en azından üç dilde ana avrat dümdüz gitmeyi şart koşuyor).

    Peki nasıl öğreneceksiniz? Onun da ilacı internette var; üstelik bedava! Siz yeter ki niyet edin. Türkçe arayüzlü Duolingo hiç fena bir başlangıç sayılmaz mesela. Film izleterek İngilizce öğreten çok daha eğlenceli ve ilginç bir (Türk girişimi) seçenek de var: Voscreen. Peki ne okuyacağız?
    Buraya kadar geldiğimize göre neden okumamız gerektiğini az-çok anladık. Kişisel meraklarımızı da keşfettik. Şimdi harekete geçme zamanı. Bu safha aynı zamanda benim en zorlandığım alan. Pek çok şeyde olduğu gibi kitaplar konusunda da tavsiyelerin yöntem olarak hatalı olduğuna inanıyorum. Bu, birisine “mutlaka pamuklu yeşil tişört giymelisin, çok yakışır” demekten farksız.

    Ama mutlaka bir öneri isterseniz ‘Çok Satanlar’ yazılı raflardan uzak durmanızı söylerdim. Çünkü o gruptaki kitaplar çoğunlukla yayınevi ve kitap zincirlerinin ‘akçeli ilişkileriyle‘ şekillenir. Çok satmazlar ama çok satmaları istenir. Bu yüzden gözümüze sokulur. İnsanların çoğu da bu yönlendirmeye her zaman uyar. Tercih sizin elbette.

    Bu yüzden bu kısımda topu taca atıp, neyi nerden alabileceğiniz ve nasıl okuyabileceğiniz konusuna geçmeyi tercih ediyorum.

    Kitap alışverişi için birkaç tüyo ve alternatif kaynak
    “Kitaplar çok pahalı” cümlesini sık duyuyorum. Bazıları cidden öyle. Fakat ben kitaba başka bir açıdan bakıyorum. Örneğin Bill Gates adlı bir Amerikalı küçük yaşından itibaren eline (altın tepside) geçen birçok fırsatı akıllıca kullanarak hem dünyayı dönüştürmeyi hem de gezegenin en başarılı ve zengin insanı olmayı başarmış. Sonra ömrü boyunca biriktirdiği her önemli bilgiyi kitaplaştırmış. 30 Liraya satıyor. 30 LİRA! Sizce bu, sunulan değer için yüksek bir bedel mi?

    Kitaplar size bir ömürde birden fazla hayat yaşama fırsatı sunar. Yüzlerce yıl geçmişe ya da geleceğe taşır. Hayatınız boyu tecrübe edemeyeceğiniz şeyler yaşatır. Zamanı hızlandırır. Sizi Dünya vatandaşı yapar. Liste böyle uzar, gider. Bundan sonraki önerileri maddeler halinde sıralayacağım:

    Büyük şehirlerde yaşayan ‘çoğunluklardan’ iseniz büyük zincir kitapçıların çoğunda kitapları almadan önce rahat koltuklara kurulup dilediğiniz süre boyu inceleme, kurcalama, okuma (hatta vaktiniz varsa baştan sona okuma) imkanınız var. Bu ayrıcalığı kullanın.
    Kitaplar hakkında bilgi sahibi olmak için (bulunduğunuz şehirde varsa) kitapçılar harika bir seçenek. Ama kitap satın almak için akıllıca bir tercih oldukları söylenemez. Baktığınız kitapları kitap zincirlerinin kendi web sitelerinde dahi ortalama yüzde 20 – 30 ucuza almak mümkün. Bu az – buz bir indirim değil. Tek sorun hemen sahip olamama, hemen ele alıp okuyamama sıkıntısı. Kargo ulaşıncaya kadar başka şeyler okursunuz artık
    Yukarıdaki tavsiye için tek istisnam mahalle kitapçıları. Yaşadığınız yerde büyük zincirlere bağlı olmayan küçük bir kitapçınız varsa 3-5 Lirayı helal edin. O da hayatta kalsın.
    Kitap, internetten daha ucuz. Fakat elektronik seçenekler arasında da farklar olabiliyor. Ben her alışveriş öncesi Kitapmetre sitesine bakıyorum. Fiyat farkları düşündürücü aralıklarda seyredebiliyor.
    Kitapları e-kitap okuyucularda da okuyabilirsiniz (e-kitap okuyucu ile tabletler arasında tül perde ile panjur kadar fark olduğunu hatırlatmak isterim). Ben yaklaşık 5 senedir gayet memnun bir şekilde Kindle Paperwhite kullanıyorum (şimdi baktım da 139 Dolar’a aldığım cihaz yenileri çıkınca 45 Dolar’a inmiş).
    Kindle normalde (haliyle) sadece Amazon’un e-kitaplarıyla uyumlu ancak elinizdeki mevcut arşivi Calibre ve benzeri hizmetlerle dönüştürüp aktarmanız mümkün.
    Türkiye’de yasal olarak yayımlanan (son derece kısıtlı) e-kitapları çevirmeyle uğraşmadan okumak isterseniz Calibro (resmi sitesi), ve Kobo gibi seçenekler olduğunu da hatırlatırım.
    Denk gelirsem; en hoşuma giden (‘okuma’ desem olmayacak) tüketim şekillerinden biri de sesli kitap formatı. Genellikle bir seslendirme sanatçısının ağzından (hatta becerebiliyorsa bazen bizzat yazarının ağzından) kitabı dinlemek müthiş bir konfor. Kulaklığını tak ve yepyeni bir dünyanın içine dal. Yaklaşık 5-6 saatte bir kitabı bitirmenin keyfi bir başka oluyor. (İngilizce) sesli kitaplar için Audible kullanıyorum; Türkçe kitaplar için de Seslenen Kitap seçeneğini hatırlatmış olayım.
    “Kitabın tamamını sesli bile dinlemeye vaktim, dikkatim yok. Ben çok meşgul bir insanım. Tahmin edemeyeceğiniz kadar önemli işlerim, uğraşlarım var” diyorsanız (giderek artan sıklıkla kullandığım) tembel işi, (yani ‘çağdaş’) bir çözüm var: Blinkist. Almanya merkezli bu hizmet ücretli ve ücretsiz üyelik modellerine sahip. Ücretsiz üyelikte her gün sizin için seçilen 1 kitabın, yıllık 50 Dolar verirseniz ise (sürekli büyüyen) arşivindeki tüm kitapların ÖZETİNİ okuyorsunuz (yıllık 80 Dolar verince sesli olarak dinlemek de mümkün). Aslını okumuş kadar oluyor mu? ELBETTE HAYIR! Ama fikir veriyor. Hiç yoktan iyidir.
    Bazen anlaşılmaz fiyat etiketlerine sahne olsa da Türkiye’deki neredeyse bütün sahafları birleştiren Nadir Kitap sitesi de ikinci el ya da baskısı bitmiş kitap ve dergiler için harika bir kaynak.
    En hoşuma giden, mucize kabilinden hizmeti ise en sona sakladım: Better World Books. 2002 yılında aynı üniversitede okuyan 3 arkadaş tarafından kurulan ABD merkezli bu site ülkedeki neredeyse bütün sahafları ve 2 bin 300’ü aşkın üniversitenin 3 binden fazla kütüphanesini bünyesinde barındırıyor. Kütüphanelerden (çeşitli sebeplerle) imha edilmesine karar verilen kitapları toplayıp neredeyse kağıt maliyetine satıyor. Şu ana kadar sattığı kitap sayısı 250 milyon adedi geçmiş durumda! Kazancının büyük bölümünü eğitim kurumlarına aktarıyor. Yoksul ülkelerdeki kütüphanelere bağışladığı kitap sayısı 21 milyonu geçmiş. Ama hala en güzel ayrıntısını söylemedim: KARGO BEDAVA! Kütüphanemdeki İngilizce kitapların hatırı sayılır bir bölümünü bu siteden aldım. Amazon’dan alacağım bir (basılı) kitabın nakliye bedeline buradan 10 kitap almak mümkün. Mucize desem bile tarif etmeye yetmiyor. Kitap okutayım derken kitap kadar yazı yazmışım. Burada noktalayalım. Aklıma gelenler olursa döner, güncellerim.

    Kapatırken (daha önce başka bir vesileyle paylaştığım) hatırlatmayı tekrarlayayım: Kitap okumak istiyorsanız yanınızda kitap taşıyın. Okumak için asla uygun bir zaman, yer, vesile, fırsat olmayacak. Ama cebinizde, çantanızda, tuvaletinizde, başucunuzda, çekmecenizde, arabanızda; kısacası elinizin altında kitap olursa okumaya ne kadar çok vaktiniz olduğunu göreceksiniz.

    Merakınızın asla sönmemesi dileğimle.
  • Noktalama İşaretleri

    Nokta ( . )

    1. Cümlenin sonuna konur: Türk Dil Kurumu, 1932 yılında kurul­muştur.

    Saatler geçtikçe yollara daha mahzun bir ıssızlık çöküyordu. (Reşat Nuri Güntekin)

    2. Bazı kısaltmaların sonuna konur: Alb. (albay), Dr. (doktor), Yrd. Doç. (yardımcı doçent), Prof. (profesör), Cad. (cadde), Sok. (sokak), s. (sayfa), sf. (sıfat), vb. (ve başkası, ve benzeri, ve benzerleri, ve bunun gibi), Alm. (Almanca), Ar. (Arapça), İng. (İngilizce) vb.

    3. Sayılardan sonra sıra bildirmek için konur: 3. (üçüncü), 15. (on beşinci); II. Mehmet, XIV. Louis, XV. yüzyıl; 2. Cadde, 20. Sokak, 4. Levent vb.

