Osman Pamukoğlu'nun, Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanlığını'nı yaptığı 95-95 yılları arasında Türk Silahlı Kuvvetleri ve Hükümetin PKK ile silahlı mücadelede nasıl bir konsept değişikliği yaptığı ve bu yeni konseptin uygulayıcılarından olarak; Hakkari ve çevresindeki yurtiçi-yurtdışı kamplarına, münferit gezen PKK gruplarına karşı hangi operasyonları nasıl düzenleyip tatbik ettiklerini anlatan 2003 yılında yazılmış bir hatıra kitabıdır.

Üslubu asker üslubundadır. Belagati yüksek olup yazar dönem içerisinde kendi değerini göstermekten imtina etmemekle beraber kibirli de değildir. TSK içerisindeki askerlik ile ilgili kurallardan, değişmez kabul edilen ilkelerden, yapılanmadan ve kurumlardan yeri geldikçe de şikayetini dile getirmektedir. Buna örnek olarak en başta karakol denilen kurumun teşkilatlanması, askerlik türleri ve süresi verilebilir.

Ayrıca yazar gayri nizami harp dediği savaş türünün muhteva ve çerçevesini kavramış, alınması gereken tedbirler ve tatbik edilmesi gereken operasyonların bu konsepte göre yeniden gözden geçirilmesi gerektiğinin altını çizmiştir. Ayrıca bu uyarıyı soyut olarak da bırakmamış tek tek altbaşlıklara da inerek hangi hususta ne yapılması gerektiğini de belirtmiştir.

Yazar PKK meselesinde kimlerin dost kimlerin düşman olduğunu da adeta kral çıplak dercesine söylemekten de geri kalmamıştır. Barzani aşiretinin tutumu, Ankara'daki siyasilerin Barzani meselesinde nasıl gaflet içerisinde oldukları, yine siyasilerin risk alamamaları, dirayet göstermemeleri, pasif ve uyuşuk olmaları, atamalardaki plansızlık ve özensizlik, ve özellikle (o tarih için) 10 yıl boyunca bu sorunun ciddiye alınmaması sonucu meselenin nasıl arapsaçına döndüğü ve halk desteğinin iki iktidar yaratılmasına izin verilerek kaybedildiğini teker teker anlatmıştır.

Yazar bir asker olmasına rağmen meseleyi her alandan okuyabilmektedir. İki sene boyunca gecesini gündüzüne katarak, uyku, yeme içme, ısınma, aile gibi temel ihtiyaçlarını asgariye indirerek günbegün PKK ile mücadele etmesine ve mücadelenin tarihinde daha önce ve daha sonra hiç ulaşılamayacak kadar başarılı bir sonuç almasına rağmen bu meselenin artık "çözülemez" olduğunu bilmekte ve Tugayı ile beraber yaptıkları işi "Türk milletinin onurunu korumak adına şövalyelik yapmak" olduğunu söyleyebilmektedir. Yazara göre bu mesele ancak ve ancak halkın, milletin ısrarı ve dirayeti; hesap sorması ile çözülebilecektir.

Can Azmaz, Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok'u inceledi.
 03 Eyl 18:16 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Türkçe öğretmenimin okuyup özetini dönem ödevi olarak vermemizi istediği için başlamış olduğum bir kitaptı. Osman Pamukoğlu paşa ile o zaman tanışmıştım. Askerlik mesleğini seçmem de etken olan paşanın hatıraları ile dolu bu kitapta 90'lı yıllarda ülkemize hain saldırılarla terörist faaliyetlerde bulunan Pkk ile girilen operasyonlar anlatılmaktadır.

Oğuzhan Afacan, Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok'u inceledi.
16 Ağu 00:42 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bu vatan uğruna ne fedakârlıklar yapıldığını, ne çilelerin çekildiğini, bizzat çeken kişilerin ağzından dinlediğimiz kitap. İnsanın yaşadı her günü bu vatan uğruna can veren yiğitlere borçlu olduğunu hatırlatan inanılmaz eser.

Oğuzhan Afacan, bir alıntı ekledi.
13 Ağu 10:45 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Çukurca bölgesindeki karakollardan birine iki kız militan teslim oldu. Tugaya getirilmişler, Harekat Merkezindeydiler. Biri 16- 17, diğeri 13-14 yaşlarındaydı. Elleri gözleri kir pas içindeydi ve insanı rahatsız edecek derecede kokuyorlardı. İkisi de ufak tefekti.
Sordum:
- Neden teslim oldunuz?
- Aldatıldığımızı anladık, bıktık.
- Ne kadar zamandır örgüttesiniz?

