Bir kadın bize çiçekleri sevdiğini söylese, ama onları sulamasa, çiçekleri "sevdiğine" inanmayız. Sevgi, sevdiğimiz şeyin yaşaması, gelişmesi için duyduğumuz etkin ilgidir.
Eğer sanattan zevk almak istiyorsanız, sanattan anlayacak biçimde yetişmeniz gerekir; öbür insanları etkilemek istiyorsanız, onlar üzerinde gerçekten uyarıcı, geliştirici bir etki yaratabilecek durumda olmalısınız.
Kendinden bir şeyler verebilen kişi zengindir: Çünkü başkalarına kendinden bir şeyler bağışlar gibidir. Şu var ki varlıklarını sürdürmek için gerekli en ilkel gereksinimlerinden başka bir şeyi olmayanlar maddesel şeyler vermenin sevincini duyamazlar. Oysa yaşadıklarımız bize, kişinin temel gereksinmesi dediğimiz şeylerin, kişiyle birlikte, elinde bulunanlara da bağlı olduğunu gösteriyor.
Özenme, kıskançlık, hırs, türü ne olursa olsun açlık: Bütün bunlar tutkulardır; oysa sevgi zorunluluk altında değil, yalnızca özgürlük içinde gerçekleşebilecek bir eylemdir; insanca güçlerin ortaya dökülmesidir.