    4. Arka arkaya sıralandıkları için virgülle veya çizgiyle ayrılan rakamlardan yalnızca sonuncu rakamdan sonra nokta konur: 3, 4 ve 7. maddeler; XII – XIV. yüzyıllar arasında vb.

    5. Bir yazının maddelerini gösteren rakam veya harflerden sonra konur:

    I. 1. A. a.

    II. 2. B. b.

    6. Tarihlerin yazılışında gün, ay ve yılı gösteren sayıları birbirinden ayırmak için konur: 29.5.1453, 29.X.1923 vb.

    UYARI: Tarihlerde ay adları yazıyla da yazılabilir. Bu durumda ay adların­dan önce ve sonra nokta kullanılmaz: 29 Mayıs 1453, 29 Ekim 1923 vb.

    7. Saat ve dakika gösteren sayıları birbirinden ayırmak için konur: Tren 09.15’te kalktı. Toplantı 13.00’te başladı.

    Tören 17.30’da, hükûmet daireleri kapandıktan yarım saat sonra başlayacaktır. (Tarık Buğra)

    8. Kitap, dergi vb.nin künyelerinin sonuna konur:

    Agâh Sırrı Levend, Türk Dilinde Gelişme ve Sadeleşme Evreleri, TDK Yayınları, Ankara, 1960.

    9. Dört ve dörtten çok rakamlı sayılar sondan sayılmak üzere üçlü gruplara ayrılarak yazılır ve araya nokta konur: 1.000, 326.197, 49.750.812 vb.

    10. Genel Ağ adreslerinde kullanılır: http://tdk.org.tr

    11. Matematikte çarpma işareti yerine kullanılır: 4.5=20, 12.6=72 vb.



    Virgül ( , )

    1. Birbiri ardınca sıralanan eş görevli kelime ve kelime gruplarının arasına konur:

    Fırtınadan, soğuktan, karanlıktan ve biraz da korkudan sonra bu sı­cak, aydınlık ve sevimli odanın havasında erir gibi oldum. (Halide Edip Adıvar)

    Sessiz dereler, solgun ağaçlar, sarı güller

    Dillenmiş ağızlarda tutuk dilli gönüller (Faruk Nafiz Çamlıbel)

    Zindana atılan mahkûmlar gibi titreşerek, haykırarak geri geri kaçmaya uğraşıyorduk. (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

    Köyde kim çaresiz kalırsa, kimin işi bozulursa İstanbul yolunu tutar. (Ömer Seyfettin)

    2. Sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için konur:

    Umduk, bekledik, düşündük. (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

    3. Uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş olan özneyi belirtmek için konur:

    Saniye Hanımefendi, merdivenlerde oğlunun ayak seslerini duyar duymaz, hasretlisini karşılamaya atılan bir genç kadın gibi koltuğundan fırlamış ve ona kapıyı kendi eliyle açmaya gelmişti. (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

    4. Cümle içinde ara sözleri veya ara cümleleri ayırmak için ara sözlerin veya ara cümlelerin başına ve sonuna konur:

    Zemin bu kadar koyu bir kırmızıya dönüşünce, bir an için de olsa, belirginliğini yitiriverdi sivilceleri. (Elif Şafak)

    Şimdi, efendiler, müsaade buyurursanız, size bir sual sorayım. (Atatürk)

    5. Anlama güç kazandırmak için tekrarlanan kelimeler arasına ko­nur:

    Akşam, yine akşam, yine akşam,

    Göllerde bu dem bir kamış olsam! (Ahmet Haşim)

    6. Tırnak içinde olmayan alıntı cümlelerinden sonra konur:

    Adana’ya yarın gideceğim, dedi.

    Aç karnına sigara içmekle hiç de iyi etmiyorsun, dedi. (Necati Cumalı)

    7. Konuşma çizgisinden sonraki alıntı cümlesinin bitimine konur:

    – Bu akşam Datça’ya gidiyor musunuz, diye sordu.

    8. Edebî eserlerde konuşma bölümünden önceki ifadenin sonuna konur:

    Bahçe kapısını açtı. Sermet Bey’e,

    – Bu anahtar köşkü de açar, dedi. (Ömer Seyfettin)

    9. Kendisinden sonraki cümleye bağlı olarak ret, kabul ve teşvik bil­diren hayır, yok, evet, peki, pekâlâ, tamam, olur, hayhay, başüstüne, öyle, haydi, elbette gibi kelimelerden sonra konur: Peki, gideriz. Olur, ben de size katılırım. Hayhay, memnun oluruz. Haydi, geç kalıyoruz.

    Evet, kırk seneden beri Türkçe merhale merhale Türkleşiyor. (Yahya Kemal Beyatlı)

    10. Bir kelimenin kendisinden sonra gelen kelime veya kelime grup­larıyla yapı ve anlam bakımından bağlantısı olmadığını göstermek ve anlam karışıklığını önlemek için kullanılır:

    Bu, tek gözlü, genç fakat ihtiyar görünen bir adamcağızdır. (Halit Ziya Uşaklıgil)

    Bu gece, eğlenceleri içlerine sinmedi. (Reşat Nuri Güntekin)

    11. Hitap için kullanılan kelimelerden sonra konur:

    Efendiler, bilirsiniz ki hayat demek, mücadele, müsademe demektir. (Atatürk)

    Sayın Başkan,

    Sevgili Kardeşim,

    Değerli Arkadaşım,

    12. Sayıların yazılışında kesirleri ayırmak için kullanılır: 38,6 (otuz sekiz tam, onda altı), 0,45 (sıfır tam, yüzde kırk beş)

    13. Metin içinde art arda gelen zarf-fiil eki almış kelimelerden sonra konur:

    Ancak yemekte bir karara varıp, arkadaşına dikkatli dikkatli bakarak konuştu.

    UYARI: Metin içinde zarf-fiil eki almış kelimelerden sonra virgül konmaz:

    Cumaları bahçede buluştukça kıza kendisinin adi bir mektep talebesi olmadığını anlatmaya çalışıyordu. (Halide Edip Adıvar)

    Şimdiye dek, ben kendimi bildim bileli kimse Değirmenoluk köyünden kaçıp da başka köyde çobanlık, yanaşmalık etmedi. (Yaşar Kemal)

    Meydanlığa varmadan bir iki defa İsmail kendisini gördü mü diye kahveye baktı. (Necati Cumalı)

    14. Özne olarak kullanıldıklarında bu, şu, o zamirlerinden sonra konur:

    Bu, benim gibi yazarlar için hiç kolay olmaz.

    O, eski defterleri çoktan kapatmış, Osmanlıya kucağını açmıştı. (Tarık Buğra)

    15. Kitap, dergi vb.nin künyelerinde yazar, eser, basımevi vb. maddelerden sonra konur:

    Falih Rıfkı ATAY, Tuna Kıyıları, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1938.

    Yazarın soyadı önce yazılmışsa soyadından sonra da virgül konur:

    ERGİN, Muharrem, Dede Korkut Kitabı, Ankara, 1958.

    UYARI: Metin içinde ve, veya, yahut, ya ... ya bağlaçlarından önce de sonra da virgül konmaz:

    Nihat sabaha kadar uyuyamadı ve şafak sökerken Faik’e bol teşek­kürlerle dolu bir kâğıt bırakarak iki gün evvelki cephe dönüşü kıyafeti ile sokağa fırladı. (Peyami Safa)

    Ya şevk içinde harap ol ya aşk içinde gönül

    Ya lale açmalıdır göğsümüzde yahut gül! (Yahya Kemal Beyatlı)

    UYARI: Tekrarlı bağlaçlardan önce ve sonra virgül konmaz:

    Hem gider hem ağlar.

    Ya bu deveyi gütmeli ya bu diyardan gitmeli. (Atasözü)

    Gerek nesirde gerek nazımda yeni bir söyleyişe ulaşılmıştır.

    Siz ister inanın ister inanmayın, bir gün bile durmam.

    Ne kız verir ne dünürü küstürür.

    Bu kurallar bugün de yarın da geçerli olacaktır.

    UYARI: Cümlede pekiştirme ve bağlama görevinde kullanılan da / de bağlacından sonra virgül konmaz:

    İmlamız lisanımız düzelince, lisanımız da kafamız düzelince düzele­cek çünkü o da ancak onlar kadar bozuktur, fazla değil! (Yahya Kemal Beyatlı)

    UYARI: Metin içinde -ınca / -ince anlamıyla zarf-fiil görevinde kulla­nılan mı / mi ekinden sonra virgül konmaz:

    Ben aç yattım mı kötü kötü rüyalar görürüm nedense. (Orhan Kemal)

    Öyle zekiler vardır, konuştular mı ağızlarından bal akıyor sanırsın. (Attila İlhan)

    UYARI: Şart ekinden sonra virgül konmaz:

    Tenha köşelerde ağız ağıza konuşurken yanlarına biri gelecek olursa hemen susuyorlardı. (Reşat Nuri Güntekin)

    Gör gözlerinle de aklın yatarsa anlatıver millete. (Tarık Buğra)

    Noktalı Virgül ( ; )

    1. Cümle içinde virgüllerle ayrılmış tür veya takımları birbirinden ayırmak için konur: Erkek çocuklara Doğan, Tuğrul, Aslan, Orhan; kız çocuklara ise İnci, Çiçek, Gönül, Yonca adları verilir.

    Türkiye, İngiltere, Azerbaycan; Ankara, Londra, Bakü.

    2. Ögeleri arasında virgül bulunan sıralı cümleleri birbirinden ayır­mak için konur: Sevinçten, heyecandan içim içime sığmıyor; bağırmak, kahkahalar atmak, ağlamak istiyorum.

