• ...umutsuz bir devrede yaşıyoruz, umutsuz hayatlar uğruna umutsuz oyunlar oynanıyor
    Charles Dickens
    Sayfa 360 - Sydney Carton, Dorlion
  • “Onu gönderme,” diye karşı çıktı Zak, cüret edebildiğince kesin bir tavırla. Başını kaldırıp Saygıdeğer Malice’e, taştan ve siyah kadifeden yapılmış yüksek tahtında oturan ve kendiyle gurur duyan kraliçeye baktı. Briza ve Maya, her zaman olduğu gibi, itaatkar bir biçimde Malice’in iki yanında duruyorlardı.

    “O bir drow savaşçısı,” diye yanıtladı Malice hala kontrollü bir ses tonuyla. “Akdemi’ye gitmeli. Bu bizim yöntemimiz."

    Zak çaresizce etrafa bakındı. Bu yerden, Örümcek Kraliçe’nin heykellerinin her köşeden pis pis onu izlediği ve Malice’in de güçlü koltuğunda ona tepeden baktığı bu bekleme odasından nefret ediyordu.

    Zak kendini bu imgelerden sıyırarak cesaretini yeniden topladı. Bu kez tartışmaya değer birşeyleri olduğunu kendi kendine anımsattı.

    “Onu gönderme’“ diye gürledi. Onu mahvedecekler!”

    Saygıdeğer Malice’in elleri görkemli koltuğunun taş kollarını sıktı.

    “Drizzt daha şimdiden Akademide’kilerin yarısından daha usta,” diye sürdürdü Zak çabucak ve Malice’in öfkesi patlamadan önce. “Bana iki yıl daha ver ve onu tüm Menzoberranzan’ın en iyi dövüşçüsü yapayım.”

    Malice gevşeyerek arkasına yaslandı. Oğlundaki gelişmeleri gördükten sonra ,Zak’in iddiasını gözardı edemezdi. “Gidiyor, dedi sakince “Bir drow savaşçısını meydana getiren, silah kullanımındaki ustalığın üstünde şeyler de vardır. Drizzt’in öğrenmesi gereken başka dersler var.”

    “Kalleşlik dersleri mi?” dedi Zak. Sonuçlarını düşünemeyecek kadar öfkeliydi. Drizzt ona Malice ve uğursuz kızlarının o gün yaptıklarını anlatmıştı ve Zak bu davranışların sebebini anlayacak kadar akıllıydı. Verdikleri ‘ders’ ile çocuğun direncini neredeyse kırmışlar ve belki de, değer verdiği tüm idealleri Drizzt’ten sonsuza dek koparıp almışlardı. Şimdi, masumiyet kaidesi altından çekilip alındığında, Drizzt ahlaki değer ve prensiplerine bağlı kalmakta daha da zorlanacaktı.

    "Diline hakim ol, Zaknafein,” diye uyardı Saygıdeğer Malice.

    “Ben tutku ile dövüşürüm!” diye yanıtladı silah ustası. “Bu yüzden kazanırım. Senin oğlun da tutkuyla dövüşüyor. Akademinin boyun eğdiren ve kalıplaşmış yöntemlerinin Drizzt’ten bu tutkuyu koparmasına izin verme!"

    "Bizi yalnız bırakın," diye buyurdu Malice kızlarına. Maya başıyla selamlayıp çabucak kapıdan çıktı. Briza daha ağırdan aldı ve Zak'a şüpheli bir bakış fırlattı.

    Zak bu bakışa karşılık vermedi, ancak kılıcını ve Briza’nın kendini beğenmiş sırıtışını içeren bir hayal kurmaktan geri kalmadı.

    Zaknafein,” diye söze başladı Malice, yeniden koltuğunda öne doğru eğilerek “Bunca yıldır, kafirce inançlarına sırf silah kullanmadaki hünerin yüzünden göz yumdum. Askerlerimi iyi egittin ve drow öldürme sevdan -özellikle de Örümcek Kraliçe’nin rahibelerini- Do’Urden Evi’nin yükselişine yardım etti. Hiçbir zaman nankörlük etmedim.

    “Ancak seni son bir kez daha uyarıyorum: Drizzt benim oğlumdur, ona döl verenin değil! Akademi’ye gidecek ve Do’Urden Evi’nin bir prensi olarak yerini almak için gerekenleri öğrenecek. Eğer olması gerekene müdahale edersen, Zaknafein, yaptıklarına göz yummaktan vazgeçecegim! Yüreğin Lloth’a verilecek.“

    Zak topuklarını yere vurdu ve başıyla kısa bir selam çaktı. Arkasını dönüp çıkarken, bu karanlık ve umutsuz tabloda bir seçenek bulmaya çabalıyordu.

    Ana koridor boyunca ilerlerken, zihninde yeniden DeVir Evi’nin ölmekte olan çocuklarının çığlıklarını duydu. Drow Akademisinin kötülüklerine şahit olma şansına asla ulaşamamış çocuklar. Belki de olmuş olmaları daha iyiydi...
    R. A. Salvatore
    Sayfa 118 - ARKA BAHÇE YAYINCILIK