• Odun Olsun, Bizden Olsun.

    Türk hayatında partizanlık, “ne olursa olsun, bizden olsun” anlayışını hâkim kılmıştır. Parti disiplini ve parti aidiyeti bizimkinden çok daha uzun ve kuvvetli olan Avrupa toplumlarında partizanlık zayıfladı ve birçok alanda hiç doğmadı.

    İnsanlar az çok liyakate ve sicile bakarlar. Mesela Sosyalist Parti’deki herhangi bir adamı getirip genel müdür yapmazlar ve başka vasfa da bakarlar.

    Almanya’da, İsveç’te işler daha ciddidir. Bizde ise, tabiri caizse, “odun olsun, bizden olsun” denilir. Bütün partiler, bütün görüşler için bunun böyle olduğunu yaşadığınız hayat içinde görürsünüz. Bu kaçınılmaz bir hastalık olarak girmiştir ve bunun temelleri İttihatçı davranışında, misyonunda yatar.

    Bunun aşılması son derece zordur. Çünkü Türk cemiyetinin terbiyesi maalesef bir ölçüde bu İttihatçı modeline dayanır.

    Bu özelliklerinin yanında İttihatçılık, Türkiye tarihinde bir atılımdır, Doğu dünyasında olmayan bir gruptur. İttihatçılar, yeni Türkiye’deki birtakım hastalıklara, totaliteryanizme itibar etmemeyi getirmiştir.

    Bununla beraber Cumhuriyet işe İttihatçı kadroları eleyerek başlamıştır. Yeni Cumhuriyet kadrosunu İttihatçı olarak görmek bir tartışmanın konusudur.