    At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır. (Atasözü)

    3. İkiden fazla eş değer ögeler arasında virgül bulunan cümlelerde özneden sonra noktalı virgül konabilir:

    Yeni usul şiirimiz; zevksiz, köksüz, acemice görünüyordu. (Yahya Kemal Beyatlı)

    İki Nokta (: )

    1.Kendisiyle ilgili örnek verilecek cümlenin sonuna konur:

    Millî Edebiyat akımının temsilcilerinden bir kısmını sıralayalım: Ömer Seyfettin, Halide Edip Adıvar, Ziya Gökalp, Mehmet Emin Yurdakul, Ali Canip Yöntem.

    2. Kendisiyle ilgili açıklama verilecek cümlenin sonuna konur:

    Bu kararın istinat ettiği en kuvvetli muhakeme ve mantık şu idi: Esas, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. (Atatürk)

    Kendimi takdim edeyim: Meclis kâtiplerindenim. (Falih Rıfkı Atay)

    3. Ses bilgisinde uzun ünlüyü göstermek için kullanılır: a:ile, ka:til, usu:le, i:cat.

    4. Karşılıklı konuşmalarda, konuşan kişiyi belirten sözlerden sonra konur:

    Bilge Kağan: Türklerim, işitin!

    Üstten gök çökmedikçe,

    alttan yer delinmedikçe

    ülkenizi, törenizi kim bozabilir sizin?

    Koro: Göğe erer başımız

    başınla senin!

    Bilge Kağan: Ulusum birleşip yücelsin diye

    gece uyumadım, gündüz oturmadım.

    Türklerim Bilge Kağan der bana.

    Ben her şeyi onlar için bildim.

    Nöbetteyim! (A. Turan Oflazoğlu)

    5. Edebî eserlerde konuşma bölümünden önceki ifadenin sonuna konur:

    – Buğdayla arpadan başka ne biter bu topraklarda?

    Ziraatçı sayar:

    – Yulaf, pancar, zerzevat, tütün... (Falih Rıfkı Atay)

    6. Genel Ağ adreslerinde kullanılır: http://tdk.org.tr

    7. Matematikte bölme işareti olarak kullanılır: 56:8=7, 100:2=50 vb.

    Üç Nokta ( ... )

    1. Anlatım olarak tamamlanmamış cümlelerin sonuna konur:

    Ne çare ki çirkinliği hemencecik ve herkes tarafından görülüveri­yordu da bu yanı... (Tarık Buğra)

    2. Kaba sayıldığı için veya bir başka sebepten dolayı açık yazılmak is­tenmeyen kelime ve bölümlerin yerine konur: Kılavuzu karga olanın burnu b...tan çıkmaz.

    Arabacı B...’a yaklaştığını söylüyor, ikide bir fırsat bularak arabanın içine doğru başını çeviriyordu. (Ahmet Hamdi Tanpınar)

    3. Alıntılarda başta, ortada ve sonda alınmayan kelime veya bölümle­rin yerine konur:

    ... derken şehrin öte başından boğuk boğuk sesler gelmeye başladı... (Tarık Buğra)

    4. Sözün bir yerde kesilerek geri kalan bölümün okuyucunun hayal dünyasına bırakıldığını göstermek veya ifadeye güç katmak için konur:

    Sana uğurlar olsun... Ayrılıyor yolumuz! (Faruk Nafiz Çamlıbel)

    Binaenaleyh, biz her vasıtadan, yalnız ve ancak, bir noktainazardan istifade ederiz. O noktainazar şudur: Türk milletini, medeni cihanda layık olduğu mevkiye isat etmek ve Türk cumhuriyetini sarsılmaz temelleri üzerinde, her gün, daha ziyade takviye etmek... (Atatürk)

    5. Ünlem ve seslenmelerde anlatımı pekiştirmek için konur:

    Gölgeler yaklaştılar. Bir adım kalınca onu kıyafetinden tanıdılar:

    — Koca Ali... Koca Ali, be!.. (Ömer Seyfettin)

    UYARI: Ünlem ve soru işaretinden sonra üç nokta yerine iki nokta konulması yeterlidir:

    Gök ekini biçer gibi!.. Başaklar daha dolmadan. (Tarık Buğra)

    Nasıl da akşam oldu?.. Nasıl da yavrucaklar sustu?.. Nasıl da serçecikler yuvalarına sığındı?.. (Necip Fazıl Kısakürek)

    6. Karşılıklı konuşmalarda, yeterli olmayan, eksik bırakılan cevap­larda kullanılır:

    — Yabancı yok!

    — Kimsin?

    — Ali...

    — Hangi Ali?

    — ...

    — Sen misin, Ali usta?

    — Benim!..

    — Ne arıyorsun bu vakit buralarda?

    — Hiç...

    — Nasıl hiç? Suya çekicini mi düşürdün yoksa!..

    — !.. (Ömer Seyfettin)

    UYARI: Üç nokta yerine iki veya daha çok nokta kullanılmaz.

    Soru İşareti ( ? )

    1. Soru eki veya sözü içeren cümle veya sözlerin sonuna konur:

    Ne zaman tükenecek bu yollar, arabacı? (Faruk Nafiz Çamlıbel)

    Atatürk bana sordu:

    — Yeni yazıyı tatbik etmek için ne düşündünüz? (Falih Rıfkı Atay)

    2. Soru bildiren ancak soru eki veya sözü içermeyen cümlelerin sonuna konur:

    Gümrükteki memur başını kaldırdı:

    — Adınız?

    3. Bilinmeyen, kesin olmayan veya şüpheyle karşılanan yer, tarih vb. durumlar için kullanılır: Yunus Emre (1240 ?-1320), (Doğum yeri: ?) vb.

    1496 (?) yılında doğan Fuzuli...

    Ankara’dan Antalya’ya arabayla üç saatte (?) gitmiş.

    UYARI: mı / mi ekini alan yan cümle temel cümlenin zarf tümleci olduğunda cümlenin sonuna soru işareti konmaz: Akşam oldu mu sürüler döner. Hava karardı mı eve gideriz.

    Bahar gelip de nehir çağıl çağıl kabarmaya başlamaz mı içimi geri kalmış bir saat huzursuzluğu kaplardı. (Haldun Taner)

    UYARI: Soru ifadesi taşıyan sıralı ve bağlı cümlelerde soru işareti en sona konur:

    Çok yakından mı bu sesler, çok uzaklardan mı?

    Üsküdar’dan mı, Hisar’dan mı, Kavaklardan mı? (Yahya Kemal Beyatlı)

    Ünlem İşareti ( ! )

    1. Sevinç, kıvanç, acı, korku, şaşma gibi duyguları anlatan cümle veya ibarele­rin sonuna konur: Hava ne kadar da sıcak! Aşk olsun! Ne kadar akıllı adamlar var! Vah vah!

    Ne mutlu Türk’üm diyene! (Atatürk)

    2. Seslenme, hitap ve uyarı sözlerinden sonra konur:

    Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri! (Atatürk)

    Ey Türk gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriye­tini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. (Atatürk)

    Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı: İlerle! (Yahya Kemal Beyatlı)

    Dur, yolcu! Bilmeden gelip bastığın

    Bu toprak bir devrin battığı yerdir. (Necmettin Halil Onan)

    UYARI: Ünlem işareti, seslenme ve hitap sözlerinden hemen sonra konulabi­leceği gibi cümlenin sonuna da konabilir:

    Arkadaş, biz bu yolda türküler tuttururken

    Sana uğurlar olsun... Ayrılıyor yolumuz! (Faruk Nafiz Çamlıbel)

    3. Alay, kinaye veya küçümseme anlamı kazandırılmak istenen sözden hemen sonra yay ayraç içinde ünlem işareti kullanılır:

    İsteseymiş bir günde bitirirmiş (!) ama ne yazık ki vakti yokmuş (!).

    Adam, akıllı (!) olduğunu söylüyor.

    Kısa Çizgi ( - )

    1. Satıra sığmayan kelimeler bölünürken satır sonuna konur:

    Soğuktan mı titriyordum, yoksa heyecandan, üzüntüden mi bil-

    mem. Havuzun suyu bulanık. Kapının saatleri 12’yi geçmiş. Kanepe-

    lerde kimseler yok. Tramvay ne fena gıcırdadı! Tramvayda-

    ki adam bir tanıdık mı idi acaba? Ne diye öyle dönüp dönüp baktı?

    Yoksa kimseciklerin oturmadığı kanepelerde bu saatte pek başıboş-

    lar mı oturur? (Sait Faik Abasıyanık)





    2. Cümle içinde ara sözleri veya ara cümleleri ayırmak için ara sözlerin veya ara cümlelerin başına ve sonuna konur, bitişik yazılır:

    Küçük bir sürü -dört inekle birkaç koyun- köye giren geniş yolun ağzında durmuştu. (Ömer Seyfettin)

    3. Kelimelerin kökleri, gövdeleri ve eklerini birbirinden ayırmak için kullanılır: al-ış, dur-ak, gör-gü-süz-lük vb.

    4. Fiil kök ve gövdelerini göstermek için kullanılır: al-, dur-, gör-, ver-; başar-, kana-, okut-, taşla-, yazdır- vb.

    5. İsim yapma eklerinin başına, fiil yapma eklerinin başına ve sonuna konur: -ak, -den, -ış, -lık; -ımsa-; -la-; -tır- vb.

