Ölümün ağzımdaki tadı bana hem bir yön çizdi hem de cesaret verdi.En önemlisi bana kendim olma cesaretini verdi.Ben bir profesör müyüm ? Filolog muyum? Filozof muyum ? Kimin umurunda?
Hastalığım, beni ölüm gerçeği ile yüz yüze getirdi .Bir süre ,beni genç yaşımda öldürecek bir hastalığım olduğuna inandım.Ölümün sizi tehdit etmesi gibi bir durum büyük bir lütuf:Hiç durmaksızın yazdım durdum,çünkü yazmam gerekenleri bitiremeden öleceğimi sanıyordum. Felaketle sonlandığında o Eser daha büyük olmaz mı.?