Aslında paranın ya da faizin direkt olarak kendisiyle bir derdi yoktu. İtibari paradan ve uluslararası bankacılık sisteminden nefret ediyordu. Zira bu ikiside yahudinin sıçtığı boktur. İtibari para bir ponzi sistemidir. Düşük ve orta gelir gruplarını, banka elitlerinin, plütokratların ve politikacıların yararına olacak şekilde fakirleştirir. Şeytani bir servet aktarımıdır. Uluslararası bankacılık ise paraya etik olmayan yollardan ulaşanların aşırı yüksek faizlerle goyim milletleri sömürmesidir. Merkez bankacılığı sistemi, tefeciliğin genişlemiş ve kurumsallaşmış bir halidir.