    6. Heceleri göstermek için kullanılır: a-raş-tır-ma, bi-le-zik, du-ruş-ma, ku-yum-cu-luk, prog-ram, ya-zar-lık vb.

    7. Arasında, ve, ile, ila, ...-den ...-e anlamlarını vermek için kelimeler veya sayılar arasında kullanılır: Aydın-İzmir yolu, Türk-Alman ilişkileri, Ural-Altay dil grubu, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, 09.30-10.30, Beşiktaş-Fenerbahçe karşılaşması, Manas Destanı’nda soy-dil-din üçgeni, 1914-1918 Birinci Dünya Savaşı, Türkçe-Fransızca Sözlük vb.

    UYARI: Cümle içinde sayı adlarının yinelenmesinde araya kısa çizgi konmaz: On on beş yıl. Üç beş kişi geldi.

    8. Matematikte çıkarma işareti olarak kullanılır: 50-20=30

    9. Sıfırdan küçük değerleri göstermek için kullanılır: -2 °C

    Uzun Çizgi (—)

    Yazıda satır başına alınan konuşmaları göstermek için kullanılır. Buna konuşma çizgisi de denir.

    Frankfurt’a gelene herkesin sorduğu şunlardır:

    — Eski şehri gezdin mi?

    — Rothschild’in evine gittin mi?

    — Goethe’nin evini gezdin mi? (Ahmet Haşim)

    Oyunlarda uzun çizgi konuşanın adından sonra da konabilir:

    Sıtkı Bey — Kaleyi kurtarmak için daha güzel bir çare var. Gerçekten ölecek adam ister.

    İslam Bey — Ben daha ölmedim. (Namık Kemal)

    UYARI: Konuşmalar tırnak içinde verildiğinde uzun çizgi kul­lanılmaz.

    Arabamız tutarken Erciyes’in yolunu:

    “Hancı dedim, bildin mi Maraşlı Şeyhoğlu’nu?” (Faruk Nafiz Çamlıbel)

    Eğik Çizgi ( / )

    1. Dizeler yan yana yazıldığında aralarına konur: Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak / Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak / O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak / O benimdir, o benim milletimindir ancak. (Mehmet Akif Ersoy)

    2. Adres yazarken apartman numarası ile daire numarası arasına ve semt ile şehir arasına konur: Altay Sokağı No.: 21/6 Kurtuluş / ANKARA

    Ülke adı yazılacağında ise:

    Atatürk Bulvarı No.: 217

    06680 Kavaklıdere / Ankara

    TÜRKİYE
    3. Tarihlerin yazılışında gün, ay ve yılı gösteren sayıları birbirinden ayırmak için konur: 18/11/1969, 15/IX/1994 vb.

    4. Dil bilgisinde eklerin farklı biçimlerini göstermek için kullanılır: -a /-e, -an /-en, -lık /-lik, -madan /-meden vb.

    5. Genel Ağ adreslerinde kullanılır: http://tdk.gov.tr

    6. Matematikte bölme işareti olarak kullanılır: 70/2=35

    7. Fizik, matematik vb. alanlarda birimler arası orantıları gösterirken eğik çizgi araya boşluk konulmadan kullanılır: g/sn (gram/saniye)

    Ters Eğik Çizgi ( \ )

    Bilişim uygulamalarında art arda gelen dizinleri birbirinden ayırt etmek için kullanılır: C:\Belgelerim\Türk İşaret Dili\Kitapçık.indd

    Tırnak İşareti ( “ ” )

    1. Başka bir kimseden veya yazıdan olduğu gibi aktarılan sözler tır­nak içine alınır: Türk Dil Kurumu binasının yan cephesinde Atatürk’ün “Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir.” sözü yazılıdır. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinin ön cephesinde Atatürk’ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” vecizesi yer almaktadır. Ulu önderin “Ne mutlu Türk’üm diyene!” sözü her Türk’ü duygulandırır.

    Bakınız, şair vatanı ne güzel tarif ediyor:

    “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır.

    Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.”

    UYARI: Tırnak içindeki alıntının sonunda bulunan işaret (nokta, soru işareti, ünlem işareti vb.) tırnak içinde kalır:

    “İzmir üzerine dünyada bir şehir daha yoktur!” diyorlar. (Yahya Kemal Beyatlı)

    2. Özel olarak vurgulanmak istenen sözler tırnak içine alınır: Yeni bir “barış taarruzu” başladı.

    3. Cümle içerisinde eserlerin ve yazıların adları ile bölüm başlıkları tırnak içine alınır:

    Bugün öğrenciler “Kendi Gök Kubbemiz” adlı şiiri incelediler.

    “Yazım Kuralları” bölümünde bazı uyarılara yer verilmiştir.

    UYARI: Cümle içerisinde özel olarak belirtilmek istenen sözler, kitap ve dergi adları ve başlıkları tırnak içine alınmaksızın eğik yazıyla dizilerek de gösterilebilir:

    Höyük sözü Anadolu’da tepe olarak geçer.

    Cahit Sıtkı’nın Şairin Ölümü şiirini Yahya Kemal çok sevmişti. (Ahmet Hamdi Tanpınar)

    UYARI: Tırnak içine alınan sözlerden sonra gelen ekleri ayırmak için kesme işareti kulla­nılmaz: Elif Şafak’ın “Bit Palas”ını okudunuz mu?

    4. Bilimsel çalışmalarda künye verilirken makale adları tırnak içinde yazılır.

    Tek Tırnak İşareti ( ‘ ’ )

    Tırnak içinde verilen cümlenin içinde yeniden tırnağa alınması gereken bir sözü, ibareyi belirtmek için kullanılır:

    Edebiyat öğretmeni “Şiirler içinde ‘Han Duvarları’ gibisi var mı?” dedi ve Faruk Nafiz’in bu güzel şiirini okumaya başladı.

    “Atatürk henüz ‘Gazi Mustafa Kemal Paşa’ idi. Benden ona dair bir kitap için ön söz istemişlerdi.” (Falih Rıfkı Atay)

    Denden İşareti (")

    Bir yazıdaki maddelerin sıralanmasında veya bir çizelgede alt alta gelen aynı sözlerin, söz gruplarının ve sayıların tekrar yazılmasını önlemek için kullanılır:

    a. Etken fiil

    b. Edilgen "

    c. Dönüşlü "

    ç. İşteş "

    Yay Ayraç ( )

    1. Cümledeki anlamı tamamlayan ve cümlenin dışında kalan ek bilgiler için kullanılır. Yay ayraç içinde bulunan ve yargı bildiren anlatımların sonuna uygun noktalama işareti konur:

    Anadolu kentlerini, köylerini (Köy sözünü de çekinerek yazıyorum.) gezsek bile görmek için değil, kendimizi göstermek için geziyoruz. (Nurullah Ataç)

    2. Özel veya cins isme ait ek, ayraçtan önce yazılır:

    Yunus Emre’nin (1240?-1320)...

    İmek fiilinin (ek fiil) geniş zamanı şahıs ekleriyle çekilir.

    3. Tiyatro eserlerinde ve senaryolarda konuşanın hareketlerini, durumunu açıkla­mak ve göstermek için kullanılır:

    İhtiyar – (Yavaş yavaş Kaymakam'a yaklaşır.) Ne oluyor beyefendi? Allah rızası için bana da anlatın... (Reşat Nuri Güntekin)

    4. Alıntıların aktarıldığı eseri, yazarı veya künye bilgilerini göstermek için kullanılır:

    Cihanın tarihi, vatanı uğrunda senin kadar uğraşan, kanını döken bir millet daha gösteremez. Senin kadar kimse kendi vatanına sahip ol­maya hak kazanmamıştır. Bu vatan ya senindir ya kimsenin. (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)

    Eşin var, aşiyanın var, baharın var ki beklerdin

    Kıyametler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin? (Mehmet Akif Ersoy)

    Bir isim kökü, gerektiğinde çeşitli eklerle fiil kökü durumuna getirilebilir (Zülfikar 1991: 45).

    5. Alıntılarda, alınmayan kelime veya bölümle­rin yerine konulan üç nokta, yay ayraç içine alınabilir.

    6. Bir söze alay, kinaye veya küçümseme anlamı kazandırmak için kullanılan ünlem işareti yay ayraç içine alınır: Adam, akıllı (!) olduğunu söylüyor.

    7. Bir bilginin şüpheyle karşılandığını veya kesin olmadığını gös­termek için kullanılan soru işareti yay ayraç içine alınır: 1496 (?) yılında doğan Fuzuli...

    8. Bir yazının maddelerini gösteren sayı ve harflerden sonra kapama ayracı konur:

    I) 1) A) a)

    II) 2) B) b)

    Köşeli Ayraç ( [ ] )

    1. Ayraç içinde ayraç kullanılması gereken durumlarda yay ayraçtan önce köşeli ayraç kullanılır: Halikarnas Balıkçısı [Cevat Şakir Kabaağaçlı (1886-1973)] en güzel eserlerini Bodrum’da yazmıştır.

