Tuğçe

Tuğçe
@tuucceee
5 Aralık
26 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
Reklam
Az veya çok her birimiz istemediğimiz şeyleri yapmaya, istemediğimiz ortamlarda bulunmaya zorlanmışızdır. Dünyayla bağlarını mümkün olduğunca kısıtlı tutmaya çalışan ve önceliği öğrenmek olan iki entelektüel insanın evinde doğsam çok daha mutlu bir çocukluğum olacaktı. Ama böyle bir evde mutsuz olacak kimselerin sayısının hiç de az olmadığını, birimizin cennetinin diğerinin cehennemi sayılabileceğini biliyorum. Sorun daha çok, doğuştan getirdiğimiz özelliklerimizin anormal görülmesi, "düzeltilmeye" çalışılması ve içimize uymayan bir dış'a uymaya zorlanmamız, bu sırada psikolojik, fiziksel, pratik birtakım baskılar görmemiz, manipüle edilmemiz. Çocuğun kendisine ait bir kişilikle dünyaya geldiğini ve bu kişiliğe saygı duymanın onu kötü, ölçüsüz, umursamaz yapmayacağını anlamamız gerekiyor. Gerçek tam tersi. Çocuğun doğuştan getirdiği kişiliğine ne kadar saygı duyar, bu kişiliği ne kadar desteklersek çocuk kendisine ve dünyaya o kadar saygılı, o kadar güçlü hale geliyor.
Sayfa 31
ilk yuvamız olan anne rahminin bizi koşulsuzca kabul edip sarmalayan, şefkatli, rahat, güvenli bir yer olduğunu anlatmıştım. Anne rahminden çıktığımızı hemen anlayamıyoruz ve meme ya da memeye alternatif olan her ne ise o sevildiğimiz, onaylandığımız, teskin edildiğimiz bir ikame haline geliyor bu geçiş sürecinde. Küçük bir çocukken korktuğumuzda, endişelendiğimizde kucağa, memeye ya da insan eliyle verilebilecek biberona ihtiyaç duymamızın nedeni de bu. Sıcak rahmin bizi kuşatıp sarması gibi, şimdi bizi olduğumuz kişi olarak seven ve onaylayan bir insanın sıcak teniyle, gözleriyle temas, bizde aynı teskin edici etkiyi uyandırıyor. Anne rahmine geri dönme isteği, psikanalizde konuşulan konulardan. Psikanalitik literatürde çokça yer kaplayan "kucak" ve "meme", rahmin fiziksel ve psikolojik sıcaklığının sembolü. Kabul görmemeyi hem fiziksel hem psikolojik anlamda "soğuk" bir durum olarak algılıyor ve psikolojik anlamda üşüdüğümüzde "sıcak" bir sığınağa, yatağın, yorganın, hırkanın şefkatine ihtiyaç duyabiliyoruz.
Sayfa 19