Büyük olanı cevap veriyordu.

- Ben iki, arkadaşım altı aydır.
- Daha önce niçin kaçmadınız?
- Kaçılamaz. Çok sıkı takip ediliyoruz. Yakalananlardan ancak şansı olan ölümden kurtulur. Teslim olanlara T.C. Ordusunun çok kötü işkenceler yaptığını söylüyorlar.
- O halde niye teslim oldunuz?
- Her şeyleri gibi, bu anlattıklarının da sahte, yalan dolan olduğunu anladık. Son zamanlarda moralleri bozulmaya başladı, kayıpları çoğaldı, sinirli oldular. Sonra arkadaşıma da tacizleri arttı. Ne olacaksa olsun dedik, nöbette kaçtık.
- Kaç eyleme katıldınız?
- Ben 8-10 eylemde bulundum, arkadaşım hiç katılmadı.
- Hangi kamplardaydınız?
Sıra sıra saydı ve bir ara Avaşin (Mezi-Karyaderi) kampı dedi.
- Ekim ayında Avaşin'de miydiniz?
- Evet.
- Biz oraya geldiğimizde, siz ikiniz de orada mıydınız?
- Evet, oradaydık. Sizin geleceğinizi biliyorduk. Harekât Merkezinde bulunan bütün subaylar, gayrı ihtiyari doğruldular.
- Nasıl haberiniz oldu?
- Efendim siz gelmeden üç gün önce Barzani'nin Ankara'da bulunan temsilcisi Amedya'ya (Kuzey Irak'ta Barzani bölgesindeki bir yerleşim merkezi) telefon etmiş. (Irak'a bir harekat yapılacağı için Ankara’da ki temsilciye bildirilmişti.) Oradan da Avaşin'deki bizim öndere bildirildi. Siz gelmeden 220 kişilik grup, koyun ve keçi sürüleri dahil, Küçük Zap'ın altına geçip, Gare Dağı bölgesine (kamptan 20 kilometre uzakta, daha batıda bir dağ) taşındık. Harekatınızı oradan takip ettiler. Bulundukları yere de gelirsiniz diye telaşlandılar. Kampta silah, mermi ve yiyecek gömülerinin emniyetlerini sağlayan 30-40 kadro bırakıldı.
- Bırakılanlardan dönen oldu mu?
- Ben tam görmedim. 7-8 kişinin yaralı olduğu konuşuluyordu.

Militanlar dışarı çıkarıldıktan sonra, küçük dillerini yutmuş gibi duran subaylara:

- Hadi buyurun cenaze namazına. Yüz verirsen, miskin asmanın kel koruğu işte böyle, bir gün gelir, tepene çıkar, dedim.
- Bu kadarı da olamaz komutanım.
- Olur, olur. Bu memlekette her şey olur. Bir ülke güvenliğini aşiretlere, reislere, kabilelere bel bağlayacak hale düşürülürse, daha durun, neler olacak. Siz, bütün subaylar burada, Şemdinli'de, Yüksekova'da, Çukurca'da ikide bir bana soruyorsunuz: "Komutanını bu iş nasıl bitirilecek?" diye. Ben de size usanmadan hep aynı şeyi söylüyorum. Bu işi halk bitirir beyler, halk. Hesap soran, hakkını arayan, kendi gücünün bilincinde olan halk bitirir. Halkın gücü, yetki verdiği insanların yetenekleriyle sınırlandırılamaz. Çünkü ölen çocuklar halkın, 20 yaşında bu dünyadan ayrılan gençlerin yanında zerre kadar bir anlamı bile yok ama, harcanan para da halkın. Siz savaşın içinde ki insanlarsınız, başka kimseye bir şey oluyor mu? Söyleyin! Başka hiç kimsenin şu ana kadar canına, malına bir şey oldu mu? Hayır. Bundan sonra olacak mı? Gene hayır. Bu ülkede Atatürk'ten sonra hiçbir şey iyi gitmedi.