    2. Metin aktarmalarında, çevirilerde, alıntılarda çalışmayı yapanın eklediği sözler için kullanılır: “Eldem, Osmanlıda en önemli fark[ın], mezar taşının şeklinde ortaya çık[tığını] söyledikten sonra...” (Hilmi Yavuz)

    3. Kaynak olarak verilen kitap veya makalelerin künyelerine ilişkin bazı ayrıntıları göstermek için kullanılır: Reşat Nuri [Güntekin], Çalıkuşu, Dersaadet, 1922. Server Bedi [Peyami Safa]

    Kesme İşareti ( ’ )

    1. Özel adlara getirilen iyelik, durum ve bildirme ekleri kesme işaretiyle ayrılır: Kurtuluş Savaşı’nı, Atatürk’üm, Türkiye’mizin, Fatih Sultan Mehmet’e, Muhibbi’nin, Gül Baba’ya, Sultan Ana’nın, Mehmet Emin Yurdakul’dan, Kâzım Karabekir’i, Yunus Emre’yi, Ziya Gökalp’tan, Refik Halit Karay’mış, Ahmet Cevat Emre’dir, Namık Kemal’se, Şinasi’yle, Alman’sınız, Kırgız’ım, Karakeçili’nin, Osmanlı Devleti’ndeki, Cebrail’den, Çanakkale Boğazı’nın, Samanyolu’nda, Sait Halim Paşa Yalısı’ndan, Resmî Gazete’de, Millî Eğitim Temel Kanunu’na, Telif Hakkı Yayın ve Satış Yönetmeliği’ni, Eski Çağ’ın, Yükselme Dönemi’nin, Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı’na vb.

    “Onun için Batı’da bunlara birer fonksiyon buluyorlar.” (Burhan Felek)

    1919 senesi Mayıs’ının 19’uncu günü Samsun’a çıktım. (Atatürk)

    Yer bildiren özel isimlerde kısaltmalı söyleyiş söz konusu olduğu zaman ekten önce kesme işareti kullanılır: Hisar’dan, Boğaz’dan vb.

    Belli bir kanun, tüzük, yönetmelik kastedildiğinde büyük harfle yazılan kanun, tüzük, yönetmelik sözlerinin ek alması durumunda kesme işareti kullanılır: Bu Kanun’un 17. maddesinin c bendi... Yukarıda adı geçen Yönetmelik’in 2’nci maddesine göre... vb.

    Özel adlar için yay ayraç içinde bir açıklama yapıldığında kesme işareti yay ayraçtan önce kullanılır: Yunus Emre’nin (1240?-1320), Yakup Kadri’nin (Karaosmanoğlu) vb.

    Ek getirildiğinde Avrupa Birliği kesme işareti ile kullanılır: Avrupa Birliği’ne üye ülkeler...

    UYARI: Sonunda 3. teklik kişi iyelik eki olan özel ada, bu ek dışında başka bir iyelik eki getirildiğinde kesme işareti konmaz: Boğaz Köprümüzün güzelliği, Amik Ovamızın bitki örtüsü, Kuşadamızdaki liman vb.

    UYARI: Kurum, kuruluş, kurul, birleşim, oturum ve iş yeri adlarına gelen ekler kesmeyle ayrılmaz: Türkiye Büyük Millet Meclisine, Türk Dil Kurumundan, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkanlığının; Bakanlar Kurulunun, Danışma Kurulundan, Yürütme Kuruluna; Türkiye Büyük Millet Meclisinin 112’nci Birleşiminin 2’nci Oturumunda; Mavi Köşe Bakkaliyesinden vb.

    UYARI: Başbakanlık, Rektörlük vb. sözler ünlüyle başlayan bir ek geldiğinde Başbakanlığa, Rektörlüğe vb. biçimlerde yazılır.

    UYARI: Özel adlara getirilen yapım ekleri, çokluk eki ve bunlardan sonra gelen diğer ekler kesmeyle ayrılmaz: Türklük, Türkleşmek, Türkçü, Türkçülük, Türkçe, Müslümanlık, Hristiyanlık, Avrupalı, Avrupalılaşmak, Aydınlı, Konyalı, Bursalı, Ahmetler, Mehmetler, Yakup Kadriler, Türklerin, Türklüğün, Türkleşmekte, Türkçenin, Müslümanlıkta, Hollandalıdan, Hristiyanlıktan, Atatürkçülüğün vb.

    UYARI: Sonunda p, ç, t, k ünsüzlerinden biri bulunan Ahmet, Çelik, Halit, Şahap; Bosna-Hersek; Kerkük, Sinop, Tokat, Zonguldak gibi özel adlara ünlüyle başlayan ek getirildiğinde kesme işaretine rağmen Ahmedi, Halidi, Şahabı; Bosna-Herseği; Kerküğü, Sinobu, Tokadı, Zonguldağı biçiminde son ses yumuşatılarak söylenir.

    UYARI: Özel adlar yerine kullanılan “o” zamiri cümle içinde büyük harfle yazılmaz ve kendisinden sonra gelen ekler kesme işaretiyle ayrıl­maz.

    2. Kişi adlarından sonra gelen saygı ve unvan sözlerine getirilen ekleri ayırmak için konur: Nihat Bey’e, Ayşe Hanım’dan, Mahmut Efendi’ye, Enver Paşa’ya; Türk Dil Kurumu Başkanı’na vb.

    3. Kısaltmalara getirilen ekleri ayırmak için konur: TBMM’nin, TDK’nin, BM’de, ABD’de, TV’ye vb.

    4. Sayılara getirilen ekleri ayırmak için konur: 1985’te, 8’inci madde, 2’nci kat; 7,65’lik, 9,65’lik, 657’yle vb.

    5. Belirli bir tarih bildiren ay ve gün adlarına gelen ekleri ayırmak için konur: Başvurular 17 Aralık’a kadar sürecektir. Yabancı Sözlere Karşılıklar Kılavuzu’nun veri tabanının Genel Ağ’da hizmete sunulduğu gün olan 12 Temmuz 2010 Pazartesi’nin TDK için önemi büyüktür.

    6. Seslerin ölçü ve söyleyiş gereği düştüğünü göstermek için kullanılır:

    Bir ok attım karlı dağın ardına

    Düştü m’ola sevdiğimin yurduna

    İl yanmazken ben yanarım derdine

    Engel aramızı açtı n’eyleyim (Karacaoğlan)

    Şems’in gözlerine bir şüphe çöreklendi: “Dostum ne’n var? Her şey yolunda mı?” (Elif Şafak)

    Güzelliğin on par’etmez

    Bu bendeki aşk olmasa (Âşık Veysel)

    7. Bir ek veya harften sonra gelen ekleri ayırmak için konur: a’dan z’ye kadar, Türkçede -lık’la yapılmış sözler.
  • Yanıbaşımdaki kitaplığın raflarında, arkamdaki masanın üstünde, öteki odalarda, çalışma masamın çevresinde -gelişi güzel yere serpilmiş- sayısız kitap, dergi, harita, ansiklopedi, sözlük, broşür, gazete küpürü var ve bunların çoğu İsveççe, Türkçe, İngilizce, Fransızca, Norveççe, Danca ama ben bütün bu dillerin dışına itilmiş, serüveni bütün bu dillerden çok farklı olan, acılı, yaralı bir dille, Kürtçeyle yazıyorum.
    ...
    Uzun yıllardan beri Türkiye'de yasaklanmış ve ölüme terkedilmiş bir dil bu...
  • Bana bir adet detaylı İngilizce Türkçe sözlük lazım arkadaşlar elinde olup kullanmayan varsa bana verebilir mi ?
  • SOSYOLOJİ, PSİKOLOJİ, KİŞİSEL GELİŞİM, FELSEFE VS.

