Geri Bildirim
  • Bahçedeki her zamanki köşesine gecip yine düşüncelere dalmıştı. İşte tam bu vakitler, tam bu durumdayken içindeki ağrı tekrar nüksediyordu. Telefonunu aldı, rehberi açtı ve belki konuşup dertleşecek, ona ne yapması gerektiğini söyleyecek biri bulma umuduyla tek tek baktı kayıtlı kişilere. Sonucu biliyordu ama umut işte. Zaten olsa da konuşamazdı. Ne diyebilirdi ki ? Ya da karşıdaki ne yapabilirdi ki? Hiçbir insana güvenmediği için, bu güven içinde o kadar birikmişti ki artık taşıyamıyordu. Bunun tümünü birine adamak istiyordu. Bir dost, bir arkadaş, bir sırdaş... Ama sonunda yine güvenemeyeceği için, kendisi yine bu bahçede, bu saatlerde, bu kahveyle baş başa kalacaktı. Ve yine bir kısır döngü...
  • Bir hidayet rehberi olan Kur'an 'ın kelime anlamlarından biri " Okumak" demektir. En çok okunan ve okunması gereken kitap olduğundan dolayı ona. Okumak , okunması gereken kitap anlamında olmak üzere KUR'AN ismi verilmiştir.

    "Yaratan Rabbinin adıyla oku. " (Alâk Sûresi 1. ÂYET)

    "O İnsanı bir kan pıhtısından yarattı." ( Alâk Sûresi 2.ÂYET)

    " Oku, O keremine son olmayan Rabbindir."( Alâk Sûresi 3.ÂYET)

    " O , kalem ile yazmayı öğretendir." ( Alâk Sûresi 4.ÂYET)


    Kur'an'ın yirmi üç yıl boyunca değişik sebeplere ve şartlara göre ve farklı zamanlarda inzal buyurulması, onun İrşat ve ıslah etmek istediği insanın psikolojisine uygun bir terbiye usulü izlenmesi ile yakından ilgilidir. Çünkü akıl, serbest irade ve düşünce sahibi olan insan;
    - Öğrenme,
    - Anlama,
    - intibak etme kabiliyetindedir.
    Onun, herhangi bir şeye alışabilmesi gibi, alışkanlık haline getirdiği bir davranışı terk etmesi de bir zaman gerektirir. İşte Kur'an'ın bir defada değil de, zaman zaman inmesi buna dayanır.

    Kur'an çeşitli özellikleriyle değişik şekillerde tarif edilmiştir. Bunlar arasında onu şu şekilde tarif etmek mümkündür:

    "Kur'an, Hz. Muhammed (s.a.v) ' e yirmi üç yıllık peygamberlik süresi içinde arapça olarak indirilen, lafzı ve manasıyla vahiy kaynaklı olan, Fatiha suresiyle başlayıp Nas suresiyle biten, Mushaflarda yazılı, mütevatir olarak nakledilegelen ve tilavetiyle ibadet edilen Yüce Allah'ın mucize kelamıdır."

    Ayetlerde ifade edildiği gibi Kur'an, sadece Araplara değil , aksine tüm insanlığa gönderilmiştir.

    Lafız ve manasıyla mucize Kur'an'ın bir benzerinin insanlar tarafından meydana getirilmesi mümkün değildir. İnzali, kıraati, yazılması, asliyetini muhafaza etmesi, ayet ve surelerinin tertibi, meseleleri ele alış tarzı, ahiret âleminden haber vermesi, verdiği tüm haber ve bilginleri doğru çıkması ona ait dikkat çekici özelliklerdendir.


    Bugün dünyada her gün çok sayıda insan,ya Kur'an'ın aslını okumak ve dinlemekle ya da tefsirlerine yönelmekle Müslüman olmaktadır. Bu durum, bir yandan Kur'an'ın nasıl bir kitap olduğunu gösterirken, öte yandan insanlığa haykırmaktadır.


    Not: Kur'an-ı Kerîm ve Türkçe Meâli'nin önsözünden alıntıdır.

    Benim Kur'an-ı Kerim hakkında bir şeyler söylemem ne haddime, benden daha bilgili kişilere bırakıyorum.


