Annem... Hiç kendisine ait hobisi var mıydı? Kendine hiç zaman ayırıyor muydu? Yapmak istedikleri, umutlari ve hayalleri var mıydı? Ona en azından teşekkür etmek isterdim ama hiçbir zaman doğru kelimeleri bulamadım.
Ardından öfke, gözyaşları ve kahkahalar ekranda uçuşuyordu ben de büyüyordum. Babamla her geçen gün daha az konuşuyordum. Birlikte geçirdiğimiz onca zamana rağmen kim bilir niye böyle oluyordu? Asla anlayamamıştım.
Çünkü sevgi, yani gerçek sevgi her zaman aynı şeylere inanmanız anlamına gelmiyordu. Her konuya aynı şekilde yaklaşmamız gerektiği anlamına gelmiyordu. Gerçek sevginin geldiği anlam karşılıklı anlayıştı. Birbirinin hayallerine, umutlarına, isteklerine ve korkularına duyduğun saygıydı.