    İLETİ KAYNAĞI! 👇

    https://m.facebook.com/...p;id=620000254869044

    Sosyoloji serisi : https://yadi.sk/d/bIuboL4IgdCyB

    Psikoloji serisi : https://yadi.sk/d/iA_X6SpqgZBGe

    Psikoloji serisi 2: https://yadi.sk/d/VfJMjBULh76GC

    Psikoloji serisi 3: https://yadi.sk/d/FFs10IpWh76G4

    Psikoloji serisi 4: https://yadi.sk/d/3_A7B7n5gdCz2

    Psikoloji-ek seri: https://yadi.sk/d/fKRltbLAgWnXi

    Psikanaliz: https://yadi.sk/d/5Uu7uULSgswVU

    Kişisel Gelişim: https://yadi.sk/d/jdHZH1c4gdCxi

    Diksiyon: https://yadi.sk/d/OXzcDsdSma6Vq

    Anne ve çocuk bakımı: https://yadi.sk/d/wzAbjzpumEWnv

    Mega Hafıza Seti: https://yadi.sk/d/zHDtU8C5kdfPr

    Felsefi: https://yadi.sk/d/Vs1Ka0FCgdCxE

    Felsefe ansiklopedisi: https://yadi.sk/d/5dzmW70dgdCx4

    Veganizm arşivi: https://yadi.sk/d/uZuJbKF5fJASQ

    TARİH, İDEOLOJİ, DİN VE MİTOLOJİ KİTAPLARI

    Tasavvuf-sufizm kitaplığı: https://yadi.sk/d/PUj-G9rQkHmDa

    Hadis: https://yadi.sk/d/KFAvXey5kjyAu

    Mezhepler Tarihi: https://yadi.sk/d/ONs_JizQkjyCm

    Dini kaynaklar: https://yadi.sk/d/_HBnQjWhgdD3A

    Dört kitap: https://yadi.sk/d/LWdFUVDlgdCzc

    Tarih: https://yadi.sk/d/CqOe0zXXgdCzp

    Tarih 2: https://yadi.sk/d/NwTjRj7YgdCxt

    Tarih 3 : https://yadi.sk/d/WboJAaKkma6QC

    Orta doğu arşivi: https://yadi.sk/d/tvJQoLuggrML6

    Yahudi tarihi: https://yadi.sk/d/7qnBBeuHke5pp

    Çanakkale Tarihi Eserleri: https://yadi.sk/d/w0GvSG_BjtdBQ

    Osmanlı Tarihi Arşivi: https://yadi.sk/d/Npxb_54PjeBq4

    Osmanlı Tarihi Arşivi 2: https://yadi.sk/d/giwCMWlmhFnvo

    Osmanlı tarihi arşivi 3: https://yadi.sk/d/C7a14ogNma6L4

    Türk Tarihi ve Mitolojisi: https://yadi.sk/d/gNZUaEC7hFnaH

    Roma Tarihi: https://yadi.sk/d/4X6qXULQgw3qA

    Roma ve Bizans Tarihi: https://yadi.sk/d/LS7vh7RHke5s3

    Selçuklu Tarihi : https://yadi.sk/d/UkkmIOpckBTtg

    Kurumsal Tarih: https://yadi.sk/d/Lhd-jpkwgnS87

    II. Abdulhamit arşivi: https://yadi.sk/d/xJBewY1ZgpgZv

    Ntv Tarih Dergileri 2009: https://yadi.sk/d/r8cOfHUfkRqBz

    Mitolojik- dini Eserler: https://yadi.sk/d/vD1bztdSkRptM

    Destan ve Mitolojik eserler: https://yadi.sk/d/H-8C78wRfHFdx

    Destan ve Mitolojik eserler 2: https://yadi.sk/d/ULoMjPRbfHGTY

    Medya İletişim Gazetecilik: https://yadi.sk/d/7_IKXwwegCM82

    Anlam Dil Göstergebilim: https://yadi.sk/d/P0thTPlkdcD7n

    Dil Bilimi ve Türk Dili konulu eserler: https://yadi.sk/d/uZsyfBiYkCMCG

    Hz. Muhammed (sav): https://yadi.sk/d/tHUsId4mfvwgD

    Alevilik Bektaşilik: https://yadi.sk/d/QA54Nt4jkNNtF

    Alevi Bektaşi Şiirleri: https://yadi.sk/d/DMyGHiSahQE8k

    Milliyetçilik: https://yadi.sk/d/hnzm-CgYgaJrZ

    Siyaset Bilimi: https://yadi.sk/d/Bm8cycHfgdCyZ

    İdeoloji: https://yadi.sk/d/3toxsfWogd3GT

    YABANCI DİLLER

    Almanca: https://yadi.sk/d/UU-xxVDFhbBrf/Almanca

    Almanca Grammer: https://yadi.sk/d/TYPlJ1ZmiwVTn

    Almanca Romanlar: https://yadi.sk/d/ZvkxEgUEgP64a

    Fransızca: https://yadi.sk/...hbBrf/Frans%C4%B1zca

    Fransızca 2: http://bit.ly/1R5obrL

    Fransızca 3: https://yadi.sk/d/Wp8MgRdViyBPP

    Fransızca Sesli: https://yadi.sk/d/dFxxoriviyBi6

    Fransızca Çalışma notları: https://yadi.sk/d/vvwK2Ba2cCkJS

    Korece: https://yadi.sk/d/UU-xxVDFhbBrf/Korece

    Yunanca eserler: https://yadi.sk/d/OE1Sc4T3jzkrE

    Yunanca Sesli Notlar: https://yadi.sk/d/I16Wz9Mgk2EXr

    Yunanca Sesi Notlar 2: https://yadi.sk/d/KN-BEJw2jkU2U

    Yunanca Dil bilgisi: https://yadi.sk/d/OE1Sc4T3jzkrE

    Yunanca Grammer: https://yadi.sk/d/AWPBZS34iJo9b

    Farsça Dil bilgisi: https://yadi.sk/d/fLhBols5jwYLB

    Farsça Dil bilgisi ve Sesli Notlar: https://yadi.sk/d/P_7O4kOMjz8YK

    Farsça Sesli Notlar : https://yadi.sk/d/KCH5oY5AcEgfB

    Fransızca dokümanlar: https://yadi.sk/d/sTPjOnkMma6fJ

    Japonca: https://yadi.sk/d/Bx63opqejzkUn

    Japonca Sözlük: https://yadi.sk/i/RyT1Vr5Oj3bi4

    Rusça : https://yadi.sk/d/MkEV5OCAjkFzH

    Rusça 2: https://yadi.sk/...xVDFhbBrf/Rus%C3%A7a

    Rusça 3: https://yadi.sk/d/jmowNBmCkjasi

    Rusça 4: https://yadi.sk/d/ueY8-kv2jvoAV

    Rusça 5: http://bit.ly/1mNmZxY

    Türkçe: https://yadi.sk/...Brf/T%C3%BCrk%C3%A7e

    Arapça: https://yadi.sk/...VDFhbBrf/arap%C3%A7a

    Arapça 2: https://yadi.sk/d/hSp5N799jzmaH

    Arapça 3: https://yadi.sk/d/_NfBB-abgLst4

    Arapça hikayeler: https://yadi.sk/d/LnKorDwTjy7yM

    İngilizce: https://yadi.sk/d/UU-xxVDFhbBrf/ingilizce

    İspanyolca: https://yadi.sk/...xVDFhbBrf/ispanyolca

    İtalyanca: https://yadi.sk/d/UU-xxVDFhbBrf/italyanca

    Sözlükler: https://yadi.sk/d/fYR-QZWFgdCy5

    Sözlükler 2: https://yadi.sk/.../S%C3%B6zl%C3%BCkler

    İngilizce: https://yadi.sk/d/QlmzBPykHVzw9

    İnglizce 2: https://yadi.sk/d/038zJc8QgxX6C

    İngilizce 3: https://yadi.sk/d/Tr6HmecDkUb2Y

    ELS İngilizce Hazırlık Dergisi: https://yadi.sk/d/oWVlRiS8dRbU4

    Fono kendi kendine İngilizce öğrenme: https://yadi.sk/d/aRCk47bBmEWNn

    BİLİMSEL VE TEKNİK KAYNAKLAR

    Bilimsel kitaplar: https://yadi.sk/d/hcisTqS8kRpxZ

    Bilimsel kitaplar 2: https://yadi.sk/d/48ADCCzsjSBPN

    Bilimsel kitaplar 3: https://yadi.sk/d/Pknj-810gxVdy

    Tübitak popüler bilim kitapları: https://yadi.sk/d/mJ23zlKmkRqWH

    Uzay konulu dokümanlar : https://yadi.sk/d/OCFZOTFVhsNFr

    Evrim kitapları: https://yadi.sk/d/2Hv1Cg9rghm3N

    Kuantum-fizik-evren arşivi: https://yadi.sk/d/l-cGSPo0kJJG5

    Mühendislik kitapları: https://yadi.sk/d/j05wDkvkkCYJ6

    Bilgisayar konulu dokümanlar: https://yadi.sk/d/6vqcH9_lma6Ti

    Fizik konulu dokümanlar: https://yadi.sk/d/mWhSdG8tma6Zo

    Fizik konulu dokümanlar 2: https://yadi.sk/d/3v_XwrkpmLcso

    Matematik konulu dokümanlar: https://yadi.sk/d/XKkVojxVma6bA

    Kimya konulu dokümanlar: https://yadi.sk/d/9UTCX_fJma7CZ

    Anatomi konulu dokümanlar: https://yadi.sk/d/fNqGqWkema7Lf

    Ekonomi-İktisat-Borsa: https://yadi.sk/d/FpmGVRIqma7SN

    Sosyal bilimlerde araştırma yöntemleri: https://yadi.sk/d/Qao8aykBmEWMn

    İstatistik: https://yadi.sk/d/yZaNxKq4mEWQW

    Eğitim bilimi dokümanları: https://yadi.sk/d/9h63a_2Ema7oa

    EDEBİYAT, ŞİİR, TİYATRO VE SANAT ÜZERİNE

    Sesli eserler: https://yadi.sk/d/dAEIl4otkQzeJ

    Sesli eserler 2: https://yadi.sk/d/wR5fWtFaPgSya

    Telkin müzikleri: https://yadi.sk/d/NkFfro8Vma6Xe

    Özel ses dosyaları: https://yadi.sk/d/pgX8thWAma7KM

    Radyo tiyatrosu 1: https://yadi.sk/d/Q87wuwJwM9A5Z

    Radyo tiyatrosu 2: https://yadi.sk/d/qE6O_e_oeLG8u

    Roman ve klasikler: http://bit.ly/1EjQkRJ

    Fantastik kitaplar: https://yadi.sk/d/p0kRa9WYRvPD7

    Kadın kitaplığı: https://yadi.sk/d/m1H_mAZcfN6gh

    Müzik temalı eserler: https://yadi.sk/d/bbQXXXwikJe3S

    Edebiyat konulu eserler: https://yadi.sk/d/f5NpSgIagdD2s

    Edebiyat, biyografi, antoloji: http://bit.ly/1MEFIAG

    Denemeler: https://yadi.sk/d/9IPMGxmugxVdM