    Kur'an-ı Kerîm'den kişisel gelişim konuları:

    İsra 37:Kibirli olma, alçakgönüllü davran!
    Müddesir 1-5:Kendini fazla abartma!
    Tekvir 25-27:Her şeyin üstesinden gelemeyeceğini asla unutma!
    Bakara 156:Çaresizlik tuzağına düşme! Her zaman bir umut ışığı olduğunu aklından çıkarma!
    Beled 5-6:Her şeye hâkim olmak için uğraşıp hayatı yaşanmaz hale çevirme!
    Hücûrat 10:Büyüklük kompleksine kapılıp insanları ezerek arkadaşlarını kendinden uzaklaştırma!
    Muhammed 7: İyiliği karşılık beklemeden yap!
    Rum 21:Tek başına mutlu olunamayacağını bil. Çevrenin mutluluğu için gayret göster!
    Vakıa 83-87:Ölümden korkmak yerine ölüm gerçeğiyle yüzleş!
    Bakara 263: Yaptığın iyilikleri unut! Anlatarak onları kıymetsizleştirme!
    Furkan 63: Sana yapılan kötülüğün karşılığını vermek yerine öfkenin dinmesini bekle!
    İnşirah 1-3: Seni huzursuz edecek işlerden uzak dur! İhtirasını törpüle!
    Maun 4-5: Eleştirinin keskin bir bıçak olduğunu unutma! Söyleyeceklerini iyi tart!
    Mücadele 7: Hiçbir sırrın sonsuza kadar gizli kalamayacağını unutma!
    Rahman 7-9: Çıkarcı olma! Adil davran!
    Tekasür 1-2:Kibrine yenilip hep daha fazlasını isteyerek hayatını zehir etme!
    Tevbe 40:En zor zamanda bile kesinlikle ümitsizliğe kapılma!

    Fecr 27-28:En sevdiğin şeyleri başkalarıyla paylaşmanın keyfine var!
    Hakka 33-35: Hayatının vazgeçilmezleri olsun. Onları küçük çıkarlar için
    asla feda etme!
    Haşr 10:Muhatabına güvenmek istiyorsan önce sen güvenilir ol!
    Kalem 1-2:Yazdıklarının ve yaptıklarının peşini bırakmayacağını unutma!Gücünü insanların yararına kullan!
    Münafikûn 4: Bencil olma, tebrik etmeyi bil!
    Saff 2:Yalandan uzak dur!
    Yusuf 32-33:Modern hayatın çarpıklaştırdığı kadın-erkek ilişkilerinin hayatını esir almasına izin verme!
    Ankebut 41:İyi bir dostun paha biçilmez olduğunu aklından çıkarma!
    Âl-i İmran 92:İyilik yapma arzunu şarta bağlama! Vermek almaktan daha büyük bir ihtiyaçtır, asla unutma!
    En'am 50: Önyargılarla hayatı kendine zehir etme!
    En'am 60:Bildiklerinle açıklayamadığın şeyler hayatının kâbusu olmasın!
    Felak 1-5:Korkuların tutsağı olarak yaşamaktan vazgeç!
    Hacc 46:Kendini hep daha iyiye ulaşmak zorunda olduğuna koşullanma!
    İbrahim 42: Merhametli olmaktan asla vazgeçme!
    İsra 23:Anne ve babana ‘off' bile deme!
    Nisa 149: Kendini sürekli övmekten uzak dur!
    Yunus 12:Vazgeçilmez olmadığını kabul et!
    Enfal 56:Sözünüzde durmamanın utanç verici olduğunu aklından çıkarma!
    Furkan 43:Heveslerini kendine ilah edinme!
    Necm 3: İnanma duygunu diri tut!"

