ألا أيها الطويل ألا انجلي
بصبح وما الإصباح منك بأمثل
فَيا لَكَ مِن لَيلٍ كَأَنَّ نُجومَه
بكلِّ مُغارِ الفَتلِ شُدَّت بِيَذبُلِ
Ey uzun gece kavuşmaz mısın sabaha?
Gerçi sabahın da senden bir farkı yok ya!
Ne uzun gece ama! Sanki yıldızları
Halatlarla sarsılmaz kayalara bağlı
Irak’ın işgal ile birlikte, Sam’a yoğun bir mülteci akımı yaşanmış. Kısa süre içinde şehrin nüfusuna 100 binlerce insan eklenirken, Suriye’deki kurulu düzen bu durumdan çok yönlü olarak etkilenmiş. Ev kiraları astronomik seviyelere fırlamış mesela, piyasada bir çok şey pahalanmış, Iraklıların iş gücünün ucuzluğu nedeniyle Suriyeli yerli halk iş bulmakta zorlanmaya başlamış… Bu durum da “ Iraklı mülteciler” e karşı toplumda gelen bir rahatsızlığa dönüşmüş.
Suriye’de yaşıyor olmanın onlarda meydana getirdiği bir temkindi bu. Ve elbette bu temkinli haklı gösterecek acı hatıraları vardı. Suriye uzun yıllardır demir yumrukla yönetiliyordu. İnsanların birbirlerine olan güvenleri kalmamıştı. Hatta o günleri yaşamış olan bir tanıdık şöyle anlatmış: “Aynı aile, bir sofra etrafında rahatça oturup sohbet edemiyorduk. İçimizden biri rejimin muhbiri çıkabiliyordu.”