    Bağlama ile ilgili dokümanlar: https://yadi.sk/d/JKBYWaY-h76Fq

    Sinema ile ilgili eserler: https://yadi.sk/d/H5z8T-gVkHgKy

    Sinema ile ilgili eserler 2: https://yadi.sk/d/FTzo4pmkfP2XS

    Sanat-Sinema-Tiyatro: https://yadi.sk/d/s1j7KsLogdCym

    Şiir kitapları: https://yadi.sk/d/1-AQDdJYma7WX

    Şiir kitapları 2: https://yadi.sk/d/BOXdw-d2ma7Yu

    Sanat dokümanları: https://yadi.sk/d/-XkOM4Vcma6Hc

    Tiyatro dokümanları : https://yadi.sk/d/Gf2Hv-Xzma6RH

    Tiyatro dokümanları 2: https://yadi.sk/d/Z3WW6_2kma6SZ

    KPSS, ALES, YGS, LYS KİTAPLARI VE NOTLARI

    Kpss notları:https://yadi.sk/d/A2SPkn5qWLL6c

    Kpss notları 2:https://yadi.sk/d/sPcVg-fv8LhaF

    Kpss notları 3:https://yadi.sk/d/wclc-JJtBBu9V

    Kpss notları 4:https://yadi.sk/d/hlGu51bEBBvbC

    Kpss notları 5:http://bit.ly/1JduQyV

    Kpss notları 6:https://yadi.sk/d/DlmMqVkJj8yFF

    Kpss notları 7:https://yadi.sk/d/5iOiQIu2jeXnV

    Kpss notları 8:https://yadi.sk/d/uB-ybaEakTy53

    Kpss alan kitap arşivi:https://yadi.sk/d/oFTMFo5RkULza

    Kpds notları :https://yadi.sk/d/sD8jmXWI945tF

    İİBF için Kpss Kaynakları:https://yadi.sk/d/LFZGXwhJkjyeV

    ALES notları:https://yadi.sk/d/yoIZv8qnkXMHQ

    LYS YGS Ekol hoca Görsel:https://yadi.sk/d/YEdhuSB8bDm67

    Ygs- Lys Hazırlık Kitapları:https://yadi.sk/d/VroXCL_cGAN6n

    Ygs- Lys Hazırlık Kitapları 2:https://yadi.sk/d/5haVPxwHNme7t

    Ygs- Lys Hazırlık Kitapları 3:https://yadi.sk/d/o538XIcNNmeaF

    Ygs Lys Hazırlık Kitapları 4: https://yadi.sk/d/nSuxFGqSNmegT

    Üniversiteye hazırlık:https://yadi.sk/d/fNqGqWkema7Lf

    Rehberlik Yayınları Ygs Lys:https://yadi.sk/d/xRMk1jnghbUNs

    Gelir Uzman Yardımcılığı Denemeleri:https://yadi.sk/d/ZGggzTH2ma7Go

    TUS kaynakları:https://yadi.sk/d/CL-FOY6fmEWju

    İktisat dersleri:https://yadi.sk/d/8rtLGVRkmEWJX

    Çeşitli Kategoriler ve Kapsamlı Arşivler

    Kapsamlı Mega Arşivi : https://mega.nz/...Tzr...0fPVg!qxMRHb4J

    Babil Kütüphanesi : https://yadi.sk/...abi...B1%C4%9F%C4%B1

    Tez Yazanlar İçin Kitaplar : https://yadi.sk/d/kSNWM_8AgqqXg

    300 Adet Kişisel Gelişim Arşiv : https://cloud.mail.ru/...17a...Glsm.E-Ktp.rar

    Tubitak arşivi : https://cloud.mail.ru/...ecee071...%C4%B1.rar

    Bilgisayar Kitapları Arşivi : https://cloud.mail.ru/...b49...Ktplr.Arsv.rar

    Siyasi Arşiv : https://yadi.sk/.../Politik%20Kitaplar/

    Felsefi Arşiv : https://yadi.sk/d/08DpgWDAJ4n2W/Felsefe/

    3200 adet mobi arşivi : https://yadi.sk/d/D4iiOWNfUbczK

    Kapsamlı Epub Arşivi : https://yadi.sk/d/H9Iy0MFpe8EdY

    1250 adet dini kitap (5 gb) : https://mega.nz/...Yp-luht...LVLvNWqn-8

    756 adet epub : https://cloud.mail.ru/...abcfadc...ekitap.rar

    2500 Adet epub Arşiv : https://userscloud.com/hfjaiout22mh

    Epub Türkçe Arşiv : https://cloud.mail.ru/...b996d80/Kitaplar.rar

    Karışık Arşiv 2 : https://yadi.sk/d/omZVjxUJgWDpU

    Karışık Arşiv 3 : https://yadi.sk/d/beqz5ftdrtxgy

    Karışık arşiv 4 : https://yadi.sk/d/jdUZB77oFTJBo

    Karışık Arşiv 5 : https://yadi.sk/d/8EP-wxoBgXgJr

    Karışık Arşiv 6 : https://yadi.sk/d/X71Uyp3EfkNbu

    Karışık Arşiv 7 : https://yadi.sk/d/annrYLiiZDLrP

    Karışık Arşiv 8 : https://yadi.sk/d/SWzaAN1jeLE6V/E-Books

    Karışık arşiv 9 : https://cloud.mail.ru/...b372c702/300_Adet_E-
    Kitap.rar

    Karışık Arşiv 10 : Google drive karışık arşiv

    Karışık Arşiv 11 : 7 gb e kitap arşivi tıkla

    Karışık arşiv 12 : https://userscloud.com/t5x5cd4x1yi0

    HİKAYE KİTAPLARI

    1-Penguin Readers Hikaye Kitap Seti – Tam 99 Kitaptan oluşmaktadır…Boyut:3.03 GB

    http://yadi.sk/d/uzKEhPQrEcNkt

    2-Czytamy w oryginale Serisi… Boyut:123 MB
    http://yadi.sk/d/qd0ZlafdEkp3b

    3-English Club… Boyut:884 MB
    http://yadi.sk/d/KVk9XGPeNZ2UX

    4-Cambridge English Readers…Boyut:271 MB
    http://yadi.sk/d/Ru0pSi4HEkpAS

    5-Oxford Library Stages… Boyut:2.41 GB
    http://yadi.sk/d/nOy2HpdeEwk83

    6-Black Cat Publishing Reading & Training Steps 1-6…Boyut:2.22 GB
    http://yadi.sk/d/GjU_D6eYEt9AB

    7-Password Readers Levels 1-5…Boyut:1.72 GB
    http://yadi.sk/d/3Bm5q5SNNSV5k

    8-Foreign Language Teaching and Research Press Readers Steps 1-5…Boyut:2.22 GB
    http://yadi.sk/d/K29WFWsJNSVzF

    9- Heinemann Guided Readers…Boyut:255 MB
    http://yadi.sk/d/GoeW-QC1NSWZX

    10-Black Cat Publishing Levels 1-6…Boyut:4.23 GB
    http://yadi.sk/d/RCchix3RNZ8DN

    11-Black Cat Publishing Earlyreads Levels 1-5…Boyut:515 MB
    http://yadi.sk/d/j66xaVaONZ8hg

    12-MacMillan Readers Levels 3-6…Boyut:2.88 GB
    http://yadi.sk/d/lDpHPro7NZ9na

    13-Miscellaneous…Boyut:1.19 GB
    http://yadi.sk/d/axGD69M6NZ9xU

    14-Story Teller 1…Boyut:2.37 GB
    http://yadi.sk/d/9URDBEzCNZEDx

    15-Story Teller 2… Boyut:2.46 GB
    http://yadi.sk/d/Fc5CkvW6NZPNi

    16-Story Teller Bonus… Boyut:622 MB
    http://yadi.sk/d/md6VmT7JNZUF6

    17-English Stories Collection Boyut:2.15 GB
    https://yadi.sk/d/_phn0n8YT8JmN

    18-English Books Collection-2 Boyut:4.87 GB
    https://yadi.sk/d/QuBvt9tfTve5L

    VİDEO EĞİTİM SETLERİ

    19-EFU ileri Seviye Eğitim Seti…Boyut:4.17 GB
    http://yadi.sk/d/ROzjfO9TFEiRe

    20-Day-Light İngilizce Eğitim Seti…Boyut:13.9 GB
    http://yadi.sk/d/pXRlLeHkEwk7L

    21-KPDS.Goruntulu.Dershane Seti…Boyut:3.54 GB
    http://yadi.sk/d/KcICtim8FEvTt

    LİSTENİNG KAYNAKLARI

    22-Flow English…Boyut:989 MB
    http://yadi.sk/d/aMNK_ob2FExgq

    23-Original English…Boyut:1.54 GB
    http://yadi.sk/d/mQ5Rx23_FExhg

    24-Point of View Stories…Boyut:197 MB
    http://yadi.sk/d/QJXCO98NFExj4

    25-Power English..Boyut:1.71 GB
    http://yadi.sk/d/nbMQhJSUFExkq

    GENEL DOSYALAR(PDF-DERGİ-GRAMMER KİTAP)

    26-KPDS-Facebook Grup Dosyaları…Boyut:1.42 GB
    http://yadi.sk/d/eYEE04TeMTc8U

    27-E-BOOK KİTAPLAR…Boyut:851 MB
    http://yadi.sk/d/0xJNIedQNZLda
    http://yadi.sk/d/88KeZ0hINZLvM
    http://yadi.sk/d/A_btwBRHNZM3s
    http://yadi.sk/d/O-VVtl09NZM9o
    http://yadi.sk/d/NraN47e3NZMHT

    28-ELS DERGİ VE KİTABI…Boyut:105 MB
    http://yadi.sk/d/AiwP4NefEkouW
    http://yadi.sk/d/Diqk5-lhEtGCz

    29-DEYİM KİTABI…Boyut:323 KB
    http://yadi.sk/d/haNXN7rGNZNBz

    30-Cambridge IELTS Set 1-9…Boyut:597 MB
    http://yadi.sk/d/kX_Aeh4cEtEQg

    31-Collin’s SET…Boyut:617 MB
    http://yadi.sk/d/tzzk__GSEtEkL

    32-Sözlükler…Boyut:280 MB
    http://yadi.sk/d/nWp-UQMqNZQXA

    33-GRAMMAR KİTAPLARI… Boyut:751 MB
    http://yadi.sk/d/yQJroNzVNZRRj

    34-OKUMA KAYNAKLARI…Boyut:1.01 GB
    http://yadi.sk/d/ZQvYZEmqNZSWF

    35-PHRASAL veRBS… Boyut:236 MB
    http://yadi.sk/d/LWnLd9DiNZSe3

    36-PRACTISE…. Boyut:1.50 GB
    http://yadi.sk/d/IwT6HfV2NZT7d

    37-ELTS & TOEFL… Boyut:1.28 GB
    http://yadi.sk/d/P9Ja9E81NZTeS

    38-VOCABULARY… Boyut:2.03 GB
    https://yadi.sk/d/UU-hyPavTcfFB

    39-4000 English Essential Words-Audio 1-6 Boyut:0.99 GB
    https://yadi.sk/d/UQVlivVgVf39k

