En adil davranılması gereken mahkeme salonunda renginden ırkından dolayı birey için doğru karar verilmeyip olmadık şeyler yaşamasına sebep olması, en kötüsü yine gerçek olabileceğini bilmek çok üzücüydü....
Okudukça ne kadar çok dinî bilgi eksiğimin olduğunu fark ettiğim, her sayfasında bu anlamda bir şeyler öğrendiğim, bülbüllere bakışımın değiştiği, cümlelerin yormadığı, zihnimi bulandırmadığı ramazan başında çıktığım güzel bir yolculuk oldu. Bülbülün ağzından peygamber efendimizin doğumundan ölümüne kadar yaşadıklarını 99.999 kelime ile roman olarak okudum, bülbülün anlatımıyla bende semalarda uçtum ve sanki yaşananlara şahit oldum.. Öğrendiklerimin yanıma kâr olarak kalacağı birçok şey var ama etkilendiğim İslamiyetten önce kız çocuklarının yaşadıklarıydı...
Bitmesin diye ağırdan aldığım, uygulamaya bir sürü güzel alıntı kaydettiğim, bazı cümlelerde kendimi bulduğum, yazarın bazı cümleleri nasıl kurduğunu düşündüğüm beni çooook mutlu eden bir kitaptı. Mutlu son olması da cabası
Bu kitaba da kalbimi bırakıyorum ️
Herkes kitapta kendini bulmak, alıntılarla etkileyecek bir şeyler olmasını isterya bende her kitaba olduğu gibi bu kitaba da bu yönde düşüncelerle başladım. Ama bende bu şekilde ilerlemedi bu kitap. Babasının biriciği, kelebeği olan Kimya kızın, göğsüne yaslandığında sanki korkunç bir fırtınadan koca bir dağın kuytu
köşesine gizlenerek korunduğunu hissettiği babasının ölümünden 6 ay sonra annesini istemeye gelen Mevlana'yı yüreğinde büyük bir sevinç ile ilahi kaderin hoş sürprizi olarak karşılamasını; 15indeyken şems'in tabiriyle dedesi yaşındaki ihtiyarda Kimya'nın deyişiyle kendini bulmasını kabullenemediğim içindir. Bilmiyorum ben bunlara takılıp okuyamadım. Sevemedim.
Ben bu kitabı unutamam diyorum başka da bir şey demiyorum
Böyle düşünen, bu kadar kötü niyetli üstüne birde bu anlatılanları yaşayan insanlar olduğuna inanmak istemiyorum.