OSMAN PAMUKOĞLU – UNUTULANLAR DIŞINDA YENİ BİR ŞEY YOK SAYFA 124-127

Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok, Osman Pamukoğlu (Sayfa 124)Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok, Osman Pamukoğlu (Sayfa 124)
Oğuzhan Afacan, bir alıntı ekledi.
10 Ağu 19:23 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Toplum içinde insan bir sistemin parçasıdır.
Sistem lider yetiştirmez. Sistem içinde kalınarak ancak yönetici olunur. Sistem hata istemez, riski sevmez. Risk olmadan başarı, hata yapmadan gelişme olmaz. Yönetici sistemin adamı, onun kopyacısıdır. Elindekini korur, kurumu sever, taklitçidir. Ufukları dardır, çarpıcı fikirlere gelmez, sadece yönetir. Statükocudur."

Osman Pamukoğlu - Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok, s.203.

Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok, Osman Pamukoğlu (Sayfa 203)Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok, Osman Pamukoğlu (Sayfa 203)
O Parlak Yıldız, Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok'u inceledi.
01 Ağu 19:22 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Gerçekten okurken arada hüzünlendiğim arada ise ağladığım bir kitap oldu
Kesinlikle fırsatı olan okusun. Kitap güneydoğu bölgesinde türk askerinin teröristlere karşı verdiği mücadeleyi Osman pamukoğlunun gözünden anlatıyor

Asena Bozkurt, Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok'u inceledi.
01 Ağu 16:38 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Askeri taktik,liderlik,komutanlık hakkında,gerilla savası hakkında bilgi veren,Ülke icinde eksikliklerimizi,askeri alandaki eksiklikleri güzel anlatımlarla sunan etkileyici bir kitap.
Askeri,silah,mühimmat,askeri sınıflar,rütbeler v.b bilginiz varsa okumaya doyamayacağınız bir kitap.

Şebnem ilarslan, Ey Vatan'ı inceledi.
30 Tem 17:53 · Kitabı okudu · 4 günde · 3/10 puan

Osman Pamukoğlu'nun ilk kitabını,"Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok", okuyan herkes gibi ben de çok beğenmiş , zaman zaman ağlamıştım ama Ey VAtan için aynısını söyleyemeyeceğim. Gerek bilmediğim , değişik bilgilerin olmaması , gerek çok fazla kullanılan ve birbirini tekrarlayan deyimler, gerekse kitabın bazı yerlerinde, yazarın konudan konuya atlaması kopukluk yaratmış ,bu da bana göre kitabın sıkıcı olmasına neden olmuş.

Kesinlikle her kesimden insanın okuması gerek. O zamanın en buhranlı günlerinde kendisi ve silah arkadaşlarının aldıkları inanılmaz riskler, eşi benzeri görülmemiş cesaret ve korkusuzluk örneği ile yazdıkları destanı, kitap bize tüm gerçekliğiyle sunuyor. Geçmişteki ihmaller zinciri, düşüncesiz önlemler ve yanlış uygulanan stratejiler ülkeyi bataklığa sürüklerken, bu durumdan ülkeyi çıkarmak için sürekli uyku nedir bilmeden gece gündüz dağlarda ülkemizi koruyan askerlerimiz ve onların kahramanlıkları kitaptaki her sözcükle yüreğinize işliyor. Kan Uykusu ve Kınalı Türkü belgeselleri ile kitaptaki olaylar görsel olarak bizlere sunulmuştur. Özellikle Kınalı Türkü belgeselindeki gazilerimizin hayat hikayelerini dinledikten sonra duygulanmamak, etkilenmemek mümkün değil... Kitapta dördüncü bölümün son sayfası ise günümüzdeki durumu özetler nitelikte...

Bugünkü durumu mu merak ediyorsunuz?
Kaldır başını kan uykulardan!
UNUTULANLAR DIŞINDA YENİ BİR ŞEY YOK...

Kürşad Burak, bir alıntı ekledi.
17 Tem 22:34 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Bir devlet, güvenliğinin hiçbir bölümünü ortaçağ kültürlü aşiretlere dayayamaz. Güvenlik meselelerinde devlet ve güç otoritedir. Onun bu niteliklerinden içeriden ve dışarıdan hiç kimse şüphe duymamalıdır.

Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok, Osman Pamukoğlu (Sayfa 320 - İnkılap)Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok, Osman Pamukoğlu (Sayfa 320 - İnkılap)