Hayattan memnun olmak bir beklenti olmamalı, çünkü her an hayat sizin karşınıza sizi rahatsız edecek şeyler çıkaracaktır. Kötü insanlar, kayıplar, ailevi problemler, sosyal yaşamın getirdiği bunalımlar, maddi sorunlar, manevi buhranlar hep peşimizde olacak. Mutlu olmak yerine bunların eşyanın tabiatından sayıp, yaşamın olağanlığından kabul edip baş edebilmek, bunlarla yaşayabilmek asıl marifet ve başarıdır. Yoksa mutluluk Kaf dağının ardında, bunu herkes çok iyi biliyor.
Yaş 49 olacak bir ay sonra, dışarıdan galiba 55 filan gösteriyorum ki amca-dayı diyen oluyor, yer verenler oluyor, şikayetçi de değilim. Yaş almak hayatın olağan akışını kabullenirsen kötü değil. Ama içimde zaman zaman 18 yaşın coşkusunu da yaşamıyor değilim.
Amca , dayı deme olayını hiç tasvip etmiyorum. Bence karşısında ki kişi öz amcası/ dayısı olmadan ona bu hitabeti kullanan insanlar tamamen cahil ve uslup bilemz kişiler. 38 yıldır İstanbul da yaşıyorum. Burda doğup büyümeme rağmen iki defa diksiyon kursundan istanbul Türkçesi kursu aldım.
İnanın bir çok insan hitap etme konusunda yerlerde.
Kaldı ki bir kadına da “teyze “ diye hitap ettiklerinde bilemezler belki duygusal yoğunluğu var, belki onu daha çok üzecekler..
belki de muhakemeleri de yok o insnaların ya, bu yüzden neyi nerde kullanacaklarını bilmiyorlar. Çok yazık.. karşılaştığımda çok acıyorum öyle hitap edenlere… ☺️ var olun
“Eğer zaman makineniz olsaydı ve geçmişteki herhangi bir yazarla tanışma fırsatınız olsaydı, kiminle tanışmak isterdiniz ve ona hangi kitabı imzalatmak isterdiniz?” 🙃 🤔