Sedanur

... Müslümanların İsrail'le alış veriş yapması caiz değildir. Bu hüküm tüm İslam ülkelerini bağlamaktadır. Müslümanlar, İsrail mallarına verdikleri her kuruşun İsrail'e gittiğini, İsrail'in elinde füzeye bombaya ve mermiye dönüştüğünü ve İsrail'in bunlarla bizi öldürdüğünü ya da tehdit ettiğini bilmelidirler. Hatta bu boykot, İsrail'e her türlü desteği sunan ABD başta olmak üzere, İsrail'i destekleyen tüm ülkeleri içine almalıdır. Tüm Müslümanlara düşen, uçağı, arabası, hamburgeri, pizzası, kolası ve sigarasıyla tüm ABD mallarını boykot etmektir.
Sayfa 155·Kitabı okudu
Reklam

Sedanur

, bir kitap okudu
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
4 günde okudu
·
2021 6. kitabı
Yusuf el-Karadavi
9.1/10 · 2.797 okunma
Kudüs, öncelikli hakları olsa da yalnızca Filistinlilerin değildir. Ümmetten önce onu koruması gereken kimseler olmalarına karşın sadece Arapların da değildir. Aksine Kudüs, yeryüzünün doğusunda ve batısında, kuzeyinde veya güneyinde olsun, yöneten veya yönetilen, tahsili veya tahsilsiz, zengin veya fakir, erkek veya kadın olsun bütün Müslümanlarındır. Herkes konumu ve imkanı nispetinde kendine düşen görevi yapmakla sorumludur. O halde ey İslam Ümmeti! Bıçak kemiğe dayanmış durumda, tehlike sirenleri de Kudüs ve Mescid-i Aksa için çalıyor, artık uyanın! Yüce Allah şöyle buyuruyor: " De ki: (Yapacağınızı) yapın! Amelinizi Allah da Resulü de müminler de görecektir. Sonra görüleni ve görülmeyeni bilen Allah'a döndürüleceksiniz de O size yapmakta olduklarınızı haber verecektir. " (Tevbe, 9-105)
Vatan toprağını özgürlüğüne kavuşturana dek düşmanla savaşmak, öncelikle o toprağın asıl sahiplerine farz-ı ayn'dır. Eğer bunlar kendi topraklarını savunamıyorlarsa o zaman bu görev o toprak civarındaki diğer Müslümanların olacaktır. Onlar da yeterli olmazsa tüm Müslümanları kapsayana dek ümmetin görevi haline gelecektir. İslam dini, Müslümanların, İslam topraklarının bir karışından bile feragat etmelerine asla cevaz vermemektedir. Söz konusu İslam toprağı, Müslümanların ilk kıblesi ve üçüncü kutsal mescidi ise özgürlüğüne kavuşturmak için yürütülen cihad, Allah katında en şerefli, en büyük ve en yüce cihattır. Bu toprakları işgal edenler, nasıl birtakım dini gerekçe ve vaatlerle bize karşı savaşıyorlarsa, bize düşen misliyle onlara karşılık vermemizdir. Onlar Tevrat'a dayanarak bizimle savaşmaları halinde biz de Kur'an'a dayanıp onlarla savaşmalıyız. Onların referansı Talmut ise bizim de referansımız Buhârî ve Müslim olacaktır. Onlar, "Bizim kutsal günümüz Cumartesi'dir" diyecek olurlarsa onlara, "Bizim de kutsal günümüz Cuma'dır" diyeceğiz. Onlar için önemli olan "Heykel" ise bizim için önemli olan "Aksâ" dır. Şayet onlar, Yahudilik bayrağı altında birleşip bize karşı savaşırlarsa bizim de İslam sancağı altında birleşip onlara karşı savaşacağımız muhakkaktır. Onlar, ordularına Musa ismini verecek olurlarsa biz de o vakit ordularımıza Musa, İsa ve Muhammed -Allah'ın salât ve selâmı üzerlerine olsun- isimlerini vereceğiz. Zira bizler Hz. Musa'ya onlardan daha layık ve onda daha hak sahibiyiz.
Sayfa 51·Kitabı okudu
İsrail'i korkutan davaları uğrunda baş koyan, canlarını Allah'a satan ve ölüme aldırış etmeden kendini feda eden gençlerdir. Bu yiğitler, düzenledikleri şehadet eylemleriyle İsrail'in ve Yahudilerin korkulu rüyası haline gelmişlerdir. Onlar iyi biliyorlar ki demiri körelten ancak demirdir! Mücahit Filistin halkının yüreğini, direniş azmini ve fedakarlık ruhunu taşımaya devam eden bu yiğitler, kutsal toprakları ve Mescid-i Aksa'yı özgürlüğüne kavuşturmak için hayatını, sahip oldukları en değerli varlıklarını feda eden mümin kimselerdir. İslami Direniş Harekatı (HAMAS) 'a mensup yiğitler ve onların yanında durup bu şanlı cihada destek veren halkın onurlu evlatlarıdır. Bunlar, cennet karşılığında canlarını Allah'a satan, Allah yolunda tüm bela ve musibetleri göğüsleyen, zindanlara atılan, işkencelere maruz kalan fakat sabır, azim ve kararlılığından hiçbir şey yitirmeyen yiğitlerdir. " Onlar, Allah yolunda başlarına gelenlerden dolayı ne gevşeklik gösterdiler, ne boyun eğdiler. Allah, sabredenleri sever. Onların tek söyledikleri şuydu : Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işimizdeki aşırılıklarımızı bağışla; ayaklarımızı sabit kıl; kafirler topluluğuna karşı bize yardım et! " (Al-i İmran, 3/146-147)
Sayfa 30·Kitabı okudu
Reklam