• ''Mankurt Efsanesi. Juan-Juan adlı barbar bir toplum, tutsak ettiği kişileri nitelikli (!) köleler haline getirmek için onların belleklerini silermiş. Bunu şöyle yaparlarmış: Önce tutsağın başını kazır, saçlarını tek tek kökünden çıkarırlarmış. Bu arada bir deveyi keser derisinin en kalın yeri olan boynundaki deriyi tutsağın kanlar içindeki kazınmış başına sımsıkı sararlarmış. Kuruyup büzülen deri kafayı mengene gibi sıkıp, dayanılmaz acılar verirmiş. Bir yandan da kazınan saçlar büyüyüp dışarı çıkamayınca başına batarmış. Tutsak başını yerlere vurmasın diye bir kütüğe bağlanır, yürek parçalayan çığlıkları duyulmasın diye elleri ayakları bağlı olarak ıssız bir yerde dört beş gün aç susuz bırakılırmış. Beşinci günün sonunda tutsakların çoğu ölürmüş. Kalanlar ise belleklerini yitirirmiş. Tutsak zamanla kendine gelir yiyip içerek gücünü toparlarmış. Ama o artık bir insan değil, ölünceye kadar geçmişini hatırlamayan “mankurt” olurmuş. Bir mankurt kim olduğunu, hangi soydan geldiğini, anasını, babasını ve çocukluğunu bilmezmiş. İnsan olduğunun bile farkında değilmiş. Bilinci, benliği olmadığı için, efendisine büyük avantaj sağlarmış. Ağzı var, dili yok, itaatli bir hayvandan farksız, kaçmayı dahi düşünmeyen, hiçbir tehlike arz etmeyen bir köle. Onun için önemli olan tek şey efendisinin emirlerini yerine getirmekmiş.

    İşte, toplumumuzda olup bitenleri bu bağlamda değerlendirmek gerekir. Bugün Türk toplumu mankurtlaştırılıyor. Ulusal kimliği, kişiliği, onuru dejenere ediliyor, aşağılanıyor. Geçmişimiz ve kim olduğumuz bize unutturuluyor. Azar azar, alıştıra alıştıra, şiddeti zamana yayıp yüngülleştirerek mankurtlaştırılıyoruz. Uygarlıkların beşiği olmuş bu ülkenin insanları mankurtlaştırılıyor! Topluma “geçmişi unut, kim olduğunu unut, geleceği düşünme, anı yaşa” düşüncesi genel geçer yapılarak mankurtlaştırılıyor. Başta artık bizim olmaktan çıkmış ulusal (?) kitle iletişim araçları olmak üzere her türlü araç bu amaçla kullanılıyor. Bir daha kendimizi toparlayamayacak biçimde zihnimiz yeniden inşa ediliyor! Böylece ulusal refleksimiz ve direncimiz kırılıyor. Görünüşe bakıldığında epey yol aldıkları anlaşılıyor.
    Mustafa Güldağı
    Sayfa 267 - lopus
  • Hayat çok kısa yerinde durma yaşa!
    Koş dönme boşa, boşuna dönme paşa. 
    Gül güneşte gülmese dünyada ağlasa.
    Sen pozitif enerji takıl haykır senvincini dağlara. 

    Kendini hiç bağlama kötü yollara.
    Her nefes sana hediye gerek yok ki boğmaya.
    Yok olmaya terk edilme gir ortama reddedilme. 
    Sen seninle arkadaş ol mutluluk bak ellerinde 

    Kırma hiç ümidini seninde güler şansın.
    Bugün belki krizdesin yarın düzelir bakarsın.
    Hayat bi çiçektir bir gecede solmayan. 
    Belki sende vardır hiç kimsede olmayan.

    Dene git ufuklara del gökyüzünü gör.
    Yer altı soğuk baba gel gökyüzünü gör.
    Gülümse dertlere unutmaki bak sende varsın.
    Sen hep ayakta kal bırak derdi yerde kalsın.

    Hayattan al zevkini hadi gül yarınlara.
    Kaybet unut derdini şimdi lazım değil sana.
    Güneş batarsa tekrar doğar bekle biraz 
    Önünde engel varsa koç itekle biraz.

    Hayat uzun bi yol tek gidilmez inan bana. 
    Bak sapa yola gidenlerse takılır yılanlara. 
    Bu böyle böyle gelmiş böyle gider.
    Beşikte başlar sallantı nefes durur ölümle biter. 

    Eğerki gözünde fer kaldıysa gör.
    Hayat yolculuk vede şeytan şoför. 
    Kör olma hemen, gör meleklere aşık ol.
    Ve ne kendine kuyu kaz, nede şeytana malup ol.

