umut

umut
@umutt3
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim...
9/10
·84 syf.·
2021 108. kitabı
Şükrü Erbaş’ın eşini kaybetmesinden bir sene sonra yayımlanan şiir kitabı. Yazarın ilk okuduğum kitabıydı. Oldukça etkilendiğimi söyleyebilirim. Kitabın ismini, Hatice Erbaş'ın ilk sayfada da yazan aşağıdaki sözleriyle birlikte düşündüm. "Babanız içerde şiir yazıyor diye Çocuklarımı sessiz ağlattım ben." Erbaş'ın deyişiyle harflerden binlerce Hatice yaratma çabası, eşinin – Ömür Hanım'ının, Şahgülü'nün - yasını kağıda işlemesi... insanın kirpiklerini titreten; aşkı da şiiri de yücelten dizeler... Kitap, bir günde okunamayacak kadar çok acı barındırıyor. Dizelerin, bana kaç defa sigara yaktırdığını hatırlamıyorum. Ancak bir kalp ağrısı yazdırabilir bu dizeleri. Şükrü Erbaş'la bu kadar geç tanıştığım için üzgünüm. Yazar bu kitabıyla bana büyük dersler verdi sevmek konusunda. “Yaşıyoruz Sessizce” kitabını Cemal Süreya'nın “On Üç Günün Mektupları” kitabına benzetiyorum. İkisinde de sevilen kadına duyulan özlem, yoğun biçimde dile getiriliyor. Cemal Süreya, mektuplarını hastanede yatan eşine yazarken; Şükrü Erbaş, kaybettiği eşine yazıyor şiirlerini. Her iki şair de eşlerine kavuşacakları günün özlemini, onsuz yaşadıkları zamanların zorluğunu anlatmışlar. Şükrü Erbaş daha çok ağıt niteliğinde yazdığı bu şiir kitabıyla aşkı, özlemi, ayrılığı iliklerimize kadar hissettiriyor. Gayet başarılı buldum, okumamak eksiklik olur sevgili okur:) Keyifli okumalar :)
Yaşıyoruz SessizceŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201616bin okunma