    Kuran-ı Kerim Türkçe Meali, Elmalılı Muhammed Hamdi
  • "Yaradan vermede, kul istemede umut; postacı olmuş kapıda beklemede."
  • J.D. Salinger Çavdar Tarlasında Çocuklar

    "Anlatacaklarımı gerçekten dinleyecekseniz, herhalde önce nerede doğduğumu, rezil çocukluğumun nasıl geçtiğini, ben doğmadan önce annemle babamın nasıl tanıştıklarını, tüm o David Copperfield zırvalıklarını filan da bilmek istersiniz, ama ben pek anlatmak istemiyorum. Her şeyden önce, ben bu zımbırtılardan sıkılıyorum. Sonra, onlarla ilgili en ufak bir söz etsem, bizimkilere inmeler iner." (Coşkun Yerli'nin çevirisiyle)



    Leo Tolstoy Anna Karenina

    "Mutlu aileler birbirlerine benzerler. Her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır." (Ergin Altay'ın çevirisiyle)



    Jane Austen Aşk ve Gurur

    "Dünyaca kabul edilmiş bir gerçektir, hali vakti yerinde olan her bekar erkeğin mutlaka bir eşe ihtiyacı vardır." (Hamdi Koç'un çevirisiyle)



    Charles Dickens İki Şehrin Hikayesi

    "Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı, hem aptallık, hem inanç devriydi, hem de kuşku, Aydınlık mevsimiydi, Karanlık mevsimiydi, hem umut baharı, hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı, hem hiçbir şeyimiz yoktu, hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam öteki yana - sözün kısası, şimdikine öylesine yakın bir dönemdi ki, kimi yaygaracı otoriteler bu dönemin, iyi ya da kötü fark etmez, sadece 'daha' sözcüğü kullanılarak diğerleriyle karşılaştırılabileceğini iddia ederdi." (Meram Arvas'ın çevirisiyle)




    F.Scott- Fitzgerald Muhteşem Gatsby

    "Toy çağımda bir öğüt vermişti babam, hala küpedir kulağıma. 'Ne zaman' demişti, 'birini tenkide davranacak olsan, hatırdan çıkarma, herkes senin imkanlarında gelmemiştir dünyaya!''" (Can Yücel'in çevirisiyle)



    Sylvia Plath Sırça Fanus

    "Rosenberleri elektrikli sandalyede idam ettikleri yaz; garip, boğucu bir yazdı ve ben New York'ta ne aradığımı bilmiyordum."(Handan Saraç'ın çevirisiyle)



    Herman Melville Moby Dick Beyaz Balina

    "Ishmael deyin bana. Birkaç yıl önce -kaç yıl önce olduğu önemli değil paramın azaldığı ya da hiç kalmadığı bir sırada-, karada da beni ayrıca bağlayan bir şey olmadığı için, bir engine açılayım, bu dünyanın denizlerini şöyle bir göreyim dedim. Ben böyleyimdir; böyle bulurum sıkıntıdan kurtulmanın, uyuşan kanıma hız vermenin yolunu." (Sabahattin Eyuboğlu ve Mina Urgan'ın çevirisiyle)



    Douglas Adams Otostopçunun Galaksi Rehberi

    "Galaksinin Batı Sarmal Kolu'nun bir ucunda, haritası bile çıkarılmamış ücra bir köşede, gözlerden uzak, küçük ve sarı bir güneş vardır. Bu güneşin yörüngesinde, kabaca yüz kırksekiz milyon kilometre uzağında, tamamıyla önemsiz ve mavi-yeşil renkli, küçük bir gezegen döner. Gezegenin maymun soyundan gelen canlıları öyle ilkeldir ki dijital kol saatinin hâlâ çok etkileyici bir buluş olduğunu düşünürler." (Nil Alt'ın çevirisiyle)




    Franz Kafka Dönüşüm

    "Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu." (Ahmet Cemal'in çevirisiyle)




    J.K. Rowling Harry Potter ve Felsefe Taşı

    "Dört numarada oturan Bay ve Bayan Dursley son derece normal olduklarını söylemekten gurur duyarlardı, sağolun efendim. Garip ya da gizemli işlere bulaşacak son kişilerdi. Böyle saçmalıklara kafa yormazlardı çünkü." (Ülkü Tamer'in çevirisiyle)



    Audrey Niffenegger Zaman Yolcusunun Karısı

    "Benim durumunun asıl inanılmaz yanı, aslında gerçek olmam. Bu gelip gitmelerin, yer değiştirmelerin bir mantığı,bir kuralı var mı? Yerinden kımıldamamanın, her anı şimdiki zamanla doldurmanın bir kuralı var mı?" (Elvan Umur'un çevirisiyle)



