Ata Ulupınar

Artık bin parçaya bölünmeye gerek yok.
Duygularda da o öylesine tutumlu davranmak gerekmişti ki, insan onları olsa olsa dil sürçmeleriyle ele veriyor ve hemen örtbas etmek istiyordu. Eskiden bütün bedenin katıldığı yaşama sevinci artık ağır ve sessiz duran elin ürkek ve utangaç bir parmağının ara sıra titremesiyle kendini gösteriyor, bunun üzerine öteki el bu eli hemen örtüyordu. Yine de ürkek ve kişiliksiz birine dönüşmedi annem. Direnmeye ve kendini ortaya koymaya başladı. Artık bin parçaya bölünmesi gerekmediğinden, giderek kendine geldi. Kararsızlığı bir yana bıraktı. İnsanlara kendisini artık az çok iyi hissettiği yüzüyle gösteriyordu.
Sayfa 46·Kitabı okudu
923
gece ilerledikçe nasıl artıyor dağların ağırlığı cimin dağı öteden şu adını aklımda tutamadığım ova köylerini nasıl eziyorlar ... uzak uzak allahım memleketim demiş ki mustafa kemal "... memleket demiş asrı medeni ve müreffeh olacaktır behemehal bu demiş bizim için bir hayat davasıdır." 923'de demiş.
yanlışım mı var yoksa geciktim mi nureddin'den sonra bu ilk sonbahar
Sayfa 23·Kitabı okudu
hürriyet ve istiklal benim karakterimdir-I
gece sabaha karşı en kilitli kapılarım açılacak yalnızlığımdan çıkıp gideceğim ne sensiz kalırsam korkusu ne kitaplarda okuyup altını çizdiklerim ne alkol tutabilecek beni ne ölüm telaşı
Sayfa 133·Kitabı okudu
hürriyet ve istiklal benim karakterimdir-II
bir gece sabaha karşı dehşetini birden kaybedecek gelmeyişin ıslığımın tadında bir değişme iç tartışmalarımda büsbütün başka bir tutum büsbütün başka kıvılcımlar ve en padişah korkulara direnebilen yepyeni bir mustafa kemal davranışı
Sayfa 134·Kitabı okudu