İnsandaki boşluk, yalnızlık, hayatı anlamlandıramama hislerini çarpıcı bir dille anlatmış kitapta Albert Camus. Okurken siz bile kahramanı suçlayabiliyorsunuz bazen. Ama kahramanı dinledikçe kendinizi de kalıplarınız içinde sıkışmış hissediyorsunuz ve birşeyleri zihninizin süzgecinden geçirmeye başlıyorsunuz. Spoiler vermemek adına olay örgülerinden bahsetmek istemiyorum. :) Genelde okuduğum kitapları renklerle tarif ederim. Bu kitapta anlatılan tüm olaylar ve kişiler bana gri rengini çağrıştırdı. Yani renksiz, duygusuz, ruhsuz bir adamın dünyası. (Ruhsuzluğu konusu tartışılır bu arada. :) )
Kısacası okunulası ve üzerinde düşünülesi bir kitap .