Süreç sıkıcıydı, şehirden kaçmak için önce aklımı götürmem gerekirdi.
Tabi önce hayallerime, motorumun arkasına bağladığım çadırım ve yol üstünde durduğum bi tekel bayiyi eklemeliydim.
Kaçmalıydım bu döngüden, kaçırmalıydım aklımı.
Issız bir yere motorumu park edip önce çadırımı kurmalıydım.
Sonra çantamdan defterimi çıkarıp, biramdan bir yudum aldıktan sonra yazmaya başlamalıydım.
Sonra fotoğraf makinamı alıp bir kaç fotoğraf çekmek için kalkmalıydım yerimden.
Döndüğümde ateş sönmemiş olmalı.
Isınmaktansa ateşin bakılası tarafı daha iyi hissettirirdi beni.
Biramı yudumlayıp gözlerim ateşe dalmalıydı.
Bakıp düşünmeliydim, düşünüp yazmalıydım.
Ama olanaksızdı..