    Karışık Yandex

    https://yadi.sk/d/f4OV_sliiQuEd

    https://yadi.sk/d/7lVQBSLIiTENM

    https://yadi.sk/d/H9McunfIiydDx

    https://yadi.sk/d/H9McunfIiydDx

    https://yadi.sk/d/AK9Xlv7XiyThz

    https://yadi.sk/d/MwQ7U3wtjkWTX

    https://yadi.sk/d/kDEvqnrvjmyr6

    https://yadi.sk/d/dFyYZ9Gojt5uP

    https://yadi.sk/d/20BgEL4_kzypT

    https://yadi.sk/d/s6qNY7qim2kNi

    https://yadi.sk/d/DAtAIkt8m6EDq

    https://yadi.sk/d/UqxNVlwmmHEmj

    https://yadi.sk/d/1Y2BOqCemHGN6

    https://yadi.sk/d/wu9sqkp0mHHNb

    https://yadi.sk/d/oAw3xZjymHJ5z

    https://yadi.sk/d/4CBPh15pmHJW9

    https://yadi.sk/d/MV42CN0ymHJsj

    https://yadi.sk/d/a01GfaN8mSdh8

    https://yadi.sk/d/uuI6OymSmZBWH

    https://yadi.sk/d/rAOml067muemJ

    https://yadi.sk/d/ZB9BdFC2o3aMG

    Toplam 92 GB
    Kırık linkler duzeltilmeyecek.
  • 1870 syf.
    ·60 günde·Beğendi·10/10
    Sözlük diye düşünmeyin, 2 ciltlik bu şaheser kültür hazinesinin sırrı, maddeleri için verilen misallerde.

    O misaller, örnekler edebiyat ve kültür tarihimizden, şiirlerimizden, gazellerimizden, tasavvufumuzdan lezzetler barındırıyor.

    Alıntılarda bazı maddeleri ve misalleri paylaşacağım İnşallah



    yazarın arka kapak yazısından:

    Kendisini 1986 yılından Hakk'a yürüyüşü olan 2008 yılına kadar tanıma ve yakınında bulunma mutluluğuna eriştiğim Prof. Dr. Ahmed Yüksel Özemre hocamız ile -Nûr içinde yatsın- o Boğaz'a bakan -hasreti/kokusu hâlâ içimde- cennet misâli mütevazı küçük odasında sayısız sohbetler yapmışızdır. Bu sohbetlerden birisinin konusu da "sözlükler" üzerineydi. Çalışma masasının üzerinde ve yakınında bulunan raflardaki sözlüklerini göstermiş ve: "Evlâdım! Fakîr, hayatımda en çok sözlük eskittim" demişti. Yine Prof. Dr. Ahmed Yüksel Özemre hocamızı yakından gözlemleyenler onun Türkçe'nin özellikle Arapça ve Farsça ile yüzyıllar boyunca etkileşmesinin dilimize kazandırmış olduğu kelimelerin "eksik imlâ kuralları" ile yazılmasından nasıl hoşnutsuzluk duyduğunu ve bunu da celâlli olarak nasıl dile getirdiğini iyi bilirler. Bir gün hocamız bir karşılaştırma yapmış ve bu istatiksel bilgilere karşılık kendisinin sâdece ve sâdece tek bir kitabında 4.000 farklı kelime kullandığını tespit ettiğini ve tüm yazmış olduğu kitaplarında ise 40.000 ilâ 45.000 arası farklı kelime kullandığını düşündüğünün bilgisini bize aktarmıştı. Bu sayıyı duyunca gönlüme birden bir"Prof. Dr. Ahmed Yüksel Özemre Sözlüğü" hazırlama düşüncesi düştü. Hocamızın akademik ders kitaptarı hariç, yazdığı diğer tüm kitaplarını, makalelerini, şiirlerini, televizyon sohbetlerinin kayıtlarını, internet sitesindeki hikâyelerini, yani kısaca ne var ne yok eserlerinin hepsini yeniden okuyup Farsça, Arapça, Fransızca ve İngilizce kullandığı kelimeleri tek tek çıkardım. Amacım sözlüğün hem misalli olmasını sağlamak, hem de hocamızın düşüncelerinden taranmış bir demeti de okuyucuya sunmaktı. İstanbul'a tekrar gelişimde ilk defa böyle bir çalışma yaptığımı Prof. Dr. Ahmed Yüksel Özemre hocamıza bildirdim. Hüzünle karışık bir mutluluk oluştu yüzünde. Hemen görmek istedi ve incelemeye başladı. Bulamadığım bazı kelimeleri de o sırada kendisine sorma fırsatı buldum. "Efendim! İnşâallâh bunu basarız" dediğim zaman ise o nâfiz nazarlarını gözlerime dikti ve "Evlâdım! Bu ancak ben göçtükten sonra olur" dedi.

    İşte bugün Hocamız'ın hayır duâsı gerçekleşmiş, onun daha iyi tanınması ve anlaşılması yolunda bir katkı olmasını temenni ettiğimiz bu çalışma sevenlerinin ellerine ulaşmıştır.
    Necmettin Şahinler
  • 396 syf.
    ·20 günde·Beğendi·6/10
    Elif Şafak'a ve kitaplarına ciddi ciddi sardım diyebilirim. Şu ana kadar "Baba ve Piç" ve "Med-Cezir"'i okumuş ve uslubunu, dilini ve seçtiği konuları oldukça enteresan bulmuştum.



    Kitap yazar tarafından esasen İngilizce kaleme alınmış. Orjinal ismi: "The Saint of Incipient Insanities". Türkçe isim olarak da "arada kalmışlık, eşiktelik, doğruyla yanlış arasında kararsız kalma" gibi anlamlara gelen bir terim seçilmiş.



    Farklı din, dil ve kültürel çevrelerden gelen gençlerin Boston'da birarada geçirdikleri 2 yıllık bir dönem anlatılıyor. Baş kahramanlar Türkiye'den Ömer Sipahioğlu, Meksika'lı Alegre ve Piyu, Fas'lı Abed, Amerikalı Gail ve Debra. Tüm kitap bu 5-6 kişi arasında dönmekte.



    En merkezdeki konular; kimlik, kimlik arayışları, çekilen kimlik sancıları ve kahramanların kendi aralarındaki dayanışma çabaları.



    Kitap boyunca hep birarada olma ancak hep bir 'eşikte', 'iki arada bir derede olma' hali var. Bu durumun en belirgin hali ise Ömer Sipahioğlu'nda gerçekleşmektedir. Türkiye'den getirdiği tüm kimlik birikimini bir kenara bırakacak; doktora derslerine değil de kız arkadaşları üzerine uzmanlaşacak, kahve, içki ve sigaradan dolayı midesini mahvedecektir. Hiç beklenmeyen bir şekilde deli dolu Amerikalı bir kıza aşık olacak ancak bu, sonuçta bir 'mahvoluş' a dönecektir.



    Fas'lı Abed ise, Fas'tan getirdiği yoğun İslami ağırlılıkla derin bir 'yabancılaşma' ve 'duygular karmaşı' içersine girmiştir. Ömer'in tersine dini hassasiyetleri ile Amerikan değerleri ve davranış şekilleri arasında bir denge bulmaya çalışmaktadır.



    Benzer karmaşa, yalnızca göçmenlerde değil; Gail ve Debra gibi yerli Amerikalılar'da da bulunmaktadır. Sürekli bozuk bir ruh hali, sürekli bir arayış içersindedirler. Bu arada Doğu-Batı, Oryantalizm, Din-bilim çatışması gibi geleneksel tartışmaların gerek simgeler gerekse de günlük pratikler halinde tezahür ettiğini görüyoruz. Örneğin; Amerikalı kahramanlardan bir tanesinin iki kedisinden birisinin ismi 'West' diğeri ise 'The Rest'tir. Yani 'Batı' ve 'Diğerleri'.



    Roman detaylı sosyal gözlemlerin yanında psikolojik açılımlar açısından da oldukça zengin. Sosyal çalkantıların, kişisel tezahürlerini kitabın her yerinde görmek mümkün.



    Romanın dilinin ağır olduğunu, Osmanlıca kelimelerin çok olduğunu söyleyenler de var. Ancak, bana göre roman dili zaten az veya çok ağırdır. Dili anlamakta zorlananlar biraz da sözlük kullansınlar, ne var üç-beş kelime daha öğrenmekte.



    Kitap, ismine yakışır bir sürprizle bitiyor: Ömer'in Amerikalı karısı Gail, Boğaz Köprüsü'nde ilerlerken aniden taksiden iniyor ve kendisini Avrupa'nın ve Asya'nın tam orta yerinde, yani 'Araf'ta' veya 'ne Doğu'da ne de Batı'da' veya 'Ne Cennet'e ne de Cehennem'e ait olan bir yerde' kendisini boşluğa bırakıyor.



    Sonuç olarak, yazarın bu romanını da daha önce okuduklarım gibi başarılı ve insanı düşünmeye ve tartışmaya yönlendirici, mizahi yönü de olan, sürprizlerle desteklenen, akıcı bir roman olarak görüyorum.