Ümit Taşlıcalı

Ümit Taşlıcalı
@udebakitap
》Yazar Adayı, Okur Zihninden Notlar
Türk Dili ve Edebiyatı
Kocaeli
41 okur puanı
Eylül 2025 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Modern çağın görünmez insanları üzerine yazılmış yalnızlık romanı
Puan vermedi·248 syf.··
2026 27. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 21:18
Değerli yazar
Şermin Yaşar
Şermin Yaşar
bu eserinde çoğu insanın fark etmeden geçtiği küçük acıları merkeze koymuş. Yazarın kaleminin samimi oluşu, okuru adeta karakterlerin arasına sessizce sokuyor. Bu yüzden
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,3bin okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Reşat Nuri 1917'de bir köye ziyarete gider ve...
10/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 05:20
Reşat Nuri, Bursa Erkek Lisesi'nde öğretmenlik yaptığı 1917 yılında bir gün lşıklar Askeri Lisesi'ne ders anlatmaya gider. Lisenin yakınında Zeyniler isminde bir köy vardır. O köye ziyarete
Edebiyat
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,1bin okunma
Kamusa uzanan el, namusa uzanmıştır!
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 06:50
Dil, üslûp, ahlâk, terbiye, gelenek ve görenek bakımından içimizin sızladığı, birbirimizi dinlemek ve anlamaktan uzak kaldığımız, kabalığın nezaketten üstün tutulduğu bu dönemde, ortak değerlerimize
Edebiyat
İstanbul TürkçesiReyhan Çınar · Doğan Kitap · 202586 okunma
Germinal! Germinal! Germinal!
9/10
·556 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2026 16:50
Emile Zola toprağa verilirken, Fransa’nın maden işçileri mezarı başında tek bir kelime haykırıyordu: GERMINAL! GERMINAL! GERMINAL! Bu bir ağıt değildi, bir yakarıştı. Çünkü bu kitap sadece okunmamış; yaşanmış ve yaşanmaya devam ediyordu. Bir yazarın bazen bir ordudan daha güçlü olabileceğini ben bu romanda gördüm. Fransa'da hak arayışı içinde olan maden işçilerinin şiddet dolu ve en gerçekçi hikayesini okudum. Aç kalan, hayatta kalabilmek için çırpınan insanların, "Ekmek istiyoruz!" çığlıklarıyla nasıl en vahşi hayvandan farkı kalmadığını en çarpıcı haliyle gördüm. Daha çocuk olamadan işçi olmuş minik yüreklerin yaşam mücadelesine şahit oldum. Germinal, açlığın insanı nasıl susturmadığını; aksine, toprağın altında ezilenlerin bir gün yerin üstünü sarsacak bir ses hâline geldiğini anlatan bir romandır. Beş sinema uyarısı ve yüzden fazla ülkede yayımlanan çevirisi ile şüphesiz Zola'nın ve Fransız edebiyatının en iyi romanı. Germinal, Latincede tohum, tomurcuk, filiz anlamına gelen "germen" sözcüğünden türemiş Fransızca bir sözcük olup Fransız Cumhuriyetçi takviminin 7. ayı anlamına da gelir. Romanda adı geçen birincil karakter Etienne Lantier, Emile Zola'nın Meyhane romanının da baş karakteridir. İşçi sınıfının temsil romanı olan Germinal; yazarın 20 kitaptan oluşan "Rougon Macquart" serisinin 13. romanıdır. Siz bu romanı okudunuz mu? Mutlaka okuyun!
Edebiyat
GerminalEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201914,3bin okunma
Bukowski'nin Kadınları
8/10
·192 syf.··
2025 57. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2025 01:41
Bukowski'nin Kadınları
Bukowski'nin Kadınları
Nazan Arısoy
Nazan Arısoy
"Ben bence yazdım, onlar kendince okudu" diyen Bukowski'yi "Naz'ca" yazan değerli kalem Nazan Arısoy'dan bir muhteşem biyografi daha. Bazen Nazım olarak okudum Nazan Hanım'ı, bazen Cemal Süreya, bazen Virginia Woolf, bazen Frida Kahlo, bazen Kafka... Üstüne giydiği yazar hırkası kime ait olursa olsun, onun biyografileri ve yorumu, bir yazardan çok yaraya eğilen bir tanığın sesi gibi. O, hayatlarına tanık ettiği isimleri ne yüceltiyor ne de taşlıyor, sadece okuru "onunla" bir süre aynı odada kalmaya davet ediyor. İşte böylece, oturduğumuz yerden "çapkın, alkolik, serseri, seks düşkünü, aciz, komünist, feminist vb." diye etiketlediğimiz yazarları yerinden, derinden ve yeniden anlamaya başlıyoruz. Bu romanı Nazan Arısoy’un gözünden okuduğumda, yalnızca erkek arzularının hoyrat bir dökümünü değil, aksine, sevilmeyi beceremeyen bir adamın, kadınlar üzerinden kendine attığı çentiklerin hikâyesini okudum. Bukowski için her kadın bir kaçış değil, bir yüzleşmedir; her yakınlık biraz daha fazla yalnızlık getirir. Yazarın dili de tam bu noktada incelir; Bukowski’nin küfrünü, düşkünlüğünü ve serseriliğini parlatmaz, ama altındaki acı çekme ihtiyacını okuyucaya görünür kılar. Biyografi meraklılarını Nazan Arısoy'un kalemini tanımaya davet ediyorum.
Edebiyat
Bukowski'nin KadınlarıNazan Arısoy · Dokuz Yayınları · 2018242 okunma