    İmdadı ol bak zor durumda kim varsa. 
    Ona göz kulak ol ayak ol insansan.
    Ver canından bir parça eğer eksikse kardeşin.
    Hayatta başka neyin var senin söyle kardeşim.
    Öyle değil mi kardeşim yalansa yalan de.
    Ve bulma kavga etmek için boş yere bi bahane.

    Hayattan al zevkini hadi gül yarınlara.
    Kaybet unut derdini şimdi lazım değil sana. 

    Gülümse maziye utansın yaptıklarından. 
    Ve boşa kule kurma eski aşkın artıklarından. 
    Dün dün, bugün bugün sil artık aklından. 
    Geçmişe takıp sende olma yarınlarından. 

    Hayat uzun ince yol koç içinde yol. 
    Ama sakın unutma yol yola gidince yol.
    İçinde bul doğru yolu tut bırakma onu. 
    Sen istersen yaparsın ben biliyorum.

    Gel benimle korkma uzan limitlere.
    Körelmiş ruhun senin semaya bulaşsın birkere.
    Ulaşsın birkere sesini bütün dünya duysun.
    Sen hayallerini yaşa bırakta rüyan uyusun. 

    Sür hadi koçum bas gaza kick down.
    Toz dumana kat atla kanada git yav.
    Kendi ekseninde dönme artık. 
    Ve açıl dünyaya yaşa moruk ölme artık!

    Hayattan al zevkini hadi gül yarınlara.
    Kaybet unut derdini şimdi lazım değil sana.
  • “Unut öğretilen her şeyi ve sil baştan yaşa ! Sakın korkma. Unut gitsin !”
    Kerem Işık
    Sayfa 20 - Yapı Kredi Yayınları
  • Gizin kökü şimdidedir; şimdiye dikkat edecek olursan, onu iyileştirebilirsin. Ve şimdiyi iyileştirebilirsen, daha sonra gelecek olan da iyi olacaktır. Geleceği unut ve hayatının her gününü Şeriat'ın kurallarına uygun olarak ve Tanrı'nın evlatlarına bahşettiği inayete güvenerek yaşa. Her gün kendisiyle birlikte ebediyeti getirir."
  • Ve bir gün her şeye sen de ɑlışɑcɑksın. Dilin vɑrmɑyɑcɑk yɑlnızım demeye. Unut ɑrtık bildiğin bütün şɑrkılɑrı. Yɑlnız yɑşɑ ve hɑzırlɑn yɑlnız ölmeye… ...
  • Yaşı 35, 40, 50 ve yukarısı olanlar için bazı öğütler:

    ▪Birinci Öğüt:
    Her yıl “hacamat” yaptır. Hatta hiçbir ağrı ve rahatsızlığın olmasa bile...
    ▪İkinci Öğüt:
    Sürekli “su” iç. Hatta susamasan ve su içme isteğin olmasa dahi. Çünkü sağlık sorunlarımızın birçoğu bedenimizdeki su eksikliğindendir...
    ▪Üçüncü Öğüt:
    Düzenli spor yap. Hatta işin ve meşgalen çok olsa bile. Bedenin hareket hâlinde olmalı, normal yürüyüş ve yüzme ile olsa dahi...
    ▪Dördüncü Öğüt:
    Yemeğini azalt. Yeme hevesini terk et. Çünkü yemekte hiç hayır yoktur. Kendini yemekten mahrum et demiyorum; miktarını azalt...
    ▪Beşinci Öğüt:
    Mümkün olduğu kadar özel arabanı az kullan. Camiye, çarşıya, misafirliğe veya başka herhangi bir yere yaya olarak gitmeye çalış...
    ▪Altıncı Öğüt:
    Öfke ve sinirden uzak dur, kızmayı ve küsmeyi terk et, işleri zorlaştırma, rahatsız edici durumlardan kaçın. Tüm bunlar sağlığını elinden alır, moralini bozar, psikolojini altüst eder...
    ▪Yedinci Öğüt:
    Hani derler ya; “Paranı bırak güneşe, kendin gölgede otur.” Para rahat bir yaşam sürdürmemiz için vardır, yaşayıp da sırf toplayalım diye var olmamıştır. Biraz da kendin ve etrafındakiler için harca...
    ▪Sekizinci Öğüt:
    Ne birinin hasretini çek...
    Ne yapamadığın bir işin hasretiyle yaşa...
    Hepsini aklından çıkarıp at, hatta kökten unut...
    ▪Dokuzuncu Öğüt:
    Alçak gönüllü ol, hatta daha da alçak gönüllü ol... Çünkü para, makam, güç, nüfuz ve başka her şey kibir ve kendini büyük görme durumunda yok olup gider. Ancak mütevazı olduğunda herkes seni sever, Allah da senin kadrini yüceltir, makamını yükseltir...
    ▪Onuncu Öğüt:
    Saçlarının ağarması ömrünün sonlarına yaklaştığın anlamında değil. Bilakis, daha güzel bir hayatın başladığının göstergesidir. Pozitif ol...
    Hatıralar oluştur, yolculuğa çık, güzel şeylerle günlerini yaşamaya, gönlünü hoş tutmaya çalış...
    ▪Son Öğüt:
    Namazını asla ve asla terk etme. Çünkü namaz senin, ne servetin, ne evladın ve ne da başka şeylerin fayda sağlamadığı günün için kurtuluş reçetendir... Rabbinle gece münacatını, halvetlerini de az çoğalt. Kur’ân’dan ayrı düşme. Arada bir anne-babanı yâd edip mezarlığa gitmeyi de ihmal etme...
    ▪Rabbimden, hepimiz için sağlık, başarı ve mağfiret diliyorum...
  • 🥀1. Kendini küçük görmeyi bırak. Sen yürüyen evrensin.
    Büyük bir potansiyelle doğdun. İdeallerin, hayallerin, gerçekleştirmek istediklerin var. Kanatların var. Sürünmek için değil, uçmak ve yaşamak için doğdun. Elinde ipin var olduğunu bilirken ne diye kuyunun dibinde durmaya devam edersin? Evren senin dışında değil, evren senin içinde.

