Biz, zorlama olmadan boru hattını kapatarak, Saddam'a karşı kurulan Birleşmiş Milletler Koalisyonuna ve Bush'a moral destek verip, onları toparlamış olduk...
Ben, Baker'in hangi tarihte geleceğini biliyorum.. Bizim Dışişleri de, 'gizli haber' diye veriyor. Halbuki aynı saatte, CNN televizyonu da, Baker'in geliş programını veriyor...
Şimdi herkes Atatürkçülükten bahseder, Atatürk'ü göklere çıkartır... Ama bürokrasi, bütün çizgisi ile İnönü çizgisindedir... Atatürk çizgisinde asla değildir... İsmet İnönü, bir nevi son Osmanlı Paşası'dır... Atatürk ise, statükoyu değiştirmeye çalışan bir reformcudur hep... Askeri, sivili, hariciyesi, dahiliyesi ile, Türk bürokrasisi, Atatürk'ün değil, İsmet İnönü'nün çizgisindedir...
Türk dış politikasında, iki çizgi var... Biri Atatürk'ün, biri İsmet Paşa'nın çizgisi... Atatürk, şartlar elverince, Hatay'ı alıyor. Boğazlar rejimini Montrö'de değiştiriyor... İtalya'ya ve Almanya'ya karşı, İngiltere'nin, Fransa'nın yanına geçiyor... Fakat İnönü'nün çizgisi fevkalade tutucu... Sadece statükoyu devam ettiriyor. Alınabilecek şeyleri de almaya çekiniyor.
Dışişleri Bakanlığı'nın görevi, Türkiye'nin durumunu ve çıkarlarını korumak... Türk sınırlarını muhafaza etmek... İnanmışlar ki, biz başımızı çıkartırsak, bizi muhakkak vururlar. Onun için, etliye, sütlüye karışmayalım...