...Spoiler içerecektir...
Bu muazzam kitabı okurken; Tren raylarına atladığı anda yaşadığı pişmanlığın içindeki çaresiz Anna’ydım.
İtibarını yitirmemek için onursuz bir adama dönüşen, onurlu davranmak için mantığını ve kendini kaybeden Aleksey’dim.
Yakışıklı bir piçle gönlünü eğlendirebileceğini sanıp, onun için dağları delecek Levin’i cebinde tutmaya çalışan ama yaşadığı gerçekte yataklara düşen, nihayetinde aşkın sihriyle tekrar hayata dönen Kiti’ydim.
Ve tabi ki ne hissettiyse öyle yaşayan ve yaşatan, her dönemde bulunan saçma düzenlere boyun eğmeyen, çocuğuna duyduğu şüpheyi bile açık açık sevdiceğine söyleyen Levin’dim.
...Spoiler bitti...
Lev Tolstoy kitaptaki her sahnede bana da vip’den koltuğumu ayırmıştı sanki, öyle bir anlatım. 1000+ sayfaya bakma, zaten uyumadığın, yemek yemediğin, araba kullanmadığın, tuvalete gitmediğin her an elinde isteyeceksin bu kitabı.