Filiz Taşcı, bir alıntı ekledi.
22 May 20:29

"Akıl, nesnel düşünebilme yeteneğidir. Aklın temelinde yatan duygusal tutum da alçakgönüllülüktür ."

Sevme Sanatı, Erich Fromm (Sayfa 134 - İlya)Sevme Sanatı, Erich Fromm (Sayfa 134 - İlya)
Abdullah Asal, bir alıntı ekledi.
22 May 14:58

...Devrimci tutum budur. Yani görüş ayrılıkları karşısındaki devrimci tutum, bazı arkadaşların yaptığı gibi, bu ayrılıkları örtbas etmek değil üstüne üstüne gitmektir.

Mahir Eylem Günlüğü, Ali Yıldırım (Sayfa 37 - İtalik Yayınları)Mahir Eylem Günlüğü, Ali Yıldırım (Sayfa 37 - İtalik Yayınları)
Okan, bir alıntı ekledi.
21 May 18:14 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:

«— Ümmetimin alçak gönüllülerini görünce onlara karsi siz de alçak gönüllü olunuz. Fakat ümmetimin kibirlilerini görünce siz de onlara tepeden bakin. Bu tutum onlari horlar ve küçültür.»

Kalplerin Keşfi, İmam Gazali (Sayfa 367)Kalplerin Keşfi, İmam Gazali (Sayfa 367)
Fulya Pirim, bir alıntı ekledi.
21 May 13:23 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hasete karşı savunma çoğu zaman nesnenin değersizleştirilmesi biçimini alır. Bozma, kirletme ve değersizleştirme hasetin içkin öğeleridir. Değersizleştirilen nesne, haset duyulacak bir nesne olmaktan da çıkar. Bu yöntem kısa sürede idealleştirilmiş nesneye de uygulanır: Değersizleştirilir ve böylece artık idealleştirilmesi de imkânsızlaşır. İdealleştirmenin çöküşünün ne kadar kısa sürede gerçekleşeceğini belirleyen etken, hasetin şiddetidir. Ama hasete karşı bir savunma olarak değersizleştirme ve nankörlüğe her düzeyde başvurulur; bu tutum, bazı insanlarda nesne ilişkilerinin değişmeyen bir özelliği haline gelir.

Haset ve Şükran, Melanie Klein (Sayfa 65 - Metis Yayınları (Ötekini Dinlemek-6))Haset ve Şükran, Melanie Klein (Sayfa 65 - Metis Yayınları (Ötekini Dinlemek-6))
Pol Gara, bir alıntı ekledi.
21 May 13:11 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Sıcacık kürküne kelli felli bir edayla sarınarak, Rus insanı için daha güzeli düşünülemeyen bir tutum takındı: Yani hiçbir şey düşünmüyordu, birbirinden daha çekici düşünceler, arkalarından koşma zahmetini vermeden, kendiliğinden geliyorlardı. Neşeli neşeli geçirdiği akşamın hoş yönlerini, o küçük topluluğu güldüren bütün nüktelerini, bunların çoğunu kendi kendisine hafif sesle yineliyor, gene ilk söylediği zamanki gibi güldürücü buluyor; yeniden, içinden gelerek gülüyordu. Ama arada sırada hızını artıran sert bir rüzgâr, ona engel oluyordu. Birdenbire, nerden, niçin kopup geldiği bilinmeyen bu rüzgâr, yüzünü sanki ustura gibi kesiyor, yüzüne kar taneleri serpiyor, paltosunun yakasını yelken gibi savuruyordu, ya da birdenbire, güçlü bir itişle yakayı kafasına fırlatıyor, büyük adam da başını çıkarmak için akla karayı seçiyordu. Birdenbire birisinin güçlü bir biçimde yakasına yapıştığını duyumsadı; arkasına bakınca kısa boylu, yıpranmış üniformalı bir adam gördü, büyük bir korkuyla bu adamın Akakiy Akakiyeviç olduğunu anladı. Memurun yüzü kar gibi apaktı, tıpkı bir ölü gibi bakıyordu. Ama büyük adamın korkusu büsbütün arttı. Hayalet, ağzını çarpıtıyordu. Ürkütücü bir mezar korkusu saçarak şu sözleri söyledi: “Sonunda, şey, seni… yakana yapıştım! İşte senin palton gerekli bana…. Benimkiyle hiç uğraşmadın. Üstelik de beni haşladın. Şimdi çıkar bakalım paltonu!” Neredeyse, zavallı büyük adamın yüreği duruverecekti. Dairede, genellikle kendisinden aşağı rütbedeki insanlar yanında çok güçlü bir istenç gösteriyor, herkes, erkek yüzüne, boyuna bosuna bakınca, “E, yaman adam doğrusu!” diyordu, ama şu anda, pehlivan yapılı görünen insanların çoğu gibi öyle bir korktu ki, az kalsın düşüp bayılacaktı. Omuzundan ivedilikle kürkünü çıkardı. Sesi çıktığınca haykırarak, “Eve,” dedi, “Son hızla!”

shf: 73, 74

Palto, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 73 - ...)Palto, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 73 - ...)
Şerife Karakaya, bir alıntı ekledi.
21 May 12:29 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Genç. Ama her şeyi yaşamış da, artık hiçbir şeye aldırmıyor gibi bir tutum içinde.

Çocukluğun Soğuk Geceleri, Tezer Özlü (Sayfa 41 - YKY)Çocukluğun Soğuk Geceleri, Tezer Özlü (Sayfa 41 - YKY)
Tuğba KARA, bir alıntı ekledi.
21 May 01:14 · Kitabı okuyor

Nietzsche'ye göre her duygu, görüş, tutum ve davranış aslında kendini aldatma ve yalandan ibarettir.Herkes, kendi kendisine en uzak olandır.

Dokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa MerterDokuz Yüz Katlı İnsan, Mustafa Merter
Hasibe^^, bir alıntı ekledi.
21 May 00:46 · Kitabı okuyor

Müminin görevi, Âmentüyü bir ilaç prospektüsü gibi ezberlemek değil, acı gibi gelsede ilâcı içer gibi onu ruhuna geçirmesidir, onunla ruhunu özdeşleştirmesidir, ruhunu âmentüleştirmesidir. İçilen ilâcın bir süre sonra, kanda, damarlarda ya da uzuvlarda kendini belli etmesi gibi, ruha geçirilen islâm bildirisi de, insanın tutum ve davranışında, ahlâk ve eyleminde kendini gösterecektir.

Diriliş Muştusu, Sezai Karakoç (Sayfa 43)Diriliş Muştusu, Sezai Karakoç (Sayfa 43)
Serkan Yıldız, İsmail'i inceledi.
 20 May 15:45 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

İnsanların (kendimiz dahil) kendi aralarındaki ilişkilerini gözlemlediğimizde, neden doğaya karşı bunca ceberut bir tutum takındığını anlayabiliriz. Muktedir olmak ve hükmetme arzusu en güçlü en temel dürtülerden biri. Etrafınıza bakın “asa kimdeyse Musa o” aritmetiğini her sosyal ilişki içinde göreceksiniz. İsmail asanın sizde olması Musa olduğunuz anlamına gelmez diyen, düşünen bir goril.