“Dünyada bir tek insana inanmıştım. O kadar çok inanmıştım ki, bunda aldanmış olmak, bende artık inanmak kudreti bırakmamıştı. Ona kızgın değildim. Ona kızmama, darılmama, onun aleyhinde düşünmeme imkân olmadığını hissediyordum. Ama bir kere kırılmıştım. Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık adeta bütün insanlara yayılmıştı; çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi.”
“…hatırla o geceyi, ağrı içindeki dizlerim, paramparça olmuş yüreğimle onların yatağının dibine çömeldiğim, hakkım olan, yaşamam yasak edilen duyguları yedi saat boyunca dinlemek, tanık olmak zorunda kaldığım geceyi hatırla.“