Herman Melville’in Katip Bartleby kitabı ilk bakışta basit bir hikâye gibi görünse de, satırların arasında insanın modern hayattaki yalnızlığına ve yabancılaşmasına dair çok şey gizli. Bartleby’nin sürekli tekrarladığı “Yapmamayı tercih ederim” cümlesi aslında onun sessiz bir isyanı. Ne bağırıyor, ne kavga ediyor, sadece var olan düzene uymamayı seçiyor.
Okurken bir yandan Bartleby’ye kızdım, çünkü onun pasifliği insanın içini sıkıştırıyor. Ama diğer yandan, o duruşta bir özgürlük ve aynı zamanda derin bir çaresizlik de hissettim. Sanki modern dünyada hepimizin içinde taşıdığı ama dile getirmediği bir “yapmamayı tercih ederim” hali var.
Melville’in dili yalın ama verdiği duygu çok güçlü. Bu kitap, topluma, işe, düzene uyma zorunluluğumuzun aslında ruhumuzdan ne kadar şey götürdüğünü hatırlatıyor.
Benim için Katip Bartleby, yalnızca bir karakter hikâyesi değil; insan olmanın, toplumda var olmanın ağırlığı üzerine düşünmeye davet eden kısa ama çok yoğun bir eser oldu.