    John Ronald Reuel Tolkien Yüzüklerin Efendisi : Yüzük Kardeşliği

    "Çıkın Çıkmazı'ndan Bay Bilbo Baggins kısa bir süre sonra yüz on birinci yaş gününü debdebeli bir davet ile kutlayacağını ilan ettiğinde Hobbitköy'de büyük bir heyecan yaşanmış ve söylentiler alıp yürümüştü." (Bülent Somay ve Çiğdem Erkal İpek'in çevirisiyle)



    Hunter S. Thompson Las Vegas’ta Korku ve Nefret

    "Uyuşturucu tesir etmeye başladığında Barstow yakınlarında, çölün kıyısında bir yerlerdeydik." (Nur Kasapoğlu'nun çevirisiyle)




    Zora Neale Hurston Tanrıya Bakıyorlardı

    "Ufuktaki gemilerde, her adamın arzuları vardır. Bazıları için umutlar dalgalarla yanaşır. Diğerleri için ise, rüyalar sonsuza kadar ufukta yol alır, gözden hiç kaybolmadan seyredilir...ve onları gözleyenler hiç sıkılıp gözlerini başka tarafa çevirinceye, zaman onları alaylı bir şekilde silinceye kadar, asla kıyıya yanaşmazlar. İnsan hayatı budur işte..." (Ayla Okyavuz Yazal ve Ayşe Şirin Okyavuz Yener'in çevirisiyle)



    Sue Monk Kidd Arıların Gizli Yaşamı

    "Geceleri yatağa uzanır ve gösteriyi izlerim. Yatak odamın duvarındaki yarıklardan girip, içeride hapsolan arıların gösterisidir bu. Odanın içinde daireler çizer, pervaneninkine benzer sesler çıkarırlar. Yüksek perdeden zzzzzz'ler tenimde mırıldanır."
  • Yaradan vermede, kul istemede umut; postacı olmuş kapıda beklemede.
  • Görmez misin milleti, umut sende, göz sende,
    Herkes bir şey söyledi, kürsü sende, söz sende,
    Ufukta güneş dursun zamana bir düğüm at,
    İşte senin altında Fatih’te gördüğüm at,
    Kalemini hazırla, kılıcı çekme kından,
    Gönülleri fethetmek gaye bu son akından...
    Nefer mi istiyorsun, sahralar kadar dolu,
    Duada evliyalar, secdede Anadolu.
    Anadolu tetikte, Anadolu ayakta,
    Diriler kahkahada, ölüler ağlamakta...
    DENİLİRSE İNANMA, “DAHA DUR, AZ DAHA DUR”... KAYBEDECEK ANIN YOK, ZAMAN HIZLI BAHADIR...
    Şimdi dünya avucunda, nefes alsan duyan var,
    Yazık! Batan gemide yan gelip uyuyan var.
    Uzay gemilerini fezada yürüt artık,
    Sana dar bu hudutlar, hedefi büyüt artık.
    Her damla yaş bir dua, her dua bin bir füze,
    Beklenen hesaplaşma, geldik işte yüz yüze...
    Yarın belki yok yiğit, sanki bu an son andır,
    Zaferi umuyorsan hem inan, hem inandır.
    Biz ki; çağlara mühür vuran nesillerdeniz,
    İstanbul’da sur söyler, Çanakkale’de deniz.
    NE MADALYA, NE ÜNVAN, HESAP SIRF ALLAH’ADIR. SIRTINA DÜNYA KONSA ŞİKÂYET YOK BAHADIR...
    Anlayacaksın beni tarihi düşününce,
    Davan kadar büyüksün, hedefin kadar yüce,
    Borcun var bu vatana, hem kan hem de ter borcu,
    Bahadır, belki yarın bu toprak ister borcu.
    Şükür gerek bedenin her bir azası için.
    Doğrul be BAHADIR’ım, Allah rızası için.
    KARANLIĞI TÜKETTİK, YÖNÜMÜZ SABAHADIR. BİR KEMENT AT GÜNEŞE, ÇABUK GETİR BAHADIR.