    🥀2. Yapman gereken şey, senin için anlamlı olan bir hayat sürmektir, başkalarına değil.
    İnsanların ne düşündüğünün gerçekten bir önemi yok. Sadece, kalbine ve aklına yatan hayatı yaşamakla sorumlusun.

    🥀3. Kendine dair umutlarından asla vazgeçme.
    Zor bir zaman geçiriyor olabilirsin. Herşey sana karşıymış gibi gözükebilir. Bir dakika bile sabrın kalmamış olabilir. İşte o nokta, herşeyin değişeceği noktadır. Hüzünler, sevince hazırlanman içindir. Hüzün, evini temizler, yeniye ve sevince yer açar. Hüzün, kalbindeki sararmış yaprakları temizler. Böylece artık yeni yeşil otlar açabilir. Hüzün kalbini kapladığı zaman rahat ol, yakında çok feraha ereceksin demektir.

    🥀4. Cehalet hapishanedir.
    Cehalet seni hapishaneye sokar. Bilmek ise Allah’ın sarayıdır. Bilmek lütuftur, bilginin kıymeti yüksektir.

    🥀5. Dışarıdaki zenginlikler, içindeki zenginliklerle kıyas bile edilemez
    Zaten boynunda var olan elmas gerdanlığa sahip olmak için oradan oraya koşturursun. Eğer kendini bir kaç dakikalığına hakikat penceresinden görebilseydin şaşar kalırdın. Sevinç ve güzelliklerle dolu evine geri dön. Kendine geri dön. İçindeki hazineye geri dön. Evrendeki herşey senin içinde. İçinde sonsuz bir kaynak mevcutken, elinde boş bir kova ile sokaklarda dilencilik yapma.

    🥀6. Olduğun kişiyi bırakabilirsen, asıl varlığına uyanırsın.
    Güvende olma ihtiyacını bırak. Korktuğun şeylerin üzerine git. Şan, şöhret, görüntü ve sahte kimlikleri bir kenara koy. İnsanların anlattığı sınırlayıcı hikayelere inanma. Kendi hikayeni yarat. Kendi ateşini kendin yak. Kendi ateşiyle eriyen kar gibi ol. Kendini kendinden uzaklaştır, kendini yıka. Sonra yeniden doğ.

    🥀7. Dünyadaki herkesten daha iyi yaptığın birşey mutlaka vardır.
    Herkesin dünyaya yapmak için geldiği, en iyi yaptığı en az birşey vardır. Ve bunu yapmak için gerekli olan istek herkesin kalbine yerleştirilmiştir.

    🥀8. Merdivenin tümünü görmek zorunda değilsin, sadece ilk adımı at.
    Yolu yürümeye başla. Başladıktan sonra yolun devamı görünecektir.

    🥀9. Bir işi yaparken onu tüm kalbinle yap.
    Yarım akılla, yarım kalple Yaradan’a ulaşmaya çalışmak nafile bir çabadır. Yola çıkıyorsun ama yolun yarısında vazgeçip pes ediyorsun. O zaman niye yola çıkarsın? Ruhtan/kalpten gelen istekle yaptığın her iş sevince dönüşür. Eğer istek kalbinden gelmiyorsa, o sevinç yok olur. Her ne yapıyorsan ve her kimsen, kalple yap, kalple ol.

    🥀10. İyi şeyler son bulur, böylece daha iyi şeylere yer açılır.
    Üzülme. Hüzünlenme. Kaybettiğin herşey başka bir formda sana geri döner.

    🥀11. Yaraların, ışığın içeri girdiği yerdir.
    Seni acıtan, üzen, yara açan herşey seni aynı zamanda büyütür. Karanlık, senin aydınlatıcı mumundur. Yıkımın olduğu yerde hazine bulunur. Yaralarından kaçma. Yaraların, ışığın içine nüfuz edeceği yerdir. Hüzünlerin olduğu zaman şefkatin artar. Yeter ki açık kalpli ol. Acının, şefkate dönüşmesine izin ver.

    🥀12. Sevdiğin işi yap ve onu sevgiyle yap.
    Sakince, sevdiğin şeyi yapmaya doğru çekilmene izin ver. Direnme. Gerçekten değer verdiğin şeylerle meşgul ol.

    🥀13. Daha az düşün, daha çok hisset.
    Söz konusu olan sevgiyse, onun sebeplerinin anlamı yoktur. Düşüncelerini unut. Düşüncelerinin, kalbinin üstüne geçmesine izin verme. Düşünmeyi bırak… Kalbinde yanmayı bekleyen bir mum var. İçinde dolmayı bekleyen bir boşluk var. Hissediyor musun? Endişe etmeyi bırak. Düşünmeyi bırak ve hissetmeye geç.

    🥀14. Sevgi için herşeye değer.
    Hakiki insan, sevgi için herşeyi kaybetmeyi göze alabilir. Eğer sen o değilsen, bu işe hiç girme. Bırak sevgilin deli olsun. Sevgi için herşeye değer.

    🥀15. Hayatındaki iyiye ve kötüye – herşeye eşit şekilde şükret.
    Her kim geliyorsa karşına, ona şükran duy. Hepsi sana öte alemden bir hediye ile gelmiştir. Eğer kötü’den dolayı sinirlerin bozuluyorsa da şükret, bu sayede kendini yenileme fırsatın olacak.

    🥀16. Kendini değiştir, dünya kendiliğinden değişir.
    Dün akıllıydım, dünyayı değiştirmek istiyordum. Bugün bilgeyim, kendimi değiştiriyorum.

    🥀17. Bizler sevgiden yapıldık
    Sevgi bizim hammaddemizdir. Sevgiyi aramak yanlıştır. Sevgiyi arama. Sevmene engel olan bariyerlerini ara, onları bul. Sevgi sayesinde tüm acı azalır, bakır altına, hüzün sevince dönüşür.

    🥀18. Ruhun bu dünyadan değildir ama bedenin bu dünyadandır.
    Tüm gün düşünürüm bazen, nereden geldim, nereye gidiyorum diye. Bil ki ruh bu dünyadan değildir. Ancak bilirim ki beden bu dünyadandır.

    🥀19. Ruh mertebesinde hepimiz biriz.
    Güneşin duvarın bir tarafına vuruşu ile diğer tarafına vuruşu farklı sonuçlar doğurur. Ancak güneş tek ve birdir. Doğu ya da Batı.. Kuzey ya da Güney. Fark etmez. Ruh mertebesinde ayrım yoktur.

    🥀20. Ruhunuz herşeyden daha kıymetlidir.
    Elle tutulur, maddi şeylere fazla önem verme. Kendi ruhunun kıymetini bildiğin zaman, onların ne kadar değersiz olduğunu anlarsın.

    🥀21. Eşini bilgece seç.
    Aranda rekabet olmayan, daha zengin olma peşinde koşmayan, kaybetmekten korkmayan, benliğine tutunmayan birisini eş olarak seç.

    🥀22. Gerçek sevgi madde dünyasını dönüştürür. Bedenleriniz ayrı kalsa bile ruhlarınız her daim birliktedir.
    Ayrılıklar sadece gözleri ile görenler içindir. Sevenlerde ayrılık yoktur. Ruh mertebesine ayrılık yoktur.

    🥀23. Kelimelerinin gücünü yükselt, sesini değil.
    Sesini yükseltmek fayda etmez. Kelimelerinin gücünü arttır. Çiçekleri büyüten şey yağmurdur, fırtına değil.

    🥀24. Sessizlik, Yaradan’ın sesidir.
    Sessizlik Yaradan’ın sesidir. Diğer seslerin hepsi basit birer çeviri denemesidir. Kelimeler yüzeydedir. İnsanlar, kelimelerin ötesi ile iletişime geçerler. Kelimelerle savrulmayı bırak. Sessizliğe teslim ol, bırak herşey o şekilde açığa çıksın.

    🥀25. Hayatta olmak yaşamak demek değildir.
    Sadece nefes aldığın için yaşadığını mı sanıyorsun? Bu hayat, hayat değildir. Bu hayat sınırlarla doludur. Sevgiye teslim ol ve gerçekten yaşa. Sevgiye teslim ol ve sonsuza dek yaşa